Ana içeriğe geç
Sözlük

aynı zamanda ile cümle

aynı zamanda kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
12
HARF
5
HECE
8
ORT. KELİME
Aynı zamanda bu Aş Günü diğer insanlara da açıktır.This board in the meantime will remain open to everyone.
Yazı aynı zamanda bazı eleştirel cevaplar da almıştı.The project has also received some more critical responses.
Aynı zamanda Birleşik Krallık'ta 5x platinle sertifikalandırıldı.It was also certified 5× Platinum in the United Kingdom around the same time.
Aynı zamanda paşanın yalısında imamlık da yapmaya başlar.From this point, too, navigation on the Padus seems to have begun.
Bölge aynı zamanda deprem bölgesindedir.The area also lies within the Southern Downs region.
Yönetmeni Stanislav Govorukhin, aynı zamanda senaryosunu da yazmıştır.It was directed by Stanislav Govorukhin, who also penned the script.
Şarkı aynı zamanda Madden NFL 08 oyununda kullanıldı.The song was featured in Madden NFL 09.
Doni, aynı zamanda İtalyan pasaportuna da sahip.Doni also holds an Italian passport.
CONMEBOL üyesi tüm federasyonlar aynı zamanda FIFA üyesidir.All CONMEBOL associations are affiliated with FIFA.
Aynı zamanda bu fotoğraflar her yıl hazırlanan yıllıkta toplanarak altı dilde yayınlanır.Similar language appears through the six days of creation.
Aynı zamanda olay, yerel bir televizyon kanalı tarafından kaydedildi.The incident was recorded by a local television station.
4. sezonun finali aynı zamanda dizinin finali olacağı açıklanmıştır.The fourth season is confirmed to be the final of series.
Till Lindemann aynı zamanda bir şairdir.Kenneally is also a poet.
Aynı zamanda Airbus A321'in dahil olduğu en ölümcül kazadır.It is the first fatal accident involving an Airbus A321 and Pakistan's worst air disaster.
Yeni sürüm aynı zamanda iki yeni renkte mevcuttur: beyaz ve bordo.The newer version is also available in two new colors: white and burgundy.
Aynı zamanda Formula Atlantik yarışçısıdır.At the time, the race was contested with Formula Atlantic cars.
Aynı zamanda Ann Taylor ve Macy's'de de çalışmıştır.He has also worked at Ann Taylor, Bloomingdale's, and Macy's.
Aynı zamanda sanatçıdır.He is also an artist.
Aynı zamanda birçok popüler şarkının ve edebi metin yazılarının yazarıdır.He was also the author of several popular songs and written texts.
Aynı zamanda elektron göçüne daha az duyarlıdır.It is also intrinsically less susceptible to electromigration.
Bu aynı zamanda All star organizasyonunun ilk defa ABD dışında yapılacağı anlamına gelmektedir.He was also named to the American League All-Star team for the first time.
Aynı zamanda sivilleri de katletmektedirler.You're fighters, too.
Kendisi aynı zamanda piyanist olup konserler vermektedir.He also performed as a concert pianist and accompanist.
Aynı zamanda bir fabrikada çalışmaktadır.He also briefly worked in a factory.
Aynı zamanda Baranovski Mühimmat Fabrikasında da görev alır.Some also had to go to the Hildebrand munitions factory.
Aynı zamanda hocalık yapıyordu.He was also shoplifting.
Marion aynı zamanda karanlık bir iş yapmadan önce arınmaktadır.Marian the secretary prepares coffee before leaving as well.
Bir kentin baş rahibi, aynı zamanda o kentin başkanıydı.He served on the Primrose Town Board and was also the town chairman.
Ludwig aynı zamanda 853'te kızkardeşi Hildegard için Fraumünster manastırını inşa ettirdi.Louis also founded the Fraumünster abbey in 853 for his daughter Hildegard.
Aynı zamanda Tacikistan Atletizm Federasyonu başkanlığını da yapmaktadır.He is also the president of the Athletics Federation of the Republic of Tajikistan.
Aynı zamanda, Avustralya edisyonu da bulunmaktadır.For comparison, Australia is also shown.
Aynı zamanda Demokrat Liberal Parti başkanıdır.He is also the chairman of the Liberal Party.
Aynı zamanda Kuzeybatı Yünnan, güneydoğu Tibet ve kuzey Myanmar'da da yaşarlar.It is also found in southeastern Tibet and northern Myanmar.
Aynı zamanda yalancı ve ikiyüzlüdür.Birçok kadınla beraber olmaktadır.He is a playboy and fools around with a lot girls.
Aynı zamanda filmin müzikleri ise Hans Zimmer tarafından yapılmıştır.The film music was composed by Hans Zimmer.
Desimasyon aynı zamanda düşman askerleri için de kullanılmıştır.It has the same effect on enemy soldiers, though.
Aynı zamanda büz de denilir.They also call while perched.
Lyme Regis'te kaldığı muhitin adı olan Summerhill, aynı zamanda kurduğu okulun da adı oldu.The house in Lyme Regis was called Summerhill, and this became the name of the school.
Aynı zamanda başhemşiredir.It also means principality.
Mahallede aynı zamanda kültür kavakcılığı’da oldukça yaygındır."In Ukraine, scales of justice often imbalanced".
Aynı zamanda Roger'ı canlandıran da kendisidir.He is also the man that Jerry finds comfort.
Park, aynı zamanda Nijer'deki platoların güney sınırını oluşturmaktadır.The park also constitute the southern limit of tiger bush plateaus distribution in Niger.
Ama aynı zamanda nikotinin kendisi de gerginlik yaratmaktadır.Nicotine itself can also irritate the mucosa.
Aynı zamanda Habur Sınır Kapısı olarak da adlandırılır.Therefore, people also refer to it as Halberd Gate.
Aynı zamanda kozmetiklerde ve cilt bakım ürünlerinde de kullanılır.It is also used in cosmetics and hair-care products.
Aynı zamanda çok zekidir.He is also very intelligent.
Fakat, aynı zamanda eğer paraları yoksa mutsuz olacaklarını da ekler.He tells them, however, that unless they have money, they will not be happy.
Giyinme aynı zamanda barınma içinde kullanılan farklı av hayvanı derileriydi.Clothing was made from a variety of animal hides that were also used for shelter construction.
Kaşkalar aynı zamanda üzüm bağlarına da sahiplerdi.They also were proud of their corn fields.
Yaklaşık aynı zamanda, Mezopotamya'da önemli bir Bizans şehri olan Dara, Perslerin eline geçti.At about the same time, Dara, an important Byzantine city in Mesopotamia, fell to the Persians.
Gladio gizli tesis oldu, aynı zamanda yasal ve meşru.It is hunted as game both legally and illegally.
Ve aynı zamanda kasabanın meslis üyesi.Not even a city council member.
Aynı zamanda piyanoya benzeyen bir sustain pedalı vardır.The vibraphone also has a sustain pedal similar to that on a piano.
Tiyatro salonu aynı zamanda Sabancı Tiyatro Festivali'ne de ev sahipliği yapıyor.The theatre hall is also home of the Sabancı Theater Festival.
Aynı zamanda Hindistan ve Sri Lanka'da yetiştirilir.It is also found in India and Sri Lanka.
Bu yasa aynı zamanda tartışmalı bir konu olan Yaz saati uygulamasını da gündeme getirmişti.This summer she went to court when a controversial case came up.
Bazı detektörler(multikanal tabak gibi) aynı zamanda uzaysal bilgi sağlar.Some detectors also give spatial information, e.g., a multichannel plate.
Aynı zamanda fareye dönüşebilen bir animagustur.Also, a move that captures.
Çevresi sarp yamaçlarla çevrili olan koy, aynı zamanda Likya Yolu üzerinde yer almaktadır.It mainly runs on reserved track but also runs on street track.
Aynı zamanda bu sıvılar insanın karakterini de belirler.These signs also hide the building’s characteristics.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod