aykırı ile cümle

aykırı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
O kadar aykırıyım ki bu topluma.Hij loopt te ver voor op deze samenleving.
Rusya Anayasa Mahkemesi ise Yeltsin’in aldığı kararın anayasaya aykırı olduğuna karar verir.Het Hooggerechtshof oordeelde echter dat Jeltsin buiten de grondwet om had gehandeld.
Gaius anayasal encümenlere karşı geldi ve senatus consultum ultimumu anayasaya aykırı ilan etti.Cicero ontving daarop de senatus consultum ultimum van de Senaat, het dictatorschap.
Ama görevine aykırı olarak bir tek kardeşi Sasuke'yi öldüremediğini ifade eder.De enige die hij niet kan vermoorden, is zijn kleine broertje: Sasuke.
Bunun yanı sıra, insan etinin tüketimi de kaşer kurallarına aykırıdır.Verder is deze manier van werken, volgens DNB, ook strijdig met voorschriften tegen belangenverstrengeling.
Muhalefet kamulaştırmanın anayasaya aykırı olduğu dillendirmiştir.Volgens hem is het ontslag ook in strijd met de constituties van de orde.
Kurallara aykırı davranıyorsun.Je gedraagt je in strijd met de regels.
Bunun yanı sıra, insan etinin tüketimi de kaşer kurallarına aykırıdır.Co więcej, konsumpcja ludzkiego mięsa również jest niezgodna z zasadami koszerności.
Board of Education davasında kamu okullardaki ırk ayrımının anayasaya aykırı olarak ilân edilmesidir.Orzeczenie głosiło, że podział rasowy w szkołach publicznych jest sprzeczny z Konstytucją.
Kanunlar Anayasaya aykırı olamaz.Ustawa nie może być sprzeczna z Konstytucją.
1600: Giordano Bruno, Hristiyanlık'a aykırı düşüncelerinden dolayı Roma'da yakılarak öldürüldü.1600 – W Rzymie za herezję został spalony na stosie Giordano Bruno.
Bütün bu bozuklukların şeriate aykırı hareketlerin sonucu olduğunu söyler.Bartek: To całe zamieszanie jest winą parowozów!
Mevzuata aykırı olsa da, onu takip etme koşuluyla kabul ederler.Nie mając innego wyjścia, podąża on posłusznie za nimi.
Gazetenin terörle mücadele yasasına aykırı yayın yaptığı ileri sürüldü.Dziennikarz ostro sprzeciwiał się również uchwaleniu nowego prawa medialnego.
Faul (basketbol), basketbol maçlarında, kurallara aykırı olarak yapılan hareketler.Błąd – naruszenie przepisów w koszykówce.
Kariyerinde gizemli ve aykırı bir yönetici olmuştur.W trakcie kariery był postrzegany jako osoba enigmatyczna i pełna sprzeczności.
Anayasa hükümlerine aykırı hareket ederek, kendisini Polonya devletinin yardımcı başkanı ilan etti.Działając w sprzeczności z zapisami konstytucyjnymi ogłosiła się ona za kolegialną głowę państwa polskiego.
Aykırı olarak sadece Cortes Meclisinde İspanyol siyasi sisteminin değişmesi gerekliliğinden bahsetti.Endast i sitt tal inför Cortes antydde han sitt stöd för en förändring av det spanska politiska systemet.
Hayvanat bahçesi yetkililerinin onu canlı tutmasının hayvan koruma mevzuatına aykırı olduğunu belirtti.Djurparken och dess dåvarande zoologiska chef åtalades för bristande säkerhetsarrangemang.
Bu nedenle, salt bu gerekçeye dayanarak anayasaya aykırı ilan edemezler.Enligt Leff är det omöjligt att motivera antagandet.
Board of Education davasında kamu okullardaki ırk ayrımının anayasaya aykırı olarak ilân edilmesidir.Board of Education) att rassegregeringen i offentliga skolor bryter mot USA:s konstitution.
5) Amerika Güvenlik Konseyi, bu anlaşmaya aykırı olarak sunulan her karar tasarısına aleyhte oy verecekti."Jag vill att amerikanska folket ska rösta på den de vill rösta på.”
8. Hayvanlara fiziki ya da psikolojik bir acı çektiren deneyler yapmak hayvan haklarına aykırıdır.Експерименти на тваринах, що викликають їх фізичні або психологічні страждання, порушують права тварин.
Kariyerinde gizemli ve aykırı bir yönetici olmuştur.Протягом своєї кар'єри він вважався суперечливою і загадковою фігурою.
Tara "Bu doğaya aykırı" der.Скажімо, такий: “У природі нема протиріч.
Çarpışma (İngilizce: Crash), Kanadalı aykırı ve özgün senarist-yönetmen David Cronenberg'in filmidir.Сканнери (англ. Scanners) — канадський фантастичний фільм жахів режисера Девіда Кроненберга.
Önceli gpcode Truva atından aykırı olarak, WinLock şifreleme kullanmıyordu.Na rozdíl od předchozího červa Gpcode, WinLock nepoužíval šifrování.
Kamu yararına aykırı olan gazeteler yasaklanmalıdır.Noviny, které by se prohřešily proti obecnému zájmu, je třeba zakázat.
Devridaim makineleri termodinamiğin birinci ve ikinci yasalarına aykırıdır.Takový stroj nemůže existovat, neboť by byl v rozporu s prvním nebo s druhým termodynamickým zákonem.
Yasa da anayasaya aykırı olduğu için Anayasa Mahkemesi tarafından iptal edildi.Byla však ústavním soudem zrušena, protože byl její program protiústavní.
Et yemeyi veya kurban etmeyi dînî hukuka aykırı bulmaktadırlar.Ti pak ale tamní obyvatelstvo buď zotročili nebo pozabíjeli.
Aykırı Kadınlar: Osmanlı'dan Günümüze Devrimci Kadın Portreleri.Cesty k samostatnosti: portréty žen v éře modernizace.
Board of Education davasında kamu okullardaki ırk ayrımının anayasaya aykırı olarak ilân edilmesidir.Board of Education“, kterým byla zakázána rasová segregace na obecných školách.
Bu parçacıklar fiziğin temel kurallarına aykırıdır.Provoz jednotky porušuje několik základních zákonů fyziky.
Muhalefet kamulaştırmanın anayasaya aykırı olduğu dillendirmiştir.Následně se rozhořela kontroverze, zda tento zákon není protiústavní.
Hayvanat bahçesi yetkililerinin onu canlı tutmasının hayvan koruma mevzuatına aykırı olduğunu belirtti.Tím, že jej udržela naživu, Zoo porušila legislativu o ochraně zvířat.
Bu saldırı uluslararası hukuka aykırı bir saldırı savaşıdır.Napadení Sovětského svazu bylo porušením vzájemné smlouvy o neútočení.
Sovyetler Birliği etkisi altında olsa da, János Kádár, SSCB'dekilerden aykırı politikalar yürütebiliyordu.Deși a fost influențat de Uniunea Sovietică, János Kádár a adoptat o politică ce era contrară Moscovei.
Board of Education davasında kamu okullardaki ırk ayrımının anayasaya aykırı olarak ilân edilmesidir.Board of Education , se pune capăt segregării rasiale în școlile publice .
Kanunlar Anayasaya aykırı olamaz.Nu încălcam legislația internațională.
Söz konusu tarikatların hepsi sadece ülke yasalarına aykırı işlere yol vermedikleri halde çalışabilir.În timp ce ambele pot legifera, statele membre nu pot legifera decât în măsura în care UE nu a făcut-o.
1600: Giordano Bruno, Hristiyanlık'a aykırı düşüncelerinden dolayı Roma'da yakılarak öldürüldü.1600: Filosoful Giordano Bruno este ars pe rug pentru erezie, la Campo de' Fiori în Roma.
Söyledikleri şeyler hissettiklerine aykırı.Ceea ce spun ei este în contradicție cu sentimentele lor.
Söyledikleri şeyler hissettiklerine aykırı.Ceea ce spun ei este în contradicție cu ceea ce simt.
8. Hayvanlara fiziki ya da psikolojik bir acı çektiren deneyler yapmak hayvan haklarına aykırıdır.A fájdalmas vagy lelki traumát okozó kísérlet sérti az állat jogait.
Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulu bu değişikliğin anayasaya aykırı olduğunu açıkladı.A főpapok, főurak és a magas beosztású tisztviselők nem fogadták el az új adóreform tervét.
Mahkeme, anayasaya aykırı olan alt kanunu uygulamayarak ihmal eder.A Legfelső Bíróság érvényen kívül helyezhette azokat a törvényeket, melyek ellentmondtak az alkotmánynak.
Gazetenin terörle mücadele yasasına aykırı yayın yaptığı ileri sürüldü.Egy háborúellenes propagandafilm szerepére azonban igent mondott.
Haram, din kurallarına aykırı olan eylemleri tanımlayan bir İslam terimidir.Észak-Korea ateista állam, ahol tiltják a vallásokat.
Firma kanuna aykırı faaliyetler nedeniyle çeşitli ülkelerde cezaya çarptırılmıştır.Yhtiön työntekijöitä on epäilty lahjonnasta useassa maassa.
Resmî tarih söylemine aykırı görüşler içeren bu eser, tarihi çarpıtmakla eleştirildi.Ideologisesti toisella kannalla olevat pitävät sitä historian väärentämisenä.
Bu da sezgilere aykırıdır - hareket etmeden hareketi iletmek.Lisäksi väliaineen hankaus vastustaa kappaleen liikettä.
Madde Dört. -Arılık vaazı, kamusal açıdan doğaya aykırılığa kışkırtmadır.Kaukinen, Miika: Rahamies kumartaa keskeneräisyydelle luonnostaan.
Redd-i Revâfıd: Ehli sünnete aykırı Râfızî mezhebini reddetmektedir.Raili Kettunen: Kansa vastustaa poikien ympärileikkausta.
Bu saldırı uluslararası hukuka aykırı bir saldırı savaşıdır.Sopimus kielsi hyökkäyssodan kansainvälisen politiikan keinona.
Şeytan II: Aykırı 1973 tarihli Şeytan'ın devam filmidir.Manaaja II: Luopio on kauhuelokuva vuodelta 1977 ja se on jatko-osa elokuvalle Manaaja.
Önceli gpcode Truva atından aykırı olarak, WinLock şifreleme kullanmıyordu.Αντίθετα με τους προηγούμενους Gpcode Trojan, ο WinLock δεν χρησιμοποιούσε κρυπτογράφηση.
Bütün bu seçenekler mantığa aykırıdır.Αυτό είναι ενάντια στη λογική.
Kamu yararına aykırı olan gazeteler yasaklanmalıdır.Η έκδοση εφημερίδων που δεν προωθούν την εθνική πρόοδο πρέπει να απαγορεύεται.
Muhalefet kamulaştırmanın anayasaya aykırı olduğu dillendirmiştir.Η ευρύτερη απαγόρευση ομιλίας θα ήταν αντισυνταγματική.

İlgili Sayfalar