aykırı ile cümle
aykırı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Ancak bunların genel ahlaka aykırı olmaması gerekir.No es necesariamente contrario al federalismo.
1956'da Yüksek Mahkeme, Alabama otobüslerindeki ırk ayrımının anayasaya aykırı olduğunu ilân etti.Gayle (1956) que las leyes raciales de Alabama de segregación de autobuses eran inconstitucionales.
Bunun yanı sıra, insan etinin tüketimi de kaşer kurallarına aykırıdır.De esta manera también mejoramos el descanso aparte de las digestiones.
Bütün bu seçenekler mantığa aykırıdır.Sus impulsos rebasaban toda lógica.
Faul (basketbol), basketbol maçlarında, kurallara aykırı olarak yapılan hareketler.Traveling (basketball), una violación de las reglas del basketball.
Yürütmeye bağlı olan idare işlem ve eylemlerinde anayasaya aykırı davranmamalıdır.Hace referencia a la actividad que se realiza no debe ser contraria a la ley.
'Gözün Hikâyesi' okuduğum bütün aykırı kitapların en aykırısıdır." demektedir.Él declara , ""Padre Rico, Padre Pobre" es uno de los libros financieros más estúpidos que he leído.
Bu kurallara aykırıdır.È contrario alle regole.
Mantığa aykırı olarak Yunan kaynakları onun hepsinden bahsetmez.Paradossalmente, le fonti greche non la citano affatto.
Yasaya aykırı davrananlara para ve hapis cezası getirilmiştir.Per i contravventori sono previste pene detentive e pecuniarie.
Bunun yanı sıra, insan etinin tüketimi de kaşer kurallarına aykırıdır.In terzo luogo, il concetto di espulsione va contro lo spirito dei trattati.
Haram, din kurallarına aykırı olan eylemleri tanımlayan bir İslam terimidir.È l'azione umana illecita cioè contraria a norme dell'ordinamento giuridico.
Board of Education davasında kamu okullardaki ırk ayrımının anayasaya aykırı olarak ilân edilmesidir.La sentenza ha dichiarato incostituzionale la segregazione razziale nelle scuole pubbliche.
Aslında , aykırılığı 2 . {\displaystyle {\sqrt {2}}.} ’ ye eşittir.Dunque abbiamo dimostrato l'opposto, cioè che 2 {\displaystyle {\sqrt {2}}} è irrazionale.
Ayrıca herhangi bir canlının yemekte kanının kullanılması kaşer kurallarına aykırıdır.Tuttavia anche solo chiedere di bere il sangue di un livello A è considerato un affronto.
Böylece de, bir bakıma, bilimsel düşünceye aykırı düşer.Secondo alcuni il principio di precauzione si porrebbe in contrasto con il metodo scientifico.
Bütün bu bozuklukların şeriate aykırı hareketlerin sonucu olduğunu söyler.Vengono considerate falli tutte le azioni scorrette nei confronti della squadra avversaria.
Bu, anayasaya aykırıdır.Это противоречит конституции.
İbadethanelerde türbe bulunması Tanrı'nın şeriatına aykırıdır.Наличие захоронений на территории храмов является нарушением Божьего Закона.
Güneş ve ay simgelerinin tapınaklardaki varlığı, Tanrı'nın buyruklarına aykırıdır.Наличие в храмах изображений солнца и луны противоречит Божьему Закону.
Fallik sembollerden başka bir şey olmayan dikilitaşların inşası, Tanrı'nın buyruklarına aykırıdır.Сооружение обелисков, которые являются ничем иным, как фаллическими символами, нарушает Божий Закон.
Sizin yaptığınız her büyü doğaya aykırı zaten."В день колдунов следует остерегаться порчи, которую могут на Вас наслать.
Federal mahkeme 2010'da Proposition 8'i anayasaya aykırı bulmuştur.В 2010 году Федеральный суд США принял решение о незаконности Поправки 8.
Kamu yararına aykırı olan gazeteler yasaklanmalıdır.Газеты, приносящие вред интересам общества, должны быть запрещены.
Yasalara aykırı davranmamalıyız (bu kötüdür).И нет вреда вреда в том, чтобы дать ему разрешение (войти).
Önceli gpcode Truva atından aykırı olarak, WinLock şifreleme kullanmıyordu.В отличие от «Gpcode», «WinLock» не использовал шифрование.
Cüce gezegen Pluto (eskiden gezegen kabul edilen) ise tüm teorilere aykırıdır.Карликовая планета Плутон (ранее считавшийся планетой) тоже имеет аномальное вращение.
Mevzuata aykırı olsa da, onu takip etme koşuluyla kabul ederler.Несмотря на то что наступление считают неправильным, его разрешают проводить.
Mesih Efsânesi teorisi, tarihsel İsa araştırmacılığına aykırı bir duruş sergiler.Новый взгляд на Иисуса: Что упустил поиск исторического Иисуса.
Katolikliğe aykırı iş hayatına rağmen bir Katolik olduğunu söylemektedir.Во время гонений на католиков, несмотря на смертельную опасность, называл себя католиком.
Konusu yasalara ya da ahlaka aykırı sözleşmeler yapılamaz.Умение регулировать конфликты ненасильственным путём.
Aykırı yayın yapanlar sansürlenir, kapatılır veya başka türlü yollarla engellenmeye çalışılır.Эти чётки запрещается передавать посторонним, относиться к ним небрежно или непочтительно.
Yehova bunun kurallara aykırı olduğunu belirtip bu ilişkilerden doğanların yaşam sürelerini sınırlamıştır.Тило признает, что источником этих бед являются нарушенные ею правила.
Konferans'ın bu kararı esasen Mondros Mütarekesi şartlarına aykırı idi.Решение императора противоречило условиям вормсского конкордата.
Yörünge mekaniği kuralları sonuçları bazen sezgilere aykırıdır.Иногда решения мастера могут не соответствовать правилам.
11 Şubat 2006'da, İslamiyet'e aykırı davranmak suçuyla eski baş editör Mohammed Al-Asadi tutuklanmıştır.في 11 فبراير 2006 ألقي القبض على رئيس التحرير السابق محمد الأسدي بتهمة إهانة الإسلام.
Hayvanat bahçesi yetkililerinin onu canlı tutmasının hayvan koruma mevzuatına aykırı olduğunu belirtti.وأوضح مسؤلو حديقة الحيوان أن حبسه حياً يخالف تشريعات حماية الحيوان.
1956'da yayınladığı Yan yana isimli şiir kitabı, 142. maddeye aykırı olduğu gerekçesiyle 1964'te yasaklandı.وفي عام 1964 تم حظر ديوانه الشعري الذي نُشر عام 1956 لكونه مخالفاً لأحكام الماده رقم 142.
'Gözün Hikâyesi' okuduğum bütün aykırı kitapların en aykırısıdır." demektedir.أعتقد حقاً أن هذا واحد من أهم الكتب التي استعرضتها على الإطلاق. "
Bunun yanı sıra, insan etinin tüketimi de kaşer kurallarına aykırıdır.وبالإضافة إلى ذلك، فإن تناول لحم الإنسان ينتهك أحكام الكشروت.
Ayrıca herhangi bir canlının yemekte kanının kullanılması kaşer kurallarına aykırıdır.وبالإضافة إلى ذلك، فإن استخدام الدم (البشري أو غير ذلك) في الطبخ محرم حسب أحكام الكشروت.
Bu aykırı sonuç Güneş nötrino problemi olarak bilinir.وأصبحت تلك المسألة تسمى مشكلة نيوترون الشمس.
Yetkililer, yüzdeki peçenin Suriye'nin laik ve akademik ilkelerine aykırı olduğunu belirtti.وذكر المسؤل أن النقاب يتعارض مع المبادئ العلمانية والأكاديمية في سوريا.
Yasalar anayasaya aykırı olamaz.و لا يُمكن إلغاء القوانين المُناهضة للدستور.
Yörünge mekaniği kuralları sonuçları bazen sezgilere aykırıdır.فالآثار المترتبة على قواعد الميكانيكا المدارية تكون غير بديهية في بعض الأحيان.
1956'da Yüksek Mahkeme, Alabama otobüslerindeki ırk ayrımının anayasaya aykırı olduğunu ilân etti.في عام 1900، مررت مونتغمري قانون للفصل بين ركاب الحافلات على أساس عرقي.
Kamu yararına aykırı olan gazeteler yasaklanmalıdır.Os jornais que forem contra o interesse público devem ser proibidos.
1942'den itibaren kendi öğrencilerine Vichy kanunlarının Fransız hukuk geleneğine aykırı olduğunu öğretmiştir.Ensinava a seus alunos que as leis de Vichy eram contrárias à tradição jurídica Francesa.
Gaius anayasal encümenlere karşı geldi ve senatus consultum ultimumu anayasaya aykırı ilan etti.Caio proibiu as comissões judiciais, e declarou o senatus consultum ultimum como inconstitucional.
Eğitim amaçlı olsa bile özgürlükten yoksun kılmanın her çeşidi bu hakka aykırıdır.Toda a privação de liberdade, mesmo que tenha fins educativos, é contrária a este direito.
Aykırı olarak sadece Cortes Meclisinde İspanyol siyasi sisteminin değişmesi gerekliliğinden bahsetti.Contudo já no seu discurso ante as Cortes se mostrou aberto a uma transformação do sistema político espanhol.
Bütün bu seçenekler mantığa aykırıdır.É um que desafia toda a lógica.
O kadar aykırıyım ki bu topluma.Eu protesto contra uma união como essa!
Yasalara aykırıysa, tutukla beni.No entanto, começa a burlar a lei, de forma a ser preso.
Müller ona hiçbir zaman kızının isteklerine aykırı bir şahsi karar vermeyeceğini bildirir.Electra responde que nunca sentiu tanta vontade de falar com a mãe.
Bu, Kartini'nin isteklerine aykırıydı, ancak hasta babasını yatıştırmak için kabul etti.Dit was tegen de wil van Kartini maar zij stemde uiteindelijk toe om haar ziekelijke vader te kalmeren.
Sizin yaptığınız her büyü doğaya aykırı zaten."Ook vertelde iedere heks welke boze daden hij of zij verricht had.
Federal mahkeme 2010'da Proposition 8'i anayasaya aykırı bulmuştur.Een federale rechtbank verklaarde dit in 2010 strijdig met de federale grondwet.
Örnek : "Uyuşturucu kullanmak yasalara aykırıdır.Francesco: “Nee, het heeft niets met drugs te maken.
Et yemeyi veya kurban etmeyi dînî hukuka aykırı bulmaktadırlar.Voedsel kan halal (toegestaan) of haram (niet toegestaan) zijn.