aykırı ile cümle
aykırı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
11
ORT. KELİME
Nadavla Avihu RABbin önünde kurallara aykırı bir ateş sunarken öldüler.나답과 아비후는 다른 불을 여호와 앞에 드리다가 죽었더라
Nadavla Avihu RABbin önünde kurallara aykırı bir ateş sunarken öldüler.Maar Nadab en Abihu stierven toen zij onheilig vuur aan de HERE offerden.
Nadavla Avihu RABbin önünde kurallara aykırı bir ateş sunarken öldüler.Mas Nadabe e Abiú morreram quando ofereceram fogo estranho perante o Senhor.
Nadavla Avihu RABbin önünde kurallara aykırı bir ateş sunarken öldüler.Men Nadab och Abihu träffades av döden, när de buro fram främmande eld inför HERRENS ansikte.
Nadavla Avihu RABbin önünde kurallara aykırı bir ateş sunarken öldüler.men Nadab og Abihu døde dengang de bar fremmed ild inn for Herrens åsyn.
Nadavla Avihu RABbin önünde kurallara aykırı bir ateş sunarken öldüler.Men Nadab og Abihu omkom, da de frembar fremmed Ild for HERRENs Åsyn.
Nadavla Avihu RABbin önünde kurallara aykırı bir ateş sunarken öldüler.Mutta Naadab ja Abihu kuolivat, kun toivat vierasta tulta Herran eteen.
Nadavla Avihu RABbin önünde kurallara aykırı bir ateş sunarken öldüler.Nadab aber und Abihu starben, da sie fremdes Feuer opferten vor dem HERRN.
Nadavla Avihu RABbin önünde kurallara aykırı bir ateş sunarken öldüler.Nadab dan Abihu mati ketika mereka mempersembahkan api yang tidak dikehendaki Allah
Nadavla Avihu RABbin önünde kurallara aykırı bir ateş sunarken öldüler.Nadab et Abihu moururent, lorsqu`ils apportèrent devant l`Éternel du feu étranger.
Nadavla Avihu RABbin önünde kurallara aykırı bir ateş sunarken öldüler.Nadab şi Abihu au murit, cînd au adus înaintea Domnului foc străin.
Nadavla Avihu RABbin önünde kurallara aykırı bir ateş sunarken öldüler.Nhưng Na-đáp và A-bi-hu chết trong khi dâng một thứ lửa lạ trước mặt Ðức Giê-hô-va.
Nadavla Avihu RABbin önünde kurallara aykırı bir ateş sunarken öldüler.Nhưng_Na - đáp và A-bi-hu chết trong khi dâng một thứ lửa lạ trước mặt Ðức_Giê - hô-va .
Nadavla Avihu RABbin önünde kurallara aykırı bir ateş sunarken öldüler.Ora Nadab e Abiu morirono quando presentarono al Signore un fuoco profano
Nadavla Avihu RABbin önünde kurallara aykırı bir ateş sunarken öldüler.Pero Nadab y Abihú murieron cuando ofrecieron fuego extraño delante de Jehovah
Nadavla Avihu RABbin önünde kurallara aykırı bir ateş sunarken öldüler.Απεθανον δε ο Ναδαβ και ο Αβιουδ, οτε προσεφεραν πυρ ξενον ενωπιον του Κυριου.
Nadavla Avihu RABbin önünde kurallara aykırı bir ateş sunarken öldüler.но Надав и Авиуд умерли, когда принесли чуждый огонь пред Господа.
Nadavla Avihu RABbin önünde kurallara aykırı bir ateş sunarken öldüler.Но Надав и Авиуд умряха, когато принесоха чужд огън пред Господа.
Nadavla Avihu RABbin önünde kurallara aykırı bir ateş sunarken öldüler.וימת נדב ואביהוא בהקריבם אש זרה לפני יהוה׃
Nadavla Avihu RABbin önünde kurallara aykırı bir ateş sunarken öldüler.واما ناداب وابيهو فماتا عندما قرّبا نارا غريبة امام الرب.
Nadavla Avihu RABbin önünde kurallara aykırı bir ateş sunarken öldüler.拿 答 、 亞 比 戶 、 在 耶 和 華 面 前 獻 凡 火 的 時 候 、 就 死 了
Nadavla Avihu RABbin önünde kurallara aykırı bir ateş sunarken öldüler.拿答 、 亞比戶 、 在 耶和華 面前 獻凡 火 的 時候 、 就 死了
Normal insanlar kanuna aykırı yaşıyorlar, ve bu, tam da benim -sizlerin- çocuklarımıza yaptığımız şey.As pessoas comuns vivem em violação à lei e é isso que nós estamos a fazer aos nossos filhos.
Normal insanlar kanuna aykırı yaşıyorlar, ve bu, tam da benim -sizlerin- çocuklarımıza yaptığımız şey.Běžní lidé žijí protiprávně a to je to, co děláme našim dětem.
Normal insanlar kanuna aykırı yaşıyorlar, ve bu, tam da benim -sizlerin- çocuklarımıza yaptığımız şey.Des gens normaux le vivent. Nous l'infligeons à nos enfants.
Normal insanlar kanuna aykırı yaşıyorlar, ve bu, tam da benim -sizlerin- çocuklarımıza yaptığımız şey.Gente normale vive violando la legge, e questo è ciò che io, noi, stiamo facendo ai nostri figli.
Normal insanlar kanuna aykırı yaşıyorlar, ve bu, tam da benim -sizlerin- çocuklarımıza yaptığımız şey.Gewone mensen leven hun leven in illegaliteit, en dat is wat wij onze kinderen aandoen.
Normal insanlar kanuna aykırı yaşıyorlar, ve bu, tam da benim -sizlerin- çocuklarımıza yaptığımız şey.Hétköznapi emberek törvénysértésben élik
Normal insanlar kanuna aykırı yaşıyorlar, ve bu, tam da benim -sizlerin- çocuklarımıza yaptığımız şey.I to właśnie gotujemy naszym dzieciom. I to właśnie gotujemy naszym dzieciom.
Normal insanlar kanuna aykırı yaşıyorlar, ve bu, tam da benim -sizlerin- çocuklarımıza yaptığımız şey.평범한 사람들이 법에 어긋나는 삶을 살고, 그것이 제가, 우리가, 우리 아이들에게 하고 있는 것입니다.
Normal insanlar kanuna aykırı yaşıyorlar, ve bu, tam da benim -sizlerin- çocuklarımıza yaptığımız şey.Normale Menschen leben ihr Leben gegen das Gesetz, und das ist es was ich - was wir - unseren Kindern antun.
Normal insanlar kanuna aykırı yaşıyorlar, ve bu, tam da benim -sizlerin- çocuklarımıza yaptığımız şey.Oameni obișnuiți își trăiesc viața împotriva legii, și asta este ce eu -- noi -- le facem copiilor noștri.
Normal insanlar kanuna aykırı yaşıyorlar, ve bu, tam da benim -sizlerin- çocuklarımıza yaptığımız şey.Vanliga människor lever ett liv utanför lagen, - och det är vad jag -- vi -- gör mot våra barn.
Normal insanlar kanuna aykırı yaşıyorlar, ve bu, tam da benim -sizlerin- çocuklarımıza yaptığımız şey.Συνηθισμένοι άνθρωποι που ζουν ενάντια στον νόμο και αυτό είναι που εγώ -εμείς- κάνουμε στα παιδιά μας.
Normal insanlar kanuna aykırı yaşıyorlar, ve bu, tam da benim -sizlerin- çocuklarımıza yaptığımız şey.Обикновените хора живеят живот в нарушение на законите и това е каквото аз - ние - причиняваме на нашите деца.
Normal insanlar kanuna aykırı yaşıyorlar, ve bu, tam da benim -sizlerin- çocuklarımıza yaptığımız şey.Обычные люди живут вопреки закону, и это то, как я, мы, растим наших детей.
Normal insanlar kanuna aykırı yaşıyorlar, ve bu, tam da benim -sizlerin- çocuklarımıza yaptığımız şey.אנשים רגילים חיים בניגוד לחוק, וזה מה שאני - אנו - מעוללים לילדינו.
Normal insanlar kanuna aykırı yaşıyorlar, ve bu, tam da benim -sizlerin- çocuklarımıza yaptığımız şey.فالناس الطبيعية تخالف القانون وهذا الذي نقوم به " انا وانت " لاطفالنا
Normal insanlar kanuna aykırı yaşıyorlar, ve bu, tam da benim -sizlerin- çocuklarımıza yaptığımız şey.そして、我々は子どもたちに対しても同じことをしているのです 子どもたちは、法に違反しながら暮らしていることを知りながら生活を送っています
Odaklanmamız gereken bu bankanın kanunlara aykırı bir varlığı olduğu. -Na co bychom se měli zaměřit nyní je, že tahle banka má podezřelé aktivum.
Odaklanmamız gereken bu bankanın kanunlara aykırı bir varlığı olduğu. -持っている事です。 そして、それはその価値があるか少し不透明に、
O, hayatında o kadar hissetmişti sıcak ve aykırı olarak hissetmeye başladı.Cô bắt đầu cảm thấy nóng và trái như cô đã bao giờ cảm thấy trong cuộc sống của cô.
O, hayatında o kadar hissetmişti sıcak ve aykırı olarak hissetmeye başladı.Cominciò a sentire caldo e in contrasto con quanto lei avesse mai sentito in vita sua.
O, hayatında o kadar hissetmişti sıcak ve aykırı olarak hissetmeye başladı.Dia mulai merasa panas dan karena bertentangan seperti yang pernah merasa dalam hidupnya.
O, hayatında o kadar hissetmişti sıcak ve aykırı olarak hissetmeye başladı.Ea a început să se simtă cald şi, ca fiind contrara ca ea a simţit vreodată în viaţa ei.
O, hayatında o kadar hissetmişti sıcak ve aykırı olarak hissetmeye başladı.Ela começou a sentir quente e como contrária como ela nunca tinha sentido em sua vida.
O, hayatında o kadar hissetmişti sıcak ve aykırı olarak hissetmeye başladı.Ella comenzó a sentirse caliente y en contra de lo que había sentido en su vida.
O, hayatında o kadar hissetmişti sıcak ve aykırı olarak hissetmeye başladı.Elle a commencé à se sentir chaud et comme contraire comme elle l'avait déjà senti dans sa vie.
O, hayatında o kadar hissetmişti sıcak ve aykırı olarak hissetmeye başladı.Hän alkoi tuntua kuumalta ja päinvastoin kuin hän oli koskaan tuntenut elämässään.
O, hayatında o kadar hissetmişti sıcak ve aykırı olarak hissetmeye başladı.Hon började känna sig varma och i strid som hon någonsin hade känt i sitt liv.
O, hayatında o kadar hissetmişti sıcak ve aykırı olarak hissetmeye başladı.Hun begyndte at føle varme og i strid som hun nogensinde havde følt i hendes liv.
O, hayatında o kadar hissetmişti sıcak ve aykırı olarak hissetmeye başladı.그녀는 그녀의 생활에서 느낀 것처럼 뜨거운하고 반대로 생각하기 시작했다.
O, hayatında o kadar hissetmişti sıcak ve aykırı olarak hissetmeye başladı.Ő úgy érezte, meleg és ellentétes, ahogy valaha is érzett az életében.
O, hayatında o kadar hissetmişti sıcak ve aykırı olarak hissetmeye başladı.Sie fing an zu heiß und im Widerspruch, als sie jemals in ihrem Leben gespürt hatte.
O, hayatında o kadar hissetmişti sıcak ve aykırı olarak hissetmeye başladı.Začala horko a je v rozporu jak se někdy cítil v jejím životě.
O, hayatında o kadar hissetmişti sıcak ve aykırı olarak hissetmeye başladı.Začala horúco a je v rozpore tak sa niekedy cítil v jej živote.
O, hayatında o kadar hissetmişti sıcak ve aykırı olarak hissetmeye başladı.Začela se počutijo toplo in kot nasprotno, kot je kdaj čutil v svojem življenju.
O, hayatında o kadar hissetmişti sıcak ve aykırı olarak hissetmeye başladı.Zaczęła odczuwać gorąco i jako sprzeczne, jak ona kiedykolwiek czuł w jej życiu.
O, hayatında o kadar hissetmişti sıcak ve aykırı olarak hissetmeye başladı.Ze begon te voelen warm en als strijdig als ze ooit had gevoeld in haar leven.
O, hayatında o kadar hissetmişti sıcak ve aykırı olarak hissetmeye başladı.Άρχισε να αισθάνεται ζεστό και ως αντιβαίνουσα όπως είχε νιώσει ποτέ στη ζωή της.