aydınlatmak ile cümle
aydınlatmak kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
11
HARF
4
HECE
9
ORT. KELİME
Aşırı karanlık bir bölgeden geldim, ve bu yüzden dünyayı aydınlatmak istiyorum.Ahonnan jövök, az egy rémisztően sötét hely. Ezért akarom megvilágítani a világot.
Aşırı karanlık bir bölgeden geldim, ve bu yüzden dünyayı aydınlatmak istiyorum.Am venit dintr-un loc foarte intunecat. Si de aceea vreau sa iluminez lumea.
Aşırı karanlık bir bölgeden geldim, ve bu yüzden dünyayı aydınlatmak istiyorum.He venido de un lugar de intensa oscuridad. Y por eso quiero iluminar el mundo.
Aşırı karanlık bir bölgeden geldim, ve bu yüzden dünyayı aydınlatmak istiyorum.Ich bin aus einem sehr düsteren Ort gekommen. Daher will ich die Welt erleuchten.
Aşırı karanlık bir bölgeden geldim, ve bu yüzden dünyayı aydınlatmak istiyorum.Ik kom uit een diep duistere plek. Daarom wil ik de wereld verlichten.
Aşırı karanlık bir bölgeden geldim, ve bu yüzden dünyayı aydınlatmak istiyorum.Jag har kommit från en plats av intensivt mörker. Och det är därför som jag vill lysa upp världen.
Aşırı karanlık bir bölgeden geldim, ve bu yüzden dünyayı aydınlatmak istiyorum.Je viens d'un lieu où règne une obscurité intense. Et c'est pourquoi je voudrais illuminer le monde.
Aşırı karanlık bir bölgeden geldim, ve bu yüzden dünyayı aydınlatmak istiyorum.저는 칠흙같은 어둠에 둘러싸인 곳에서 왔습니다. 그래서 세상에 빛을 비추고 싶습니다.
Aşırı karanlık bir bölgeden geldim, ve bu yüzden dünyayı aydınlatmak istiyorum.Přišel jsem z místa intenzivní temnoty. Proto chci svět osvítit.
Aşırı karanlık bir bölgeden geldim, ve bu yüzden dünyayı aydınlatmak istiyorum.Prišiel som z miesta intenzívnej temnoty. Preto chcem osvietiť svet.
Aşırı karanlık bir bölgeden geldim, ve bu yüzden dünyayı aydınlatmak istiyorum.Provengo da un luogo di tenebre. Ed è per questo che voglio illuminare il mondo."
Aşırı karanlık bir bölgeden geldim, ve bu yüzden dünyayı aydınlatmak istiyorum.Przybyłem z miejsca, którym zawładnęła ciemność. Dlatego chcę oświecić cały świat.
Aşırı karanlık bir bölgeden geldim, ve bu yüzden dünyayı aydınlatmak istiyorum.Saya datang dari tempat yang penuh kegelapan. Oleh karena itu saya ingin menerangi dunia.
Aşırı karanlık bir bölgeden geldim, ve bu yüzden dünyayı aydınlatmak istiyorum.Tôi đến từ một nơi tăm tối. Và đó là lí do tôi muốn chiếu sáng thế giới.
Aşırı karanlık bir bölgeden geldim, ve bu yüzden dünyayı aydınlatmak istiyorum."Vim de um lugar de intensa escuridão. "E é por isso que quero iluminar o mundo."
Aşırı karanlık bir bölgeden geldim, ve bu yüzden dünyayı aydınlatmak istiyorum.Έχω έρθει από ένα μέρος έντονου σκοταδιού. Και γι' αυτό θέλω να φωτίσω τον κόσμο.
Aşırı karanlık bir bölgeden geldim, ve bu yüzden dünyayı aydınlatmak istiyorum.Идвам от място с интензивна тъмнина. И затова искам да осветя света.
Aşırı karanlık bir bölgeden geldim, ve bu yüzden dünyayı aydınlatmak istiyorum.Я прийшов із місць глибокої темряви. Тому я хочу зробити світ світлішим!
Aşırı karanlık bir bölgeden geldim, ve bu yüzden dünyayı aydınlatmak istiyorum.Я пришёл из мест глубокой тьмы. Поэтому я хочу сделать мир светлее!
Aşırı karanlık bir bölgeden geldim, ve bu yüzden dünyayı aydınlatmak istiyorum.אני בא ממקום של אפלה עמוקה. ולכן אני רוצה להאיר את העולם כולו.
Aşırı karanlık bir bölgeden geldim, ve bu yüzden dünyayı aydınlatmak istiyorum.لقد جئت من مكان شديد الظلام. ولهذا السبب أرغب في إضاءة العالم.
Aşırı karanlık bir bölgeden geldim, ve bu yüzden dünyayı aydınlatmak istiyorum.それが私が世界に光を与えたいと望む理由です 私の名前はパプサイです
Başka insanları dinleyip, kendinizi aydınlatmakta.Anderen Menschen zuzuhören, bereichert uns selbst.
Başka insanları dinleyip, kendinizi aydınlatmakta.Ascoltare gli altri, illuminare noi stessi.
Başka insanları dinleyip, kendinizi aydınlatmakta.De escuchar a los demás, de iluminarnos a nosotros mismos.
Başka insanları dinleyip, kendinizi aydınlatmakta.Dengarkan orang lain, mencerahkan diri kita sendiri.
Başka insanları dinleyip, kendinizi aydınlatmakta.Écoutez les autres, éclairons-nous nous-même.
Başka insanları dinleyip, kendinizi aydınlatmakta.Hallgasd meg az embereket, világosítsuk fel magunkat.
Başka insanları dinleyip, kendinizi aydınlatmakta.그들의 말을 듣고 스스로를 교화시킵니다.
Başka insanları dinleyip, kendinizi aydınlatmakta.Lắng nghe người khác, để làm sâu sắc chính chúng ta.
Başka insanları dinleyip, kendinizi aydınlatmakta.Luister naar andere mensen, verlicht jezelf.
Başka insanları dinleyip, kendinizi aydınlatmakta.Lyssna på andra människor, upplysa oss själva.
Başka insanları dinleyip, kendinizi aydınlatmakta.Naslouchej ostatním lidem, osviť své vědomí.
Başka insanları dinleyip, kendinizi aydınlatmakta.Ouvir outras pessoas, esclarecermo-nos.
Başka insanları dinleyip, kendinizi aydınlatmakta.Počúvajte odlišných ľudí, osvieťme sa.
Başka insanları dinleyip, kendinizi aydınlatmakta.Să ascultăm alți oameni, să ne luminăm.
Başka insanları dinleyip, kendinizi aydınlatmakta.Słuchajcie innych ludzi, uświadamiajcie to sobie.
Başka insanları dinleyip, kendinizi aydınlatmakta.Να αφουγκραστούμε τους άλλους ανθρώπους, να διαφωτιστούμε.
Başka insanları dinleyip, kendinizi aydınlatmakta.Слушайте других, обогощайте свою жизнь".
Başka insanları dinleyip, kendinizi aydınlatmakta.Чуйте другите хора, Нека се просветим.
Başka insanları dinleyip, kendinizi aydınlatmakta.להקשיב לאנשים אחרים, להעשיר את עצמנו.
Başka insanları dinleyip, kendinizi aydınlatmakta.إستمع إلى أناس آخرين , لتنوير أنفسنا .
Başka insanları dinleyip, kendinizi aydınlatmakta.自分を啓蒙するのです 私は別にイラクのテロリストを
Bu amaç bir yıldızı aydınlatmak veya bir filmi satmak olabilir.Het kan zijn om een ster te belichten of om een film te verkopen.
Bu amaç bir yıldızı aydınlatmak veya bir filmi satmak olabilir.그것은 스타를 밝게 비춰주거나 아마도 영화를 팔기 위해 존재할 것입니다.
Bu amaç bir yıldızı aydınlatmak veya bir filmi satmak olabilir.Poate pentru a face să strălucească o stea, sau poate pentru a vinde un film.
Bu amaç bir yıldızı aydınlatmak veya bir filmi satmak olabilir.Potrebbe essere per illuminare una stella, forse per vendere un film.
Bu amaç bir yıldızı aydınlatmak veya bir filmi satmak olabilir.Puede ser para iluminar a la estrella, para vender una película.
Bu amaç bir yıldızı aydınlatmak veya bir filmi satmak olabilir.Sei es, um den Star ins rechte Licht zu rücken; sei es, um einen Film zu verkaufen.
Bu amaç bir yıldızı aydınlatmak veya bir filmi satmak olabilir.Soit pour illuminer la vedette, soit pour vendre un film.
Bu amaç bir yıldızı aydınlatmak veya bir filmi satmak olabilir.Може да е с цел да се акцентира върху звездата, или да се продаде филм.
Bu amaç bir yıldızı aydınlatmak veya bir filmi satmak olabilir.Например, чтобы осветить звезду или продать фильм.
Bu amaç bir yıldızı aydınlatmak veya bir filmi satmak olabilir.זה יכול להיות כדי להאיר את הכוכב, אולי כדי לשווק סרט.
Bu amaç bir yıldızı aydınlatmak veya bir filmi satmak olabilir.من الممكن أن يكون لإنارة النجم، أو لبيع فيلم
Bu amaç bir yıldızı aydınlatmak veya bir filmi satmak olabilir.これには大変な技術が必要です
İşte bu bizim hedefimiz. Onları aydınlatmak. If our goal is to get Kony's name knownThat is our objective. ... ... ...
Karanlıklar içinde bir birlik. ve bizim işimizde bunu aydınlatmak.Een machtig schaduwleger. En het is onze taak om ze te ontmaskeren.
Karanlıklar içinde bir birlik. ve bizim işimizde bunu aydınlatmak.En mäktig skugg militär. Och det är vårt jobb att visa vilka dom egentligen är.
Karanlıklar içinde bir birlik. ve bizim işimizde bunu aydınlatmak.강력한 비밀 군사조직이지. 그들의 존재를 세상 밖으로 끌어내는게 우리가 할 일이예요.
Karanlıklar içinde bir birlik. ve bizim işimizde bunu aydınlatmak.Mocné utajené armády. A je na nás je přivést na světlo.