aydınlık ile cümle

aydınlık kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Kuzey Amerika'ydı. Sıcak bir his. Aydınlık.영광의 불길이 솟아 오르고 따뜻함과 밝은 빛이 보였죠
Kuzey Amerika'ydı. Sıcak bir his. Aydınlık.זוהרת, בכל הדרה. תחושה חמימה. אור.
Kuzey Amerika'ydı. Sıcak bir his. Aydınlık.متوهجة ، كلها متوهجة. مشاعر دافئة. ضوء.
Kuzey Amerika'ydı. Sıcak bir his. Aydınlık.その後、見たのはアフリカです。文字通り、まったくの「暗い大陸」です
Kuzey Finlandiya’da hava, Güney Finlandiya’dakine göre daha aydınlıktır.Dans le nord du pays, il fait plus jour que dans le Sud.
Kuzey Finlandiya’da hava, Güney Finlandiya’dakine göre daha aydınlıktır.El norte de Finlandia es más luminoso que el sur.
Kuzey Finlandiya’da hava, Güney Finlandiya’dakine göre daha aydınlıktır.I norra Finland är det ljusare än i södra Finland.
Kuzey Finlandiya’da hava, Güney Finlandiya’dakine göre daha aydınlıktır.Pohjois-Suomessa on valoisampaa kuin Etelä-Suomessa.
Kuzey Finlandiya’da hava, Güney Finlandiya’dakine göre daha aydınlıktır.В Северной Финляндии летом светлее, чем в Южной Финляндии.
Kuzey Finlandiya’da hava, Güney Finlandiya’dakine göre daha aydınlıktır.وفي شمال فنلندا يكون النور أشد مما عليه في الجنوب.
Neden bütün bu karayolları böyle kalıcı olarak aydınlık?De ce sunt toate aceste autostăzi iluminate permanent?
Neden bütün bu karayolları böyle kalıcı olarak aydınlık?Dlaczego te autostrady są ciągle oświetlone?
Neden bütün bu karayolları böyle kalıcı olarak aydınlık?왜 이 고속도로들은 계속 빛을 비출까요?
Neden bütün bu karayolları böyle kalıcı olarak aydınlık?Miért világítunk folyamatosan ezeken az utakon?
Neden bütün bu karayolları böyle kalıcı olarak aydınlık?Miksi nämä moottoritiet on valaistu pysyvästi?
Neden bütün bu karayolları böyle kalıcı olarak aydınlık?Perché tutte queste autostrade sono costantemente illuminate?
Neden bütün bu karayolları böyle kalıcı olarak aydınlık?¿Por qué están las autopistas iluminadas permanentemente?
Neden bütün bu karayolları böyle kalıcı olarak aydınlık?Pourquoi toutes ces autoroutes sont elles éclairées en permanence ?
Neden bütün bu karayolları böyle kalıcı olarak aydınlık?Prečo sú tieto diaľnice neustále osvetlené?
Neden bütün bu karayolları böyle kalıcı olarak aydınlık?Proč jsou všechny dálnice neustále osvětleny?
Neden bütün bu karayolları böyle kalıcı olarak aydınlık?Tại sao những đường cao tốc này phải được chiếu sáng liên tục?
Neden bütün bu karayolları böyle kalıcı olarak aydınlık?Waarom zijn al deze snelwegen permanent verlicht?
Neden bütün bu karayolları böyle kalıcı olarak aydınlık?Warum sind sämtliche Autobahnen ständig beleuchtet?
Neden bütün bu karayolları böyle kalıcı olarak aydınlık?Γιατί όλοι αυτοί οι αυτοκινητόδρομοι είναι συνεχώς φωτισμένοι;
Neden bütün bu karayolları böyle kalıcı olarak aydınlık?Защо тези магистрали са непрекъснато осветявани?
Neden bütün bu karayolları böyle kalıcı olarak aydınlık?Почему все автомагистрали постоянно освещены?
Neden bütün bu karayolları böyle kalıcı olarak aydınlık?Чому всі ці автомагістралі постійно освітлені?
Neden bütün bu karayolları böyle kalıcı olarak aydınlık?מדוע כל האוטוסטרדות הללו מוארות תמיד?
Neden bütün bu karayolları böyle kalıcı olarak aydınlık?لماذا كل هذه الطرق السريعة مضاءة بشكل دائم؟
Neden bütün bu karayolları böyle kalıcı olarak aydınlık?本当に必要でしょうか?
Onlar için gelecek pek aydınlık görünmüyor.Et leur avenir est bien sombre.
Onlar için gelecek pek aydınlık görünmüyor.Ich przyszłość jest ponura.
Onlar için gelecek pek aydınlık görünmüyor.그리고 그것은 그들의 전망이 어두운 미래입니다.
Onlar için gelecek pek aydınlık görünmüyor.Met een sombere toekomst.
Onlar için gelecek pek aydınlık görünmüyor.Și îi așteaptă un viitor sumbru.
Onlar için gelecek pek aydınlık görünmüyor.Si prospetta un futuro tetro per loro.
Onlar için gelecek pek aydınlık görünmüyor.Számukra ez sivár jövőt jelent.
Onlar için gelecek pek aydınlık görünmüyor.Und die Zukunft sieht nicht gut aus für sie.
Onlar için gelecek pek aydınlık görünmüyor.Và tương lai với họ thật ảm đạm.
Onlar için gelecek pek aydınlık görünmüyor.Y les espera un futuro sombrio.
Onlar için gelecek pek aydınlık görünmüyor.Το μέλλον είναι ζοφερό, γι' αυτούς.
Onlar için gelecek pek aydınlık görünmüyor.За тях бъдещето е мрачно.
Onlar için gelecek pek aydınlık görünmüyor.У них бесперспективное будущее.
Onlar için gelecek pek aydınlık görünmüyor.והעתיד נראה עגום עבורם.
Onlar için gelecek pek aydınlık görünmüyor.وان المستقبل قاتم بالنسبة لهم.
Onlar için gelecek pek aydınlık görünmüyor.そこでガンジス川・ヤムナ川の清掃計画を立ち上げました
Parçalanmış en yüksek aydınlık değeri olarak; eşik, fark miktarını uygulamalı.El umbral, como fracción del valor de luminosidad máxima, necesario para aplicar la diferencia.
Parçalanmış en yüksek aydınlık değeri olarak; eşik, fark miktarını uygulamalı.La soglia, come frazione del massimo valore di luminosità, necessaria per applicare la quantità di differenza.
Parçalanmış en yüksek aydınlık değeri olarak; eşik, fark miktarını uygulamalı.Ngưỡng này là phân số của giá trị độ trưng tối đa cần thiết để áp dụng số lượng hiệu.
Parçalanmış en yüksek aydınlık değeri olarak; eşik, fark miktarını uygulamalı.O limiar, como fracção do valor de luminosidade máximo, necessário para aplicar a quantidade de diferença.
Parçalanmış en yüksek aydınlık değeri olarak; eşik, fark miktarını uygulamalı.Prah ako zlomok maximálnej hodnoty jasu, potrebný na aplikáciu hodnoty rozdielu.
Parçalanmış en yüksek aydınlık değeri olarak; eşik, fark miktarını uygulamalı.Práh, daný jako zlomek maximální hodnoty jasu, potřebný pro to, aby se přičetla hodnota rozdílu.
Parçalanmış en yüksek aydınlık değeri olarak; eşik, fark miktarını uygulamalı.Próg (jako ułamek maksymalnej jasności) potrzebny, żeby nałożyć różnicę.
Parçalanmış en yüksek aydınlık değeri olarak; eşik, fark miktarını uygulamalı.Tærsklen, som en del af værdien for maksimale lysstyrke, skal bruges for at anvende mængden af forskelle.
Parçalanmış en yüksek aydınlık değeri olarak; eşik, fark miktarını uygulamalı.Tröskeln, som en bråkdel av maximalt ljusstyrkevärde, som behövs för att tillämpa skillnadsvärdet.
Parçalanmış en yüksek aydınlık değeri olarak; eşik, fark miktarını uygulamalı.Το κατώφλι ως κλάσμα της μέγιστης τιμής φωτεινότητας, που θα εφαρμοστεί στη ποσότητα διαφοράς.
Parçalanmış en yüksek aydınlık değeri olarak; eşik, fark miktarını uygulamalı.Порог — доля от максимальной величины яркости, необходимая для применения величины разницы.
Parçalanmış en yüksek aydınlık değeri olarak; eşik, fark miktarını uygulamalı.الـ a من الأقصى قيمة إلى تطبيق اختلاف قَدْر.
RABbin günü aydınlık değil, karanlık olmayacak mı? Hem de zifiri karanlık, Bir parıltı bile yok.Či nie je deň Hospodinov tmou a nie svetlom, mrákavou, a dňom, v ktorom niet jasu?
RABbin günü aydınlık değil, karanlık olmayacak mı? Hem de zifiri karanlık, Bir parıltı bile yok.Denn des HERRN Tag wird ja finster und nicht licht sein, dunkel und nicht hell.

İlgili Sayfalar