aydınlık ile cümle

aydınlık kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Karanlık bile karanlık sayılmaz senin için, Gece, gündüz gibi ışıldar, Karanlıkla aydınlık birdir senin için.så er Mørket ej mørkt for dig, og Natten er klar som Dagen, Mørket er som Lyset.
Karanlık bile karanlık sayılmaz senin için, Gece, gündüz gibi ışıldar, Karanlıkla aydınlık birdir senin için.så gjør heller ikke mørket det for mørkt for dig, og natten lyser som dagen, mørket er som lyset.
Karanlık bile karanlık sayılmaz senin için, Gece, gündüz gibi ışıldar, Karanlıkla aydınlık birdir senin için.tudi teme ti ne morejo ničesar omračiti, noč ti je svetla kakor dan, temina ti je kakor noč.
Karanlık bile karanlık sayılmaz senin için, Gece, gündüz gibi ışıldar, Karanlıkla aydınlık birdir senin için.και αυτο το σκοτος δεν σκεπαζει ουδεν απο σου και η νυξ λαμπει ως η ημερα εις σε το σκοτος ειναι ως το φως.
Karanlık bile karanlık sayılmaz senin için, Gece, gündüz gibi ışıldar, Karanlıkla aydınlık birdir senin için.גם חשך לא יחשיך ממך ולילה כיום יאיר כחשיכה כאורה׃
Karanlık bile karanlık sayılmaz senin için, Gece, gündüz gibi ışıldar, Karanlıkla aydınlık birdir senin için.‎الظلمة ايضا لا تظلم لديك والليل مثل النهار يضيء. كالظلمة هكذا النور
Karanlık bile karanlık sayılmaz senin için, Gece, gündüz gibi ışıldar, Karanlıkla aydınlık birdir senin için.黑 暗 也 不 能 遮 蔽 我 使 你 不 見 、 黑 夜 卻 如 白 晝 發 亮 . 黑 暗 和 光 明 、 在 你 看 都 是 一 樣
Karanlık bile karanlık sayılmaz senin için, Gece, gündüz gibi ışıldar, Karanlıkla aydınlık birdir senin için.黑暗 也 不 能 遮蔽 我 使 你 不 見 、 黑夜 卻 如 白晝發亮 . 黑暗 和 光明 、 在 你 看 都 是 一 樣
Karanlıkları biliyordu ama aydınlıklardan bihaberdi.Conosceva il nero ma non il bianco.
Karanlıkları biliyordu ama aydınlıklardan bihaberdi.Él conocía las oscuridades pero no los brillos.
Karanlıkları biliyordu ama aydınlıklardan bihaberdi.Er kannte die Schatten, aber nicht die Lichter.
Karanlıkları biliyordu ama aydınlıklardan bihaberdi.Han kände de mörka men inte de ljusa.
Karanlıkları biliyordu ama aydınlıklardan bihaberdi.Il connaissait les noirs mais pas les lumières.
Karanlıkları biliyordu ama aydınlıklardan bihaberdi.어둠이 뭔진 알아도 밝음에 대해선 몰랐어요.
Karanlıkları biliyordu ama aydınlıklardan bihaberdi.Ştia nuanțele închise, dar nu şi cele luminoase.
Karanlıkları biliyordu ama aydınlıklardan bihaberdi.הוא הכיר את הכהים אבל לא את הבהירים.
Karanlıkları biliyordu ama aydınlıklardan bihaberdi.父は魔法を学んで 光を追いかけるのに時を費やした
Karanlık- Titan'ın en aydınlık zamanı dünyadaki alacakaranlığa denk.È buio. A mezzogiorno su Titano è buio come nelle viscere della terra al crepuscolo.
Karanlık- Titan'ın en aydınlık zamanı dünyadaki alacakaranlığa denk.É escuro — o meio-dia em Titã é tão escuro como o mais profundo crepúsculo na Terra.
Karanlık- Titan'ın en aydınlık zamanı dünyadaki alacakaranlığa denk.Es ist düster. Titan am Mittag ist so dunkel wie tiefste Dämmerung auf der Erde.
Karanlık- Titan'ın en aydınlık zamanı dünyadaki alacakaranlığa denk.Está oscuro -el mediodía de Titán es como un crepúsculo oscuro en la Tierra.
Karanlık- Titan'ın en aydınlık zamanı dünyadaki alacakaranlığa denk.Gelap -- tengah hari di Titan sama gelapnya dengan senja jauh di bawah laut di Bumi.
Karanlık- Titan'ın en aydınlık zamanı dünyadaki alacakaranlığa denk.Het is donker -- volle middag op Titan is even donker als de donkerste schemering op aarde.
Karanlık- Titan'ın en aydınlık zamanı dünyadaki alacakaranlığa denk.Il fait sombre -- le soleil de midi sur Titan est aussi sombre qu'un profond crépuscule sur Terre
Karanlık- Titan'ın en aydınlık zamanı dünyadaki alacakaranlığa denk.Întuneric -- la amiază pe Titan e întuneric ca seara târziu pe pământ.
Karanlık- Titan'ın en aydınlık zamanı dünyadaki alacakaranlığa denk.Je temno - polední jas je na Titanu tak temný jako soumrak na Zemi.
Karanlık- Titan'ın en aydınlık zamanı dünyadaki alacakaranlığa denk.Je tmavý - pravé poludnie na Titane je tmavé ako hlboký súmrak na Zemi.
Karanlık- Titan'ın en aydınlık zamanı dünyadaki alacakaranlığa denk.어둡습니다. 타이탄에선 한낮이라도 지구에서의 해질녘 어둠보다도 깜깜합니다.
Karanlık- Titan'ın en aydınlık zamanı dünyadaki alacakaranlığa denk.-som hindrar solljuset från att nå ner till marken.
Karanlık- Titan'ın en aydınlık zamanı dünyadaki alacakaranlığa denk.Sötét. Délben a Titán olyan sötét, mint a Földön az alkonyat.
Karanlık- Titan'ın en aydınlık zamanı dünyadaki alacakaranlığa denk.Temno je -- opoldan je na Titanu tako temno kot ob mraku na Zemlji.
Karanlık- Titan'ın en aydınlık zamanı dünyadaki alacakaranlığa denk.W samo południe na Tytanie jest tak ciemno jak o zmierzchu na Ziemi.
Karanlık- Titan'ın en aydınlık zamanı dünyadaki alacakaranlığa denk.Είναι σκοτεινά - το καταμεσήμερο στον Τιτάνα είναι τόσο σκοτεινό όσο το βαθύ λυκόφως στη Γη.
Karanlık- Titan'ın en aydınlık zamanı dünyadaki alacakaranlığa denk.Вона темна. Ополудні на Титані така непроглядна темрява, як опівночі на Землі.
Karanlık- Titan'ın en aydınlık zamanı dünyadaki alacakaranlığa denk.Она темная -- полдень на Титане так же темен как глубокие земные сумерки.
Karanlık- Titan'ın en aydınlık zamanı dünyadaki alacakaranlığa denk.Тъмно е -- по пладне на Титан е тъмно като късния здрач на Земята.
Karanlık- Titan'ın en aydınlık zamanı dünyadaki alacakaranlığa denk.חשוך-- חצות יום על טיטאן חשוך כמו דמדומים של כדור הארץ.
Karanlık- Titan'ın en aydınlık zamanı dünyadaki alacakaranlığa denk.إنه مظلم-- منتصف النهار في تايتان يشبه في الظلمة شفق أعماق الارض
Karanlık- Titan'ın en aydınlık zamanı dünyadaki alacakaranlığa denk.寒く不気味で 霧でぼんやりして
Karanlık ve aydınlık, dışsal ve içsel olana ilişkin düşündürüyor.Je zajímavé přemýšlet o tmě a světlu a vnějším a vnitřním.
Karanlık ve aydınlık, dışsal ve içsel olana ilişkin düşündürüyor.Взгляните (Ж1) на эти яркие контрасты между светом и тенью, внутренним (Ж1) и внешним.
Karanlık ve aydınlık, dışsal ve içsel olana ilişkin düşündürüyor.Интересно е да си мислиш за тъмно и светло, за вътрешно и външно.
Kitap okuduğunuzda, masa lambası daha aydınlık olur.Als je las, werd de lamp bij het bureau feller.
Kitap okuduğunuzda, masa lambası daha aydınlık olur.Când citeai, lampa de birou devenea mai luminoasă.
Kitap okuduğunuzda, masa lambası daha aydınlık olur.Cuando uno lee, la lámpara del escritorio se pone brillante.
Kitap okuduğunuzda, masa lambası daha aydınlık olur.Když čtete, stolní lampa bude svítit jasněji.
Kitap okuduğunuzda, masa lambası daha aydınlık olur.Khi bạn đọc, đèn bàn sẽ tỏa sáng hơn.
Kitap okuduğunuzda, masa lambası daha aydınlık olur.Kiedy czytałeś, lampka na stole świeciła jaśniej.
Kitap okuduğunuzda, masa lambası daha aydınlık olur.책을 읽을 때, 책상 램프는 밝아질 것입니다
Kitap okuduğunuzda, masa lambası daha aydınlık olur.Kun luet, lamput kirkastuvat.
Kitap okuduğunuzda, masa lambası daha aydınlık olur.Mentre leggevate, la lampada da tavolo si illuminava.
Kitap okuduğunuzda, masa lambası daha aydınlık olur.Quand vous lisiez, la lampe de bureau brillait plus fort.
Kitap okuduğunuzda, masa lambası daha aydınlık olur.Saat Anda membaca, lampu yang gelap akan menjadi terang.
Kitap okuduğunuzda, masa lambası daha aydınlık olur.Wenn Sie lesen würden, würde die Tischlampe heller werden.
Kitap okuduğunuzda, masa lambası daha aydınlık olur.Όταν θα διαβάζετε, η λάμπα του γραφείου θα γίνετε φωτεινότερη.
Kitap okuduğunuzda, masa lambası daha aydınlık olur.Когато четете, настолната лампа ще свети по-силно.
Kitap okuduğunuzda, masa lambası daha aydınlık olur.Когда вы читаете, настольная лампа горит ярче.
Kitap okuduğunuzda, masa lambası daha aydınlık olur.כשקראתם, האור במנורת השולחן התחזק.
Kitap okuduğunuzda, masa lambası daha aydınlık olur.عندما تقرأ سوف يسطع ضوء القراءة أكثر.
Kitap okuduğunuzda, masa lambası daha aydınlık olur.うとうとしてきたら システムが判断し

İlgili Sayfalar