İçimden ayartıldımsa, Elim onlara taptığımı gösteren bir öpücük yolladıysa,I dało się uwieść potajemnie serce moje, a całowały rękę moję usta moje:
İçimden ayartıldımsa, Elim onlara taptığımı gösteren bir öpücük yolladıysa,in srce mi je bilo skrivaj omamljeno, da sem njima v čast poljubljal roko svojo:
İçimden ayartıldımsa, Elim onlara taptığımı gösteren bir öpücük yolladıysa,내 마음이 가만히 유혹되어 손에 입맞추었던가
İçimden ayartıldımsa, Elim onlara taptığımı gösteren bir öpücük yolladıysa,Nếu lòng tôi có thầm mê hoặc, Và miệng tôi hôn gởi tay tôi;
İçimden ayartıldımsa, Elim onlara taptığımı gösteren bir öpücük yolladıysa,Nếu lòng tôi có thầm mê_hoặc , Và miệng tôi hôn gởi tay tôi ;
İçimden ayartıldımsa, Elim onlara taptığımı gösteren bir öpücük yolladıysa,og lod mit Hjerte sig dåre i Løn, så jeg hylded dem med Kys på min Hånd
İçimden ayartıldımsa, Elim onlara taptığımı gösteren bir öpücük yolladıysa,şi dacă mi s'a lăsat amăgită inima în taină, dacă le-am aruncat sărutări, ducîndu-mi mîna la gură:
İçimden ayartıldımsa, Elim onlara taptığımı gösteren bir öpücük yolladıysa,si è lasciato sedurre in segreto il mio cuore e con la mano alla bocca ho mandato un bacio
İçimden ayartıldımsa, Elim onlara taptığımı gösteren bir öpücük yolladıysa,si en secreto fue seducido mi corazón y mi boca les envió un beso con la mano
İçimden ayartıldımsa, Elim onlara taptığımı gösteren bir öpücük yolladıysa,sydämeni antautui salaa vieteltäväksi ja käteni niille suudelmia heitti,
İçimden ayartıldımsa, Elim onlara taptığımı gösteren bir öpücük yolladıysa,Tak pernah aku terpikat olehnya, atau kukecup tanganku untuk menghormatinya
İçimden ayartıldımsa, Elim onlara taptığımı gösteren bir öpücük yolladıysa,Tak že by se tajně dalo svésti srdce mé, a že by líbala ústa má ruku mou?
İçimden ayartıldımsa, Elim onlara taptığımı gösteren bir öpücük yolladıysa,και η καρδια μου εθελχθη κρυφιως, η με το στομα μου εφιλησα την χειρα μου,
İçimden ayartıldımsa, Elim onlara taptığımı gösteren bir öpücük yolladıysa,прельстился ли я в тайне сердца моего, и целовали ли уста мои руку мою?
İçimden ayartıldımsa, Elim onlara taptığımı gösteren bir öpücük yolladıysa,Се е увлякло тайно сърцето ми, И устата ми са целували ръката ми;
İçimden ayartıldımsa, Elim onlara taptığımı gösteren bir öpücük yolladıysa,ויפת בסתר לבי ותשק ידי לפי׃
İçimden ayartıldımsa, Elim onlara taptığımı gösteren bir öpücük yolladıysa,وغوي قلبي سرّا ولثم يدي فمي
İçimden ayartıldımsa, Elim onlara taptığımı gösteren bir öpücük yolladıysa,心 就 暗 暗 被 引 誘 、 口 便 親 手
İçimden ayartıldımsa, Elim onlara taptığımı gösteren bir öpücük yolladıysa,心 就 暗暗 被 引誘 、 口 便 親手
Onlara, ‹‹Niçin uyuyorsunuz?›› dedi. ‹‹Kalkıp dua edin ki ayartılmayasınız.››a povedal im: Čo spíte? Vstaňte a modlite sa, aby ste nevošli do pokušenia!
Onlara, ‹‹Niçin uyuyorsunuz?›› dedi. ‹‹Kalkıp dua edin ki ayartılmayasınız.››Då sade han till dem: »Varför soven I? Stån upp, och bedjen att I icke mån komma i frestelse.»
Onlara, ‹‹Niçin uyuyorsunuz?›› dedi. ‹‹Kalkıp dua edin ki ayartılmayasınız.››e disse-lhes: Por que estais dormindo? Lenvantai-vos, e orai, para que não entreis em tentação.
Onlara, ‹‹Niçin uyuyorsunuz?›› dedi. ‹‹Kalkıp dua edin ki ayartılmayasınız.››E disse loro: «Perché dormite? Alzatevi e pregate, per non entrare in tentazione»
Onlara, ‹‹Niçin uyuyorsunuz?›› dedi. ‹‹Kalkıp dua edin ki ayartılmayasınız.››És monda nékik: Mit alusztok? Keljetek fel és imádkozzatok, hogy kísértetbe ne essetek.
Onlara, ‹‹Niçin uyuyorsunuz?›› dedi. ‹‹Kalkıp dua edin ki ayartılmayasınız.››et il leur dit: Pourquoi dormez-vous? Levez-vous et priez, afin que vous ne tombiez pas en tentation.
Onlara, ‹‹Niçin uyuyorsunuz?›› dedi. ‹‹Kalkıp dua edin ki ayartılmayasınız.››"Hoe is het mogelijk?" zei Hij. "Slapen jullie? Bid God dat de verleiding jullie niet teveel zal worden."
Onlara, ‹‹Niçin uyuyorsunuz?›› dedi. ‹‹Kalkıp dua edin ki ayartılmayasınız.››In jim reče: Kaj spite? Vstanite in molite, da ne zajdete v izkušnjavo!
Onlara, ‹‹Niçin uyuyorsunuz?›› dedi. ‹‹Kalkıp dua edin ki ayartılmayasınız.››I řekl jim: Co spíte? Vstaňte a modlte se, abyste nevešli v pokušení.
Onlara, ‹‹Niçin uyuyorsunuz?›› dedi. ‹‹Kalkıp dua edin ki ayartılmayasınız.››I rzekł im: Cóż śpicie? wstańcie, a módlcie się, byście nie weszli w pokuszenie.
Onlara, ‹‹Niçin uyuyorsunuz?›› dedi. ‹‹Kalkıp dua edin ki ayartılmayasınız.››이르시되 어찌하여 자느냐 시험에 들지 않게 일어나 기도하라 하시니라
Onlara, ‹‹Niçin uyuyorsunuz?›› dedi. ‹‹Kalkıp dua edin ki ayartılmayasınız.››Ngài phán rằng : Sao các ngươi ngủ ? Hãy đứng_dậy cầu_nguyện , để cho khỏi sa vào sự cám_dỗ .
Onlara, ‹‹Niçin uyuyorsunuz?›› dedi. ‹‹Kalkıp dua edin ki ayartılmayasınız.››Ngài phán rằng: Sao các ngươi ngủ? Hãy đứng dậy cầu nguyện, để cho khỏi sa vào sự cám dỗ.
Onlara, ‹‹Niçin uyuyorsunuz?›› dedi. ‹‹Kalkıp dua edin ki ayartılmayasınız.››Niin hän sanoi heille: "Miksi te nukutte? Nouskaa ja rukoilkaa, ettette joutuisi kiusaukseen."
Onlara, ‹‹Niçin uyuyorsunuz?›› dedi. ‹‹Kalkıp dua edin ki ayartılmayasınız.››Og han sagde til dem: "Hvorfor sove I? Står op og beder, for at I ikke skulle falde i Fristelse."
Onlara, ‹‹Niçin uyuyorsunuz?›› dedi. ‹‹Kalkıp dua edin ki ayartılmayasınız.››og han sa til dem: Hvorfor sover I? Stå op og bed at I ikke må komme i fristelse!
Onlara, ‹‹Niçin uyuyorsunuz?›› dedi. ‹‹Kalkıp dua edin ki ayartılmayasınız.››şi le -a zis: ,,Pentruce dormiţi? Sculaţi-vă şi rugaţi-vă, ca să nu cădeţi în ispită.``
Onlara, ‹‹Niçin uyuyorsunuz?›› dedi. ‹‹Kalkıp dua edin ki ayartılmayasınız.››und sprach zu ihnen: Was schlafet ihr? Stehet auf und betet, auf das ihr nicht in Anfechtung fallet!
Onlara, ‹‹Niçin uyuyorsunuz?›› dedi. ‹‹Kalkıp dua edin ki ayartılmayasınız.››Y les dijo: --¿Por qué dormís? Levantaos y orad, para que no entréis en tentación
Onlara, ‹‹Niçin uyuyorsunuz?›› dedi. ‹‹Kalkıp dua edin ki ayartılmayasınız.››και ειπε προς αυτους Τι κοιμασθε; σηκωθητε και προσευχεσθε, δια να μη εισελθητε εις πειρασμον.
Onlara, ‹‹Niçin uyuyorsunuz?›› dedi. ‹‹Kalkıp dua edin ki ayartılmayasınız.››Защо спите? Станете и молете се, за да не паднете в изкушение.
Onlara, ‹‹Niçin uyuyorsunuz?›› dedi. ‹‹Kalkıp dua edin ki ayartılmayasınız.››и сказал им: что вы спите? встаньте и молитесь, чтобы не впасть в искушение.
Onlara, ‹‹Niçin uyuyorsunuz?›› dedi. ‹‹Kalkıp dua edin ki ayartılmayasınız.››і рече їм: Чого спите? уставши моліть ся, щоб не ввійшли в спокусу.
Onlara, ‹‹Niçin uyuyorsunuz?›› dedi. ‹‹Kalkıp dua edin ki ayartılmayasınız.››فقال لهم لماذا انتم نيام. قوموا وصلّوا لئلا تدخلوا في تجربة
Onlara, ‹‹Niçin uyuyorsunuz?›› dedi. ‹‹Kalkıp dua edin ki ayartılmayasınız.››就 對 他 們 說 、 你 們 為 甚 麼 睡 覺 呢 . 起 來 禱 告 、 免 得 入 了 迷 惑
Onlara, ‹‹Niçin uyuyorsunuz?›› dedi. ‹‹Kalkıp dua edin ki ayartılmayasınız.››就 對 他 們說 、 你 們為 甚 麼睡覺 呢 . 起來禱 告 、 免得 入 了 迷惑
Oraya varınca İsa onlara, ‹‹Dua edin ki ayartılmayasınız›› dedi.A gdy przyszedł na miejsce, rzekł im: Módlcie się, abyście nie weszli w pokuszenie.
Oraya varınca İsa onlara, ‹‹Dua edin ki ayartılmayasınız›› dedi.A když přišel na místo, řekl jim: Modlte se, abyste nevešli v pokušení.
Oraya varınca İsa onlara, ‹‹Dua edin ki ayartılmayasınız›› dedi.A keď prišiel na miesto, povedal im: Modlite sa, aby ste nevošli do pokušenia!
Oraya varınca İsa onlara, ‹‹Dua edin ki ayartılmayasınız›› dedi.Cînd a ajuns la locul acela, le -a zis: ,,Rugaţi-vă, ca să nu cădeţi în ispită.``
Oraya varınca İsa onlara, ‹‹Dua edin ki ayartılmayasınız›› dedi.Cuando llegó al lugar, les dijo: --Orad que no entréis en tentación
Oraya varınca İsa onlara, ‹‹Dua edin ki ayartılmayasınız›› dedi.Daar zei Hij tegen hen: "Bid God dat de verleiding jullie niet teveel zal worden."
Oraya varınca İsa onlara, ‹‹Dua edin ki ayartılmayasınız›› dedi.És mikor ott a helyen vala, monda nékik: Imádkozzatok, hogy kísértetbe ne essetek.
Oraya varınca İsa onlara, ‹‹Dua edin ki ayartılmayasınız›› dedi.Giunto sul luogo, disse loro: «Pregate, per non entrare in tentazione»
Oraya varınca İsa onlara, ‹‹Dua edin ki ayartılmayasınız›› dedi.In ko pride na mesto, jim reče: Molite, da ne zajdete v izkušnjavo.
Oraya varınca İsa onlara, ‹‹Dua edin ki ayartılmayasınız›› dedi.Ja tultuaan siihen paikkaan hän sanoi heille: "Rukoilkaa, ettette joutuisi kiusaukseen".
Oraya varınca İsa onlara, ‹‹Dua edin ki ayartılmayasınız›› dedi.Ketika sampai di situ, Ia berkata kepada mereka, "Berdoalah supaya kalian jangan berdosa kalau kalian dicobai.
Oraya varınca İsa onlara, ‹‹Dua edin ki ayartılmayasınız›› dedi.Khi đã đến nơi đó, Ngài phán cùng môn đồ rằng: Hãy cầu nguyện, hầu cho các ngươi khỏi sa vào sự cám dỗ.
Oraya varınca İsa onlara, ‹‹Dua edin ki ayartılmayasınız›› dedi.Khi đã đến_nơi đó , Ngài phán cùng môn_đồ rằng : Hãy cầu_nguyện , hầu cho các ngươi khỏi sa vào sự cám_dỗ .
Oraya varınca İsa onlara, ‹‹Dua edin ki ayartılmayasınız›› dedi.그곳에 이르러 저희에게 이르시되 시험에 들지 않기를 기도하라 하시고
Oraya varınca İsa onlara, ‹‹Dua edin ki ayartılmayasınız›› dedi.Lorsqu`il fut arrivé dans ce lieu, il leur dit: Priez, afin que vous ne tombiez pas en tentation.