Ana içeriğe geç
Sözlük

ayakta ile cümle

ayakta kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
Ama o ayakta ve Tanrı oturuyor.But he is standing and the god is seated.
Gördüğünüz gibi Jerry, imkansız sandığın içinde ayakta duruyor."impossible crate" illusion in 3D, in which Jerry is standing inside the impossible crate.
İki elinizde de birer dambıl tutarak ayakta durunStand up straight while holding a dumbbell in each hand.
Ayakta durup bütün İsrail topluluğunu yüksek sesle şöyle kutsadı:He stood, and blessed all the assembly of Israel with a loud voice, saying,
Tökezleyeni senin sözlerin ayakta tuttu, Titreyen dizleri sen pekiştirdin.Your words have supported him who was falling, You have made firm the feeble knees.
Gençler beni görüp gizlenir, Yaşlılar kalkıp ayakta dururlardı;The young men saw me and hid themselves. The aged rose up and stood.
Denizi yarıp geçirmişti onları, Bir duvar gibi ayakta tutmuştu suları.He split the sea, and caused them to pass through. He made the waters stand as a heap.
‹‹Ayağım kayıyor›› dediğimde, Sevgin ayakta tutar beni, ya RAB.When I said, "My foot is slipping!" Your loving kindness, Yahweh, held me up.
Bugün hükümlerin uyarınca ayakta duran her şey Sana kulluk ediyor.Your laws remain to this day, for all things serve you.
Ya RAB, sen suçların hesabını tutsan, Kim ayakta kalabilir, ya Rab?If you, Yah, kept a record of sins, Lord, who could stand?
Kasırga gelince kötü kişiyi silip götürür; Ama doğru kişi sonsuza dek ayakta kalır.When the whirlwind passes, the wicked is no more; but the righteous stand firm forever.
Kötüler yıkılıp yok olur, Doğru kişinin evi ayakta kalır.The wicked are overthrown, and are no more, but the house of the righteous shall stand.
Adaletle yöneten kral ülkesini ayakta tutar, Ağır vergiler koyansa çökertir.The king by justice makes the land stable, but he who takes bribes tears it down.
Soylu kişiyse soylu şeyler tasarlar, Yaptığı soylu işlerle ayakta kalır.But the noble devises noble things; and he will continue in noble things.
‹‹Bir ülke kendi içinde bölünmüşse, ayakta kalamaz.If a kingdom is divided against itself, that kingdom cannot stand.
Bir ev kendi içinde bölünmüşse, ayakta kalamaz.If a house is divided against itself, that house cannot stand.
Şeytan da kendine karşı gelip kendi içinde bölünmüşse, artık ayakta kalamaz; sonu gelmiş demektir.If Satan has risen up against himself, and is divided, he can't stand, but has an end.
Onun için, ayakta sağlam durduğunu sanan dikkat etsin, düşmesin!Therefore let him who thinks he stands be careful that he doesn't fall.
Ayakta durmakta olan karısı, güldü. Biz de ona İshak'ı müjdeledik.His wife who stood near, laughed as We gave her the good news of Isaac, and after Isaac of Jacob.
Onlardan kimi hala ayakta, kimi de biçilmiştir.Some still survive, and some have been mowed down.
Bir ticaret veya eğlence gördükleri zaman hep dağılıp ona giderler ve seni ayakta bırakırlar.Yet when they see some buying and selling, or some sport, they go for it, leaving you standing.
Karısı ayaktaydı, bunun üzerine güldü. Biz ona İshak'ı, İshak'ın arkasından da Yakub'u müjdeledik.His wife who stood near, laughed as We gave her the good news of Isaac, and after Isaac of Jacob.
İşte dimdik ayakta duran din (budur).This is the supreme law.
Bu arada, İbrahim'in ayakta duran karısı gülünce, "Ona İshak'ı ardından Yakub'u müjdeleriz" dediler.His wife who stood near, laughed as We gave her the good news of Isaac, and after Isaac of Jacob.
Onlar bir kazanç veya bir eğlence gördüklerinde, seni ayakta bırakarak oraya yöneldiler.Yet when they see some buying and selling, or some sport, they go for it, leaving you standing.
Derken ne ayakta durmıya güçleri kalmıştı, ne de bir yardım görmüşlerdi.And neither stand up nor defend themselves.
Kimi hâlâ ayakta onların, kimi kökünden biçilip gitmiştir.Some still survive, and some have been mowed down.
Geceleri, Rableri huzurunda secde ederek, ayakta durarak geçirirler.And those who spend their nights bowed and standing before their Lord;
Allah, adaleti ayakta tutanları sever.God indeed loves those who are just.
Gecenin yarısını ayakta ol yahut bundan biraz eksilt!A half of it or a little less
Bir ticaret ve eğlence gördükleri zaman hemen dağılıp ona gittiler ve seni ayakta bıraktılar.Yet when they see some buying and selling, or some sport, they go for it, leaving you standing.
Bazıları, bir ticaret veya bir eğlence gördükleri zaman, seni ayakta bırakıp oraya akın ettiler.Yet when they see some buying and selling, or some sport, they go for it, leaving you standing.
Ey İnananlar! Allah için adaleti ayakta tutup gözeten şahidler olun.O People who Believe!
Ey iman edenler! Allah için hakkı ayakta tutan, adaletle şahitlik eden kimseler olun.O People who Believe!
Ey iman edenler, Allah için hakkı ayakta tutanlar ve adaletle şahitlik yapanlar olunuz.O People who Believe!
Namazı bitirdiğinizde, Allah'ı ayaktayken, otururken ve yan yatarken zikredin.When you have performed the prayer, remember God, standing and sitting and on your sides.
Ey iman edenler, adil şahidler olarak, Allah için, hakkı ayakta tutun.O believers, be you securers of justice, witnesses for God.
İşte dimdik ayakta duran din (budur). Ancak insanların çoğu bilmezler.That is the right religion; but most men know it not --
Namazı kıldıktan başka, Allah'ı ayakta iken, otururken, yan yatarken de anın.When you have performed the prayer, remember God, standing and sitting and on your sides.
Namazı/duayı tamamlayınca, artık Allah'ı ayakta, oturarak, yan yatmışken anın.When you have performed the prayer, remember God, standing and sitting and on your sides.
Namazı bitirince de ayakta, otururken ve yanınız üzerinde yatarken (daima) Allah'ı anın.When you have performed the prayer, remember God, standing and sitting and on your sides.
Namazı bitirdiğiniz zaman ayakta, oturarak ve uzanarak ALLAH'ı anın.When you have performed the prayer, remember God, standing and sitting and on your sides.
Ayakta durmakta olan karısı, güldü.And his wife was standing. she laughed.
Karısı ayaktaydı, bunun üzerine güldü.And his wife was standing. she laughed.
O esnada hanımı ayakta idi ve (bu sözleri duyunca) güldü.And his wife was standing. she laughed.
İbrahim'in karısı ayakta duruyordu bunun üzerine yüzü güldü.And his wife was standing. she laughed.
Bu sırada hanımı da, hizmet için ayakta durmuş, onları dinliyordu.And his wife was standing. she laughed.
Allah, adaletle hükmedenleri/adaleti ayakta tutanları sever.Verily, Allah loves those who act justly.
İnsanlara zorluk dokunduğu zaman; yan yatarken, otururken, ayaktayken bize yalvarır.And when harm touches man, he invokes Us, lying down on his side, or sitting or standing.
İnsana bir zarar dokundu mu, yanı üzerine yatarken veya ayaktayken veya oturmuşken bizi çağırır.And when harm touches man, he invokes Us, lying down on his side, or sitting or standing.
Göğün ve yerin O'nun buyruğu ile ayakta durması O'nun varlığının belgelerindendir.And of His signs is that the heaven and the earth stand at His disposal.
Göğün ve yerin O'nun emriyle ayakta durması da O'nun ayetlerindendir.And of His signs is that the heaven and the earth stand at His disposal.
Göğün ve yerin O'nun buyruğuyla ayakta durması da O'nun ayetlerindendir.And of His signs is that the heaven and the earth stand at His disposal.
Ayakta kalanı elde tutmak için profesyonel donanım ve profesyonel vasıflı insan gerekecek.Specialist equipment and people with specialist skills will be required to conserve what survived.
Kim yalın ayakta daha iyi?Who barefoot better?
Gittikçe izole edilmiş olmasına rağmen, Kabila ayakta durma belirtisi göstermiyor.Although increasingly isolated, Kabila shows no sign of standing down.
Sorulduğunda, aileler çoğu zaman ancak kredi sayesinde ayakta kalabildiğini söylüyor.When asked, families usually say they survive only due to the loans and credits.
Bu ayrımcı tutum, Kosova’da bir ulus olarak ayakta kalma imkanımızı tehlikeye atıyor.This discrimination is endangering our survival as a nation in Kosovo.
Bu arada Tariceanu da ayakta kalmada usta olduğunu kanıtladı.Meanwhile, Tariceanu has again proved himself adept at survival.
Tablet yüzyıllarca ayakta kalmayı başarmış.It survived the centuries.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod