At üstündeki adam, ayakta duran adam, tamamen farklı iki şey.Човек на кон, човек пеш, това са две различни неща.
At üstündeki adam, ayakta duran adam, tamamen farklı iki şey.גבר על סוס, גבר שהולך ברגל - שני דברים שונים.
At üstündeki adam, ayakta duran adam, tamamen farklı iki şey.رجل يمتطي حصان , رجل على قدميه , هما شيئين مختلفين تماماً .
At üstündeki adam, ayakta duran adam, tamamen farklı iki şey.これらは別物なのです 異なる「絵」なんですね
Ayağa kalk! Ayaktayım zaten.- Ya estoy de pie.
‹‹Ayağım kayıyor›› dediğimde, Sevgin ayakta tutar beni, ya RAB.(93:18) Когда я говорил: „колеблется нога моя", – милость Твоя, Господи, поддерживала меня.
‹‹Ayağım kayıyor›› dediğimde, Sevgin ayakta tutar beni, ya RAB.Ak hovorím: Moja noha sa kláti, tvoja milosť, ó, Hospodine, ma vždycky upevní.
‹‹Ayağım kayıyor›› dediğimde, Sevgin ayakta tutar beni, ya RAB.Cuando yo decía: "Mi pie resbala", tu misericordia, oh Jehovah, me sustentaba
‹‹Ayağım kayıyor›› dediğimde, Sevgin ayakta tutar beni, ya RAB.Hỡi Ðức Giê-hô-va, khi tôi nói: Chơn tôi trợt, Thì sự nhơn từ Ngài nâng đỡ tôi.
‹‹Ayağım kayıyor›› dediğimde, Sevgin ayakta tutar beni, ya RAB.Hỡi_Ðức_Giê - hô-va , khi tôi nói : Chơn tôi trợt , Thì sự nhơn từ Ngài nâng_đỡ tôi .
‹‹Ayağım kayıyor›› dediğimde, Sevgin ayakta tutar beni, ya RAB.Ich sprach: Mein Fuß hat gestrauchelt; aber deine Gnade, HERR, hielt mich.
‹‹Ayağım kayıyor›› dediğimde, Sevgin ayakta tutar beni, ya RAB.Již jsem byl řekl: Klesla noha má, ale milosrdenství tvé, ó Hospodine, zdrželo mne.
‹‹Ayağım kayıyor›› dediğimde, Sevgin ayakta tutar beni, ya RAB.Juist toen ik dacht dat ik het niet meer aankon, ervoer ik de kracht van Uw goedheid en liefde, HERE.
‹‹Ayağım kayıyor›› dediğimde, Sevgin ayakta tutar beni, ya RAB.Jużem był rzekł: Zachwiała się noga moja; ale miłosierdzie twoje, o Panie! zatrzymało mię.
‹‹Ayağım kayıyor›› dediğimde, Sevgin ayakta tutar beni, ya RAB.여호와여 나의 발이 미끄러진다 말할 때에 주의 인자하심이 나를 붙드셨사오며
‹‹Ayağım kayıyor›› dediğimde, Sevgin ayakta tutar beni, ya RAB.Ko pravim: Omahuje noga moja, milost tvoja, o GOSPOD, me podpira.
‹‹Ayağım kayıyor›› dediğimde, Sevgin ayakta tutar beni, ya RAB.Kun minä ajattelen: "Minun jalkani horjuu", niin sinun armosi, Herra, minua tukee.
‹‹Ayağım kayıyor›› dediğimde, Sevgin ayakta tutar beni, ya RAB.Mikor azt mondtam: Az én lábam eliszamodott: a te kegyelmed, Uram, megtámogatott engem.
‹‹Ayağım kayıyor›› dediğimde, Sevgin ayakta tutar beni, ya RAB.När jag tänkte: »Min fot vacklar», då stödde mig din når, o HERRE:
‹‹Ayağım kayıyor›› dediğimde, Sevgin ayakta tutar beni, ya RAB.Når jeg sier: Min fot vakler, da holder din miskunnhet mig oppe, Herre!
‹‹Ayağım kayıyor›› dediğimde, Sevgin ayakta tutar beni, ya RAB.Når jeg tænkte: "Nu vakler min Fod", støtted din Nåde mig, HERRE;
‹‹Ayağım kayıyor›› dediğimde, Sevgin ayakta tutar beni, ya RAB.Oridecîte ori zic: ,,Mi se clatină piciorul!`` bunătatea Ta, Doamne, mă sprijineşte totdeauna.
‹‹Ayağım kayıyor›› dediğimde, Sevgin ayakta tutar beni, ya RAB.Quand je dis: Mon pied chancelle! Ta bonté, ô Éternel! me sert d`appui.
‹‹Ayağım kayıyor›› dediğimde, Sevgin ayakta tutar beni, ya RAB.Quando dicevo: «Il mio piede vacilla», la tua grazia, Signore, mi ha sostenuto
‹‹Ayağım kayıyor›› dediğimde, Sevgin ayakta tutar beni, ya RAB.Quando eu disse: O meu pé resvala; a tua benignidade, Senhor, me susteve.
‹‹Ayağım kayıyor›› dediğimde, Sevgin ayakta tutar beni, ya RAB.Waktu aku berpikir bahwa aku akan jatuh, kasih-Mu, TUHAN, membuat aku berdiri kukuh
‹‹Ayağım kayıyor›› dediğimde, Sevgin ayakta tutar beni, ya RAB.Οτε ελεγον, ωλισθησεν ο πους μου, το ελεος σου, Κυριε, με εβοηθει.
‹‹Ayağım kayıyor›› dediğimde, Sevgin ayakta tutar beni, ya RAB.Когато казах: Подхлъзва се ногата ми, Тогава, Господи, Твоята милост ме подпря.
‹‹Ayağım kayıyor›› dediğimde, Sevgin ayakta tutar beni, ya RAB.אם אמרתי מטה רגלי חסדך יהוה יסעדני׃
‹‹Ayağım kayıyor›› dediğimde, Sevgin ayakta tutar beni, ya RAB.اذ قلت قد زلت قدمي فرحمتك يا رب تعضدني.
‹‹Ayağım kayıyor›› dediğimde, Sevgin ayakta tutar beni, ya RAB.我 正 說 我 失 了 腳 、 耶 和 華 阿 、 那 時 你 的 慈 愛 扶 助 我
‹‹Ayağım kayıyor›› dediğimde, Sevgin ayakta tutar beni, ya RAB.我 正說 我 失 了腳 、 耶和華 阿 、 那 時 你 的 慈愛 扶助 我
Ayakta 7 kişi var. Hiç kimse sandalyede oturmuyor.네, 7명이 서있고, 아직 아무도 어떤 의자에도 앉아 있지 않으므로
Ayakta 7 kişi var. Hiç kimse sandalyede oturmuyor.Dus, 7 mensen staan nog, niemand zit op één van de
Ayakta 7 kişi var. Hiç kimse sandalyede oturmuyor. Yani, 1 numaralı sandelyede 7 farklı kişi oturabilir.Dobře, 7 lidí stojí, nikdo nesedí na žádné z židlí, takže se na židli číslo 1 může posadit 7 různých lidí.
Ayakta 7 kişi var. Hiç kimse sandalyede oturmuyor. Yani, 1 numaralı sandelyede 7 farklı kişi oturabilir.Ja, 7 personer står upp, ingen sitter i någon av de andra stolarna, så 7 olika personer kan sitta i stol 1.
Ayakta 7 kişi var. Hiç kimse sandalyede oturmuyor. Yani, 1 numaralı sandelyede 7 farklı kişi oturabilir.Ну, 7 человек стоит, никто не сидит ни в одном из кресел, поэтому 7 разных людей могли бы сесть в кресло №1.
Ayakta 7 kişi var. Hiç kimse sandalyede oturmuyor.حسنا، 7 أشخاص واقفين ولا يوجد اي شخص جالس على إحد الكراسي
Ayakta 7 kişi var. Hiç kimse sandalyede oturmuyor.この椅子1には、7人の違った人々が座れるでしょう。
Ayakta alkışlıyorum.A gran voce.
Ayakta alkışlıyorum.Bardzo mi się to podoba.
Ayakta alkışlıyorum.Cu putere aplaud asta.
Ayakta alkışlıyorum.Hangosan ünnepelem.
Ayakta alkışlıyorum.Hlasitě tleskám.
Ayakta alkışlıyorum.Hoan nghênh nhiệt liệt.
Ayakta alkışlıyorum.Ik juich dat luid toe.
Ayakta alkışlıyorum.J'applaudis des deux mains.
Ayakta alkışlıyorum.Nahlas tomu tlieskam.
Ayakta alkışlıyorum.Гръмко приветствам това.
Ayakta çember oluşturmuşlar ve çelik halkayla oynamak için sıralarını bekliyorlar.원안에 서서 강철고리가 건네지기를 기다리고 있는것을 상상해 보세요.
Ayakta çember oluşturmuşlar ve çelik halkayla oynamak için sıralarını bekliyorlar.Wyobraźcie sobie grupkę dzieci stojących w kółku, każde czeka na obręcz.
Ayakta çember oluşturmuşlar ve çelik halkayla oynamak için sıralarını bekliyorlar.עומדים במעגל ומחכים לקבל לידם את הטבעת.
Ayakta çember oluşturmuşlar ve çelik halkayla oynamak için sıralarını bekliyorlar.متحلقين ومنتظرين العقد الفولاذية لتمرر.
Ayakta çember oluşturmuşlar ve çelik halkayla oynamak için sıralarını bekliyorlar.待っているところを想像して下さい 子供にはこの上ない遊び道具になります
Ayakta duran Basit.Aqui, de pé, está o Basit.
Ayakta duran Basit.Az álló egyén az Basit.
Ayakta duran Basit.여기 일어서 있는 사람이 Basit이고요.
Ayakta duran Basit.Basit stoi.
Ayakta duran Basit.Cel care stă în picioare este Basit.
Ayakta duran Basit.Daar staat Basit.