İlk mısra üç veya dört hecelik bir ayaktan oluşur.A lábujjaktól kezdődően a lábnak legalább egyharmada barna.
(Yürüme, ayakta durmadan sonra öğrenilir.)(Aki nem hiszi, számoljon utána.)
Her yıl Merkez'de 8000 hasta yatarak ve 16.000 ayakta tedavı ediliyor.Évente a kórházban 20 ezer járó és 20 ezer fekvőbeteget látnak el.
Eski dönemlerden günümüze ayakta olan en büyük dükalıktır.Egyike a legjobb állapotban megmaradt ókori fürdőknek.
Bu eserler halen ayakta ve sağlamdır.Ezek a cicák nyugodtak és szelídek.
Bizim ortak düşmanımız vardı: Hristiyanlık, sosyalizm ve demokrasiyi ayakta tutan her şey." demiştir.Természetesen a kereszténység, a szocializmus és minden amit a demokrácia jelképez”.
Sözcük anlamı 'bir ağaç gibi ayakta durmak'tır.Azt vallotta, hogy „A versnek olyannak kell lennie, mint egy szobornak”.
Dişiler ayakta iken doğururlar.Az anyák állva szülnek.
Tabuları ayakta tutar.A levelek felállók.
Diğer âşık da aynı ayakta dört sözcük söylemek zorundadır.A DVI szabvány az alábbi négy szabványt tartalmazza.
En az Safranbolu evleri kadar ayakta kalabilmiştir.Mint nyugalmazott bányatanácsos Abrudbányán lakott egészen haláláig.
1721'de Ruslar tarafından yakılan kentte sadece şehir kilisesi ayakta kaldı.A várost 1721-ben az orosz haditengerészet porrá égette.
1871 yılına kadar ayakta kalmıştır.1807-ig állt fenn.
Halen ayakta durmakta ama harap bir şekildedir.Kiábrándultan, de valahol mégsem reménytelenül.
Ancak birçok Valensiya Gotik yapısı ayakta kaldı.A történelmi Magyarországról számos gótikus stallum maradt fenn.
Sezon boyunca takımı ayakta tutan dinamo görevi gördü.A szezon során végig a duó edzette a csapatot.
En son ayakta kalan güreşçi ise bu maçı kazanmaktadır.Aki ezen a mérkőzésen nyer, az továbbjut.
Titanic su yüzünde dört kompartımanın dolması ile ayakta durabilirdi.Titanic olisi kestänyt neljän osaston täyttymisen vedellä.
Stonewall Inn, ayaklanmaların ardından sadece birkaç hafta ayakta kaldı.Stonewall Inn pysyi auki vain muutaman viikon mellakan jälkeen.
10 yılına kadar ayakta kalabilen son krallıktı.Viimeiset kuningaskunnat säilyivät aina vuoteen 10 jaa.
Tarihi kutsal şehir Manisa'da 18 bin binadan sadece 500'ü ayakta kalabilmişti." sözleriyle tasvir etmiştir.Manisan historiallisen pyhän kaupungin 18 000 rakennuksesta oli vain viisisataa jäljellä.”
Örneğin Lizbon’un ayakta kalan en eski mahallesi olan Alfama’nın adı Arapça "el-hamma" ‘dan gelmektedir.Esimerkiksi Lissabonin vanhin kaupunginosa Alfama sai nimensä arabian sanasta al-hamma.
Piramitler dünyanın tek ayakta kalan yedi harikasından biridir.Se on ainoa edelleen olemassa oleva maailman seitsemästä ihmeestä.
Kale, MÖ 4. yüzyıla kadar ayakta kalmıştır.Legioona pysyi Viminaciumissa 400-luvulle saakka.
Köle ayakta veya diz çökmüş vaziyette olabilir.Voi tehdä joko seisten tai polvillaan.
Bizim ortak düşmanımız vardı: Hristiyanlık, sosyalizm ve demokrasiyi ayakta tutan her şey." demiştir.Se oli tietysti kristinusko, sosialismi ja kaikki mitä demokratia edustaa."
Türkiye'de Diyarbakır'da bir köprü o zamanlardan beri hâlâ ayaktadır..Ainakin yksi silta on säilynyt noilta ajoilta Turkissa Diyarbakırin kaupungissa.
Atlar gibi zebralar da ayakta uyurlar.Basenjit ravaavat myös välillä kuin hevoset.
Bu da her zaman ayakta kalamadığına bir gönderme.Älkää koskaan sanoko kenellekään, että hän on väärässä.
Öğle vakti filler ağaçlar altında dinlenir ve ayakta kestirebilirler.Keskipäivällä ne hakeutuvat puiden ja pensaiden suojaan lepäämään.
Bina günümüzde ayakta değildir.Tämä rakennus on säilynyt nykypäivään.
Günümüz itibarıyla 2.229 tapınak ve pagoda halen ayakta durmaktadır.Kirkon palveluksessa on 2811 pastoria ja 2611 evankelistaa.
Ayakkabının ayaktan çıkarılacağı zaman önce kilidi çözmek gerekir.Moskeijaan astuttaessa jalkineet on riisuttava.
Günümüze kadar ayakta kalan tek Asklepion Bergama’dakidir.Maria Montazami on ainoa, joka on tähän mennessä pysynyt sarjassa mukana.
1871 yılına kadar ayakta kalmıştır.Hän pysyi virassa vuoteen 1878 asti.
1939 Erzincan depreminde köy çok büyük hasar görmüş ve 60 evden sadece 5 ev ayakta kalabilmiştir.Vuonna 2005 sykloni teki pahaa tuhoa saarella, ja vain 10 taloa säilyi ehjänä.
Şapel ise 19. yüzyıl sonuna kadar ayakta kalmıştır.Chappe-lennätin pysyi käytössä 1800-luvun puoleen väliin saakka.
Laura ise sakinleştirici ilaçlarla ayakta durabilmektedir.Tuolloin hän käytti myös rauhoittavia lääkkeitä.
Dördüncü çağa kadar ayakta kalmıştır.Suurmäessä hän sijoittui neljänneksi.
Yaz aylarında gurbetçilerin getirdiği kaynak sayesinde ilçe ayakta durmaktadır.Kylällä edelleen kesäaikaan lipotaan Perämerestä lähtöisin olevia siikoja.
Bu kolonların büyük bir kısmı hala ayakta durmaktadır.Osa tästä joukosta päätti jäädä paikoilleen.
Ancak devlet sadece 1 sene ayakta kalabildi.Valtio oli olemassa kuitenkin vain alle vuoden ajan.
Ayakta duran figürlerde, vücut ağırlığı iki bacağa eşit olarak dağıtılır.Kaikissa viidessä (kuudessa) asennossa seistään vartalon paino tasaisesti molemmilla jaloilla.
Bütün bunlara karşın‚ takımı ayakta tutabilmenin külfeti giderek artıyordu.Kappale kokonaisuudessaan kuului: »Kansainvälisen moninkeskeisen systeemin ylläpitäminen käy yhä vaikeammaksi.
Parterdeki izleyiciler gösteriyi ayakta izler.Kylän väki on saapunut seuraamaan näytöstä.
Arka Ayak: Ön ayaktan hafifçe daha uzundur.Jalan takakynsi on hyvin pitkä.
Üçüncü Duma, 5 yıllık döneminin sonuna kadar ayakta kalmış tek meclistir.Η τρίτη Δούμα ήταν η μόνη που κατάφερε να διαρκέσει μέχρι το τέλος της 5ετούς θητείας της.
Bunların çoğu günümüzde de ayakta kalmıştır.Πολλά απ' αυτά σώζονται ακόμη και σήμερα.
Diğer âşık da aynı ayakta dört sözcük söylemek zorundadır.Η λέξη για το 4 είναι επίσης η λέξη για το χέρι σε σχέση με τα τέσσερα δάχτυλα.
Bina günümüzde ayakta değildir.Το κτίριο δεν σώζεται σήμερα.
Tarihi şehir merkezi hâlâ ayaktadır.Το ιστορικό κέντρο της πόλης είναι μεσαιωνικό.
İsrail Krallığı'nın kalıntıları iki yüzyıl daha ayakta kaldı.Η Βασιλική έμεινε ανέπαφη για δύο αιώνες.
Dalları gökyüzünü ayakta tutar.Τα πέλματα ακουμπούν το έδαφος.
Güçlü olan ayakta kalabiliyor.Όποιος καταφέρνει να σταθεί όρθιος νικάει.
Bunun sebebi genetik hata ve çok ayakta durmak sayılabilir.Έτσι ήταν ικανός να διαπράξει σημαντικά σφάλματα και σοβαρά λανθασμένους υπολογισμούς.
Sankt-Peterburg, Rusya İmparatorluğunun zirvesi olarak ayakta duruyordu.Κατόπιν εγκαταστάθηκε στην Αγία Πετρούπολη της Ρωσικής Αυτοκρατορίας.
İçerideki masanın çevresinde SS askerleri ayakta bekliyorlardı.Στις εισόδους ήταν τοποθετημένη φρουρά από άνδρες των SS.
Günümüzde Uyvar Kalesinin çok küçük bir bölümü ayaktadır.Σήμερα σώζονται ελάχιστα υπολείμματα του κάστρου.
Toplam yedi ayaktan oluşur.Έχει ύψος συνολικά επτά μέτρων.
Eski bir yerleşim birimi olup, kemerli taş evleri evleri halen ayaktadır.Είναι ένα δασοσκέπαστο χωριό με πέτρινα σπίτια, και παλιές ερειπωμένες κατοικίες.