Ana içeriğe geç
Sözlük

ayakta ile cümle

ayakta kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
4.000 ayakta seyirci kapasitesi vardır.Має потужність 4 000 глядачів.
Ruslar Donetsk'i Ukraynalılara geri verdiğinde, orada ayakta kalmış tek bir bina olmayacak.Коли росіяни повернуть Донецьк українцям, там не залишиться жодного цілого будинку.
Bütün gün yorulmadan ayakta durabilirim.Я можу стояти весь день і не втомитися.
Ayakta: Pavlo Bereza-Kudrytsky, I. Крига, A. Avramenko-IriyСтоять: Павло Береза-Кудрицький, І. Крига, А. Авраменко-Ирій
Kale, günümüzde halen ayakta duran en kuzeydeki ortaçağ kalesidir.V současné době je nejsevernějším dosud stojícím středověkým hradem.
Günümüzde bu değirmenlerden sadece bir tanesi ayakta durmakta olup, diğerlerinin kalıntıları bile kalmamıştır.Každý týden vypadla jedna diva, dokud tam nezůstaly poslední tři.
Gibbs'in eserleri kendi başlarına ayakta kalacak kadar sağlamdır.Gibbons postavy navrhl tak, aby se snadno kreslily.
Bina günümüzde ayakta değildir.Jeho budova stojí dodnes.
11. yüzyıl Bizans bazilikasının kuzey duvarı halen Loo semtinde ayaktadır.Dodneška se v sočské části Loo dochovala severní zeď byzantské baziliky z 11. století.
Aktürbe Selçuklu zamanında inşa edilip günümüze kadar ayakta kalmayı başarmıştır.Automobilku postavil na nohy a úspěšně působí dodnes.
5. yüzyılın ilk yıllarına kadar ayakta kaldı.Jedná se o páté století prvního tisíciletí.
Kalenin bazı bölümleri kısmen ayaktadır.Jádro hradu je částečně zakonzervováno.
Köle ayakta veya diz çökmüş vaziyette olabilir.Oběti stály nebo klečely v příkopu.
Bunların çoğu bugün ayakta değildir.Většina z toho již dnes neexistuje.
Bugün tepenin kuzeydoğusunda bir hisarı içine alan kısım ayakta kalabilmiştir.Na severovýchodní straně ke skále přiléhala obdélná budova.
Her yıl Merkez'de 8000 hasta yatarak ve 16.000 ayakta tedavı ediliyor.To umožňuje ročně pomoci či vrátit zdraví 16 000 pacientům z celého světa.
Orijinal Star Trek serisinin parodisinde, SG-1 ekibi Enterprise'de ayakta gözüküyordu.V původním seriálu Star Trek je vždy k vidění u komunikačního pultu za kapitánovým křeslem.
(150.000 oturarak, 30.000 kişi ise ayakta.)Žije zde 15 000 lidí, s předměstími pak 30 000.
Ayak giyimi, ayakta giyilen giyeceklerdir.Punčochy jsou oděv, který se nosí na nohou.
Kale, MÖ 4. yüzyıla kadar ayakta kalmıştır.Klášterní zeď zůstávala dokonce až do 19. století dřevěnou.
Trablusşam Suriye'de kurulan Haçlı devletlerinden ayakta kalanlarından sonuncusu idi.Tripolské hrabství bylo posledním ze čtyř křižáckých států založených v Levantě po první křížové výpravě.
Şapel ise 19. yüzyıl sonuna kadar ayakta kalmıştır.Solnice byla v provozu až do konce 19. století.
Yüz, burun, el ve ayakta çıkar.Podání ruky, políbení, objetí, úklona.
Yeni soyluluksa toplumun sayesinde ayaktaydı.Pro přátelskou povahu byl populární ve společnosti.
Yine bu güreşte ayaktan tutmak da kafiyen yasaktır.Ti v něm naopak mají zakázáno hrát.
Ancak günümüzde su kemerinden sadece iki göz ayakta kalabilmiştir.V současnosti jsou naplněny vodou jen dva z nich.
Ben sabah giderdim ve Stuart çoraplı ayaklarıyla kapıyı açardı – tüm gece ayakta kalmıştı.Veneam acolo dimineața și Stuart răspundea la ușă în ciorapi - de parcă ar fi fost treaz toată noaptea.
İmparatorluk gücünün törensel merkezindedir ve Çin'in ayakta kalabilmiş en büyük ahşap yapısıdır.Este centrul ceremonial al puterii imperiale, și cea mai mare structură din lemn păstrată din China.
Öğle vakti filler ağaçlar altında dinlenir ve ayakta kestirebilirler.La prânz, elefanții se odihnesc sub copaci și pot adormi stând în picioare.
Bu kolonların büyük bir kısmı hala ayakta durmaktadır.Multe dintre aceste structuri încă stau în picioare.
Toplam yedi ayaktan oluşur.Este alcătuită din 7 strofe.
Ayakta iken filin kalbi dakikada 30 kere atar.Când stă în picioare, inima elefantului bate de aproximativ 30 de ori pe minut.
İnfazlar mahkumlar ayakta ya da otururlarken gerçekleşebilir.Execuțiile pot fi efectuate cu condamnatul stând în picioare sau așezat.
Bu hanın bazı kısımlar halen ayaktadır.Unele secțiuni ale zidului încă mai stau în picioare.
Günümzde bunlardan sadece 6 kule ayakta kalmıştır.Au rezistat până în zilele noastre două din cele șase turnuri.
Kargir binaların çok azı ayakta kalabilmiştir.Puține clădiri rămân neatinse.
Bu ev hala ayaktadır ve "Napolyon Evi" olarak ziyaretçilere açıktır.Astăzi, clădirea este numită "Casa Napoleon".
Günümüzde hala ayakta olan muazzam bir kliseye sahiptir.Ștefan cel Mare unde este și astăzi.
Çünkü sende yapılan mucizeler Sodomda yapılmış olsaydı, bugüne dek ayakta kalırdı.Problema este, dacă ei erau ostili, am fi știut până acum.
Fakat, Danyal Peygamber, onun önünde secde etmeksizin ayakta durdu.Profetul Ilie a suferit și el de pe urma prigoanei.
Bina günümüzde ayakta değildir.Clădirea nu mai există în prezent.
Diğer risk faktörleri arasında obezite, ayakta şişme ve yaşlılık sayılabilir.Alți factori de risc includ obezitatea, umflarea piciorului și vârsta înaintată.
Clifton Asma Köprüsü günümüzde hala ayaktadır ve üzerinden her yıl 4 milyon araç geçmektedir.ThePirateBay este un site de torrente ce primește peste 4 milioane de vizite zilnic.
Saçaklar ve balkon, payandalar tarafından sağlanan destekle ayakta durmaktadır.Corul și sala sunt sprijinite de contraforturi cu trepte.
İnsan figürü, ayakta durmakta ya da bir dizi üzerine oturmaktadır.Personajele sunt statice sau în mișcare, încadrate în peisaj, sau așezate pe etaje sugerând adâncimea.
Yalnızca bir dünya ayakta kalacak: ya onlarınki ya da bizimki...Csak egy világ élheti túl: az övék, vagy a miénk.
Fakat, Danyal Peygamber, onun önünde secde etmeksizin ayakta durdu.Később Ezékiel próféta Szidón ellen is jövendölt.
Bina günümüzde ayakta değildir.Az épület ma már nem áll.
Çünkü sende yapılan mucizeler Sodomda yapılmış olsaydı, bugüne dek ayakta kalırdı.Ha Szodomában történtek volna a nálatok történt csodák, mind a mai napig fennállna.
Türkiye'de Diyarbakır'da bir köprü o zamanlardan beri hâlâ ayaktadır..Egy híd Diyarbakirnál (Törökország) még mindig áll, emlékeztetve a régi időkre.
Ayakta en sık rastlanan doğumsal deformitelerden biridir ve ortalama her 1000 doğumda 1 görülür.A leggyakoribb fejlődési rendellenességek egyike; világszerte 1000 szülés közül 1-szer fordul elő.
(150.000 oturarak, 30.000 kişi ise ayakta.)(Volt amikor egyszerre 40 000 embert is.)
Bunların çoğu bugün ayakta değildir.Ezek többsége ma már nem működik.
Günümüzde, Kaiping'de yaklaşık 1,833 diaolou ayakta durmakta ve Taishan'da ise yaklaşık 500'ü ayaktadır.Az eredeti manga még most is fut hetente (vagy kéthetente) a Kodashán, és több, mint 485 kötete van.
Kontrol kulelerinden güneyde olanı bugün ayakta.A délnyugatra fekvő Kőröshegy felé a felszín emelkedik.
Dördüncü çağa kadar ayakta kalmıştır.4. század utolsó negyedéig tartott.
Roma kalesi 7. yüzyıla kadar ayakta kaldı.A római katolikus templom a 17. század óta maradt fenn.
Üçüncü Duma, 5 yıllık döneminin sonuna kadar ayakta kalmış tek meclistir.A harmadik, orsóhárfa típus csak az 5. század végéig szerepel vázafestményeken.
Ayakta durmanın namazın rükünlerinden olduğuna inanılır.A terület ősidőktől fogva az imádság helye.
Şehirde ayakta kalabilen tek hastane ise hizmet verebilmekten çok uzaktaydı.A házfelügyelőnek, aki a vihar ideje alatt a kórházban tartózkodott, alig sikerült megmenekülnie.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod