Ana içeriğe geç
Sözlük

ayakta ile cümle

ayakta kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
7
ORT. KELİME
Güçlü olan ayakta kalabiliyor.A bela senhora pôs-se de pé.
Parterdeki izleyiciler gösteriyi ayakta izler.Os fãs presentes no show assistiam tudo na praça em frente ao palco.
Piramitler dünyanın tek ayakta kalan yedi harikasından biridir.É a única das sete maravilhas do mundo antigo que permanece de pé.
Bazı kısımları bugün hala ayaktadır.Algumas delas estão em pé até hoje.
Duvarın önemli bir kısmı, özellikle orta bölümü, halen ayaktadır.Toch staat een groot deel van de muur nog overeind, vooral in het middengedeelte.
Bugün yalnız yarısı yıkık bir burcu ayaktadır.Vandaag de dag rest alleen nog een gerestaureerde zijvleugel.
Güçlükle ayakta duruyordu.Hij hield zich met moeite staande.
Kulesi hala ayaktadır.De toren is blijven staan.
Geriye kalan üç köprü ise hala ayakta durmakta.Er zijn nu nog drie bruggen in gebruik.
Ayakta kalan evler de yıkıldı.De nog aanwezige woningen werden afgebroken.
Roma kalesi 7. yüzyıla kadar ayakta kaldı.De Romeinse senaat bleef zelfs tot in de zevende eeuw doorvergaderen.
Bunun sebebi genetik hata ve çok ayakta durmak sayılabilir.Dat kan tot grote spanning en fouten leiden.
Atlar gibi zebralar da ayakta uyurlar.Paarden kunnen zowel staand als liggend slapen.
Bugün yalnızca, avlusunun giriş kapısı ayakta kalmıştır.Alleen de toegangspoort is blijven staan.
Günümüzde bu yel değirmenlerinin ancak yarısı ayakta kalabilmiştir.Tegenwoordig is nog maar de helft van de torenmuur over.
Bina günümüzde ayakta değildir.Het gebouw bestaat tegenwoordig niet meer.
Çoğu zaman keskin nişancı, hemen yanında ayakta duran bir asker tarafından bile görülemez.Men kent vaak niet eens de naam van degene, die langszij schiet.
Ortada iki kadın ve bir erkek ayakta durmaktadır.Daarboven staan een vrouw en een man hand in hand.
İnsan figürü, ayakta durmakta ya da bir dizi üzerine oturmaktadır.Bij het kabelskiën wordt er staande gestart, of zittend vanaf een helling.
Zoomer başarılı olamasa da Palm ayakta kalmayı başarmıştır.Palm wist de tussengelegegen ravelijn met succes te veroveren.
İşletim sistemini ayakta tutmaya yarar.Hierdoor kan het besturingssysteem crashen.
Ormanlık alandaki bölümü halen ayaktadır.Delen van de podiummuur staan nog overeind.
Bunların çoğu günümüzde de ayakta kalmıştır.Ook tegenwoordig laten Vlielanders deze ge- nog vaak weg.
Halen ayakta durmakta ama harap bir şekildedir.Ze leeft nog, maar verkeert in kritieke toestand.
Bu kolonların büyük bir kısmı hala ayakta durmaktadır.Een deel van de gebouwen staat nog steeds overeind.
Sözcük anlamı 'bir ağaç gibi ayakta durmak'tır.Het is te vergelijken met het gezegde "om een hoekje staan".
Sadece taşıyıcı bölümlerinden bir kısmı ayakta kalmıştır.Alleen de resten van de verkeerstoren zijn blijven staan.
Bunlardan sadece biri ayakta kalabilmiştir.Slechts een enkeling stak dan de hand op.
Dalları gökyüzünü ayakta tutar.De tekeningen worden de hemel ingeprezen.
Darıca ismini, günümüzde de bir burcu ayakta kalan Darıca Kalesi'nden almıştır.Zo heet het (voormalige) kerkhof van Vliedorp ook nu nog Ol Weem (oude weem).
Halen bu bina ayaktadır.Dat gebouw staat er nog steeds.
Eski minaresi ise ayakta kalmıştır.Alleen de minaret is nog over.
Kale, MÖ 4. yüzyıla kadar ayakta kalmıştır.Bannaventa bleef bewoond tot de 4e eeuw n.Chr.
Tek ayak deformitelerinde, söz konusu ayak diğer ayaktan daha küçük kalabilir.De voet zal anders geweest zijn en wellicht de staart korter.
Rıza Şah, İran'ın ancak bilinçli bir halka sahip olursa ayakta kalabileceğine inanıyordu.Slechts door pure mankracht had Iran zich staande kunnen houden.
Sofrada yer kalmadığı için ayakta yemek zorunda kaldım.Omdat er geen plek meer was aan tafel, moest ik staand eten.
Çünkü sende yapılan mucizeler Sodomda yapılmış olsaydı, bugüne dek ayakta kalırdı.Bo gdyby w Sodomie działy się cuda, które się w tobie dokonały, zostałaby aż do dnia dzisiejszego.
Bunların çoğu bugün ayakta değildir.Większość z nich nie przetrwała do dziś.
Ülkedeki ayakta duran en eski köprüdür.Jest to najstarszy zachowany do dziś most w kraju.
Dördüncü çağa kadar ayakta kalmıştır.Obecnie jest on promowany do sezonu czwartego.
Şehrin köprü ve katedralinin kubbesi yıkılmış olmasına rağmen Barok mimârî örnekleri ayakta kaldı.Chociaż uszkodzone zostały most oraz kopuła katedry, większość budynków architektury barokowej zachowała się.
Seyirci onu dakikalarca ayakta alkışlar.Siły opadały Błażejowi z minuty na minutę.
Laura ise sakinleştirici ilaçlarla ayakta durabilmektedir.Teofilina może znosić działanie uspokajające leku.
Ağaçlar Ayakta Ölür filmi yarışmanın başlamasından kısa süre sonra adaylıktan çekildi.Nagrodę otrzymała raz za rolę w filmie Po śmierci o nas zapomną.
1828 yılında yapılmasının ardından çok fazla ayakta kalmadı.Od budowy w 1828 r. nie był wcale przebudowywany.
Man Adası: Quocunque jeceris stabit (Latince, "Ne kadar hızlı fırlatsan da ayakta kalır.")Herb posiada dewizę "Quocunque Jeceris Stabit" ("gdziekolwiek mnie rzucisz, będę stał").
Şapel ise 19. yüzyıl sonuna kadar ayakta kalmıştır.Kasztel zamieszkiwany był do końca XVIII wieku.
Bina günümüzde ayakta değildir.Obecnie budynek nie jest zagospodarowany.
18,000 kişiliktir ve konserlerde 35,000 kişi ayakta durur.Stadion mieści prawie 18 000 miejsc, a podczas koncertów może pomieścić 35 000 osób.
Ama genelde bu orduları onları ayakta tutamaz.Podsadki zwykle nie posiadają tych łatek.
Sadece bir hamam ile birkaç ahşap yapı ayakta kalabilmiştir.Zachowało się zaledwie parę drewnianych zabudowań.
Elemelerde sporcular havalı tüfekle, 10 metre mesafeden, ayakta, 40 atış yapar.Zawodnicy oddawali strzały w pozycji leżącej z odległości 50 m, po 40 strzałów.
İsrail Krallığı'nın kalıntıları iki yüzyıl daha ayakta kaldı.Osłabione królestwo Izraela przetrwać miało jeszcze dziesięć lat.
Halen bu bina ayaktadır.Budynek ten wciąż istnieje.
Büyüklüğü ve sağlam duruşuyla hala ayaktadır.Zachowany i utrzymany jest w dobrym stanie.
Geriye kalan üç köprü ise hala ayakta durmakta.Te trzy mosty stoją w odległości ok.
Toplam yedi ayaktan oluşur.Składa się z siedmiu strof czterowersowych.
4.000 ayakta seyirci kapasitesi vardır.Pojemność hali wynosi 4000 widzów.
Günümüzde bu mahsenlerin sadece 2 tanesi ayakta kalmış durumdadır.Do dnia dzisiejszego jedynie dwóch gospodarzy posiada jeszcze konie.
İkinci ayakta pilotlar sıralama turlarının tersine sıralanarak start alır.Piloci, z jednoczesnego lotnego startu, ścigają się po ustalonej trasie.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod