Aynanın önünde ayakta duruyordu.Elle se tenait debout devant le miroir.
Herkes ayakta.Tout le monde est debout.
Sofrada yer kalmadığı için ayakta yemek zorunda kaldım.Parce qu'il n'y avait plus de place à table, j'ai dû manger debout.
Rusya ayakta ve her zaman da ayakta kalacak.La Russie est et restera toujours debout.
Ayakta duramayacak kadar çok uykum var.J'ai tellement sommeil que je ne tiens pas debout.
Yalnızca bir dünya ayakta kalacak: ya onlarınki ya da bizimki...Un seul monde survivra : le leur, ou le nôtre.
Diğerlerindan biraz daha güçlü görünen bir tanesi kapıya tutunarak ayakta durabiliyordu.Un homme plus fort que les autres se tenait à la porte.
Bunlardan sadece biri ayakta kalabilmiştir.Un seul est resté debout.
Kulesi hala ayaktadır.Seule la tour reste debout.
Fakat sinagogların ayakta kalmasına izin verildi.Cependant, les synagogues sont autorisées à rester ouvertes.
Günümüzde, Kaiping'de yaklaşık 1,833 diaolou ayakta durmakta ve Taishan'da ise yaklaşık 500'ü ayaktadır.Il en reste 1 833 à Kaiping et environ 500 à Taishan.
Inuyama Kalesi, Edo döneminden önce inşa edilmiş 12 ayakta kalan Japon kalelerinden biridir.Le château d'Inuyama est l'un des 12 châteaux japonais datant de l'époque d'Edo encore debout.
Bu katedral halen ayaktadır.Seule la cathédrale reste debout.
Ayakta duran figürlerde, vücut ağırlığı iki bacağa eşit olarak dağıtılır.Bien que le pied gauche soit avancé, le poids de la figure est réparti de manière égale sur les deux pieds.
Ortada iki kadın ve bir erkek ayakta durmaktadır.Désormais il y a deux femmes et un homme à cette fonction.
Örneğin Lizbon’un ayakta kalan en eski mahallesi olan Alfama’nın adı Arapça "el-hamma" ‘dan gelmektedir.Le nom de l'Alfama, le quartier le plus ancien de Lisbonne, dérive de l'arabe al-hamma.
Bunlardan ayakta kalanları.Ceux qui restent.
Tiffany otururken ya da yan ayakta da olsa, grupla gerçekleştirmek için devam etti.Tiffany a continué à apparaitre avec le groupe, bien que ce soit assisse ou debout sur le côté.
150.000 haneden yaklaşık %5'i ayakta kalmayı başarabilmiştir.On a combattu à 150 % de nos possibilités.
Halen bu bina ayaktadır.Cet édifice est toujours en place.
Yeni soyluluksa toplumun sayesinde ayaktaydı.Elle est issue de la noblesse et côtoyait la haute société.
Dördüncü çağa kadar ayakta kalmıştır.Il le conserve jusqu'au terme de la quatrième étape.
Dişiler ayakta iken doğururlar.Les femelles donnent naissance debout.
Bu anıtını 1500 yıl ayakta kaldığını göstermektedir.Le cheval y est élevé depuis 1 500 ans.
Çok az da olsa dış yardımlarla ayakta durmaya çalışmaktadır.Il reçoit peu de soutien externe.
Bu eserler halâ ayakta durmaya çalışmaktadır.Celui-ci, tenta de se maintenir debout.
Parterdeki izleyiciler gösteriyi ayakta izler.Les habitants spectateurs du quartier ont participé in situ au spectacle.
Güçlükle ayakta duruyordu.Il avait des difficultés pour rester debout.
Bugün yalnızca, avlusunun giriş kapısı ayakta kalmıştır.Seule subsiste aujourd'hui la porte d'entrée ouvrant sur le corridor.
Sankt-Peterburg, Rusya İmparatorluğunun zirvesi olarak ayakta duruyordu.Saint-Pétersbourg a été durant longtemps le siège du pouvoir impérial russe.
Örnek: Adam ayakta duramayacak denli yaşlı ve hasta.Exemple : Il est si malade qu’il ne peut pas se lever.
4.000 ayakta seyirci kapasitesi vardır.Il a une capacité de 4 000 spectateurs.
Bunun için ayakta duran taşlar dikilmeye başlandı.Il fallait de la pierre qui s'y prêtait.
Halen ayakta durmakta ama harap bir şekildedir.Il ne semble pas manger mais se montre très en forme.
Bu halk oylaması sonucu Birendra'nın Panchayat yönetim biçimi ayakta kalmıştır.D'une part, comment s'assurer que cette attitude mentale était bien celle de Pauling.
Diğer âşık da aynı ayakta dört sözcük söylemek zorundadır.Dans la seconde manche anglaise, prend quatre guichets de plus.
Yapı halen ayaktadır.Néanmoins la bâtisse tient toujours debout.
Geriye kalan üç köprü ise hala ayakta durmakta.Vieux pont Les trois arches restantes.
Asıl Kilise yıkılmış olup küçük bir bölümü ayaktadır.Véritable église basse, elle est flanquée de plusieurs chapelles.
Bunun sebebi genetik hata ve çok ayakta durmak sayılabilir.De ce fait, le risque d'erreur et de collision est fortement réduit.
Şu anda ayakta durmakta olan mevcut bina 1709 yılında tamamlanmıştır.Le gros œuvre de cet édifice est achevé en 1709 .
2 ayakta yapılan en iyi derece dikkate alınır.Le meilleur temps des deux séances est pris en compte.
Ayakta iken filin kalbi dakikada 30 kere atar.Pour les bourrées à trois temps, les pieds sont posés régulièrement, sur les trois temps de la mesure.
Bunların çoğu günümüzde de ayakta kalmıştır.Plusieurs d’entre eux subsistent encore de nos jours.
Kaya oyması kale halen ayaktadır.La trémie en béton toujours debout.
Her bir ayakta sadece iki parmak bulunur (çoğu kuşta dörder tanedir).De ses deux étages il ne reste que l'arcade inférieure.
Atlar gibi zebralar da ayakta uyurlar.On y voit des cadavres gésir, ainsi que des chevaux agoniser.
İsrail Krallığı'nın kalıntıları iki yüzyıl daha ayakta kaldı.Le royaume de Koukou a duré pendant deux siècles.
O,tüm gece boyunca ayakta kalmaya alışık.Ella acostumbra quedarse despierta toda la noche.
Herkes ayakta.Todo el mundo está de pie.
Ayakta uyuyorum.Yo duermo de pie.
Uykum var çünkü tüm gece sınava çalışmak için ayaktaydım.Tengo sueño porque estuve levantado toda la noche estudiando para un examen.
Sinagoglarda insanlar genellikle ayakta dua ederler.En las sinagogas la gente suele rezar de pie.
Ben sabah giderdim ve Stuart çoraplı ayaklarıyla kapıyı açardı – tüm gece ayakta kalmıştı.Yo llegaba por la mañana y Stuart abría la puerta en calcetines —porque había estado despierto toda la noche—.
Bunlardan sadece biri ayakta kalabilmiştir.Solamente se levantó una de ellas.
Bu katedral halen ayaktadır.Sin embargo, la catedral se mantuvo en pie.
İmparatorluk gücünün törensel merkezindedir ve Çin'in ayakta kalabilmiş en büyük ahşap yapısıdır.Es el centro ceremonial del poder imperial y la mayor estructura de madera que se conserva en en China.
Günümüzde, Kaiping'de yaklaşık 1,833 diaolou ayakta durmakta ve Taishan'da ise yaklaşık 500'ü ayaktadır.Se conservan 1.833 en la zona de Kaiping y cerca de 500 en Taishan.
Diğer yarısı nesnenin ayakta duran görüntüsünü ABCD prizmasının her iki tarafında görür.La otra mitad ve una imagen erguida del sujeto reflejado desde dos lados del prisma ABCD.
Bu Tacikistan'daki ayakta kalan tek sinagogdu.Esta era la última sinagoga que quedaba en pie en Tayikistán.