Ana içeriğe geç
Sözlük

ayaklanma ile cümle

ayaklanma kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
9
ORT. KELİME
‹‹Sen bundan bir süre önce bir ayaklanma başlatıp dört bin tedhişçiyi çöle götüren Mısırlı değil misin?››האם אינך המצרי אשר לפני הימים האלה העיר מרד והוציא המדברה ארבעת אלפים אנשי דמים׃
‹‹Sen bundan bir süre önce bir ayaklanma başlatıp dört bin tedhişçiyi çöle götüren Mısırlı değil misin?››‎أفلست انت المصري الذي صنع قبل هذه الايام فتنة واخرج الى البرية اربعة الآلاف الرجل من القتلة‎.
‹‹Sen bundan bir süre önce bir ayaklanma başlatıp dört bin tedhişçiyi çöle götüren Mısırlı değil misin?››你 莫 非 是 從 前 作 亂 、 帶 領 四 千 兇 徒 、 往 曠 野 去 的 那 埃 及 人 麼
‹‹Sen bundan bir süre önce bir ayaklanma başlatıp dört bin tedhişçiyi çöle götüren Mısırlı değil misin?››你 莫非 是 從前作亂 、 帶領 四千 兇徒 、 往曠 野 去 的 那 埃及人 麼
Sonrasında işler gerginleşmeye devam etti. Ayaklanmalar baş gösterdi.Situatia continua sa fie tensionata au avut loc rascoale
The New York Times, Zapatista ayaklanmasına "Dünyanın ilk postmodern devrimi" diyor.New York Times nazývá zapatistické povstání první světovou postmoderní revolucí.
Toulon limanında ihtilalci hükümete karşı ayaklanmalar vardı.Během Vlády teroru v přístavu Toulon došlo k revoltě proti revoluční vládě.
Toulon limanında ihtilalci hükümete karşı ayaklanmalar vardı.Im Hafen von Toulon, gab es eine Revolte gegen die Revolutionäre Regierung.
Toulon limanında ihtilalci hükümete karşı ayaklanmalar vardı.Nel porto di Tolone, ci fu una rivolta contro il governo rivoluzionario.
Toulon limanında ihtilalci hükümete karşı ayaklanmalar vardı.No porto de Toulon, houve uma revolta contra o governo revolucionário.
Toulon limanında ihtilalci hükümete karşı ayaklanmalar vardı.툴롱(Toulon) 항구, 거기에서 혁명 정부에 반대하는 봉기가 일어났습니다
Toulon limanında ihtilalci hükümete karşı ayaklanmalar vardı.W mieście portowym Tulonie, wybuchło powstanie przeciwko rewolucyjnemu rządowi.
Toulon limanında ihtilalci hükümete karşı ayaklanmalar vardı.В пристанищния град Тулон въстават срещу революционното правителство.
Toulon limanında ihtilalci hükümete karşı ayaklanmalar vardı.У порту Тулон був бунт проти революційного уряду.
Toulon limanında ihtilalci hükümete karşı ayaklanmalar vardı.و في ميناء "تولون" كان هناك تمرد ضد الحكومة ثورية.
Toulon limanında ihtilalci hükümete karşı ayaklanmalar vardı.反乱が起こった。 けどそれは、ある1人の野心的な砲兵大尉の働きによって
Ülkenin hertarafında ayaklanmaları duyardınız.Asi jste slyšeli o nepokojích v celé zemi.
Ülkenin hertarafında ayaklanmaları duyardınız.Auzeai despre rebeliuni în toată țara.
Ülkenin hertarafında ayaklanmaları duyardınız.In het hele land waren er rellen.
Ülkenin hertarafında ayaklanmaları duyardınız.전국에 걸친 폭동에 대해 들어 보셨을 겁니다.
Ülkenin hertarafında ayaklanmaları duyardınız.Man hörte aus dem ganzen Land von Aufständen.
Ülkenin hertarafında ayaklanmaları duyardınız.Si sentiva di rivolte in tutto il paese.
Ülkenin hertarafında ayaklanmaları duyardınız.Słyszałeś o zamieszkach w całym kraju.
Ülkenin hertarafında ayaklanmaları duyardınız.Ustedes escucharon sobre disturbios por todo el territorio.
Ülkenin hertarafında ayaklanmaları duyardınız.Vous aviez des émeutes dans tout le pays.
Ülkenin hertarafında ayaklanmaları duyardınız.Происходили массовые беспорядки по всей стране.
Ülkenin hertarafında ayaklanmaları duyardınız.Чуваше се за размирици из цялата страна.
Ülkenin hertarafında ayaklanmaları duyardınız.שמעתם על פרעות בכל רחבי הארץ.
Ülkenin hertarafında ayaklanmaları duyardınız.لقد سمعتم عن المشاغبات في جميع انحاء الارض
Ülkenin hertarafında ayaklanmaları duyardınız.ボビー・ケネディはインディアナポリスの中心部に メッセージを届ける予定でした
Varţova Getto Ayaklanmalarýna katýlan Yahudilerin,lipsește voința de a rezista.
Ve ben Episcopal Diocese (Piskoposluğa ait bölge) Piskoposu tarafından ayaklanmalar zamanında evlat edinildim.És befogadott az episzkopális egyházmegye püspöke a zavargások alatt.
Ve ben Episcopal Diocese (Piskoposluğa ait bölge) Piskoposu tarafından ayaklanmalar zamanında evlat edinildim.E sono stato adottato dal Vescovo della Diocesi Episcopale durante i disordini.
Ve ben Episcopal Diocese (Piskoposluğa ait bölge) Piskoposu tarafından ayaklanmalar zamanında evlat edinildim.Ich wurde adoptiert vom Bischof der Episcopal Diocese währen der Aufstände.
Ve ben Episcopal Diocese (Piskoposluğa ait bölge) Piskoposu tarafından ayaklanmalar zamanında evlat edinildim.Ik werd geadopteerd door de Bisschop van het Episcopale Bisdom tijdens de rellen.
Ve ben Episcopal Diocese (Piskoposluğa ait bölge) Piskoposu tarafından ayaklanmalar zamanında evlat edinildim.J'ai été adopté par l'évêque du diocèse épiscopal pendant les émeutes.
Ve ben Episcopal Diocese (Piskoposluğa ait bölge) Piskoposu tarafından ayaklanmalar zamanında evlat edinildim.Ja zaś zostałem adoptowany przez biskupa diecezji episkopalnej podczas zamieszek.
Ve ben Episcopal Diocese (Piskoposluğa ait bölge) Piskoposu tarafından ayaklanmalar zamanında evlat edinildim.천주교 주교님께서 폭동이 났을 때, 저를 양자로 삼으시고는
Ve ben Episcopal Diocese (Piskoposluğa ait bölge) Piskoposu tarafından ayaklanmalar zamanında evlat edinildim.Şi am fost adoptat de către Episcopul de la Dioceza Episcopală în timpul manifestărilor.
Ve ben Episcopal Diocese (Piskoposluğa ait bölge) Piskoposu tarafından ayaklanmalar zamanında evlat edinildim.Y fui adoptado por el Obispo de la Diócesis Episcopal durante los disturbios.
Ve ben Episcopal Diocese (Piskoposluğa ait bölge) Piskoposu tarafından ayaklanmalar zamanında evlat edinildim.Меня приютил настоятель епископальной епархии во время массовых беспорядков, и он пожертвовал дом.
Ve ben Episcopal Diocese (Piskoposluğa ait bölge) Piskoposu tarafından ayaklanmalar zamanında evlat edinildim.אני אומצתי על ידי הבישוף של הכנסיה האפיסקופלית במשך המהומות.
Ve ben Episcopal Diocese (Piskoposluğa ait bölge) Piskoposu tarafından ayaklanmalar zamanında evlat edinildim.وقد تبناني اسقف الكنيسة الابرشية خلال اعمال الشغب.
Ve ben Episcopal Diocese (Piskoposluğa ait bölge) Piskoposu tarafından ayaklanmalar zamanında evlat edinildim.米国聖公会主教に引き取られ 彼が長屋を寄付してくれたので 私はその長屋で
Ve ben ikisine de gittim -- iki ırk ayaklanması, birincisi Los Angeles ayaklanmasıydı.Entonces fui a ambos -- dos disturbios de este tipo, uno de ellos era el disturbio de Los Ángeles.
Ve ben ikisine de gittim -- iki ırk ayaklanması, birincisi Los Angeles ayaklanmasıydı.Ik bezocht er twee -- twee rassenrellen, een was in Los Angeles.
Ve ben ikisine de gittim -- iki ırk ayaklanması, birincisi Los Angeles ayaklanmasıydı.그리고 우리는 두 가지 - 두가지 인종 폭동 들로 가게 되었죠. 하나는 로스엔젤레스 폭동이였고, 그리고 그 다음건그것으로부터 온 것이죠.
Ve ben ikisine de gittim -- iki ırk ayaklanması, birincisi Los Angeles ayaklanmasıydı.Quindi sono andata a due di queste -- due sommosse, una di queste era quella di Los Angeles.
Ve ben ikisine de gittim -- iki ırk ayaklanması, birincisi Los Angeles ayaklanmasıydı.И я побывала на обоих -- на двух уличных протестах, один из которых был Лос-Анжелесским бунтом.
Ve ben ikisine de gittim -- iki ırk ayaklanması, birincisi Los Angeles ayaklanmasıydı.כך יצא שהייתי בשתי מהומות על רקע גזע, אחת מהן היתה בלוס אנג'לס, והקטע הבא הוא מתוכה.
Ve ben ikisine de gittim -- iki ırk ayaklanması, birincisi Los Angeles ayaklanmasıydı.وإذًا قمت بتقديم اضطرابيين عرقيين احدهما كان أضطراب لوس انجلس, والمقطوعة القادمة ستكون منه
Ve ben ikisine de gittim -- iki ırk ayaklanması, birincisi Los Angeles ayaklanmasıydı.その一つがロスアンゼルス暴動でした これから演じるキャラクターは そこでのインタビューを元にしたものです
Ve bu ayaklanmalarda ve rastgele infazlarda 1,400'den fazla kişiyi öldürdüler.그리고 이 폭동, 이 제멋대로인 처형과 살해는 결국 그들이 1400명이 넘는 사람을 죽이고 나서야 끝이 났습니다
Ve bu ayaklanmalarda ve rastgele infazlarda 1,400'den fazla kişiyi öldürdüler.A během těchto bouří, poprav a vraždění, zemře přes 1 400 lidí.
Ve bu ayaklanmalarda ve rastgele infazlarda 1,400'den fazla kişiyi öldürdüler.Ainsi, vous voyez, les choses empiraient. Le roi est emprisonné mais il ne va pas être emprisonné longtemps
Ve bu ayaklanmalarda ve rastgele infazlarda 1,400'den fazla kişiyi öldürdüler.W tych zamieszkach, w tych arbitralnych egzekucjach i mordach, oni w końcu zabili ponad 1,400 osób.
Ve bu ayaklanmalarda ve rastgele infazlarda 1,400'den fazla kişiyi öldürdüler.В тези бунтове, тези произволни екзекуции те всъщност избиват 1400 души.
Ve bu ayaklanmalarda ve rastgele infazlarda 1,400'den fazla kişiyi öldürdüler.В цих заворушеннях, в цих довільних стратах і вбивствах, в кінці кінців було вбито більше 1400 чоловік.
Ve bu ayaklanmalarda ve rastgele infazlarda 1,400'den fazla kişiyi öldürdüler.وفي خضم أعمال الشغب هذه والإعدامات التعسفية قتلت العصابات مايفوق 1400 شخص
Ve bu ayaklanmalarda ve rastgele infazlarda 1,400'den fazla kişiyi öldürdüler.最終的には、1,400人もの人たちが 殺されてしまうことになる。 当時の1,400人だから、相当の人数の処刑だ。
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod