Paris'te Kralcı ayaklanması.I conservatori in rivolta a Parigi.
Paris'te Kralcı ayaklanması.Levante monarquista em Paris.
Paris'te Kralcı ayaklanması.Monarchisti povstali v Paríži.
Paris'te Kralcı ayaklanması.Révolte royaliste à Paris.
Paris'te Kralcı ayaklanması.Royalistické povstání v Paříži.
Paris'te Kralcı ayaklanması. Ve, Tuileries'e hücum ettiler.levantamiento de los monárquicos en París. irrumpieron en las Tullerías.
Paris'te Kralcı ayaklanması.Роялисткото въстание в Париж.
Paris'te Kralcı ayaklanması.Роялисты восстали в Париже.
Paris'te Kralcı ayaklanması.انتفاضة الملكيين في باريس.
Paris'te Kralcı ayaklanması.そして、彼らはチュイルリー宮殿を襲撃した。
Paris'te Kralcı bir ayaklanmayla karşı karşıya kaldınız.왕정주의자들은 파리에서 봉기를 일으켰습니다
Paris'te Kralcı bir ayaklanmayla karşı karşıya kaldınız.حدثت انتفاضة الملكيين في باريس.
Paris'te Kralcı bir ayaklanmayla karşı karşıya kaldınız.王党派がパリで暴動をおこした。
Paris'te öğrenci ayaklanması,파리에서 5월 혁명이 있었고,
Paris'te öğrenci ayaklanması,le rivolte studentesche a Parigi,
Paris'te öğrenci ayaklanması,les émeutes étudiantes à Paris,
Paris'te öğrenci ayaklanması, Vietnam Savaşının doruğu gibi olaylar...las revueltas estudiantiles en París, el punto álgido de la Guerra de Vietnam.
Paris'te öğrenci ayaklanması, Vietnam Savaşının doruğu gibi olaylar...Vietnamkriget var i full färd.
Paris'te öğrenci ayaklanması,מהומות הסטודנטים בפריס
Paris'te öğrenci ayaklanması,أعمال شغب طلاب الجامعات في باريس
Paris'te öğrenci ayaklanması,ベトナム戦争の真っ最中でした
Popüler ayaklanmayı durduramayınca Mısır Polis kuvvetleri 28 Ocak'da sokaklardan çekildilerEl 28 de enero, la policía egipcia -incapaz de reprimir la revuelta popular- fue retirada de las calles.
Popüler ayaklanmayı durduramayınca Mısır Polis kuvvetleri 28 Ocak'da sokaklardan çekildilerLe 28 janvier 2011, la police égyptienne, incapable de réprimer la révolte, se retire.
Popüler ayaklanmayı durduramayınca Mısır Polis kuvvetleri 28 Ocak'da sokaklardan çekildilerيوم ٢٨ يناير، عجزت أجهزة الأمن في مصر من إجهاض ثورة الشعب فسحبها النظام من العاصمة والمدن المصرية
-PR departman grubu ve benzer şirketler halkın ayaklanmasını bastırmak için çok uğraşıyorlar.De groep PR en andere bedrijven doen hun best om de publieke mening uit te roeien.
-PR departman grubu ve benzer şirketler halkın ayaklanmasını bastırmak için çok uğraşıyorlar.Departamentul PR al grupului si alte companii incerca din rasputeri sa linisteasca opinia publica
-PR departman grubu ve benzer şirketler halkın ayaklanmasını bastırmak için çok uğraşıyorlar.Die PR Abteilung der Gruppe versucht ihr bestes um die öffentliche Meinung zu unterdrücken,
-PR departman grubu ve benzer şirketler halkın ayaklanmasını bastırmak için çok uğraşıyorlar.지금 그룹홍보실과 관련업체들이 총력을 기울여 여론을 진화하고 있습니다
-PR departman grubu ve benzer şirketler halkın ayaklanmasını bastırmak için çok uğraşıyorlar.Le Groupe PR et ses fillières font leur maximum pour faire cesser l'opinion publique...
-PR departman grubu ve benzer şirketler halkın ayaklanmasını bastırmak için çok uğraşıyorlar.Naši mluvčí a spřízněné společnosti se snaží co nejvíce uhasit veřejné mínění.
-PR departman grubu ve benzer şirketler halkın ayaklanmasını bastırmak için çok uğraşıyorlar.Oddelenie pre styk s verejnosťou robí čo môže, aby umlčalo verejnú mienku.
-PR departman grubu ve benzer şirketler halkın ayaklanmasını bastırmak için çok uğraşıyorlar.PR departementet och besläktade företag försöker sitt bästa för att förgöra den allmänna åsikten
-PR departman grubu ve benzer şirketler halkın ayaklanmasını bastırmak için çok uğraşıyorlar.PR grupperne og de andre firmaer prøver at dæmpe denne offentlige mening.
-PR departman grubu ve benzer şirketler halkın ayaklanmasını bastırmak için çok uğraşıyorlar.PR oddelek družbe in sorodna podjetja se trudijo pogasiti mnenja ljudstva.
-PR departman grubu ve benzer şirketler halkın ayaklanmasını bastırmak için çok uğraşıyorlar.PR групата и Подобните компании дават най-доброто от себе си.....
-PR departman grubu ve benzer şirketler halkın ayaklanmasını bastırmak için çok uğraşıyorlar.Tiedotusosasto yrittää parhaansa mukaan saada julkisen tilanteen rauhoitettua.
-PR departman grubu ve benzer şirketler halkın ayaklanmasını bastırmak için çok uğraşıyorlar.Το τμήμα Δημοσίων Σχέσεων προσπαθεί να αποσιωποιήσει το γεγονός.
-PR departman grubu ve benzer şirketler halkın ayaklanmasını bastırmak için çok uğraşıyorlar.Сейчас пиар-команда усердно работает с прессой...
-PR departman grubu ve benzer şirketler halkın ayaklanmasını bastırmak için çok uğraşıyorlar.אני מצטער גברתי .
-PR departman grubu ve benzer şirketler halkın ayaklanmasını bastırmak için çok uğraşıyorlar.قسم العلاقات العامه والاقسام التابعه لها تبذل اقصى مجهودها لتهدئة الرأئ العام
-PR departman grubu ve benzer şirketler halkın ayaklanmasını bastırmak için çok uğraşıyorlar.取り静める? これは取り静めるなのかしら?
Resmi olarak Kuzey, ve aynı zamanda, Güney içinde meydana gelmekte olan ayaklanma.El norte y la insurrección que estaba teniendo lugar en el sur.
Resmi olarak Kuzey, ve aynı zamanda, Güney içinde meydana gelmekte olan ayaklanma.공식적으로는 북베트남과 그리고 베트콩이라 부르는 남베트남 반란군과 싸워야 했다.
Resmi olarak Kuzey, ve aynı zamanda, Güney içinde meydana gelmekte olan ayaklanma.Oficiálně proti severu a také s tímto povstáním, ke kterému došlo na jihu. Po celou dobu
Resmi olarak Kuzey, ve aynı zamanda, Güney içinde meydana gelmekte olan ayaklanma.O norte, oficialmente, e também esta insurreição que estava ocorrendo no Sul.
Resmi olarak Kuzey, ve aynı zamanda, Güney içinde meydana gelmekte olan ayaklanma.Południe musiało walczyć: Północ oraz powstanie na Południu.
Resmi olarak Kuzey, ve aynı zamanda, Güney içinde meydana gelmekte olan ayaklanma.Півночі та повстання, яке розгорталось на Півдні.
Resmi olarak Kuzey, ve aynı zamanda, Güney içinde meydana gelmekte olan ayaklanma.През цялото това време обаче от САЩ се надявали въпросният метеж да не успее.
Resmi olarak Kuzey, ve aynı zamanda, Güney içinde meydana gelmekte olan ayaklanma.そしてこの暴動も それは南の内で発生しました。 ので、全体の時間
Sadece Eastern Bölgesi değil. Bu ayaklanmalar, ve kuzey ve batıdaki sınır çatışmaları.Kapinoita ja rajakahakoita on puhjennut pohjoisessa ja lännessäkin.
Sadece Eastern değil. Kuzey ve güneyde de ayaklanmalar ve sınır çatışmaları var.Kapinoita ja rajakahakoita on pohjoisessa ja lännessäkin.
"Seattle'da Mardi Gras Ayaklanmaları"."Disturbios en el carnaval de Seattle"
"Seattle'da Mardi Gras Ayaklanmaları"."Revolte de Mardi Gras în Seattle".
"Seattle'da Mardi Gras Ayaklanmaları"."Беспорядки Марди Гра в Сиэттле".
"Seattle'da Mardi Gras Ayaklanmaları".『殺された両親』
‹‹Sen bundan bir süre önce bir ayaklanma başlatıp dört bin tedhişçiyi çöle götüren Mısırlı değil misin?››Er du da ikke den egypter som for nogen tid siden gjorde oprør og førte de fire tusen mordere ut i ørkenen?
‹‹Sen bundan bir süre önce bir ayaklanma başlatıp dört bin tedhişçiyi çöle götüren Mısırlı değil misin?››그러면 네가 이전에 난을 일으켜 사천의 자객을 거느리고 광야로 가던 애굽인이 아니냐
‹‹Sen bundan bir süre önce bir ayaklanma başlatıp dört bin tedhişçiyi çöle götüren Mısırlı değil misin?››Não és porventura o egípcio que há poucos dias fez uma sedição e levou ao deserto os quatro mil sicários?
‹‹Sen bundan bir süre önce bir ayaklanma başlatıp dört bin tedhişçiyi çöle götüren Mısırlı değil misin?››Teda si ty nie ten Egypťan, ktorý nedávno pobúril a vyviedol na púšť tie štyri tisíce mužov zbojníkov?
‹‹Sen bundan bir süre önce bir ayaklanma başlatıp dört bin tedhişçiyi çöle götüren Mısırlı değil misin?››Чи не ти єси Єгиптянин, що перед сими днями зробив бунт та вивів у пустиню чотири тисячі народу розбишацького?