Ki bu ayaklanmalar daha sonra bastırılacak.Ti jsou následně utišení.
Ki bu ayaklanmalar daha sonra bastırılacak.Und dann würden jene überwältigt werden.
Ki bu ayaklanmalar daha sonra bastırılacak.В результаті вони будуть пригніченими.
Ki bu ayaklanmalar daha sonra bastırılacak.وهؤلاء كانوا يخسرون
Ki bu ayaklanmalar daha sonra bastırılacak.そして、お互いの陣営で、対抗して策略をねった。
Kuzey ve güneyde de ayaklanmalar ve sınır çatışmaları var.Ci sono insurrezioni e scaramucce anche al Nord e all'Ovest.
Kuzey ve güneyde de ayaklanmalar ve sınır çatışmaları var.Der er også oprør og grænsestridigheder i nord og vest.
Kuzey ve güneyde de ayaklanmalar ve sınır çatışmaları var.Det är uppror och gränsstrider i norr och väst.
Kuzey ve güneyde de ayaklanmalar ve sınır çatışmaları var.Há insurreições e há conflitos na fronteira a norte e a oeste.
Kuzey ve güneyde de ayaklanmalar ve sınır çatışmaları var.Na północy i zachodzie też mamy zamieszki przygraniczne.
Kuzey ve güneyde de ayaklanmalar ve sınır çatışmaları var.También hay levantamientos y escaramuzas fronterizas en el norte y el oeste.
Kuzey ve güneyde de ayaklanmalar ve sınır çatışmaları var.Έχουμε ξεσηκωμούς και μάχες και βόρεια και δυτικά.
Kuzey ve güneyde de ayaklanmalar ve sınır çatışmaları var.На севере и на западе тоже восстания и стычки на границах.
Liore, her yerde ayaklanmalar. Felsefe Taşı.Liore, oprør, De Vises Sten ...
Liore, her yerde ayaklanmalar. Felsefe Taşı.Liore, uppror, De Vises Sten...
Liore, her yerde ayaklanmalar.Liore, insurreições em todo o lado.
Liore... her yerde ayaklanmalar...Liore... insurrezioni ovunque...
Liore... her yerde ayaklanmalar...Liore... Kapinointia kaikkialla...
Liore, her yerde ayaklanmalar.Liore, kapinoita kaikkialla.
Liore, her yerde ayaklanmalar.Liore, levantamientos por todas partes.
Liore... her yerde ayaklanmalar...Liore... levantamientos por todas partes...
Liore... her yerde ayaklanmalar...Liore. Oprør overalt ...
Liore, her yerde ayaklanmalar.Liore, powstania w całym kraju.
Liore... her yerde ayaklanmalar...Liore... revoltas por todo o lado...
Liore, her yerde ayaklanmalar.Liore, rivolte ovunque.
Liore... her yerde ayaklanmalar...Liore... Uppror överallt...
Liore... her yerde ayaklanmalar...Liore... Wszędzie powstania...
Liore, her yerde ayaklanmalar.Εξεγέρσεις παντού στη Λιόρ.
Liore... her yerde ayaklanmalar...Λιόρ... παντού ξεσηκωμοί...
Liore, her yerde ayaklanmalar.Лиоре, восстания повсюду.
Liore... her yerde ayaklanmalar...Лиоре... повсюду восстания...
Mecliste büyük çoğunlukta İslamcı gruplar yer almıştı, ayaklanmayı başlatan genç liberaller değil.Gli islamisti, e non i giovani liberali della rivoluzione, hanno vinto la maggioranza in Parlamento.
Mecliste büyük çoğunlukta İslamcı gruplar yer almıştı, ayaklanmayı başlatan genç liberaller değil.Islamiści, nie młodzi liberałowie, którzy doprowadzili do wybuchu rewolucji, zdobyli większość w parlamencie.
Mecliste büyük çoğunlukta İslamcı gruplar yer almıştı, ayaklanmayı başlatan genç liberaller değil.Islamisté, ne mladí liberálové, kteří zažehli revoluci, získali většinu v parlamentu.
Mecliste büyük çoğunlukta İslamcı gruplar yer almıştı, ayaklanmayı başlatan genç liberaller değil.Islamisten, nicht die jungen Liberalen, die die Revolution auslösten, haben nun die Mehrheit im Parlament.
Mecliste büyük çoğunlukta İslamcı gruplar yer almıştı, ayaklanmayı başlatan genç liberaller değil.Islamisten, niet de jonge liberalen die de revolutie begonnen, wonnen de meerderheid in het parlement.
Mecliste büyük çoğunlukta İslamcı gruplar yer almıştı, ayaklanmayı başlatan genç liberaller değil.Islamiştii, nu tinerii liberali care au pornit revoluţia, au câştigat majoritatea parlamentară.
Mecliste büyük çoğunlukta İslamcı gruplar yer almıştı, ayaklanmayı başlatan genç liberaller değil.Islamitas, não os jovens liberais que desencadearam a revolução, ganharam a maioria no Parlamento.
Mecliste büyük çoğunlukta İslamcı gruplar yer almıştı, ayaklanmayı başlatan genç liberaller değil.이슬람교도들이 국회의원의 대다수로 선출되었기 때문에 장래가 밝지 않다고 말하죠.
Mecliste büyük çoğunlukta İslamcı gruplar yer almıştı, ayaklanmayı başlatan genç liberaller değil.Los islamistas, no los jóvenes liberales que iniciaron la revolución, ganaron como mayoría en el parlamento.
Mecliste büyük çoğunlukta İslamcı gruplar yer almıştı, ayaklanmayı başlatan genç liberaller değil.Більшість місць у парламенті отримали ісламісти, а не молоді ліберали, що розпалили революцію.
Mecliste büyük çoğunlukta İslamcı gruplar yer almıştı, ayaklanmayı başlatan genç liberaller değil.Именно исламисты, а не молодые либералы, которые разожгли революцию, получили большинство в Парламенте.
Mecliste büyük çoğunlukta İslamcı gruplar yer almıştı, ayaklanmayı başlatan genç liberaller değil.Ислямистите, а не младите либерали, които започнаха революцията, спечелиха мнозинство в Парламента.
Mecliste büyük çoğunlukta İslamcı gruplar yer almıştı, ayaklanmayı başlatan genç liberaller değil.מוסלמים, לא הצעירים הליברלים שהציתו את המהפכה השיגו רוב בפרלמנט
Mecliste büyük çoğunlukta İslamcı gruplar yer almıştı, ayaklanmayı başlatan genç liberaller değil.الإسلاميون وليس الليبراليون الشباب الذين أشعلوا فتيل الثورة، فازوا بالأغلبية في البرلمان.
Mecliste büyük çoğunlukta İslamcı gruplar yer almıştı, ayaklanmayı başlatan genç liberaller değil.国会の過半数を獲得したからです 軍最高評議会は
Minnesota'daki Santee Siuları'nın ayaklanması 38 Siu erkeğinin asılmasıyla sonuçlandı;미네소타에서 발생한 산티 수 족의 반란은 38명의 수족 사람들을 교수형으로 죽이면서 끝났습니다.
Minnesota'daki Santee Siuları'nın ayaklanması 38 Siu erkeğinin asılmasıyla sonuçlandı;Un'insurrezione dei Santee Sioux nel Minnesota finì con l'impiccagione di 38 uomini Sioux:
Minnesota'daki Santee Siuları'nın ayaklanması 38 Siu erkeğinin asılmasıyla sonuçlandı;Un levantamiento de los sioux Santee en Minnesota termina con el ahorcamiento de 38 sioux,
Minnesota'daki Santee Siuları'nın ayaklanması 38 Siu erkeğinin asılmasıyla sonuçlandı;Un soulèvement de Sioux Santee dans le Minnesota se termine par la pendaison de 30 hommes sioux,
Minnesota'daki Santee Siuları'nın ayaklanması 38 Siu erkeğinin asılmasıyla sonuçlandı;מרד של שבטי הסו המזרחיים במינסוטה מסתיים בתלייתם של 38 אנשי סו,
Minnesota'daki Santee Siuları'nın ayaklanması 38 Siu erkeğinin asılmasıyla sonuçlandı;انتهت ثورة لـ "سانتي سو" في مينيسوتا بشنق 38 رجل من الـ "سو"
Minnesota'daki Santee Siuları'nın ayaklanması 38 Siu erkeğinin asılmasıyla sonuçlandı;スー族の38人が絞首刑にされます これは米国史上 最大の処刑です
Ortalama ev sonra yapıldı. 1800, şimdi onun 188,000 kilo hakkında ve ayaklanma, bir daha.Το μέσο σπίτι στη συνέχεια ήταν για 1800, τώρα το 188,000 κιλά και αυξάνεται, και πάλι.
Pakistan'daki kitle hareketleri demokratik ayaklanmalardan ziyade bir çeşit teokrasi şeklini talep ediyorlar.주로 반란이라기 보다는 신권주의를 표방하는 기관단체들에 의해 대변되어왔습니다
Pakistan'daki kitle hareketleri demokratik ayaklanmalardan ziyade bir çeşit teokrasi şeklini talep ediyorlar.בעיקר ע"י ארגונים שקוראים לסוג כלשהו של שלטון דת, ולא להתקוממות דמוקרטית.
Pakistan'daki kitle hareketleri demokratik ayaklanmalardan ziyade bir çeşit teokrasi şeklini talep ediyorlar.أساساً بواسطة منظمات تدْعى أنها تريد صورة من الحكم الديني ، بدلاً من ثورة الديمقراطية .
Pakistan'daki kitle hareketleri demokratik ayaklanmalardan ziyade bir çeşit teokrasi şeklini talep ediyorlar.主に神権政治を求める 組織によって起こりました なぜなら 政治的対立の前から
Paris'in her tarafında Kralcılar vardı. Ve sonra, 1795 Ekim'inde bir Kralcı ayaklanma çıktı.Haviam monarquista em Paris e de repente, em outubro de 1795, houve um levante monarquista.
Paris'te Kralcı ayaklanması.Der Aufstand der Royals in Paris.