Fakat Arap ayaklanmalarında olanlar, Mısır'da olanlar benim için özellikle rahatlatıcıydı.Dar ce s-a întâmplat în revoltele arabe şi ce s-a întâmplat în Egipt a fost catargic cu adevărat pentru mine.
Fakat Arap ayaklanmalarında olanlar, Mısır'da olanlar benim için özellikle rahatlatıcıydı.하지만 아랍의 반란과 이집트에서 일어난 것들은 제게 특별히 카타르시스를 느끼게 해주었습니다
Fakat Arap ayaklanmalarında olanlar, Mısır'da olanlar benim için özellikle rahatlatıcıydı.Lo ocurrido con las revueltas árabes y en especial en Egipto ha sido muy catártico para mí.
Fakat Arap ayaklanmalarında olanlar, Mısır'da olanlar benim için özellikle rahatlatıcıydı.Maar wat er gebeurde in de Arabische opstanden en in Egypte was bijzonder louterend voor mij.
Fakat Arap ayaklanmalarında olanlar, Mısır'da olanlar benim için özellikle rahatlatıcıydı.Mais ce qui s'est passé dans les soulèvements arabes et en Égypte a été particulièrement cathartique pour moi.
Fakat Arap ayaklanmalarında olanlar, Mısır'da olanlar benim için özellikle rahatlatıcıydı.Men det, der skete i de arabiske opstande og i Egypten var særdeles katartisk for mig.
Fakat Arap ayaklanmalarında olanlar, Mısır'da olanlar benim için özellikle rahatlatıcıydı.Men det som hände under arabvåren och det som hände i Egypten var särskilt renande för mig.
Fakat Arap ayaklanmalarında olanlar, Mısır'da olanlar benim için özellikle rahatlatıcıydı.Namun apa yang terjadi pada pemberontakan Arab dan yang terjadi di Mesir sangat emosional khususnya bagi saya.
Fakat Arap ayaklanmalarında olanlar, Mısır'da olanlar benim için özellikle rahatlatıcıydı.Nhưng điều đã xảy ra trong các cuộc nổi dậy ở Ả rập và điều đã xảy ra ở Ai Cập đặc biệt có tính thanh trừ.
Fakat Arap ayaklanmalarında olanlar, Mısır'da olanlar benim için özellikle rahatlatıcıydı.O que aconteceu nos levantamentos árabes e o que aconteceu no Egito para mim, foi especialmente catártico.
Fakat Arap ayaklanmalarında olanlar, Mısır'da olanlar benim için özellikle rahatlatıcıydı.Но что случилось в Арабских восстаниях и что случилось в Египте, было для меня неким катарсисом.
Fakat Arap ayaklanmalarında olanlar, Mısır'da olanlar benim için özellikle rahatlatıcıydı.אך מה שקרה בעולם הערבי ובמצרים היה במיוחד מזכך עבורי.
Fakat Arap ayaklanmalarında olanlar, Mısır'da olanlar benim için özellikle rahatlatıcıydı.لكن ما حدث في الثورات العربية وما حدث في مصر كان هو الدافع الحقيقى للحديث إليكم .
Fakat Arap ayaklanmalarında olanlar, Mısır'da olanlar benim için özellikle rahatlatıcıydı.特に私にとって清々しさを感じるものでした そこでは 指導者を解任するという
Fransa genelinde devrim karşıtı olanların düzenlediği ayaklanmalar sürüyor.Door heel Frankrijk heb je tegenopstanden, mensen die tegen de Revolutie zijn.
Fransa genelinde devrim karşıtı olanların düzenlediği ayaklanmalar sürüyor.In ganz Frankreich gibt es Gegenaufstände, Menschen, die die Revolution, die im Gange ist, nicht mögen.
Fransa genelinde devrim karşıtı olanların düzenlediği ayaklanmalar sürüyor.이 프랑스 전역에 반대하는 반란이 발생했습니다 진행되고 있는 혁명이 마음에 들지 않은 사람들의 짓이었습니다
Fransa genelinde devrim karşıtı olanların düzenlediği ayaklanmalar sürüyor.ktorí nechcú revolúciu.
Fransa genelinde devrim karşıtı olanların düzenlediği ayaklanmalar sürüyor.Ve Francii jsou protipovstání lidí, kterým se právě probíhající revoluce nelíbí.
Fransa genelinde devrim karşıtı olanların düzenlediği ayaklanmalar sürüyor.W całej Francji masz liczne kontra powstania, ludzi którym nie podoba się rewolucja
Fransa genelinde devrim karşıtı olanların düzenlediği ayaklanmalar sürüyor.По всій Франції були зустрічні заколоти, люди, які не хотіли щоб Революція відбувалася.
Fransa genelinde devrim karşıtı olanların düzenlediği ayaklanmalar sürüyor.وفي كل البلاد تواجدت مكافحات الشغب بعض الاشخاص لم ترق لهم الثوره الفرنسيه
Fransa genelinde devrim karşıtı olanların düzenlediği ayaklanmalar sürüyor.民衆によって、逆の反乱があったんだ。 けど、それらは抑圧された。
Gerçekten bulduğumuz Alfa Eğer gerçekten bunun hakkında kafa yorarsak, bu örgütsel ayaklanmanın yapısıdırAm aflat de fapt că Alfa, dacă stăm să ne gândim bine, reprezintă structura organizaţională a insurecţiei.
Gerçekten bulduğumuz Alfa Eğer gerçekten bunun hakkında kafa yorarsak, bu örgütsel ayaklanmanın yapısıdırA zistili sme, že alfa, ak sa nad tým zamyslíme, je organizačná štruktúra útokov.
Gerçekten bulduğumuz Alfa Eğer gerçekten bunun hakkında kafa yorarsak, bu örgütsel ayaklanmanın yapısıdırA zjistili jsme, že Alfa, pokud se na tím opravdu zamyslíme, je organizovaná struktura samotného povstání.
Gerçekten bulduğumuz Alfa Eğer gerçekten bunun hakkında kafa yorarsak, bu örgütsel ayaklanmanın yapısıdırAzt találtuk, hogy az alfa, ha meggondoljuk, a felkelés felépítésének a rendszerét írja le.
Gerçekten bulduğumuz Alfa Eğer gerçekten bunun hakkında kafa yorarsak, bu örgütsel ayaklanmanın yapısıdırCo się okazało, alfa, kiedy się jej przyjrzeć, to organizacyjna struktura partyzantki.
Gerçekten bulduğumuz Alfa Eğer gerçekten bunun hakkında kafa yorarsak, bu örgütsel ayaklanmanın yapısıdırDescobrimos que alpha, se pensarmos nisso, é a estrutura organizacional da insurreição.
Gerçekten bulduğumuz Alfa Eğer gerçekten bunun hakkında kafa yorarsak, bu örgütsel ayaklanmanın yapısıdırE abbiamo scoperto che Alfa a pensarci bene, é la struttura organizzativa degli insorti.
Gerçekten bulduğumuz Alfa Eğer gerçekten bunun hakkında kafa yorarsak, bu örgütsel ayaklanmanın yapısıdırOg hvad vi fandt var at alfa, hvis vi tænker os om, er den organisatoriske struktur af oprøret.
Gerçekten bulduğumuz Alfa Eğer gerçekten bunun hakkında kafa yorarsak, bu örgütsel ayaklanmanın yapısıdırWe ontdekten dat Alfa, als je er goed over nadenkt, de organisatiestructuur van de opstand is.
Gerçekten bulduğumuz Alfa Eğer gerçekten bunun hakkında kafa yorarsak, bu örgütsel ayaklanmanın yapısıdırΚαι αυτό που πραγματικά βρήκαμε ήταν πως το άλφα, αν το σκεφτούμε, είναι η οργανωτική δομή της ανταρσίας.
Gerçekten bulduğumuz Alfa Eğer gerçekten bunun hakkında kafa yorarsak, bu örgütsel ayaklanmanın yapısıdırИ мы поняли, что Альфа, если задуматься о ней, — это степень организованности мятежников.
Gerçekten bulduğumuz Alfa Eğer gerçekten bunun hakkında kafa yorarsak, bu örgütsel ayaklanmanın yapısıdırТова което открихме беше, че Алфа ако наистина се замислим, е организационната структура на бунтовниците.
Guo'nun online boxer ayaklanması ünlü hayranlığı sendromuna ayna tuttu.As brigas online contra e a favor de Guo refletem a síndrome da adoração das celebridades.
Guo'nun online boxer ayaklanması ünlü hayranlığı sendromuna ayna tuttu.El alboroto bóxer de Guo en línea ha reflejado un síndrome de adoración de celebridad.
Hapse atılmadılar, ve bu da ayaklanmalara neden oldu.Ale nie poszli. Więc doszło do zamieszek.
Hapse atılmadılar, ve bu da ayaklanmalara neden oldu.Ce ne fut pas le cas, et donc il y a eu des émeutes.
Hapse atılmadılar, ve bu da ayaklanmalara neden oldu.Dar nu s-a întâmplat, așa că au fost revolte.
Hapse atılmadılar, ve bu da ayaklanmalara neden oldu.Dat was niet zo, en toen waren er rellen.
Hapse atılmadılar, ve bu da ayaklanmalara neden oldu.그들은 그러지 않았고, 그 폭동들도 그러지 않았죠.
Hapse atılmadılar, ve bu da ayaklanmalara neden oldu.Ma non è andata così, per cui si è arrivati alla rivolta.
Hapse atılmadılar, ve bu da ayaklanmalara neden oldu.Pero no lo hicieron, y de ahí los disturbios .
Hapse atılmadılar, ve bu da ayaklanmalara neden oldu.Не отидоха, затова имаше размирици.
Hapse atılmadılar, ve bu da ayaklanmalara neden oldu.Но они не получили, и начались беспорядки.
Hapse atılmadılar, ve bu da ayaklanmalara neden oldu.הם לא הלכו, ולכן היו מהומות.
Hapse atılmadılar, ve bu da ayaklanmalara neden oldu.لكنهم لم يسجنوا, فحدث الإضطراب
Hapse atılmadılar, ve bu da ayaklanmalara neden oldu.お忘れかもしれませんが ブッシュ大統領の指示でーー
Hemen güneydeki ayaklanmayı gözardı etmeyelim. Belucistan.Non dimentichiamoci i ribelli appena più a sud, nel Belucistan.
Hemen güneydeki ayaklanmayı gözardı etmeyelim. Belucistan.Не следует также забывать волнения чуть южнее, в Балочистане.
Hemen güneydeki ayaklanmayı gözardı etmeyelim.Chúng ta không nên thờ ơ với sự nổi dậy về phía nam.
Hemen güneydeki ayaklanmayı gözardı etmeyelim.이곳 남쪽 반군도 등한시되어서는 안됩니다.
Hemen güneydeki ayaklanmayı gözardı etmeyelim.Laten we niet voorbijgaan aan de opstand in het zuiden.
Hemen güneydeki ayaklanmayı gözardı etmeyelim.Ne hanyagoljuk el a felkeléseket délre,
Hemen güneydeki ayaklanmayı gözardı etmeyelim.Ne négligeons pas la révolte juste au Sud.
Hemen güneydeki ayaklanmayı gözardı etmeyelim.Nie ignorujmy powstań tuż obok na południu.
Hemen güneydeki ayaklanmayı gözardı etmeyelim.No descuidemos a la insurgencia del sur.
Hemen güneydeki ayaklanmayı gözardı etmeyelim.Pemberontakan yang terjadi tidak hanya di selatan saja.
Hemen güneydeki ayaklanmayı gözardı etmeyelim.Să nu neglijăm insurecția armată din sud.