Bu Dijital Roman Endonezya'daki 1998 Ayaklanmalarında Çinlilere Karşı Gösterilen Etnik Şiddeti AnlatıyorLa violence de 1998 envers les Indonésiens chinois racontée en images
Bu Dijital Roman Endonezya'daki 1998 Ayaklanmalarında Çinlilere Karşı Gösterilen Etnik Şiddeti AnlatıyorNovela digital narra la violencia contra la etnia china en disturbios de 1998 en Indonesia
Bu Dijital Roman Endonezya'daki 1998 Ayaklanmalarında Çinlilere Karşı Gösterilen Etnik Şiddeti AnlatıyorRomance digital narra violência contra grupos étnicos chineses durante protestos de 1998 na Indonésia
Bu parça o ayaklanmadan alınmadır.И следующая роль оттуда.
Bu parça o ayaklanmadan alınmadır.Следващият откъс е от това.
Bu Orta Doğu'da stand-up komedisinin yükselişinin hikayesi -- stand-up ayaklanması diyebilirsiniz.Ez egy ébredés története, a stand-up ébredésének a Közel-Keleten - egy "stand-up felkelés", ha úgy tetszik.
Bu Orta Doğu'da stand-up komedisinin yükselişinin hikayesi -- stand-up ayaklanması diyebilirsiniz.Här är berättelsen om uppgången av ståuppen i Mellanöstern- -en ståupp-uppståndelse.
Bu Orta Doğu'da stand-up komedisinin yükselişinin hikayesi -- stand-up ayaklanması diyebilirsiniz.저는 중동에서의 스탠드업 코미디의 발생과 성장을 이야기할까 합니다 스탠드업(일어서)의 성장이죠.만약 원하신다면.
Bu Orta Doğu'da stand-up komedisinin yükselişinin hikayesi -- stand-up ayaklanması diyebilirsiniz.Questa è la storia dell'ascesa del cabaret nel Medio Oriente -- una rivolta del cabaret, se preferite.
Bu Orta Doğu'da stand-up komedisinin yükselişinin hikayesi -- stand-up ayaklanması diyebilirsiniz.זה הסיפור על העלייה של הסטנדאפ במזרח התיכון -- התקוממות סטנדאפ, אם תרצו.
Bu Orta Doğu'da stand-up komedisinin yükselişinin hikayesi -- stand-up ayaklanması diyebilirsiniz.ان هذه هي قصة تصاعد شعبية الكوميديا الارتجالية في الشرق الأوسط - انتفاضة الكوميديا، اذا جاز التعبير.
Bu Orta Doğu'da stand-up komedisinin yükselişinin hikayesi -- stand-up ayaklanması diyebilirsiniz.中東の一揆と言ってもいいでしょう ロンドンで作家兼著者として働いていて
Bu parça o ayaklanmadan alınmadır.E questo pezzo viene da lì.
Bu parça o ayaklanmadan alınmadır.Het volgende stuk komt daar uit.
Bu parça o ayaklanmadan alınmadır.Y el monólogo que sigue se inspira de esa experiencia.
Bütün bu zaman boyunca, Birleşik Devletler, bu ayaklanmanın başarıya ulaşmasını istemedi.Dus de hele tijd wilden de VS niet dat deze opstand succesvol zou zijn.
Bütün bu zaman boyunca, Birleşik Devletler, bu ayaklanmanın başarıya ulaşmasını istemedi.미국의 입장에서는 베트콩이라 불리우는 반란군이 남베트남을 접수하기를 바라지 않았다.
Bütün bu zaman boyunca, Birleşik Devletler, bu ayaklanmanın başarıya ulaşmasını istemedi.Przez ten cały czas Stany Zjednoczony nie chciały, by to powstanie doszło do skutku.
Bütün bu zaman boyunca, Birleşik Devletler, bu ayaklanmanın başarıya ulaşmasını istemedi.Toàn bộ thời gian này, Mỹ không muốn cuộc bạo động này thành công,
Bütün bu zaman boyunca, Birleşik Devletler, bu ayaklanmanın başarıya ulaşmasını istemedi.USA nechtěly, aby toto povstání uspělo.
Bütün bu zaman boyunca, Birleşik Devletler, bu ayaklanmanın başarıya ulaşmasını istemedi.米国では、成功するためにこの暴動は望んでいません。 彼らはすべてのベトナム共産主義者になることを望んでいません。
Bu yetkilendirme ayaklanmalardaki rolleri esirgenemez durumda olan kadınları da kapsar.Deze macht is ook van toepassing op vrouwen. wier rol tijdens de opstand niet onderschat kan worden.
Bu yetkilendirme ayaklanmalardaki rolleri esirgenemez durumda olan kadınları da kapsar.E este empoderamento também se aplica às mulheres, cujo papel nas revoltas não pode ser subestimado.
Bu yetkilendirme ayaklanmalardaki rolleri esirgenemez durumda olan kadınları da kapsar.아랍의 봄 혁명에는 많은 아랍 여자들이 참가했었는데 그들이 의사, 반체제 운동가,
Bu yetkilendirme ayaklanmalardaki rolleri esirgenemez durumda olan kadınları da kapsar.Şi această împuternicire se aplică şi femeilor, al căror rol în revolte nu poate fi subestimat.
Bu yetkilendirme ayaklanmalardaki rolleri esirgenemez durumda olan kadınları da kapsar.To nowo odkryte poczucie siły dotyczy również kobiet, których rola w rewolucji była ogromna.
Bu yetkilendirme ayaklanmalardaki rolleri esirgenemez durumda olan kadınları da kapsar.Toto zplnomocnění se týká také žen, jejichž role v povstáních nemůžeme podceňovat.
Bu yetkilendirme ayaklanmalardaki rolleri esirgenemez durumda olan kadınları da kapsar.Und diese Ermächtigung trifft auch auf Frauen zu, deren Rolle in den Revolten nicht unterschätzt werden darf.
Bu yetkilendirme ayaklanmalardaki rolleri esirgenemez durumda olan kadınları da kapsar.Và sự trao quyền này cũng áp dụng với phụ nữ, người mà vai trò trong cuộc nổi dậy không thể bị xem thường.
Bu yetkilendirme ayaklanmalardaki rolleri esirgenemez durumda olan kadınları da kapsar.Y esta conquista de poder también pertenece a las mujeres, cuyo rol en las revueltas no puede subestimarse.
Bu yetkilendirme ayaklanmalardaki rolleri esirgenemez durumda olan kadınları da kapsar.И это полномочие также распространяется на женщин, чья роль в этих восстаниях не должна быть недооценена.
Bu yetkilendirme ayaklanmalardaki rolleri esirgenemez durumda olan kadınları da kapsar.Розширилися права і можливості жінок, чию роль у повстаннях неможливо недооцінити.
Bu yetkilendirme ayaklanmalardaki rolleri esirgenemez durumda olan kadınları da kapsar.Тази овластяване имат и жените, чиято роля в тези възстания не може да бъде подценена.
Bu yetkilendirme ayaklanmalardaki rolleri esirgenemez durumda olan kadınları da kapsar.וההעצמה הזו מיוחסת גם לנשים שלא ניתן להפריז
Bu yetkilendirme ayaklanmalardaki rolleri esirgenemez durumda olan kadınları da kapsar.وهذا التمكين ينطبق أيضا على النساء، الذين دورهم في الثورات
Bu yetkilendirme ayaklanmalardaki rolleri esirgenemez durumda olan kadınları da kapsar.女性にも当てはまります 女性は革命の中で 大きな役割を担いました
Çok geçmeden ayaklanma tüm dogu bölgesine yayıldı.-ja kapinat levisivät koko Eastern-sektorille.
Çok geçmeden ayaklanma tüm dogu bölgesine yayıldı.-och snart spred sig upproren till hela Eastern.
Çok geçmeden ayaklanma tüm dogu bölgesine yayıldı.- og opstanden spredte sig til Eastern sektor.
Çok geçmeden ayaklanma tüm dogu bölgesine yayıldı.Σύντομα η επανάσταση εξαπλώθηκε στον τομέα του Ίστερν.
Eğer gerçekten bunun hakkında kafa yorarsak, bu örgütsel ayaklanmanın yapısıdır그 알파라는 것의 정체는 반란군의 조직적인 구조라는 것을 알 수 있지요.
Eğer gerçekten bunun hakkında kafa yorarsak, bu örgütsel ayaklanmanın yapısıdırאם באמת נחשוב על זה, היא המבנה האירגוני של ההתקוממות.
Eğer gerçekten bunun hakkında kafa yorarsak, bu örgütsel ayaklanmanın yapısıdırلو فكرنا جيدا، هي الهيكل التنظيمي الهيكل التنضيمي للحركات المتمردة
Eğer gerçekten bunun hakkında kafa yorarsak, bu örgütsel ayaklanmanın yapısıdır集団の構造である αは攻撃の規模の分布であり
Eğer Tunuslu bir meyve satıcısının umutsuzluk eylemi bu ayaklanmaları ateşlediyse튜니시아 과일 상인의 결사적인 행동이 혁명의 도화선에 불을 당겼다면
Eğer Tunuslu bir meyve satıcısının umutsuzluk eylemi bu ayaklanmaları ateşlediyseאם מוכר פירות טוניסאי שפעל מתוך ייאוש הצית את המהפיכות האלו
Eğer Tunuslu bir meyve satıcısının umutsuzluk eylemi bu ayaklanmaları ateşlediyseإذا كان عمل يائس من قبل بائع فواكه تونسي أشعل هذه الثورات،
Eğer Tunuslu bir meyve satıcısının umutsuzluk eylemi bu ayaklanmaları ateşlediyseチュニジア人の果物売りだとしたら 革命を煽ったのは アラブ人の実際の体験と
Ekim ten 1911 ne zaman ayaklanmalar yankee vadi oluştuğu bunlar bastırılmış olamazdı10월 ten 1911년 때 폭동은 양키 계곡을 발생한 그들은 억압하지 못했습니다
Ekim ten 1911 ne zaman ayaklanmalar yankee vadi oluştuğu bunlar bastırılmış olamazdıLjudje iz pištole in človek idej in ti dve vrsti je v gunmen sanje je zmeden
Ekim ten 1911 ne zaman ayaklanmalar yankee vadi oluştuğu bunlar bastırılmış olamazdıOktober 1019 sebelas ketika itu kerusuhan terjadi lembah yankee yang mereka tidak bisa ditekan
Ekim ten 1911 ne zaman ayaklanmalar yankee vadi oluştuğu bunlar bastırılmış olamazdıten أكتوبر 1911 عندما وقعت اعمال شغب وادي يانكي التي لم يتمكنوا من قمع
Ekim ten 1911 ne zaman ayaklanmalar yankee vadi oluştuğu bunlar bastırılmış olamazdıЖовтень 1019 одинадцять, коли Заворушення сталися в долині якої янкі вони не пригнічені через п'ять тижнів
Ekim ten 1911 ne zaman ayaklanmalar yankee vadi oluştuğu bunlar bastırılmış olamazdıОктябрь 1019 одиннадцать, когда Беспорядки произошли в долине которой янки они не подавлены через пять недель
Ekim ten 1911 ne zaman ayaklanmalar yankee vadi oluştuğu bunlar bastırılmış olamazdıאוקטובר 1019 עשרה, שבו המהומות התרחשו בעמק יאנקי אשר הם לא הצליחו לדכא
Ekim ten 1911 ne zaman ayaklanmalar yankee vadi oluştuğu bunlar bastırılmış olamazdı彼らは抑制できませんでした 5週間後
El Minye ayaklanmaları bir polis memurunun ölümüne yol açtı; 529 sanığın suçlandığı bir vukuat.Un policier était mort, un crime avec 529 accusés.
Fakat Arap ayaklanmalarında olanlar, Mısır'da olanlar benim için özellikle rahatlatıcıydı.Aber was in den arabischen Aufständen passierte und was in Ägypten passierte war besonders erlösend für mich.
Fakat Arap ayaklanmalarında olanlar, Mısır'da olanlar benim için özellikle rahatlatıcıydı.Ale co se stalo při arabských povstáních a co se stalo v Egyptě byla pro mě úplná katarze.
Fakat Arap ayaklanmalarında olanlar, Mısır'da olanlar benim için özellikle rahatlatıcıydı.Ale wydarzenia, do których doszło podczas powstania arabskiego w Egipcie otrzeźwiły mnie.