Ana içeriğe geç
Sözlük

ayak ile cümle

ayak kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
5
ORT. KELİME
Dün bir ayakkabı mağazasına gittim.I went to a shoe store yesterday.
Ayakkabı tamircisi yeni bir örs arıyor.The cobbler is looking for a new anvil.
Aritmetik ayakkabılarını çıkarmadan yirmiye kadar sayabilmektir.Arithmetic is being able to count up to twenty without taking off your shoes.
Cambaz ayakları üzerinde yürüyebilir misin?Can you walk on stilts?
Bu şeyleri koyabileceğim bir ayakkabı kutun var mı?Do you have a shoe box where I can put these things?
Hatta yabancı topraklara asla ayak basmadı.He has never even set foot on foreign soil.
Ayakos'un günlüğünü tekrar okumaya can atıyorum.I'm looking forward to reading Ayako's diary again.
Öyle ayakkabılar istiyorum.I would like shoes like that.
Geç saatlere kadar ayakta kalmamak prensibimdir.I make it a rule not to stay up late.
Geç saatlere kadar ayakta kalmamayı prensip edindim.I make it a rule not to stay up late.
Ayaklarınız ıslanırsa, üşütürsünüz.If your feet get wet, you'll catch a cold.
Büyük değişiklikler ayakta.Big changes are afoot.
Ayaklarınız sizi kalbinizin olduğu yere götürecektir.Your feet will lead you to where your heart is.
Ayakkabıyı çorap olmadan giymek hoşuma gidiyor.I don't like to wear shoes without socks.
Tom ayakkabı bağcıklarını nasıl bağlayacağını bilmiyor.Tom doesn't know how to tie his shoelaces.
Her ne kadar bu ayakkabıları artık giymesem de, onları atmaya kıyamıyorum.Even though I don't wear those shoes anymore, I can't bring myself to get rid of them.
Hangi ayakkabıları seviyorsunuz?Which shoes do you like?
Japonlar bir eve girmeden önce ayakkabılarını çıkarırlar.The Japanese take off their shoes before entering a house.
Bunlara ayakkabı denir.These are called shoes.
Sen ayak parmaklarına bacaklarını eğmeden dokunabilir misin?Can you touch your toes without bending your legs?
Otur. Ayakta durmana izin verilmiyor.Sit down. You are not allowed to stand up.
Henüz yeni bir çift ayakkabı aldım.I just bought a new pair of shoes.
Bu ayakkabı çiftini deneyebilir miyim?Can I try on this pair of shoes?
Sunumu bitirmeye çalışırken bütün gece ayaktaydım.I had been up all night trying to finish the presentation.
Diğer ayakkabım nerede?Where's my other shoe?
Gece gece sizi ayakta tutan nedir?What keeps you awake at night?
Ayakkabılarını nerede bıraktın?Where did you leave your shoes?
El tırnakları ayak tırnaklarına göre yaklaşık dört kat daha hızlı büyür.Fingernails grow nearly four times faster than toenails.
Ayakkabılarımı bağlamak için çömeldim.I knelt down to tie my shoes.
Tom ayakkabıları deniyor.Tom is trying on shoes.
O, öfkeyle ayakkabılarını ve çoraplarını çıkardı.She threw off her shoes and socks in anger.
Tom bahçede ayakta duruyor.Tom is standing in the garden.
Bu ayakkabılar eski ama onları hâlâ seviyorum.These shoes are old, but I still like them.
Ayaklarımın arkasını yumuşatmak için ponza taşı ile ovarım.I rub with pumice, in order to smooth the back of my feet.
Eve geldim ve ayakkabılarımı çıkardım.I got home and took my shoes off.
Eve geldim, ayakkabılarımı çıkartıp, yatağa gittim.I got home, took my shoes off and went to bed.
Ben ayakkabılarımı çıkardım ve onları pencereden dışarı attım.I took my shoes off and threw them out the window.
Ayakkabılarımı yatağın altına koydum.I put my shoes under the bed.
Ayakkabımı çıkarıp yatağın altına koydum.I took my shoes off and put them under the bed.
Sadece o zaman merdiven boşluğunda ayak sesleri duydum.Just then I heard footsteps in the stairwell.
Onun, ayaklarını masaya koymasına izin verme.Don't let him put his feet on the table.
Onun, ayakkabılarını çıkarmasına izin vermeyin.Don't let him take his shoes off.
"Bunlar kimin ayakkabıları?" "Onlar benim erkek kardeşimin.""Whose shoes are these?" "They are my brother's."
Onların ayakları kirli.Their feet are dirty.
En son ne zaman ayakkabı aldın?When was the last time you bought shoes?
O bize ayakkabılar alır.She buys us shoes.
O, ayaklanmada öldürüldü.He was killed in the riot.
Evde çıplak ayakla gitmeyi tercih ederim.I prefer to go barefoot in the house.
Tom ayaklarını ıslatmaktan nefret eder.Tom hates to get his feet wet.
Git ayakkabılarını cilalattır.Go get your shoes polished.
Çok geç saatlere kadar ayakta kalma. Yarın okul günü.Don't stay up too late. Tomorrow's a school day.
Ayaklarım yoruluncaya kadar yürümeye devam ettim.I kept walking until my feet got tired.
Tom ayakkabı satmaktan mutluydu.Tom was happy selling shoes.
Ayak parmaklarıyla anahtarlarını almaya çalıştı.Tom tried to pick up his keys with his toes.
Tom ayak seslerinin yaklaştığını duydu.Tom heard footsteps approaching.
Tom bütün gece ayaktaydı.Tom has been up all night.
Tom ayakkabısını bulamadı.Tom couldn't find his shoes.
Tom ayakkabılarını bulamaz.Tom can't find his shoes.
Tom ucuz bir ayakkabı aldı ama o çok uzun dayanmadı.Tom bought a pair of cheap shoes, but they didn't last very long.
O, ayakkabıları ile uyur.He sleeps with his shoes on.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod