Ayak sandviçinize doğru geldiğinde ne oluyor izleyin.Watch what happens when the foot goes onto your sandwich.
Ve işte sır, üzerinde sopa olan kıllı ayaklarını barındırıyor.And the secret, which they stick on with, involves their hairy toes.
Sizin bir parça bandı sıyırmanız gibi onlarda ayaklarını zeminden sıyırıyorlar.They peel away from the surface like you'd peel away a piece of tape.
Şimdi, ayak nedir yeniden bakalım.So we've redefined, now, what a foot is.
Bu çok yeni olduğu için, şimdilik sadece basit ayakları kullanıyor.Now it's only using its simplest feet here, so this is very new.
O, bu ayak ve parmakların şekil birikimlerini yapmakta bire birdir.He's the one able to build this shape-deposition manufactured feet and toes.
Bu hızlandırıldı -- tekrar, bu bir ayak tırmanışı.It's sped up -- again, it's a foot climbing.
Ayağa kalk! Ayaktayım zaten.- I am standing.
Sabahın köründe ayakta ne işim var diye merak ediyor olabilirsiniz.You might be wondering why I'm up at this ungodly hour.
Ayaklarımı ıslak kumsala koymayı.Placing my feet in wet sand.
Stuart Weitzman çok başarılı bir ayakkabı tasarımcısı.And Stuart Weitzman is a very successful shoe designer.
Ayakta duruyor veya oturuyor olabilirsiniz.So you can be standing or you can be sitting.
Yani Tony Shea bir ayakkabıcı işletmiyor.So Tony Hsieh does not run a shoe store.
Zappos bir ayakkabıcı değil.Zappos isn't a shoe store.
Ve siz bu kayda değer ayakkabılarla etrafta dolaşırken biri "Bunlar ne?" diyecek.And as you walk around with this remarkable pair of shoes and someone says, "What are those?"
Siz Blake'in adına bu hikayeyi anlatacaksınız ve ayakkabı verilen insanların adına.You get to tell the story on Blake's behalf, on behalf of the people who got the shoes.
Size yeni ayakkabı bağları aldım.I've bought you new shoelaces.
Marianne ayakkabısının topuğunu kaybetti.Marianne lost the heel on a shoe.
Bu ayakkabılar nasıl olur?Will these shoes do?
Neden bu kadar çok ayakkabı var?Why are there so many shoes?
Mubarek ayakları sarılasıThat embraced his noble feet
Mubarek ayakları öpülesiOr that kissed his blessed hands
Bu parça o ayaklanmadan alınmadır.And this next piece is from that.
Hapse atılmadılar, ve bu da ayaklanmalara neden oldu.They did not, so there were riots.
Birçok işsiz Afrika-Amerikalı asgari miktarda para aldılar, ayakta kalabilecek kadar.Many African-Americans who never work got minimum amount of money to survive.
Ama bu ayaklanmadan sonra, aramızdaki farklılık çok.But after the riot, it's too much difference.
Ertesi gün okula geldiğinde, dimdik ayakta duruyordu.He came to school the next day like he was ten feet tall.
Bütün yapmak istediğim, koşu ayakkabılarımı giymek ve kapıdan dışarı koşmaktı.All I wanted to do was put my running shoes on and run out the door.
Bankoya tutunuyordum, çünkü ayakta duramıyordum.I'm holding on to the counter because I can't stand.
Ayaklarınla dümen pedalını kontrol ettiğinde uçağı yerde kontrol edersin.That's when you use your feet to control the rudder pedals to control the airplane on the ground.
Sadece ayaklarını görürdünüz.So you'd just see her feet.
İğne deliğinin tabanında, Hulk'ın ayaklarını sokmak için küçük delikler açtım.It's -- I had to make little holes in the base of the needle, to shove his feet in.
Joffrey'i kendi ayakkabılarıyla öldürmek istiyorum.Wanna kill Joffrey with his own shoes.
Evet şimdi de koruyucu annelik yapacak peri gelir Ona ayakkabı, çorap ve rimel verirOkay, so the fairy godmother comes, gives her shoes, gives her stockings, gives her mascara,
Prens gelene kadar bu seviyede kalır Ayakkabı ayağına uyar veNow, she poops along on this level until the prince comes, the shoe fits.
Bize, ayakkabılar, arabalar satıyorlar.They're selling us shoes and cars.
"Seattle'da Mardi Gras Ayaklanmaları"."Mardi Gras Riots in Seattle".
Zarif ayakkabılarının yarattığı bu zıtlığı seviyorum.I love the contrast of her dainty shoes.
[sadece dikenlerin üstünde çıplak ayak izleri?][only naked footsteps on the thorns?]
Ayakkabıları al.Take the shoes.
Yani -- iki ayaklı yürüyüş biçimi biraz daha kolay.So the -- the bipedal gait is a little easier.
Bu bulgulardan biri, Bonoboların iki ayak üzerinde yürüdükleri.One discovery was that wild Bonobos often walk bidpedally.
Ayakları aşağıda, ama tekerlekleri değil.She's got the pedals down, but not the wheel.
Aya 12 kişi ayak bastı.12 people have stood on the moon.
Sol ayak baş parmağım soğuk ısırığı oldu.I had frostbite in my left big toe.
Bütün gezegen ayaklarımın altında dönmekte.The entire planet is rotating beneath my feet.
Şimdi sarkacı yörüngesel bir şekilde fırlatıp öndekilerin ayakkabılarını boyamaya çalışacağım.I'm just going to throw this into an orbit and see if I can paint everybody's shoes in the front.
Eski ayakkabılarınızı, içeride yenilerini dışarıda giyin.Wear your old shoes in, your new shoes out.
Burada ayakları içeri çekilmiş.Here the legs are retracting.
Sonra şöyle düşüneceksin: "Elini cebime soktu!" Orada ayakta dikileceksin:Then you think "He's got in my pocket!" step on the food and "Auuu!" ...
Ve ayaklarımda da birisinin verdiği tenis ayakkabıları vardı.And somebody donated tennis shoes for me.
Konuşamazsan ve göremezsen kendi ayakları üzerinde duran birisi olamazsın.You can't be an independent person if you're not able to speak and you can't see.
Ayaklarıyla yere basıyor ama öne uzanmış.She's grounded by her legs but strides forward.
Bu ülkede, yılda 110 milyar doları ayaküstü yemeğe harcıyoruz.In this country, we're spending 110 billion dollars a year on fast food.
Kızaklarının ayakları ren geyiği derisiyle sarılan balıktan yapılırmış.The runners of their sleds were originally made of fish wrapped in caribou hide.
"Birkaç balinalar bu kıyılarda (Fife) Anno 1652, bir seksen ayakları üzerine gelmiş"Several whales have come in upon this coast (Fife) Anno 1652, one eighty feet in
"Balina, arka ayakları olmayan bir memeli hayvandır.""The whale is a mammiferous animal without hind feet."
Buzlu ayakları buz kazımak edelim ve bu ne tür bir yerde görmekLet us scrape the ice from our frosted feet, and see what sort of a place this
Paralel meridyenler kaba bardağa öpüp, surround bu ayak pedleri 'kadehler.Parallel meridians rudely pecked into the glass, surround these footpads' goblets.
Ayakkabıların nerede?Where are your shoes?