Tom bir ayak masajı yaptırıyor.Tom is getting a foot massage.
Tom ayaklarını paspasa sildi.Tom wiped his feet on the mat.
Tom'un sol ayakkabısı kayıp.Tom's left shoe is missing.
Tom gecenin çoğunda ayaktaydı.Tom has been up most of the night.
Tom sağ ayakkabısını arıyor.Tom is missing his right shoe.
Tom dışarıda ayakkabı alışverişi yapıyor.Tom is out shopping for shoes.
Tom'un ayakkabıları onun takımına uymuyor.Tom's shoes don't match his suit.
Tom ayak altında dolaşmamaya çalışıyor.Tom is trying not to get in anybody's way.
Tom'un ayakları gerçekten büyük.Tom's feet are really big.
Mary yüksek topuklu ayakkabıları sever.Mary loves shoes with high heels.
Ben senin ayakkabındaki bir taş gibiyim.I'm like a stone in your shoe.
Tom Mary'yi kalabalığın içinde ayakta dururken gördü.Tom saw Mary standing in the crowd.
Tom ayak parmağıyla banyonun sıcaklığını test etti.Tom tested the bath's temperature with his toe.
Mary ayak başparmağı ile banyonun sıcaklığını test etti.Mary tested the bath's temperature with her big toe.
Tom ayakkabı bağlarını bağlamak için eğildi.Tom leaned over to tie his shoelaces.
Ayakkabılarım çok küçük.My shoes are too small.
Bu ayakkabılar benim giymem için çok küçük.These shoes are too small for me to wear.
Ayaklarının altındaki buz kırılacak.The ice under your feet will break.
Mary'nin yüz çiftten fazla ayakkabısı var.Mary has more than a hundred pairs of shoes.
Tom babasının ayak izlerini takip etti ve bir avukat oldu.Tom followed in his father's footsteps and became a lawyer.
Ayakkabını çıkarma.Keep your shoes on.
Burada ayakkabılarını çıkarmalısın.You must take off your shoes here.
Burada ayakkabılarınızı çıkarmalısınız.You must take off your shoes here.
Ayaklarını bir battaniye ile ört.Cover your feet with a blanket.
Bunlar Tom'un kayak ayakkabılarıdır.These are Tom's ski boots.
Lütfen içeri girmeden önce ayakkabılarını çıkar.Please take off your shoes before coming inside.
Tom bu sabah 6.30'dan beri ayakta.Tom has been up since 6:30 this morning.
Tom şafaktan beri ayakta.Tom has been up since dawn.
Tom sınıfın geriye kalanına ayak uydurmak için sorun yaşıyor.Tom is having trouble keeping up with the rest of the class.
Tom ayakkabılarını çamur etmemek için dikkatliydi.Tom was careful not to get his shoes muddy.
Ayakkabılarını çıkar.Take your shoes off.
Ayakkabıların çamurlu.Your shoes are muddy.
Lütfen ayakkabılarını çıkarır mısın?Would you please take off your shoes?
Tom ayakkabı bağlarını bağladı.Tom tied his shoe laces.
Kumda ustura gagalı alkın ayak izleri vardı.There were razorbill footprints in the sand.
Bu bir toplu ayaklanmadır.This is a mass uprising.
Bir geleneksel Kore saman ayakkabısı bile bir çifte aittir.Even a straw shoe belongs to a pair.
Ayaklarım seninkilerden daha küçük.My feet are smaller than yours.
Ayakkabıcının oğlu hep yalınayak gider.The shoemaker's son always goes barefoot.
Onun ayakları kirli.His feet are dirty.
Sadece, Nürnberg Bölgesel Ekspres treninde ayakta duracak yer vardı.There was standing room only in the Regional Express to Nuremberg.
Benim ayakkabım 45 numara.My shoe size is 45.
"Dün gece saat kaça kadar ayaktaydın?" "Yaklaşık 2.30'a kadar ayaktaydım.""How late did you stay up last night?" "I was up until about 2:30."
"Dün gece kaça kadar uyumadın?" "2.30'a kadar ayaktaydım.""How late did you stay up last night?" "We were up until about 2:30."
Tom'un ayakları çıplaktı.Tom's feet were bare.
Tom'un ayak bileklerinde prangalar vardı.There were shackles around Tom's ankles.
Senin ayakkabılarına tükürmedim.I didn't spit on your shoes.
Tom ayakkabılarımı parlatırdı.Tom used to shine my shoes.
Soğuk ayaklarım var.I've got cold feet.
Tom ve ben yanlış ayakla indik.Tom and I got off on the wrong foot.
Sanırım yanlış ayakla indim.I think we got off on the wrong foot.
Sanırım yanlış ayakla çıktım.I think we got off on the wrong foot.
Tom bana bu ayakkabıları seçmemde yardımcı oldu.Tom helped me pick these shoes out.
Yarın ayakta olacağım.I'll be on my feet tomorrow.
Neden hepimiz ayakta durmalıyız?Why should we all stand?
Ayakkabı almak için alışverişe gidebilir miyiz?Can we go shopping for shoes?
Tom evde ayakkabı giyer mi?Does Tom wear shoes indoors?
Ayaklarımı ovmamdan rahatsız olur musun?Would you mind rubbing my feet?
Ayaklarımı ovalar mısın?Would you mind rubbing my feet?
Tom ayakta durmadı.Tom didn't stand.