Ayıp onlara, Allah'ın Gazabı üzerlerine olsun!Satu tindakan yg memalukan dari kaum Arab, ...kemurkaan Allah(swt) atas mereka semua!
Ayıp onlara, Allah'ın Gazabı üzerlerine olsun!Schande auf sie. Der Zorn Allahs (swt) auf ihnen!
Ayıp onlara, Allah'ın Gazabı üzerlerine olsun!Это постыдное действие арабов, стыд и позор им, Гнев Аллаха (СВТ) на них!
Ben nasıl muzdarip olmam... Ayıp değil ki!Nie wspominając o wstydzie.
Betty'nin dikkatini şirkete ait verileri korumaya vermemesi ne kadar ayıp.Dommage qu'elle n'étende pas ce souci du détail à une sauvegarde des données de son entreprise
Betty'nin dikkatini şirkete ait verileri korumaya vermemesi ne kadar ayıp.Sayang, saat itu, bahwa perhatian Betty yang mendetail tidak mampu mencakup pengamanan data perusahaannya .
Betty'nin dikkatini şirkete ait verileri korumaya vermemesi ne kadar ayıp.Какой позор: внимание к деталям Бэтти не распространяется на сохранность корпоративных данных своей компании.
Betty'nin dikkatini şirkete ait verileri korumaya vermemesi ne kadar ayıp.חבל, אם כן, שתשומת הלב של בטי לפרטים לא גורמת לה לאבטח את הנתונים הארגוניים של החברה שלה.
Betty'nin dikkatini şirkete ait verileri korumaya vermemesi ne kadar ayıp.只可惜,貝蒂的謹慎卻漏掉了公司資料的安全防護。
Biraz da ayıp şeylerden bahsedelim.Hablemos sucio.
Biraz da ayıp şeylerden bahsedelim.Hai să vorbim murdar.
Biraz da ayıp şeylerden bahsedelim.Het is tijd voor een smerig praatje.
Biraz da ayıp şeylerden bahsedelim.지저분한 얘기를 좀 해볼까요.
Biraz da ayıp şeylerden bahsedelim.Mari kita bicara kotor.
Biraz da ayıp şeylerden bahsedelim.Nào, chúng ta sẽ nói đến chuyện có vẻ dơ bẩn.
Biraz da ayıp şeylerden bahsedelim.Parliamo sporco.
Biraz da ayıp şeylerden bahsedelim.Parlons cru.
Biraz da ayıp şeylerden bahsedelim.Pojďme mluvit sprostě.
Biraz da ayıp şeylerden bahsedelim.Poświntuszmy.
Biraz da ayıp şeylerden bahsedelim.Reden wir jetzt schmutzig.
Biraz da ayıp şeylerden bahsedelim.Vamos falar sujo.
Biraz da ayıp şeylerden bahsedelim.Ας μιλήσουμε βρώμικα.
Biraz da ayıp şeylerden bahsedelim.Поговорімо про непристойне.
Biraz da ayıp şeylerden bahsedelim.Сейчас будет грязный разговор.
Biraz da ayıp şeylerden bahsedelim.בואו נדבר מלוכלך.
Biraz da ayıp şeylerden bahsedelim.لنتحدث بقذارة.
Biraz da ayıp şeylerden bahsedelim.品のない話をします 数年前に 妙な話ですが
Bu bir ayıptır.C'est une honte.
Bu bir ayıptır.Che vergogna.
Bu bir ayıptır.교과서만 이해할 수 있다면요. 부끄러운 일입니다.
Bu bir ayıptır.Şi e păcat.
Bu bir ayıptır.Позор!
Bu bir ayıptır.רק לדעת איך לפענח את ספר הלימוד. זה חבל.
Bu bir ayıptır.فقط تعلم كيف تفك شفرة كتاب. وهذا مخزي.
Bu bir ayıptır.もう少し具体的に数学で検討しましょう
Bunu daha önce kimseye söylememiştim, ama uçmaktan nefret ederim. Üstelik şimdi ölürsek, gerçekten ayıp olur.N-am mai spus asta nimănui, dar nu-mi place să zbor, aşa că ar fi mare păcat să mor acum.
Bu yüzden üyeleri arasında ayrımcılığın yapıldığını bilmek, hepimize karşı yapılan bir ayıptır.Ainsi, l'existence d'une discrimination Parmi les membres est une grande insulte à tous.
Demek istediğim, bu konuyu hiç fizik bilmeden sadece kitabın yönlendirmesiyle bile geçersiniz. Bu bir ayıptır.Bạn có thể hoàn thành bài tính cụ thể này mà không biết gì về vật lý, chỉ cần biết cách đọc sách giáo khoa.
Demek istediğim, bu konuyu hiç fizik bilmeden sadece kitabın yönlendirmesiyle bile geçersiniz. Bu bir ayıptır.Moglibyście dosłownie przerobić ten rozdział bez znajomości fizyki, umiejętnie korzystając z podręcznika.
Demek istediğim, bu konuyu hiç fizik bilmeden sadece kitabın yönlendirmesiyle bile geçersiniz. Bu bir ayıptır.Можете буквално, да минете този раздел без да знаете някаква физика, просто знаейки как да декодирате учебник.
Doğduğum yer buraya çok yakın ve buraya gelip babamı ziyaret etmezsem ayıp olur.Am fost născut în apropiere. Ar fi păcat să vin până aici şi să nu-i fac o vizită tatălui meu.
Doğduğum yer buraya çok yakın ve buraya gelip babamı ziyaret etmezsem ayıp olur. Gitsek sıkılır mısın?Eu nasci perto daqui e... ...seria um pecado se andasse por aqui e não visitasse o meu pai.
Doğduğum yer buraya çok yakın ve buraya gelip babamı ziyaret etmezsem ayıp olur.Ik ben hier geboren, dus ben wel verplicht om mijn vader te bezoeken.
Doğduğum yer buraya çok yakın ve buraya gelip babamı ziyaret etmezsem ayıp olur.Itt születtem a közelben. Bűn lenne, ha úgy mennék el, hogy nem néztem be apámhoz.
Doğduğum yer buraya çok yakın ve buraya gelip babamı ziyaret etmezsem ayıp olur.Je suis né tout près. Ce serait un péché d'être venu ici et ne pas aller rendre visite à mon père.
Doğduğum yer buraya çok yakın ve buraya gelip babamı ziyaret etmezsem ayıp olur.Nací cerca de aquí y... ...sería un pecado si me voy de aquí sin visitar a mi padre.
Doğduğum yer buraya çok yakın ve buraya gelip babamı ziyaret etmezsem ayıp olur.ولدت قريباً من هنا، و ستكون خطيئة إذا أتيت لهنا دون أن أزور أبي
Evrensel dünya Sole hükümdar. O bir canavar onu ayıplamak ne oldu!השליט הבלעדי של כדור הארץ אוניברסלית. הו, איזה חיה היה לי לכעוס עליו!
Evrensel dünya Sole hükümdar. O bir canavar onu ayıplamak ne oldu!العاهل الوحيد من الأرض العالمي. يا ما كان وحشا الأول لقرع في وجهه!
Evrensel dünya Sole hükümdar. O bir canavar onu ayıplamak ne oldu!看護師はあなたのいとこをkill'd彼のよく話すのでしょうか?
Genç oğlan hiçbir şey bilmez ve sadece dikkatsiz bir an yüzünden onun geleceğini mahvetmek ayıptır.Ele é jovem e não sabe nada. E seria uma pena destruir o futuro dele por causa de uma imprudência.
Genç oğlan hiçbir şey bilmez ve sadece dikkatsiz bir an yüzünden onun geleceğini mahvetmek ayıptır.Es joven y no sabe nada.
Genç oğlan hiçbir şey bilmez ve sadece dikkatsiz bir an yüzünden onun geleceğini mahvetmek ayıptır.Il est jeune et ne sait rien. Et c'est une honte de détruire son avenir pour un moment d'imprudence.
Genç oğlan hiçbir şey bilmez ve sadece dikkatsiz bir an yüzünden onun geleceğini mahvetmek ayıptır.Ειναι μικρος και δεν ξερει. Και ειναι και κριμα να καταστραφει το μελλον του για μια απερισκεψια.
Genç oğlan hiçbir şey bilmez ve sadece dikkatsiz bir an yüzünden onun geleceğini mahvetmek ayıptır.Он еще слишком мал и ничего не понимает. Постыдно рушить его будущее из-за такой нелепости.
İlginçtir ki, bu tercih oyuncular tarafından, çok da hararetli bir şekilde ayıplanmadı.Aber interessanterweise wurde dies nicht zu sehr von den Spielern verurteilt.
İlginçtir ki, bu tercih oyuncular tarafından, çok da hararetli bir şekilde ayıplanmadı.Ám érdekes módon, döntésünk ellen nem tiltakoztak túl hevesen a játékosok.
İlginçtir ki, bu tercih oyuncular tarafından, çok da hararetli bir şekilde ayıplanmadı.그런데 흥미롭게도, 게이머들이 너무 격하게 이 결정을 비난하지는 않았습니다.
İlginçtir ki, bu tercih oyuncular tarafından, çok da hararetli bir şekilde ayıplanmadı.Mais, étrangement, ce choix n'a pas été condamné violemment par les joueurs.
İlginçtir ki, bu tercih oyuncular tarafından, çok da hararetli bir şekilde ayıplanmadı.Ma paradossalmente, questa scelta non è stata criticata con troppa veemenza dai giocatori.