Bunun üzerine ikisi de o ağaçtan yediler. Hemen ayıp yerleri kendilerine açılıp görünüverdi.Adam and his wife ate (fruits) from the tree and found themselves naked.
Anto Gaşiç, "Ayıp!" diyerek halkın görüşünü dile getiriyor."Shame!" Anto Gashic said, summing up the public mood.
Çevirimiçi ayıplamaOnline shaming Inclusive language
Sosyal statü ayıplamasıSocial status shaming
Ne ayıp!Was für eine Schande!
Holokostun tarihi dünya tarihinde sınırsız karanlık bir ayıptır.Die Geschichte des Holocaust ist ein unendlich dunkler Fleck in der Geschichte der Welt.
Tom, bana çok ayıp etti.Tom ist mir auf den Schlips getreten.
Bu yaptığın çok ayıp!Was du getan hast, ist sehr ungebührlich!
"Yaptığınız ayıp sizin, bir de akraba olacaksınız.Sie lautet (Teil entfernt) Und diese Tat habt Ihr mit Eurem Tod besiegelt.
Ayıp değil mi?Ist das nicht entsetzlich?
Ne ayıp!Quelle honte !
Ayıp değil mi?Est-ce terrible ?
Oturarak misafir karşılanmaz, ayıp sayılır.La fréquentation sans être irréprochable, est pourtant assez bonne.
"Yaptığınız ayıp sizin, bir de akraba olacaksınız.À part un associé que Tu détiens, lui et ce qu'il y a en sa possession».
Akraba evliliği hoş karşılanmaz ve ayıp sayılır.Son mariage fut également orageux et malheureux.
"AYIP ETTİNİZ?". gazetegercek.com.tr."May I See Your Badge, Mister - Uh, Spock?"
Martin Luther yazımını ağır terimlerle ayıplamıştır.Martin Ferrer a presque renoncé à son rêve.
Zsupan gelir ve İspanya'da biraz ayıplanabilecek askerlik maceralarını anlatmaya koyulur.Il sera déporté en Espagne où il commencera une série d'aventures remarquables.
Yalan söylemek ayıptır.Es una vergüenza mentir.
Fakir olmak ayıp değil.Ser pobre no es una vergüenza.
Bilmiyorum demek ayıp değildir.Decir no lo sé no es una vergüenza.
Ayıp değil mi?¿Fue deshonesto?
(Ayıpençesigiller) Bignoniaceae Juss.(Bignoniaceae).
Hele yaşlıların yanında çok ayıptır.También le tiene una gran fobia a los ancianos.
Martin Luther yazımını ağır terimlerle ayıplamıştır.Wilson rellenó dicho contrato con su propia sangre.
Ne ayıp!Che vergogna!
Ayıp değil mi?Non male vero?
Kadının böylesine aşağılanması, kız çocuklarının bir ayıp olarak kabul edilmesine neden olmuştu.Ciò provoca la rabbia della ragazza, che odia essere trattata come una bambina.
Sahte şüpheler ve suçların ayıplanması; ihanetler ve aldatmalar olarak çok sık kullanılan konu öğeleridir.Esempi di comportamento non leale sono per esempio il tradimento e l'inganno.
Hamile kadınların doğacak çocuğa elbise hazırlaması hem ayıplanır hem de çocuğun öleceği sanılır.La vediamo preparare un vestitino per il figlio che non nascerà.
(Ayıpençesigiller) Bignoniaceae Juss.(Euasteridi I) Boraginaceae Juss.
Ayıp değil mi?Разве не обидно?
Korkmak en büyük ayıp, öldürmek ondan daha ayıp...Нет ничего отвратительнее убийства… по крайней мере для меня.
"Yaptığınız ayıp sizin, bir de akraba olacaksınız.ВИ (ИТ) ВА МТО (неопр.).
İnsanları eleştirmek, azarlamak, kavga etmek son derece ayıp sayılmaktadır.Кого-то оплакивать, жаловаться, брюзжать - это не достойно.
Hamile kadınların doğacak çocuğa elbise hazırlaması hem ayıplanır hem de çocuğun öleceği sanılır.Неожиданно человек в чёрном костюме сказал, что он голоден и собирается съесть мальчика.
Ayıp değil mi?وصمة عار.
Martin Luther yazımını ağır terimlerle ayıplamıştır.آدان مارتن لوثر كتابته بتعابير صريحة.
Hele yaşlıların yanında çok ayıptır.وكثيرًا ما يكون في كبار السن.
Her kim bir kardeşini işlediği bir kusurdan dolayı ayıplarsa o şey kendi başına da gelmeden ölmez.من عير أخاه بذنب لم يمت حتى يعمله.
Ayıp değil mi?É ruim?
Konularında ayıp sayılan ifadeleri, cinselliği ve iğrençliği çok kullanmaktadır.Todos estão cansados de ver tanto sexo, violência.
Korkmak en büyük ayıp, öldürmek ondan daha ayıp...Outros pedaços são mais sem vergonha ...
Ayıp değil mi?Is ’t niet gruwelijk?
"Yaptığınız ayıp sizin, bir de akraba olacaksınız.Gij zult worden bedroefd maar uw droefheid zal tot vreugde worden.)
Sözcük bu şekliyle genellikle kadın demenin ayıp olacağının düşünüldüğü ortamlarda kullanılır.Jullie denken te veel in termen dat vrouwen kwaad moeten worden.
Fakir olmak ayıp değil.Arm zijn is geen schande.
Arkadaşları onu ayıplıyor.Zijn vrienden misprijzen hem.
Fakirlik ayıp değil.Armoe is geen schande.
Bunun ayıp neresinde?Wat is hier onfatsoenlijk aan?
Ayıp ayıp!Schandalig!
Ayıp olmasın ama, o biraz deli.Hij is nu eenmaal een beetje gek, zal ik maar zeggen.
Ayıp değil mi?Ale czy to źle?
Akraba evliliği hoş karşılanmaz ve ayıp sayılır.Małżeństwo to było bezdzietne i nieszczęśliwe.
Oturarak misafir karşılanmaz, ayıp sayılır.Przebywanie w jego towarzystwie nie jest przytłaczające.
"Yaptığınız ayıp sizin, bir de akraba olacaksınız.Det ni har besatt och om där råder ordning och fred kan ni behålla!".
Ayıp değil mi?Så hemskt?
Kendi kelimeleri ile kendi yaptıklarını ayıplar ve Mısır tacını kaybeder."Din andedräkt luktar som om du har kysst din döda mormor med tungan."
Ayıp değil mi?Це страшно?
Yoksa ayıplanır, aşağılanır, kişi kendini suçlu hisseder.Гопники самостверджуються, принижуючи, кривдячи, ображаючи інших людей.