Ana içeriğe geç
Sözlük

ayı ile cümle

ayı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Bu şey bir ayı değil. O ölü bir ayı.This thing is not a bear. It is the corpse of a bear.
Ayı geldiğinde yaşlı adam uyuyordu.That old man was sound asleep when the bear came.
Zaman ayırmada neden çok kötüyüm?Why am I so bad at allocating my time?
Gazeteyi parçalara ayırdı.I tore the newspaper into pieces.
Kasırgalar genellikle haziran ayında meydana gelirler.Hurricanes usually occur in June.
Tüyler kuşların ayırt edici bir özelliğidir.Feathers are a distinguishing feature of birds.
Buralarda hiç ayı var mıdır?Are there any bears around here?
Bana bir yer ayır.Save me a seat.
Zaman ayırdığınız için teşekkürler.Thank you for your time.
Bir pastayı eşit parçalara ayırma oldukça zordur.Cutting a cake into equal pieces is rather difficult.
Ayılar sık ​​sık sırtlarını ağaçların kabuğunda kaşırlar.Bears often scratch their backs on the bark of trees.
Dedem her pazar günü kilise ayinine gider.My grandfather goes to mass every Sunday.
Bir oda ayırtmak istiyorum.I want to reserve a room.
Tom Mart ayında otuz olacaktır.Tom will be thirty in March.
Tom sözleşmeyi okumak için zaman ayırdı.Tom took his time reading the contract.
Tom kızgın ayıdan kaçmak için elinden geldiği kadar hızlı koştu.Tom ran as fast as he could to escape from the angry bear.
Tom gelecek ayın on beşinden önce pasaportunu yenilemesi gerekiyor.Tom needs to renew his passport before the fifteenth of next month.
Tom doğruyu yanlıştan ayırmak için yeterince yaşlıdır.Tom is old enough to know right from wrong.
Tom bu ayın sonunda kasabanın dışına taşınıyor.Tom is moving out of town at the end of this month.
Tom bu ayın sonunda bir konser veriyor.Tom is giving a concert at the end of this month.
Tom'un mezun olmasına üç ayı var.Tom has three months left until he graduates.
Tom bütün evi kendine ayırdı.Tom had the whole house to himself.
Tom evsizlere yardım etmek için çok zaman ayırmayı önemsemiyor.Tom doesn't mind devoting a lot of time to helping the homeless.
Tom bir atı midilliden ayıramaz.Tom can't tell a horse from a pony.
Tom Japonya'yı ziyaret etmek için zaman ayıramaz.Tom can't afford the time to visit Japan.
Tom parti için üç yüz dolarlık bütçe ayırdı.Tom budgeted three hundred dollars for the party.
Tom Mary'nin mektubunu ikiye ayırdı.Tom tore Mary's letter in half.
Tom Boston'da iken Mary'yi ziyaret etmek için zaman ayırmış olabilir.Tom managed to make time to visit Mary while he was in Boston.
Tom gözlerini Mary'den ayıramaz.Tom can't take his eyes off Mary.
Tom Mary'ye ocak ayında John'u gördüğünü söyledi.Tom told Mary that he had seen John in January.
Ocak ayında onunla birlikteydim.I was with him in January.
Okul haziran ayında tatile girer.School breaks up in June.
Lütfen ayın sonuna kadar raporu teslim edin.Please turn in the report by the end of the month.
Lütfen ayın sonuna kadar raporunu teslim et.Please turn in the report by the end of the month.
Ağustos ayında, arkadaşlarımla Japonya'ya gidiyorum.In August, I'm going to Japan with my friends.
Ayılar ağaçlara tırmanabilir.Bears can climb trees.
Koltukları ayıracağını varsayıyor.He supposes that you will book seats.
Tom'un mezun olmadan önce gideceği bir ayı daha var.Tom still has one more month to go before he graduates.
Tom'un ayıracak zamanı vardı.Tom has time to spare.
Tom'un ayıracak zamanı yok.Tom has money to spare.
Tom bütün odayı kendine ayırdı.Tom had the whole room to himself.
Tom bütün kamp alanını kendine ayırdı.Tom had the whole campsite to himself.
Tom ayın sonundan önce Mary'yi ziyaret etmek zorunda kalacağına karar verdi.Tom decided that he would have to visit Mary before the end of the month.
Tom iki ikizi birbirinden ayıramadı.Tom couldn't tell the two twins apart.
Tom bir ikizi diğerinden ayıramadı.Tom couldn't tell one twin from the other.
Tom gözlerini Mary'den ayıramıyor gibi görünüyor.Tom can't seem to keep his eyes off Mary.
Tom gelecek ayın sonuna kadar bizden haber almayı bekleyebilir.Tom can expect to hear from us by the end of the month.
Bomba Tom'un evini parçalara ayırdı. İyiki, o anda evde değildi.The bomb blew Tom's house to smithereens. Fortunately, he wasn't at home at the time.
Bomba Tom'un arabasını parçalara ayırdı.The bomb blew Tom's car to smithereens.
Lütfen Tom'a beş dakika daha ayırabilip ayıramayacağını sor.Please ask Tom if he can spare another few minutes.
Bu ayın kirasını ödemesi için Mary'ye ödünç para verdim.I lent Mary the money to pay this month's rent.
Bir ayı hikaye yazdı.A bear wrote the story.
Bir kurbağayı bir kara kurbağasından ayırt edemem.I can't tell a frog from a toad.
Ayı kendini ısırıyor.The bear bites itself.
Ben aslında ekim ayında eve dönüyorum.I'm actually coming home in October.
Kasım ayına hazır mısın?Ready for November?
Tom kirli çamaşırlarını ayırdı.Tom sorted his laundry.
Ölüm bizi ayırana kadar iyi ve kötü günde seni seveceğim.I will love you for better for worse till death us do part.
Lütfen ne yapacağınıza karar vermeden önce zaman ayırın.Please take your time before deciding what to do.
İyiyi kötüden ayırmak kolaydır.It's easy to distinguish good from evil.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod