Ana içeriğe geç
Sözlük

ayı ile cümle

ayı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Burada şubat ayında hava çok soğuktur.It's very cold here in February.
Hayvanlar doğru ile yanlışı ayırt edemezler.Animals cannot distinguish right from wrong.
Aniden önümüzde bir ayı göründü.Suddenly a bear appeared before us.
Aniden karşımıza bir ayı çıktı.Suddenly a bear appeared before us.
Şubat ayında en az her üç günde bir kar yağar.In February it snows at least every three days.
Şubat ayında çok karımız var.We have a lot of snow in February.
Kutsal ayin iki kez ertelendikten sonra gerçekleşti.The sacred ritual took place after being postponed twice.
Etin yağını ayırın.Trim the fat off the meat.
Japonya'da haziran ayında çok yağmur yağar.It rains a lot in June in Japan.
Japonya'da yeni dönem nisan ayında başlar.The new term starts in April in Japan.
Japonya'da yeni bir okul yılı nisan ayında başlar.In Japan a new school year starts in April.
Japonya'da yağışlı mevsim genellikle haziran ayında başlar.In Japan, the rainy season usually begins in June.
Japonya'nın pek çok ayırt edici özellikleri vardır.Japan has many distinctive traits.
Japonya'da Kasım ayında genellikle iyi hava vardır.There is usually good weather in November throughout Japan.
Japonya Denizi Japonya'yı Asya Kıtası'ndan ayırır.The Japan Sea separates Japan from the Asian Continent.
Çiftçiler iyi elmaları kötü olanlardan ayırır.Farmers separate good apples from bad ones.
Erik Mart ayında çiçek açar.Plum blossoms come out in March.
Ağustos ayının başında İngiltere'ye hareket etti.He left for England at the beginning of August.
O giderken bana ayın 25'ine kadar tekrar geleceğini söyledi.When he was leaving, he told me that he would come again by the 25th.
Onun bir bisiklete binmeyi öğrenmesi üç ayını aldı.It took him three months to learn to ride a bicycle.
Bisiklete binmeyi öğrenmek üç ayını aldı.It took him three months to learn to ride a bicycle.
Onu erkek kardeşinden ayıramıyorum.I cannot tell him from his brother.
Onu erkek kardeşinden ayırmak kolaydır.It is easy to tell him from his brother.
O gerçeği kurgudan ayıramaz.He can't tell fact from fiction.
O neyin doğru neyin yanlış olduğunu ayıramaz.He can't tell right from wrong.
Yeşili maviden ayıramadı.He couldn't tell green from blue.
Onun ikiz kız kardeşlerini ayırt edemiyorum.I can't tell his twin sisters apart.
O, Mart ayında okulu bitirdi.He finished school in March.
Mayıs ayı ortasında Japonya'ya dönecek.He will come back to Japan in the middle of May.
Haziran ayında Tokyo'dan ayrılacak ve Kansai'ye gidecek.He will leave Tokyo and come to Kansai in June.
O bana ayıların kışı nasıl geçirdiği hususunda bölüm ve ayet verdi.He gave me chapter and verse on how bears pass the winter.
O, geçen ağustos ayında geri geldi.He came back last August.
Önümüzdeki nisan ayı on yaşında olacak.He will be ten next April.
O her zaman içer ama her zaman ayık görünür.He drinks a lot but always seems sober.
O, kağıdı ikiye ayırdı.He tore the paper in two.
Handa benim için bir oda ayırttı.He booked a room for me at the inn.
O, masayı kendine ayırdı.He had the table to himself.
O, ahlaksızlığı erdemden ayıramayacak kadar çok üzgündü.He was too upset to distinguish vice from virtue.
Geçen şubat ayından beri bize yazmadı.He has not written to us since last February.
Ayı göründüğünde o, hayatını kurtarmak için kaçtı.He ran for his life when the bear appeared.
O karar vermek için uzun bir zaman ayırdığından dolayı bir üne sahiptir.He has a reputation for taking a long time to make up his mind.
O, mayıs ayının sonunda Paris'e gitti.He went to Paris at the end of May.
Çocuklarına ayırdığı bir hesapta biraz parası vardı.He had some money in an account that he'd set aside for his kids.
Bu ayın başına kadar bizimle kaldı.He stayed with us until the beginning of this month.
Geçen yıl eylül ayında bu okula girdi.He got into this school in September last year.
O benim için bir yer ayırdı.He kept a seat for me.
O, bir saati parçalara ayırdı.He took apart a watch.
Tüm vaktini tarih çalışmalarına ayırdı.He devoted all his time to the study of history.
Hatasını ayıplamalı.He should reflect on his failure.
Kitaplarını beş kategoriye ayırdı.He grouped his books into five categories.
O, ağzını ayırarak esnedi.He yawned widely.
Elektrikli cihazları parçalarına ayırmayı seviyor.He likes to take electric devices apart.
O meşguldü, ama bana şehri gezdirmek için zaman ayırdı.He was busy, but he took the time to show me around the city.
Gelecek ayın sonunda on yıldır burada yaşamakta olacak.He will have lived here for ten years by the end of next month.
Gelecek ocak ayında Singapor'dan döner.He comes back from Singapore next January.
Onların sözleşmesi bu ayın sonunda bitecek.Their contract is to run out at the end of this month.
Mayıs ayının başında Osaka'ya vardılar.They arrived in Osaka at the beginning of May.
Onlar haziran ayında evlenecekler.They are to be married in June.
Eylül ayına kadar Roma'da kaldılar.They stayed in Rome till September.
Onlar bir ayıyı canlı yakaladılar.They caught a bear alive.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod