Bu koltuğu onlar için ayırıyorum.I'm saving this seat for them.
Bu koltuğu onun için ayırıyorum.I'm saving this seat for him.
Tom ayı tuzağının üzerine bastı ve bacağından ciddi biçimde yaralandı.Tom stepped on a bear trap and was seriously injured in the leg.
Kaçan hükümlüler yollarını ayırmaya karar verdiler.The escaped convicts agreed to part ways.
Güneş ışığı onun yüzeyinden bize geri yansıdığı için biz sadece ayı görürüz.We only see the Moon because sunlight reflects back to us from its surface.
Ayın güneşe bakan yarısı her zaman ışıldar.The half of the Moon facing the Sun is always lit.
En iyi meteor yağmurlarından biri Perseids'tir, Ağustos ayında olur.One of the best meteor showers, the Perseids, happens in August.
Ayın çekimi Dünyada okyanus gelgitlerinden sorumludur.The Moon's gravity is responsible for the ocean tides on Earth.
Dan temmuz ayında sözleşme imzalayacaktı.Dan was to sign the contract in July.
Karda bir ayının ayak izlerini gördüm.I saw footprints of a bear in the snow.
Karda bir ayının ayak izlerini gördük.We saw footprints of a bear in the snow.
Dan bir boz ayı keşfetti.Dan made a grizzly discovery.
Dan, Linda'yı solunum cihazından ayırdı.Dan disconnected Linda from her respirator.
Bu ayın kirasını ödeyebilmesi için Tom'a biraz ödünç para verdim.I lent Tom some money so he could pay this month's rent.
Bu zar zor ayırt edilebilir.It's barely recognizable.
Tom ve Mary ekim ayı sonunda Boston'dan ayrıldı.Tom and Mary left Boston at the end of October.
Tom ve Mary ekim ayında evleniyor.Tom and I are getting married in October.
Tom ve Mary ekim ayında evlenecekler.Tom and Mary are going to get hitched in October.
Tom ödünç aldığı parayı ayın sonuna kadar geri ödeyeceğine söz verdi.Tom has promised to pay back the money he owes by the end of the month.
Birkaç saat ayırabilir misin?Could you spare a few hours?
Tom babasının ona verdiği tüfekle bir ayı vurdu.Tom shot a bear with the rifle his father gave him.
Biraz kendimize zaman ayırmak istiyoruz.We'd like a little time to ourselves.
Bugün ayın ikinci günü.Today is the second day of the month.
Tom gerçeklik ve hayal arasındaki farkı ayırt edemez.Tom cannot distinguish between reality and imagination.
Tom ve ben bir sürahi bira ayırdım.Tom and I split a pitcher of beer.
Tom ekim ayından beri bir psikiyatrist ile görüşüyor.Tom has been seeing a psychiatrist since October.
Ayınız geri dönüyor.Your moon is returning.
Senin ayın geri dönüyorYour moon returns.
Bu kimin ayısı?Whose bear is it?
Güneşi ve ayı görüyorum.I see the sun and the moon.
Onları birbirinden ayırt etmek kolaydır.They are easy to distinguish from each other.
Kız gözlerini açtı, ayıyı gördü ve pencereye doğru koştu.The girl opened her eyes, saw the bear, and fled toward the window.
Kız gözlerini açtı, ayıyı gördü ve pencereye kaçtı.The girl opened her eyes, saw the bear, and fled to the window.
Dünya ayın etrafında değil güneşin etrafında döner.The earth goes around the sun, it doesn't around the moon.
Haziran ayında evlendik.In June we married.
Küçük kız oyuncak ayısına sarıldı.The little girl hugged her teddy bear.
Çit bahçeyi kulvardan ayırır.A fence separates the garden from the lane.
Tom bir ayıyı vurdu ve öldürdü.Tom shot and killed a bear.
Ekim ayında Japonya'yı ziyaret etmek bizim alışkanlığımızdır.It is our custom to visit Japan in October.
Japon dilinin birçok ayırt edici özellikleri var.The Japanese language has many distinctive characteristics.
Bu ayın kirasını ödemek için yeterli param yok.I don't have enough money to pay this month's rent.
Nisan ayında hava dengesiz.The weather in April is unstable.
Onları birbirinden ayırmak kolay.It's easy to tell them apart.
En geç ayın sonuna kadar evi boşaltmamız gerekiyor.We need to vacate the house by the end of the month at the latest.
Ağustos ayında, iki ay süren teknolojik tazeleme kursum var.In August, I have a technological refresher course that lasts two months.
Ayının kısa bir kuyruğu var.The bear has a short tail.
Ekim ayı daha kötüydü.October was worse.
İnşaat Ekim ayında başladı.Construction began in October.
Mary'ye ekim ayında meme kanseri teşhisi kondu.Mary was diagnosed with breast cancer in October.
Tom ekim ayında öldü.Tom died in October.
Bunu yaptırmak için ekim ayına kadar kadar zamanımız var.We have until October to get this done.
Tom ayık şoför olmaya gönüllü oldu.Tom volunteered to be the designated driver.
Ekim ayında ne oldu?What happened in October?
O ekim ayında oldu.That happened in October.
Ayıp sana, Tom.Shame on you, Tom.
Ekim ayında görüşürüz.See you in October.
Ekim ayına hâlâ üç ay var.October is still three months from now.
Tom üç yıl önce ekim ayında öldü.Tom died in October three years ago.
Ekim ayı hâlâ üç ay sonra.October is still three months away.
Tom Ekim ayında tutuklandı.Tom was arrested in October.