Görüşme ve bize ayırdığınız zaman için çok teşekkürler.Thank you very much for the interview and the time you have given us.
Sana burada bir koltuk ayırdım.We saved you a seat right here.
Dönüş yok köprüsü iki Kore'yi ayırıyor.The Bridge of No Return separates the two Koreas.
Köpekler renkleri ayırt edemezler.Dogs can't distinguish colors.
Ayı büyüktür.The bear is big.
Tom ekim ayı sonunda Boston'a gitti.Tom went to Boston at the end of October.
Birkaç dakika ayırabilir misin?Can you spare a few minutes?
Su ayıları çok sert hayvanlardır.Tardigrades are very tough animals.
Tom bir ayı tarafından ölümüne yaralandı.Tom was mauled to death by a bear.
Üç tane ayı, o küçük evde yaşıyordu.Three bears lived in that little house.
Biz her zaman ayın aynı tarafını görürüz.We see the same side of the moon at all times.
Tom ayın sonuna kadar her zaman züğürt.Tom is always broke by the end of the month.
Ekim ayında Boston'da olacağımdan oldukça eminim.I'm pretty sure I'll be in Boston in October.
Tom on yıldır ayık.Tom has been sober for ten years.
Haziran ayı sonuna kadar tarafların ilke anlaşmasına varmaları gereklidir.The two sides must reach an agreement in principle by the end of June.
Meztli ayı sever.Meztli likes the moon.
Beyaz ayılar Arktika'da yaşar.White bears live in the Arctic.
Nisan ayı çiçeklerin açtığı aydır.April is the month when the flowers bloom.
Ocak ayında hava burada çok soğuk.It's very cold here in January.
Araba kullanırken gözünü asla yoldan ayırmamalısın.You should never take your eyes off the road while you're driving.
Araba kullanırken gözünüzü asla yoldan ayırmamalısınız.You should never take your eyes off the road while you're driving.
Bana o koyun etinden biraz ayır. Bir parça et için açlıktan ölüyorum.Save me some of that mutton. I'm starving for a bit of meat.
Onu benden ayıramazsın?You can't take that away from me.
Onları sadece bir uzman ayırt edebilir.Only an expert can tell them apart.
Bizi şimdi kimse ayıramaz.Nobody can keep us apart now.
Tom ve Mary ekim ayında evliydi.Tom and Mary were married in October.
Tom bana ekim ayında Boston'a gideceğini söyledi.Tom told me that he would go to Boston in October.
Tom geçen ekim ayından beri bana yazmadı.Tom hasn't written to me since last October.
Tom geçen ekim ayından beri burada değil.Tom hasn't been here since last October.
Tom ekim ayı başlarında gitti.Tom left in early October.
Çocuklar yumuşak ve yapışkan ayıları severler.Children like gummy bears.
Ayılar oldukça tehlikelidir.Bears are quite dangerous.
Ayılar çok tehlikeli.Bears are very dangerous.
Ayı bir elma yiyordu.The bear was eating an apple.
Bir koltuk ayırtmam gerekiyor mu?Do I need to book a seat?
İki ayı bir mağarada yaşayamaz.Two bears can't live in one cave.
O çok hızlı konuştu. Ne dediğini ayırt edemedim.He spoke too quickly. I couldn't parse what he said.
Bu ayın kirasını henüz ödemedim.I haven't paid this month's rent yet.
Bizimle konuşmaya zaman ayırdığınız için teşekkür ederim.Thank you for taking the time to talk to us.
Tom ayıracak zamanı olmadığını biliyordu.Tom knew he had no time to spare.
Geçen ekim ayından bu yana eğlenceli bir şey yapmadık gibi görünüyor.It seems like we haven't done anything fun since last October.
Ekim ayında seni göreceğim.I'll see you in October.
Doğum günüm ekim ayında.My birthday is in October.
Ekim ayında tekrar buluşacağız.We'll meet again in October.
Ekim ayında geri döneceğim.I'll be back in October.
Ekim ayına kadar geri döneceğim.I'll wait until October.
Biraz zaman ayırabilir misiniz?Could you spare a moment?
Buralarda ayılar var mı?Are there bears around here?
Tom ayıya ateş edemedi.Tom wasn't able to shoot the bear.
Çoğu ayı omnivor'dur.Most bears are omnivores.
Çoğu ayı hepçil'dir.Most bears are omnivores.
Ayılar ormanlarda yaşar ve insanlardan hoşlanmazlar.Bears live in forests and do not like people.
Bugün ocak ayının son günü.Today is the last day of January.
Tom'un er ya da geç onu yapmaya zaman ayıracağından eminim.I'm sure Tom will get around to doing that sooner or later.
Haziran ayında çok yağmur var.There's a lot of rain in June.
Gözlerini ondan ayırma.Don't take your eyes off him.
Gözlerimi senden ayırmıyorum.I'm not taking my eyes off you.
Gözlerimi onlardan ayırmıyorum.I'm not taking my eyes off them.
Gözlerimi ondan ayırmıyorum.I'm not taking my eyes off him.
Onlarla ayın on üçünde cuma günü görüştüm.I met them on Friday the 13th.