Eller baldırlar altına! Avuç içi yere bakacak!Handen onder de dijen, handpalmen naar beneden.
Eller baldırlar altına! Avuç içi yere bakacak!Kézfejet a comb alá, tenyerek lefelé.
Eller baldırlar altına! Avuç içi yere bakacak!Las manos debajo de los muslos, con las palmas hacia abajo.
Eller baldırlar altına! Avuç içi yere bakacak!Mains sous vos cuisses, paumes vers le bas.
Eller baldırlar altına! Avuç içi yere bakacak!O să te simţi mai bine dacă-ţi ţii mâinile sub tine.
Eller baldırlar altına! Avuç içi yere bakacak!Руки под бедра, ладонями вниз.
Eller baldırlar altına! Avuç içi yere bakacak!,ידיים צמודות לגוף .כפות ידיים מתחת לרגליך
Eller baldırlar altına! Avuç içi yere bakacak!ستشعر براحة أكثر إذا وضعت يديك تحت سيقانك
Elleriniz önde, avuçlar yukarı, bitişik.Aduceţi mâinile în faţa voastră. Palmele în sus. Împreună.
Elleriniz önde, avuçlar yukarı, bitişik.Hände vorstrecken. Innenflächen nach oben. Zusammen.
Elleriniz önde, avuçlar yukarı, bitişik.손을 앞으로 손바닥은 위로, 자 모두요
Elleriniz önde, avuçlar yukarı, bitişik.Les mains devant vous. Paumes vers le haut. Ensemble.
Elleriniz önde, avuçlar yukarı, bitişik.Levanten las manos. Arriba las palmas. Juntas.
Elleriniz önde, avuçlar yukarı, bitişik.Mani giunte di fronte a voi. Palmi rivolti verso l'alto.
Elleriniz önde, avuçlar yukarı, bitişik.Wyciągnijcie ręce przed siebie. Dłonie do góry. Razem.
Elleriniz önde, avuçlar yukarı, bitişik.Вытяните руки перед собой. Ладонями кверху. Все вместе!
Elleriniz önde, avuçlar yukarı, bitişik.Ръцете навън пред вас. Дланите на горе. Заедно.
Elleriniz önde, avuçlar yukarı, bitişik.ידיים לפנים. כפות ידיים כלפי מעלה. יחד.
Elleriniz önde, avuçlar yukarı, bitişik.ضعو ايديكم امامكم افردوها بجانب بعضها
'En yeni, en iyi; avuç içi bilgisayar!'Cea mai tare a fost PalmPilot.
'En yeni, en iyi; avuç içi bilgisayar!'팜파일럿*은 최신이고, 가장 훌륭한 물건이라고요.
'En yeni, en iyi; avuç içi bilgisayar!'la dernière grande invention, le PalmPilot.
'En yeni, en iyi; avuç içi bilgisayar!'lo último y más grande, la PalmPilot.
'En yeni, en iyi; avuç içi bilgisayar!'Najnowsza i największa rzecz, PalmPilot.
'En yeni, en iyi; avuç içi bilgisayar!'PalmPilot.
'En yeni, en iyi; avuç içi bilgisayar!'Самая лучшая новинка — PalmPilot.
'En yeni, en iyi; avuç içi bilgisayar!'הדבר החדש ביותר והמעולה ביותר- ה-PalmPilot(מכשיר אלקטרוני ישן). (צחוק)
'En yeni, en iyi; avuç içi bilgisayar!'آخر و أروع أمر على الإطلاق هو PalmPilot.
'En yeni, en iyi; avuç içi bilgisayar!'みんなに言われたもんです 「ジェフ これさえあれば -
'En yeni, en iyi; avuç içi bilgisayar!'就係最新最勁嘅掌上型電腦
Gandhi sahile gidip bir avuç tuz aldı ve şöyle dedi:Gandhi caminó hacia la playa, tomó la sal y dijo:
Gandhi sahile gidip bir avuç tuz aldı ve şöyle dedi:Gandhi ging an den Strand, nahm eine Handvoll Salz und sagte:
Gandhi sahile gidip bir avuç tuz aldı ve şöyle dedi:Gandhi kemudian berjalan ke pantai, mengambil garam dan berkata:
Gandhi sahile gidip bir avuç tuz aldı ve şöyle dedi:Gandhi liep naar het strand, pakte een zout rots op en zei:
Gandhi sahile gidip bir avuç tuz aldı ve şöyle dedi:Gandhi marciò verso la spiaggia, raccolse il sale e disse:
Gandhi sahile gidip bir avuç tuz aldı ve şöyle dedi:Ганди отиде до брега, взе солта и каза:
Gandhi sahile gidip bir avuç tuz aldı ve şöyle dedi:إلا أن غاندي مشى على الشاطئ، التقط الملح وقال:
Gandhi sahile gidip bir avuç tuz aldı ve şöyle dedi:「我々は自分たちで塩を作ろう、彼らに従うものか」と。
Gerçekten de bu hep böyle oldu. Bir avuç düşünceli insan o koyu değiştirdi.Memang, cuma merekalah yang pernah. dan suatu kelumpok kecil yang peduli yang mengubah pantai tersebut.
Hepiniz, tamam mı? Avuç içiniz yukarıda.모두요. 손바닥을 위로
Hepiniz, tamam mı? Avuç içiniz yukarıda.כולכם, טוב? כפות ידיים למעלה.
Hepiniz, tamam mı? Avuç içiniz yukarıda.جميعكم ,حسنا؟ الكف لللاعلى
Hepiniz, tamam mı? Avuç içiniz yukarıda.これをひっくり返すには
Her şey daha büyük bir gerçekliğin avucunun içinde mi?Czy o wszystkim decyduje nadrzędna rzeczywistość?
Her şey daha büyük bir gerçekliğin avucunun içinde mi?¿De verdad son las cosas cómo parecen?
Her şey daha büyük bir gerçekliğin avucunun içinde mi?Estará tudo oculto numa realidade ainda maior?
Her şey daha büyük bir gerçekliğin avucunun içinde mi?Ligger allt i handen på en större verklighet?
Her şey daha büyük bir gerçekliğin avucunun içinde mi?Ligger alt i hænderne på en større virkelighed?
Her şey daha büyük bir gerçekliğin avucunun içinde mi?Onko kaikki suuremman todellisuuden kämmenellä?
Her şey daha büyük bir gerçekliğin avucunun içinde mi?Tutte le cose sono una sfaccettatura di una realtà superiore?
Her şey daha büyük bir gerçekliğin avucunun içinde mi?Μήπως όλα είναι στο χέρι μιας μεγαλύτερης πραγματικότητας;
Her şey daha büyük bir gerçekliğin avucunun içinde mi?Всё ли лежит на ладони большей реальности?
hizmetin sağlanması bir avuç yerle sınırlı görünmektedir.A tű- és fecskendőcsere-programok típusai az európai országokban
İçeri girebilir, bir şeyler yapabilir ve bu gezegene bir avuç çamurmuş gibi davranabilirim.Astfel, eu pot să intervin, să fac lucruri şi să mă port cu planeta asta ca și cu un bulgăre de lut.
İçeri girebilir, bir şeyler yapabilir ve bu gezegene bir avuç çamurmuş gibi davranabilirim.Ich kann Dinge verändern und diesen Planeten wie einen Klumpen Ton formen.
İçeri girebilir, bir şeyler yapabilir ve bu gezegene bir avuç çamurmuş gibi davranabilirim.Je peux venir, faire des choses, et considérer cette planète comme une boule de glaise.
İçeri girebilir, bir şeyler yapabilir ve bu gezegene bir avuç çamurmuş gibi davranabilirim.행성을 찰흙처럼 주무르든 뭘 하든 말이죠.
İçeri girebilir, bir şeyler yapabilir ve bu gezegene bir avuç çamurmuş gibi davranabilirim.Mogę traktować ją, jakby była z gliny.
İçeri girebilir, bir şeyler yapabilir ve bu gezegene bir avuç çamurmuş gibi davranabilirim.Por ejemplo, puedo usar una herramienta y, trazar ríos.
İçeri girebilir, bir şeyler yapabilir ve bu gezegene bir avuç çamurmuş gibi davranabilirim.Posso entrare, fare cose, e trattare il pianeta quasi come argilla da modellare.