Bu şekilde tutun, avuç içleriniz dışa dönükAttrapez la barre comme ceci, donc cette prise, paumes de mains ouvertes.
Bu ve bunun yanında daha fazlası avucunuzun içinde olacak.E che questo, e molto altro ancora, sarebbe stato nel palmo della vostra mano.
Bu ve bunun yanında daha fazlası avucunuzun içinde olacak.E que isso, e ainda mais, estaria na palma das nossas mãos.
Bu ve bunun yanında daha fazlası avucunuzun içinde olacak.그리고, 그것들이 여러분의 손바닥 위에 있게 될 것입니다.
Bu ve bunun yanında daha fazlası avucunuzun içinde olacak.Şi aceasta, şi altele pe deasupra, ar fi în palma ta.
Bu ve bunun yanında daha fazlası avucunuzun içinde olacak.To i wiele innych rzeczy, będzie mieścić się w dłoni.
Bu ve bunun yanında daha fazlası avucunuzun içinde olacak.Und dass es darüber hinaus in eine Handfläche passen würde.
Bu ve bunun yanında daha fazlası avucunuzun içinde olacak.Και αυτό, και πολλά άλλα θα χωρούσαν στην παλάμη μας.
Bu ve bunun yanında daha fazlası avucunuzun içinde olacak.И че при това би се събирало в дланта ти.
Bu ve bunun yanında daha fazlası avucunuzun içinde olacak.И что все это будет помещаться на ладони.
Bu ve bunun yanında daha fazlası avucunuzun içinde olacak.ויותר מכך, זה יהיה בכף היד.
Bu ve bunun yanında daha fazlası avucunuzun içinde olacak.إن ذلك، والمزيد إلى جانبه، يمكن حمله على راحة اليد.
Bu ve bunun yanında daha fazlası avucunuzun içinde olacak.私は デジタル革命は現在
Diyor ki, bir avuç düşünceli insan dünyayı değiştirebilir.Azt mondta, hogy a környezettudatos emberek egy kis csoportja meg tudná változtatni a világot.
Diyor ki, bir avuç düşünceli insan dünyayı değiştirebilir.Cô ấy bảo một nhóm nhỏ những người biết suy nghĩ có thể thay đổi thế giới.
Diyor ki, bir avuç düşünceli insan dünyayı değiştirebilir.Dia berkata hanya sekelompok kecil yang berpeduli yang bisa mengubah dunia ini.
Diyor ki, bir avuç düşünceli insan dünyayı değiştirebilir.Ea a spus că un grup mic de oameni de bine poate schimba lumea.
Diyor ki, bir avuç düşünceli insan dünyayı değiştirebilir.Ella dijo que un pequeño grupo de personas consideradas podría cambiar el mundo.
Diyor ki, bir avuç düşünceli insan dünyayı değiştirebilir.Elle a dit qu'un petit groupe de personnes sensées pouvait changer le monde.
Diyor ki, bir avuç düşünceli insan dünyayı değiştirebilir.Ha detto che un piccolo gruppo di persone di buon senso può cambiare il mondo.
Diyor ki, bir avuç düşünceli insan dünyayı değiştirebilir.사려깊은 소수의 사람들이 세상을 변화시킨다고 말했죠
Diyor ki, bir avuç düşünceli insan dünyayı değiştirebilir.Margaret povedala, že aj malá skupina premýšľajúcich ľudí môže zmeniť svet.
Diyor ki, bir avuç düşünceli insan dünyayı değiştirebilir.Powiedziała, że grupka myślących osób może zmienić świat.
Diyor ki, bir avuç düşünceli insan dünyayı değiştirebilir.Řekla, že malá skupina přemýšlivých lidí by mohla změnit svět.
Diyor ki, bir avuç düşünceli insan dünyayı değiştirebilir.Sie sagte, dass eine kleine Gruppe verantwortungsbewusster Leute die Welt verändern könnte.
Diyor ki, bir avuç düşünceli insan dünyayı değiştirebilir.Ze zei dat een kleine groep nadenkende mensen de wereld kunnen veranderen.
Diyor ki, bir avuç düşünceli insan dünyayı değiştirebilir.Она сказала, что горстка неравнодушных людей может изменить мир.
Diyor ki, bir avuç düşünceli insan dünyayı değiştirebilir.Тя казва, че една малка група мислещи хора би могла да спаси света.
Diyor ki, bir avuç düşünceli insan dünyayı değiştirebilir.היא אמרה שקבוצה קטנה של אנשים רגישים יכולה לשנות את העולם.
Diyor ki, bir avuç düşünceli insan dünyayı değiştirebilir.لقد قالت أن مجموعة صغيرة من المفكرين تستطيع تغيير العالم.
Diyor ki, bir avuç düşünceli insan dünyayı değiştirebilir.世界を変えるのだと 全く そのとおりのことが起きています
Doğru mu? Ancak maytap, avucunuzun içinde patlarsa... ...eliniz, patlamış bir ketçap şişesine benzer.Haga un puño alrededor del petardo y enciéndalo.
Doğru mu? Ancak maytap, avucunuzun içinde patlarsa... ...eliniz, patlamış bir ketçap şişesine benzer.Ha körbezárjuk a tenyerünkkel, felrobban.És...
Doğru mu? Ancak maytap, avucunuzun içinde patlarsa... ...eliniz, patlamış bir ketçap şişesine benzer.Je houdt 't in je gebalde vuist.
Dünya'nın Doğusundan Batısına baktık ve Efendimizin (sav) evlatlarından bir avuç dışında başkasını bulamadık-Buscamos en todo el mundo, de Oriente a Occidente y encontramos a los descendientes del Profeta (saws).
Dünya'nın Doğusundan Batısına baktık ve Efendimizin (sav) evlatlarından bir avuç dışında başkasını bulamadık-Kami mencari dari Timur hingga Barat dunia, & kami belum ketemu kecuali dari keluarga Baginda Nabi (saws).
Dünya'nın Doğusundan Batısına baktık ve Efendimizin (sav) evlatlarından bir avuç dışında başkasını bulamadık-Мы искали от востока до запада во всём мире и мы не нашли, только от сынов Пророка (сас).
Dünyayı kurtarmak... ...bir avuç serseriye kalmış. Bunlara su tabancası bile vermem.Das Schicksal der Menschheit wird Deppen anvertraut, denen ich nicht mal 'ne Wasserpistole gäbe!
Dünyayı kurtarmak... ...bir avuç serseriye kalmış. Bunlara su tabancası bile vermem.Ik zou die kerels nog geen proppenschieter geven.
Dünyayı kurtarmak... ...bir avuç serseriye kalmış. Bunlara su tabancası bile vermem. - Jürinin kararı ne?La sorte del pianeta č in mano ad un gruppo di defiicienti.
Dünyayı kurtarmak... ...bir avuç serseriye kalmış. Bunlara su tabancası bile vermem. - Jürinin kararı ne?Vårt öde avgörs av några idioter som jag inte litar ett dugg på.
Dünyayı kurtarmak... ...bir avuç serseriye kalmış. Bunlara su tabancası bile vermem. - Jürinin kararı ne?Στηρίζουμε το μέλλον μας σε ένα μάτσο καθυστερημένων.
Dünyayı kurtarmak... ...bir avuç serseriye kalmış. Bunlara su tabancası bile vermem.Le sort de la planète est entre les mains d'une bande d'attardés.
Dünyayı kurtarmak... ...bir avuç serseriye kalmış. Bunlara su tabancası bile vermem.Nasib planet ada di tangan ... ...sekumpulan orang yang tewas dan aku tidak percaya dengan senapang kentang.
Dünyayı kurtarmak... ...bir avuç serseriye kalmış. Bunlara su tabancası bile vermem.O destino do planeta está nas mãos de um grupo de atrasados.
Dünyayı kurtarmak... ...bir avuç serseriye kalmış. Bunlara su tabancası bile vermem.Usoda planeta je v rokah tepcev, ki jim ne bi zaupal niti otroške puške.
Dünyayı kurtarmak... ...bir avuç serseriye kalmış. Bunlara su tabancası bile vermem.Разчитаме на олигофрени, на които не бих поверил пушка с капси.
Dünyayı kurtarmak... ...bir avuç serseriye kalmış. Bunlara su tabancası bile vermem.بعض المعاقين لن أثق ببندقية بطاطة
Dünyayı kurtarmak... ...bir avuç serseriye kalmış..עוד דבר אחד
Efendimizin (sav) risaleti o devirde ulaştı. Türkiye'de, Anadolu'da bir avuç insan bir araya gelip dediler ki:Die Botschaft des Propheten (saws) erreichte in jener Zeit eine Handvoll Leute in Anatolien, in der Türkei.
Efendimizin (sav) risaleti o devirde ulaştı. Türkiye'de, Anadolu'da bir avuç insan bir araya gelip dediler ki:El mensaje del Profeta (saws) alcanzó en aquel tiempo a unas cuantas personas de Anatolia, en Turquía.
Efendimizin (sav) risaleti o devirde ulaştı. Türkiye'de, Anadolu'da bir avuç insan bir araya gelip dediler ki:Послание Пророка (сас) достигло в то время, немного людей в Анатолии в Турции.
-- ekonomistler dünyayı kendi gözlükleriyle görmeye yatkındır, yani: bunlar sadece bir avuç aptal insan.-- các nhà kinh tế có vẻ nhìn thế giới qua lăng kính riêng, chỉ thấy: toàn 1 lũ dốt nát.
-- ekonomistler dünyayı kendi gözlükleriyle görmeye yatkındır, yani: bunlar sadece bir avuç aptal insan.-- ekonomové mají sklon vnímat svět přes své vlastní brýle, tak, že je to spousta hloupých lidí.
-- ekonomistler dünyayı kendi gözlükleriyle görmeye yatkındır, yani: bunlar sadece bir avuç aptal insan.-- ekonómovia majú sklon vnímať svet cez svoje vlastné okuliare, tak, že: to je len kopa hlúpych ľudí.
-- ekonomistler dünyayı kendi gözlükleriyle görmeye yatkındır, yani: bunlar sadece bir avuç aptal insan.-- 경제학자들은 그들의 입장에서만 세상을 바라보며 사람들이 바보라고 하죠.
-- ekonomistler dünyayı kendi gözlükleriyle görmeye yatkındır, yani: bunlar sadece bir avuç aptal insan.- да гледат на света през техните очи, т.е.: това са само група глупаци.
-- ekonomistler dünyayı kendi gözlükleriyle görmeye yatkındır, yani: bunlar sadece bir avuç aptal insan.- נוטים לראות את העולם דרך משקפיים משלהם, שבהם רואים חבורה של אנשים טיפשים.
-- ekonomistler dünyayı kendi gözlükleriyle görmeye yatkındır, yani: bunlar sadece bir avuç aptal insan.-- يميل الإقتصاديون الى النظر الى العالم عبر عدساتهم الخاصة، التي هي: هؤلاء فقط مجموعة من الناس الأغبياء.
-- ekonomistler dünyayı kendi gözlükleriyle görmeye yatkındır, yani: bunlar sadece bir avuç aptal insan.世の中を見る傾向があり 見えるのは大ばかの群衆だけです その結果 多くの人は経済学者をばかな人達だと思っています