avlu ile cümle

avlu kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
12
ORT. KELİME
İç avlunun duvarlarını üç sıra yontma taş ve bir sıra sedir ağacı kirişleriyle yaptırdı.Azután felépíté a belsõ pitvart három rend faragott kõbõl és egy rend czédrusgerendából.
İç avlunun duvarlarını üç sıra yontma taş ve bir sıra sedir ağacı kirişleriyle yaptırdı.Costruì il muro del cortile interno con tre ordini di pietre squadrate e con un ordine di tavole di cedro
İç avlunun duvarlarını üç sıra yontma taş ve bir sıra sedir ağacı kirişleriyle yaptırdı.De muur van de binnenste voorhof bestond uit drie rijen uitgehouwen stenen en één rij cederhouten stammen.
İç avlunun duvarlarını üç sıra yontma taş ve bir sıra sedir ağacı kirişleriyle yaptırdı.Hizo el atrio interior de tres hileras de piedras labradas y una hilera de vigas de cedro
İç avlunun duvarlarını üç sıra yontma taş ve bir sıra sedir ağacı kirişleriyle yaptırdı.Il bâtit le parvis intérieur de trois rangées de pierres de taille et d`une rangée de poutres de cèdre.
İç avlunun duvarlarını üç sıra yontma taş ve bir sıra sedir ağacı kirişleriyle yaptırdı.In zgradil je notranje dvorišče: tri vrste obsekanih kamenov in vrsto cedrovih brun.
İç avlunun duvarlarını üç sıra yontma taş ve bir sıra sedir ağacı kirişleriyle yaptırdı.또 다듬은 돌 세 켜와 백향목 두꺼운 판자 한 켜로 둘러 안뜰을 만들었더라
İç avlunun duvarlarını üç sıra yontma taş ve bir sıra sedir ağacı kirişleriyle yaptırdı.Ligeledes indrettede han den indre Forgård ved at bygge tre Lag Kvadersten og et Lag Cederbjælker.
İç avlunun duvarlarını üç sıra yontma taş ve bir sıra sedir ağacı kirişleriyle yaptırdı.Người xây tường hành lang phía trong bằng ba hàng đá chạm, và một hàng cây xà gỗ bá hương.
İç avlunun duvarlarını üç sıra yontma taş ve bir sıra sedir ağacı kirişleriyle yaptırdı.Người xây tường hành_lang phía trong bằng ba hàng đá chạm , và một hàng cây xà gỗ bá hương .
İç avlunun duvarlarını üç sıra yontma taş ve bir sıra sedir ağacı kirişleriyle yaptırdı.Og han bygget den indre forgård av tre lag huggen sten og ett lag sederbjelker.
İç avlunun duvarlarını üç sıra yontma taş ve bir sıra sedir ağacı kirişleriyle yaptırdı.Potom vystavěl síň prostřední ze tří řadů kamení tesaného, a jednoho řadu dříví cedrového hoblovaného.
İç avlunun duvarlarını üç sıra yontma taş ve bir sıra sedir ağacı kirişleriyle yaptırdı.Também edificou o átrio interior de três ordens de pedras lavradas e de uma ordem de vigas de cedro.
İç avlunun duvarlarını üç sıra yontma taş ve bir sıra sedir ağacı kirişleriyle yaptırdı.Und er baute auch den inneren Hof von drei Reihen behauener Steine und von einer Reihe zederner Balken.
İç avlunun duvarlarını üç sıra yontma taş ve bir sıra sedir ağacı kirişleriyle yaptırdı.Vidare byggde han den inre förgårdsmuren av tre varv huggna stenar och ett varv huggna bjälkar av cederträ.
İç avlunun duvarlarını üç sıra yontma taş ve bir sıra sedir ağacı kirişleriyle yaptırdı.Και ωκοδομησε την εσωτεραν αυλην με τρεις σειρας πελεκητων λιθων και με μιαν σειραν δοκων κεδρινων.
İç avlunun duvarlarını üç sıra yontma taş ve bir sıra sedir ağacı kirişleriyle yaptırdı.И построил внутренний двор из трех рядов обтесанного камня и из ряда кедровых брусьев.
İç avlunun duvarlarını üç sıra yontma taş ve bir sıra sedir ağacı kirişleriyle yaptırdı.Съгради вътрешния двор с три реда дялани камъни и с един ред кедрови греди.
İç avlunun duvarlarını üç sıra yontma taş ve bir sıra sedir ağacı kirişleriyle yaptırdı.ויבן את החצר הפנימית שלשה טורי גזית וטור כרתת ארזים׃
İç avlunun duvarlarını üç sıra yontma taş ve bir sıra sedir ağacı kirişleriyle yaptırdı.وبنى الدار الداخلية ثلاثة صفوف منحوتة وصفا من جوائز الارز.
İç avlunun duvarlarını üç sıra yontma taş ve bir sıra sedir ağacı kirişleriyle yaptırdı.他 又 用 鑿 成 的 石 頭 三 層 、 香 柏 木 一 層 、 建 築 內 院
İç avlunun duvarlarını üç sıra yontma taş ve bir sıra sedir ağacı kirişleriyle yaptırdı.他 又 用 鑿成 的 石頭 三 層 、 香柏木 一 層 、 建築內院
İç avlunun güneyi boyunca, açık alana ve dış avludaki yapılara bakan başka odalar vardı.A mezzogiorno, di fronte allo spazio libero e alla muraglia di cinta, c'erano stanz
İç avlunun güneyi boyunca, açık alana ve dış avludaki yapılara bakan başka odalar vardı.A pitvar falának szélességében dél felé az elkülönített hely és az épület elõtt is kamarák valának.
İç avlunun güneyi boyunca, açık alana ve dış avludaki yapılara bakan başka odalar vardı.Cũng có những phòng trên bề ngang tường hành lang, về phía đông, ngay trước mặt khoảng đất biệt riêng và nhà.
İç avlunun güneyi boyunca, açık alana ve dış avludaki yapılara bakan başka odalar vardı.남편 골방 뜰 맞은편과 남편 건물 맞은편에도 방 둘이 있는데
İç avlunun güneyi boyunca, açık alana ve dış avludaki yapılara bakan başka odalar vardı.Mai erau nişte odăi de grosimea zidului curţii dinspre răsărit, în dreptul locului gol şi în dreptul clădirii.
İç avlunun güneyi boyunca, açık alana ve dış avludaki yapılara bakan başka odalar vardı.Na širnem zidu na dvorišču proti jugu, pred odločenim prostorom in pred poslopjem, so bili tudi hrami,
İç avlunun güneyi boyunca, açık alana ve dış avludaki yapılara bakan başka odalar vardı.Na šíř ohrady té síně k východu před příhradkem i před stavením byly komůrky.
İç avlunun güneyi boyunca, açık alana ve dış avludaki yapılara bakan başka odalar vardı.Na szerokości ogrodzenia onej sieni ku wschodowi przed piętrem i przed budowaniem były komórki.
İç avlunun güneyi boyunca, açık alana ve dış avludaki yapılara bakan başka odalar vardı.Po šírke ohrady dvora smerom na východ pred ohradeným miestom a pred staväním boly komory.
İç avlunun güneyi boyunca, açık alana ve dış avludaki yapılara bakan başka odalar vardı.Und an der Mauer gegen Mittag waren auch Kammern gegenüber dem Hofraum und gegenüber dem Gebäude.
İç avlunun güneyi boyunca, açık alana ve dış avludaki yapılara bakan başka odalar vardı.В ширину стены двора к востоку перед площадью и перед зданием были комнаты.
İç avlunun güneyi boyunca, açık alana ve dış avludaki yapılara bakan başka odalar vardı.Стаите бяха в дебелината на дворовата стена към изток, пред определеното място, и пред зданието.
İç avlunun güneyi boyunca, açık alana ve dış avludaki yapılara bakan başka odalar vardı.ברחב גדר החצר דרך הקדים אל פני הגזרה ואל פני הבנין לשכות׃
İç avlunun güneyi boyunca, açık alana ve dış avludaki yapılara bakan başka odalar vardı.المخادع كانت في عرض جدار الدار نحو الشرق قدام المكان المنفصل وقبالة البناء.
İç avlunun güneyi boyunca, açık alana ve dış avludaki yapılara bakan başka odalar vardı.向 南 〔 原 文 作 東 〕 在 內 院 牆 裡 有 聖 屋 、 一 排 與 鋪 石 地 之 屋 相 對 、 一 排 順 著 空 地
İç avlunun güneyi boyunca, açık alana ve dış avludaki yapılara bakan başka odalar vardı.向南 〔 原文 作東 〕 在 內院 牆裡 有 聖屋 、 一 排 與鋪 石地 之 屋 相對 、 一 排 順 著 空地
İç avlunun yirmi arşınlık bölümüyle dış avlunun taş yoluna bakan üç katın koridorları karşı karşıyaydı.그 방 삼층에 툇마루들이 있는데 한 방의 툇마루는 이십척 되는 안 뜰과 마주 대하였고 한 방의 툇마루는 바깥 뜰 박석 깔린 곳과 마주 대하였으며
İç avlunun yirmi arşınlık bölümüyle dış avlunun taş yoluna bakan üç katın koridorları karşı karşıyaydı.נגד העשרים אשר לחצר הפנימי ונגד רצפה אשר לחצר החיצונה אתיק אל פני אתיק בשלשים׃
İç avlunun yirmi arşınlık bölümüyle dış avlunun taş yoluna bakan üç katın koridorları karşı karşıyaydı.تجاه العشرين التي للدار الداخلية وتجاه المجزع الذي للدار الخارجية اسطوانة تجاه اسطوانة في الطبقات الثلاث.
İç avlunun yirmi arşınlık bölümüyle dış avlunun taş yoluna bakan üç katın koridorları karşı karşıyaydı.對 著 內 院 那 二 十 肘 寬 之 空 地 、 又 對 著 外 院 的 鋪 石 地 、 在 第 三 層 樓 上 、 有 樓 廊 對 著 樓 廊
İç avlunun yirmi arşınlık bölümüyle dış avlunun taş yoluna bakan üç katın koridorları karşı karşıyaydı.對著內院 那 二十 肘寬 之 空地 、 又 對 著 外院 的 鋪 石地 、 在 第三 層樓 上 、 有樓廊對 著樓廊
İç avluya gireceği zaman hiçbir kâhin içki içmeyecek.Aucun sacrificateur ne boira du vin lorsqu`il entrera dans le parvis intérieur.
İç avluya gireceği zaman hiçbir kâhin içki içmeyecek.Chẳng có thầy tế lễ nao được uống rượu khi vào nơi hành lang trong.
İç avluya gireceği zaman hiçbir kâhin içki içmeyecek.Chẳng có thầy tế_lễ nao được uống rượu khi vào nơi hành_lang trong .
İç avluya gireceği zaman hiçbir kâhin içki içmeyecek.És senki a papok közül bort ne igyék, mikor a belsõ udvarba bemennek.
İç avluya gireceği zaman hiçbir kâhin içki içmeyecek.Geen enkele priester mag wijn drinken voordat hij de binnenste voorhof ingaat.
İç avluya gireceği zaman hiçbir kâhin içki içmeyecek.아무 제사장이든지 안 뜰에 들어갈 때에는 포도주를 마시지 말 것이며
İç avluya gireceği zaman hiçbir kâhin içki içmeyecek.Mereka tidak boleh minum anggur kalau mau masuk ke pelataran dalam
İç avluya gireceği zaman hiçbir kâhin içki içmeyecek.Nenhum sacerdote beberá vinho quando entrar no átrio interior.
İç avluya gireceği zaman hiçbir kâhin içki içmeyecek.Nessun sacerdote berrà vino quando dovrà entrare nell'atrio interno
İç avluya gireceği zaman hiçbir kâhin içki içmeyecek.Niciun preot nu va bea vin cînd va intra în curtea dinlăuntru.
İç avluya gireceği zaman hiçbir kâhin içki içmeyecek."Ninguno de los sacerdotes beberá vino cuando haya de entrar en el atrio interior
İç avluya gireceği zaman hiçbir kâhin içki içmeyecek.Och vin får ingen präst dricka, när han har kommit in på den inre förgården.
İç avluya gireceği zaman hiçbir kâhin içki içmeyecek.Tudi vina naj ne pije noben duhovnik, ko mu je iti na notranje dvorišče.
İç avluya gireceği zaman hiçbir kâhin içki içmeyecek.Und soll auch kein Priester Wein trinken, wenn sie in den innern Vorhof gehen sollen.
İç avluya gireceği zaman hiçbir kâhin içki içmeyecek.Viiniä älköön kukaan pappi juoko tultuansa sisempään esipihaan.
İç avluya gireceği zaman hiçbir kâhin içki içmeyecek.Vína nebudú piť, niktorý z kňazov, keď budú mať vojsť do vnútorného dvora.
İç avluya gireceği zaman hiçbir kâhin içki içmeyecek.Vína též nebude píti žádný z kněží, když budou míti vcházeti do síně vnitřní.

İlgili Sayfalar