avlu ile cümle

avlu kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Görünmez Adam avlusunda kitap ve paket teslim vardı.Pro Neviditelný předala knih a svazku ve dvoře.
Görünmez Adam avlusunda kitap ve paket teslim vardı.Sillä Näkymätön mies oli luovuttanut kirjoja ja niputtaa pihalla.
Görünmez Adam avlusunda kitap ve paket teslim vardı.Untuk Invisible Man telah menyerahkan buku-buku dan bundel di halaman.
Görünmez Adam avlusunda kitap ve paket teslim vardı.Voor de onzichtbare man had overhandigd de boeken en bundelen in de tuin.
Görünmez Adam avlusunda kitap ve paket teslim vardı.Za je Invisible Man predal knjig in svežnja v dvorišču.
Görünmez Adam avlusunda kitap ve paket teslim vardı.Για τους Invisible Man είχε παραδώσει τα βιβλία και δέσμη στην αυλή.
Görünmez Adam avlusunda kitap ve paket teslim vardı.Для Людини-невидимки були передані книги і пучок на подвір'ї.
Görünmez Adam avlusunda kitap ve paket teslim vardı.Для Человека-невидимки были переданы книги и пучок во дворе.
Görünmez Adam avlusunda kitap ve paket teslim vardı.За невидим човек е предаден на книги и сноп в двора.
Görünmez Adam avlusunda kitap ve paket teslim vardı.لكان الرجل الخفي تسليم الكتب وربطة في الفناء.
Görünmez Adam avlusunda kitap ve paket teslim vardı.氏のやつの顔は怒りと毅然としたが、彼の衣装は欠陥であり、
Hizmetkârlar krala, ‹‹Haman avluda bekliyor›› dediler. Kral, ‹‹Buraya gelsin›› dedi.A mládenci kráľovi mu riekli: Hľa, Háman stojí na dvore. A kráľ povedal: Nech vojde!
Hizmetkârlar krala, ‹‹Haman avluda bekliyor›› dediler. Kral, ‹‹Buraya gelsin›› dedi.Các thần bộc của vua thưa rằng : Kìa , Ha-man đứng nơi viện trung . Vua bèn nói : Người hãy vào .
Hizmetkârlar krala, ‹‹Haman avluda bekliyor›› dediler. Kral, ‹‹Buraya gelsin›› dedi.Các thần bộc của vua thưa rằng: Kìa, Ha-man đứng nơi viện trung. Vua bèn nói: Người hãy vào.
Hizmetkârlar krala, ‹‹Haman avluda bekliyor›› dediler. Kral, ‹‹Buraya gelsin›› dedi.De dienaren antwoordden: "Haman staat buiten te wachten." "Laat hem binnenkomen", beval de koning.
Hizmetkârlar krala, ‹‹Haman avluda bekliyor›› dediler. Kral, ‹‹Buraya gelsin›› dedi.E os servos do rei lhe responderam: Eis que Hamã está esperando no pátio. E disse o rei que entrasse.
Hizmetkârlar krala, ‹‹Haman avluda bekliyor›› dediler. Kral, ‹‹Buraya gelsin›› dedi.És felelének néki a király apródjai: Ímé Hámán áll az udvarban. És mondja a király: Jõjjön be!
Hizmetkârlar krala, ‹‹Haman avluda bekliyor›› dediler. Kral, ‹‹Buraya gelsin›› dedi.I giovani servi del re gli risposero: «Ecco c'è Amàn nell'atrio». Il re disse: «Entri!»
Hizmetkârlar krala, ‹‹Haman avluda bekliyor›› dediler. Kral, ‹‹Buraya gelsin›› dedi.In kraljevi hlapci mu reko: Glej, Haman stoji na dvoru! Kralj veli: Naj stopi sem!
Hizmetkârlar krala, ‹‹Haman avluda bekliyor›› dediler. Kral, ‹‹Buraya gelsin›› dedi.시신이 고하되 하만이 뜰에 섰나이다 왕이 가로되 들어 오게 하라 하니
Hizmetkârlar krala, ‹‹Haman avluda bekliyor›› dediler. Kral, ‹‹Buraya gelsin›› dedi.Kongens Folk svarede ham: "Det er Haman, der står ude i Gården." Da sagde Kongen: "Lad ham komme ind!"
Hizmetkârlar krala, ‹‹Haman avluda bekliyor›› dediler. Kral, ‹‹Buraya gelsin›› dedi.Kongens tjenere svarte: Det er Haman som står der ute i gården. Kongen så: La ham komme inn!
Hizmetkârlar krala, ‹‹Haman avluda bekliyor›› dediler. Kral, ‹‹Buraya gelsin›› dedi.Les serviteurs du roi lui répondirent: C`est Haman qui se tient dans la cour. Et le roi dit: Qu`il entre.
Hizmetkârlar krala, ‹‹Haman avluda bekliyor›› dediler. Kral, ‹‹Buraya gelsin›› dedi.Niin kuninkaan palvelijat vastasivat hänelle: "Katso, esipihassa seisoo Haaman".
Hizmetkârlar krala, ‹‹Haman avluda bekliyor›› dediler. Kral, ‹‹Buraya gelsin›› dedi.Odpověděli králi služebníci jeho: Aj, Aman stojí v síni. Řekl král: Nechť vejde sem.
Hizmetkârlar krala, ‹‹Haman avluda bekliyor›› dediler. Kral, ‹‹Buraya gelsin›› dedi.Så svarade honom då konungens tjänare: »Ja, Haman står därute på gården.» Konungen sade: »Låt honom komma in.»
Hizmetkârlar krala, ‹‹Haman avluda bekliyor›› dediler. Kral, ‹‹Buraya gelsin›› dedi.Slujitorii împăratului i-au răspuns: ,,Haman este în curte.`` Şi împăratul a zis: ,,Să intre.``
Hizmetkârlar krala, ‹‹Haman avluda bekliyor›› dediler. Kral, ‹‹Buraya gelsin›› dedi.Tedy odpowiedzieli królowi słudzy jego: Oto Haman stoi w sieni. I rzekł król: Niech sam wnijdzie.
Hizmetkârlar krala, ‹‹Haman avluda bekliyor›› dediler. Kral, ‹‹Buraya gelsin›› dedi.Und des Königs Diener sprachen zu ihm: Siehe, Haman steht im Hofe. Der König sprach: Laßt ihn hereingehen!
Hizmetkârlar krala, ‹‹Haman avluda bekliyor›› dediler. Kral, ‹‹Buraya gelsin›› dedi.Y los servidores del rey le respondieron: --He aquí, Amán está en el patio. Y el rey dijo: --Que entre
Hizmetkârlar krala, ‹‹Haman avluda bekliyor›› dediler. Kral, ‹‹Buraya gelsin›› dedi.И сказали отроки царю: вот, Аман стоит на дворе. И сказал царь: пусть войдет.
Hizmetkârlar krala, ‹‹Haman avluda bekliyor›› dediler. Kral, ‹‹Buraya gelsin›› dedi.И слугите на царя му казаха: Ето, Аман стои на двора. И царят рече: Да влезе.
Hizmetkârlar krala, ‹‹Haman avluda bekliyor›› dediler. Kral, ‹‹Buraya gelsin›› dedi.ויאמרו נערי המלך אליו הנה המן עמד בחצר ויאמר המלך יבוא׃
Hizmetkârlar krala, ‹‹Haman avluda bekliyor›› dediler. Kral, ‹‹Buraya gelsin›› dedi.فقال غلمان الملك له هوذا هامان واقف في الدار. فقال الملك ليدخل.
Hizmetkârlar krala, ‹‹Haman avluda bekliyor›› dediler. Kral, ‹‹Buraya gelsin›› dedi.臣 僕 說 、 哈 曼 站 在 院 內 . 王 說 、 叫 他 進 來
Hizmetkârlar krala, ‹‹Haman avluda bekliyor›› dediler. Kral, ‹‹Buraya gelsin›› dedi.臣 僕說 、 哈曼 站在 院內 . 王說 、 叫 他 進來
Huzuruma geldiğinizde Avlularımı çiğnemenizi mi istedim sizden?Cînd veniţi să vă înfăţişaţi înaintea Mea, cine vă cere astfel de lucruri, ca să-Mi spurcaţi curţile?
Huzuruma geldiğinizde Avlularımı çiğnemenizi mi istedim sizden?Cuando venís a ver mi rostro, ¿quién pide esto de vuestras manos, para que pisoteéis mis atrios
Huzuruma geldiğinizde Avlularımı çiğnemenizi mi istedim sizden?Ha eljöttök, hogy színem elõtt megjelenjetek, ki kivánja azt tõletek, hogy pitvarimat tapossátok?
Huzuruma geldiğinizde Avlularımı çiğnemenizi mi istedim sizden?Khi các ngươi đến chầu trước mặt ta , ai khiến các ngươi giày_đạp hành_lang ta ?
Huzuruma geldiğinizde Avlularımı çiğnemenizi mi istedim sizden?Khi các ngươi đến chầu trước mặt ta, ai khiến các ngươi giày đạp hành lang ta?
Huzuruma geldiğinizde Avlularımı çiğnemenizi mi istedim sizden?너희가 내 앞에 보이러 오니 그것을 누가 너희에게 요구하였느뇨 내 마당만 밟을 뿐이니라
Huzuruma geldiğinizde Avlularımı çiğnemenizi mi istedim sizden?Ko prihajate, da se prikažete pred obličjem mojim – kdo je zahteval to od roke vaše, da teptate veže moje?
Huzuruma geldiğinizde Avlularımı çiğnemenizi mi istedim sizden?Kun te tulette minun kasvojeni eteen, kuka sitä teiltä vaatii - minun esikartanoitteni tallaamista?
Huzuruma geldiğinizde Avlularımı çiğnemenizi mi istedim sizden?När I kommen för att träda fram inför mitt ansikte, vem begär då av eder det, att mina förgårdar trampas ned?
Huzuruma geldiğinizde Avlularımı çiğnemenizi mi istedim sizden?Når I kommer at stedes for mit Åsyn, hvo kræver da af jer, at min Forgård trampes ned?
Huzuruma geldiğinizde Avlularımı çiğnemenizi mi istedim sizden?Når I kommer for å vise eder for mitt åsyn, hvem har da krevd dette av eder at I skal nedtrede mine forgårder?
Huzuruma geldiğinizde Avlularımı çiğnemenizi mi istedim sizden?Quando venite a presentarvi a me, chi richiede da voi che veniate a calpestare i miei atri
Huzuruma geldiğinizde Avlularımı çiğnemenizi mi istedim sizden?Quando vindes para comparecerdes perante mim, quem requereu de vós isto, que viésseis pisar os meus átrios?
Huzuruma geldiğinizde Avlularımı çiğnemenizi mi istedim sizden?Quand vous venez vous présenter devant moi, Qui vous demande de souiller mes parvis?
Huzuruma geldiğinizde Avlularımı çiğnemenizi mi istedim sizden?Že přicházíte, abyste se ukazovali přede mnou, kdož toho z ruky vaší hledal, abyste šlapali síně mé?
Huzuruma geldiğinizde Avlularımı çiğnemenizi mi istedim sizden?Οταν ερχησθε να εμφανισθητε ενωπιον μου, τις εζητησεν εκ των χειρων σας τουτο, να πατητε τας αυλας μου;
Huzuruma geldiğinizde Avlularımı çiğnemenizi mi istedim sizden?Когато дохождате да се явявате пред мене, Кой е поискал от вас* това, да тъпчете дворовете Ми?
Huzuruma geldiğinizde Avlularımı çiğnemenizi mi istedim sizden?Когда вы приходите являться пред лице Мое, кто требует от вас, чтобы вы топтали дворы Мои?
Huzuruma geldiğinizde Avlularımı çiğnemenizi mi istedim sizden?כי תבאו לראות פני מי בקש זאת מידכם רמס חצרי׃
Huzuruma geldiğinizde Avlularımı çiğnemenizi mi istedim sizden?حينما تأتون لتظهروا امامي من طلب هذا من ايديكم ان تدوسوا دوري.
Huzuruma geldiğinizde Avlularımı çiğnemenizi mi istedim sizden?你 們 來 朝 見 我 、 誰 向 你 們 討 這 些 、 使 你 們 踐 踏 我 的 院 宇 呢
Huzuruma geldiğinizde Avlularımı çiğnemenizi mi istedim sizden?你 們來 朝 見 我 、 誰向 你 們討這 些 、 使 你 們踐 踏 我 的 院宇呢
İç avlunun duvarlarını üç sıra yontma taş ve bir sıra sedir ağacı kirişleriyle yaptırdı.A vystavil vnútorný dvor tri rady stĺpov z tesaného kameňa a jeden rad tesaných stĺpov cedrových.
İç avlunun duvarlarını üç sıra yontma taş ve bir sıra sedir ağacı kirişleriyle yaptırdı.A zidit şi curtea dinlăuntru din trei rînduri de pietre cioplite şi dintr'un rînd de grinzi de cedru.

İlgili Sayfalar