avlu ile cümle

avlu kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
İç avluya gireceği zaman hiçbir kâhin içki içmeyecek.Vin må ingen Præst drikke, når han går ind i den indre Forgård.
İç avluya gireceği zaman hiçbir kâhin içki içmeyecek.Vin skal ingen av prestene drikke når de går inn i den indre forgård.
İç avluya gireceği zaman hiçbir kâhin içki içmeyecek.Wina też nie będzie pił żaden kapłan, gdy będzie miał wchodzić do sieni wnętrznej.
İç avluya gireceği zaman hiçbir kâhin içki içmeyecek.Και οινον δεν θελει πινει ουδεις ιερευς, οταν εισερχηται εις την εσωτεραν αυλην.
İç avluya gireceği zaman hiçbir kâhin içki içmeyecek.И вина не должен пить ни один священник, когда идет во внутренний двор.
İç avluya gireceği zaman hiçbir kâhin içki içmeyecek.И никой свещеник да не пие вино, когато влиза във вътрешния двор.
İç avluya gireceği zaman hiçbir kâhin içki içmeyecek.ויין לא ישתו כל כהן בבואם אל החצר הפנימית׃
İç avluya gireceği zaman hiçbir kâhin içki içmeyecek.ولا يشرب كاهن خمرا عند دخوله الى الدار الداخلية.
İç avluya gireceği zaman hiçbir kâhin içki içmeyecek.祭 司 進 內 院 的 時 候 、 都 不 可 喝 酒
İç avluya gireceği zaman hiçbir kâhin içki içmeyecek.祭司 進內 院 的 時候 、 都 不 可 喝酒
İsa tapınağın avlusunda, Süleymanın Eyvanında yürüyordu.A Ježiš sa prechádzal v chráme, v dvorane Šalamúnovej.
İsa tapınağın avlusunda, Süleymanın Eyvanında yürüyordu.Andava Jesus passeando no templo, no pórtico de Salomão.
İsa tapınağın avlusunda, Süleymanın Eyvanında yürüyordu.Ðức Chúa Jêsus đi dạo trong đền thờ, dưới hiên cửa Sa-lô-môn.
İsa tapınağın avlusunda, Süleymanın Eyvanında yürüyordu.Ðức_Chúa_Jêsus đi dạo trong đền thờ , dưới hiên cửa Sa-lô-môn .
İsa tapınağın avlusunda, Süleymanın Eyvanında yürüyordu.És Jézus a templomban, a Salamon tornáczában jár vala.
İsa tapınağın avlusunda, Süleymanın Eyvanında yürüyordu.Et Jésus se promenait dans le temple, sous le portique de Salomon.
İsa tapınağın avlusunda, Süleymanın Eyvanında yürüyordu.Gesù passeggiava nel tempio, sotto il portico di Salomone
İsa tapınağın avlusunda, Süleymanın Eyvanında yürüyordu.Het was winter; Jezus wandelde in de galerij van Salomo.
İsa tapınağın avlusunda, Süleymanın Eyvanında yürüyordu.In Jezus se je izprehajal v templju po lopi Salomonovi.
İsa tapınağın avlusunda, Süleymanın Eyvanında yürüyordu.I procházel se Ježíš v chrámě po síňci Šalomounově.
İsa tapınağın avlusunda, Süleymanın Eyvanında yürüyordu.I przechadzał się Jezus w kościele, w przysionku Salomonowym.
İsa tapınağın avlusunda, Süleymanın Eyvanında yürüyordu.Ja Jeesus käyskeli pyhäkössä, Salomon pylväskäytävässä.
İsa tapınağın avlusunda, Süleymanın Eyvanında yürüyordu.예수께서 성전 안 솔로몬 행각에서 다니시니
İsa tapınağın avlusunda, Süleymanın Eyvanında yürüyordu.och Jesus gick fram och åter i Salomos pelargång i helgedomen.
İsa tapınağın avlusunda, Süleymanın Eyvanında yürüyordu.og Jesus gikk omkring i templet i Salomos buegang.
İsa tapınağın avlusunda, Süleymanın Eyvanında yürüyordu.og Jesus gik omkring i Helligdommen, i Salomons Søjlegang.
İsa tapınağın avlusunda, Süleymanın Eyvanında yürüyordu.Şi Isus Se plimba prin Templu, pe supt pridvorul lui Solomon.
İsa tapınağın avlusunda, Süleymanın Eyvanında yürüyordu.Und Jesus wandelte im Tempel in der Halle Salomos.
İsa tapınağın avlusunda, Süleymanın Eyvanında yürüyordu.Yesus sedang berjalan di Serambi Salomo di dalam Rumah Tuhan
İsa tapınağın avlusunda, Süleymanın Eyvanında yürüyordu.y Jesús andaba en el templo por el pórtico de Salomón
İsa tapınağın avlusunda, Süleymanın Eyvanında yürüyordu.και ο Ιησους περιεπατει εν τω ιερω εν τη στοα του Σολομωντος.
İsa tapınağın avlusunda, Süleymanın Eyvanında yürüyordu.И ходил Иисус в храме, в притворе Соломоновом.
İsa tapınağın avlusunda, Süleymanın Eyvanında yürüyordu.І ходив Ісус до церкві у Соломоновім ходнику.
İsa tapınağın avlusunda, Süleymanın Eyvanında yürüyordu.ויתהלך ישוע במקדש באולם של שלמה׃
İsa tapınağın avlusunda, Süleymanın Eyvanında yürüyordu.وكان يسوع يتمشى في الهيكل في رواق سليمان.
İsa tapınağın avlusunda, Süleymanın Eyvanında yürüyordu.耶 穌 在 殿 裡 所 羅 門 的 廊 下 行 走
İsa tapınağın avlusunda, Süleymanın Eyvanında yürüyordu.耶穌 在 殿裡 所羅門 的 廊下 行走
İşte burada, babasının gösterişli evinin avlusunda kendi resmini çiziyor.Aquí está, dibujándose a sí misma en el atrio de la enorme casa de su padre.
İşte burada, babasının gösterişli evinin avlusunda kendi resmini çiziyor.Aqui está ela, a desenhar um retrato de si mesma no átrio da enorme casa do seu pai.
İşte burada, babasının gösterişli evinin avlusunda kendi resmini çiziyor.Cô ấy đang hí hoáy vẽ bức chân dung tự họa trong sảnh lớn của ngôi nhà khổng lồ của bố cô.
İşte burada, babasının gösterişli evinin avlusunda kendi resmini çiziyor.Eccola qui, mentre fa un disegno di se stessa nell'atrio dell'enorme casa di suo padre.
İşte burada, babasının gösterişli evinin avlusunda kendi resmini çiziyor.Hier ist sie schon. Sie malt gerade ein Bild von sich im Atrium des riesigen Hauses ihres Vaters.
İşte burada, babasının gösterişli evinin avlusunda kendi resmini çiziyor. İsmi Domitia.Ze heet Domitia en ze is 5 jaar.
İşte burada, babasının gösterişli evinin avlusunda kendi resmini çiziyor.여기 그녀가 있네요. 아버지의 커다란 집의 거실에서 자신의 초상화를 그리고 있습니다.
İşte burada, babasının gösterişli evinin avlusunda kendi resmini çiziyor.La voici, faisant un dessin d'elle-même dans l'atrium de l'énorme maison de son père.
İşte burada, babasının gösterişli evinin avlusunda kendi resmini çiziyor.Oto ona, rysuje własny portret, jest w atrium, w domu swojego ojca.
İşte burada, babasının gösterişli evinin avlusunda kendi resmini çiziyor.Вот она — рисует свой автопортрет на одной из колонн атриума, в огромном доме своего отца.
İşte burada, babasının gösterişli evinin avlusunda kendi resmini çiziyor.הנה היא, מציירת תמונה של עצמה באטריום שבביתו העצום של אביה.
İşte burada, babasının gösterişli evinin avlusunda kendi resmini çiziyor.お父さんの豪邸のアトリウム(中庭)で 自画像を描いています 名前はドミティア
Kâhinlerin avlusunu, büyük avluyla kapılarını yaptırdı. Kapıları tunçla kaplattı.A mai făcut curtea preoţilor, şi curtea cea mare, cu porţile ei, ale căror aripi le -a acoperit cu aramă
Kâhinlerin avlusunu, büyük avluyla kapılarını yaptırdı. Kapıları tunçla kaplattı.A spravil dvor pre kňazov aj veľké nádvorie i dvere na nádvorí a ich dvere pokryl meďou.
Kâhinlerin avlusunu, büyük avluyla kapılarını yaptırdı. Kapıları tunçla kaplattı.Fece il cortile dei sacerdoti, il gran cortile e le porte di detto cortile, che rivestì di bronzo
Kâhinlerin avlusunu, büyük avluyla kapılarını yaptırdı. Kapıları tunçla kaplattı.Fez mais o átrio dos sacerdotes, e o átrio grande, e as suas portas, as quais revestiu de bronze.
Kâhinlerin avlusunu, büyük avluyla kapılarını yaptırdı. Kapıları tunçla kaplattı.Ja hän teki pappien esipihan ja suuren esikartanon sekä esikartanon ovet; ja ovet hän päällysti vaskella.
Kâhinlerin avlusunu, büyük avluyla kapılarını yaptırdı. Kapıları tunçla kaplattı.또 제사장의 뜰과 큰 뜰과 뜰 문을 만들고 놋으로 그 문짝에 입혔고
Kâhinlerin avlusunu, büyük avluyla kapılarını yaptırdı. Kapıları tunçla kaplattı.Megcsináltatá a papok pitvarát is és a nagy tornáczot; és ajtókat a tornáczra, s azok ajtait rézzel borítá be.
Kâhinlerin avlusunu, büyük avluyla kapılarını yaptırdı. Kapıları tunçla kaplattı.Người cũng làm hành lang cho thầy tế lễ, và cái sân rộng, các cửa của sân, rồi bọc đồng các cánh cửa ấy.
Kâhinlerin avlusunu, büyük avluyla kapılarını yaptırdı. Kapıları tunçla kaplattı.Người cũng làm hành_lang cho thầy tế_lễ , và cái sân rộng , các cửa của sân , rồi bọc đồng các cánh cửa ấy .
Kâhinlerin avlusunu, büyük avluyla kapılarını yaptırdı. Kapıları tunçla kaplattı.Så bygget han prestenes forgård og den store gård og dører til gården, og dørene klædde han med kobber.
Kâhinlerin avlusunu, büyük avluyla kapılarını yaptırdı. Kapıları tunçla kaplattı.Udělal potom síň kněžskou, též síň velikou, a dvéře u též síně okoval mědí.

İlgili Sayfalar