Ana içeriğe geç
Sözlük

avcı ile cümle

avcı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Ren geyiği avcılığı yapılır.Sharpe űzött vadból vadásszá változik.
Bir avcı ve süpürücüdür.Vadász és Versenylap.
Karakteristik özellikleri ise avcı ve yörük olmalarıdır.Formaváltozatai a vadásztrombita és a perselytrombita voltak.
İstediği ise Avcı'nın ölmesidir.Kihalását a vadászata okozta.
Temelinde uçak olarak Messerschmitt Bf 109 avcı uçakları kullanılıyordu.Legnagyobb mennyiségben a Messerschmitt Bf 109 vadászrepülőgépen alkalmazták.
4 Eylül 1945'te askerler Norveç'li bir fok balığı avcı grubuna teslim oldu.A négyfős csapat 1945. augusztus 5-én megadta magát a Skandfer norvég hajó legénységének.
Avcı ya da taarruz hava unsurları bulunmamaktadır.Se a vadászoknak, se a vadőröknek nem kell fegyverviselési engedély.
Süper avcıNagy vadász.
Köydeki avcılık kültürü yıllardır deden toruna bir akış halinde sağlanmıştır.Sokáig a falubeli kastélyában őrizte madárgyűjteményét.
Avcılar korno sesleri arasında ünlü av korosunu söylemektedirler.Az ugorkori vadászélet magyar szókincsbeli emlékei.
12 Ekim'de seferlerin Avcılar'a kadar uzatılmasıyla hattın ilk etabı tamamlandı.Az október 28-ig tartó hadműveletek során Hajdúdorog többször is a frontvonalba került.
Avcıyı gözlemlemek isteyenler güney ufkuna bakmalıdır.Aki szántani akar, nézze meg a csoroszlyáját.
Ara sıra kanun dışı tilki avcıları bu kedileri de öldürürler.Időnként a rókák is vadásznak cankókra.
Celegorm büyük bir avcı ve Vala Oromë'nin dostuydu.Eredetileg vadász volt Oromë, a vala kíséretében.
Bu sırada Prens avcılarının başında, kovaladığı bir beyaz geyik arkasından sahneye girer.Előtte a sátor sarkában a fehér vadász otthagyja a "névjegyét".
Aynı zamanda amansız bir fare avcısıdır.Vérfarkasként maga is abnormális lény.
Bütün çukur engerekler gibi bakır kafalı da pusu kuran bir avcıdır.Mint minden tacskó, kiváló vadászkutya.
12 Ekim'de Avcılar'a giden kısmın açılmasıyla ilk etap tamamlandı.A kották hátteréről a február 12-ei szám rántotta le a leplet.
Hava Avcı Tümeni'nden oluşuyordu.A sziklaképek a vadászmágiából születtek.
Taş Devri insanları, binlerce yıl boyunca avcılıkla yaşamlarını sürdürdüler.A közönséges holló több ezer éve él együtt az emberrel.
Aerodinamiklerinde iyi olmamasına karşın başarılı bir avcı uçağıydı.Műrepülő tudásának köszönhetően sikeres vadászként szolgálta hazáját.
Bununla birlikte balıkçılık ve deniz ürünleri avcılığı da yapılmaktadır.Valójában horgász- és vadászfelszerelés üzlet.
Ayrıca 9G'ye dayanabilen ilk avcı uçağıdır.A repülőgép által elviselhető legnagyobb túlterhelés +9 g.
Katil balina ve köpekbalıklarının yanında, Güney Okyanusu'nun en başarılı avcılarından biridir.A tigriscápa a bikacápa és a fehér cápa mellett, az emberre a három legveszélyesebb cápafaj közé tartozik.
Celegorm büyük bir avcı ve Vala Oromë'nin dostuydu.Celegorm rakasti metsästystä ja oli vala Oromën hyvä ystävä.
Suzan Avcı 1943 yılında babasını kaybetti.Siuruainen menetti isänsä vuonna 1943 sodassa.
Tarım toplumu avcı-toplayıcı toplumundan sonra gelmektedir ve yerini sanayi toplumuna bırakmaktadır.Maatalousyhteiskuntaa edelsi metsästäjä-keräilijäyhteiskunta ja sitä seurasi teollisuusyhteiskunta.
Ian Abercrombie, kısa ömürlü TV dizi Avcı Kuşları 'nda Alfred'i resmetti.Ian Abercrombie esitti Alfredia lyhytaikaiseksi jääneessä televisiosarjassa Batmanin tytär.
Bu sezonda Jeremy'nin aslında bir vampir avcısı olduğu ortaya çıkar.Jeremy muuttuu vampyyrimetsästäjäksi neljännellä kaudella.
Deniz ayıları bütün sahillerde yüzyıllar boyunca fok avcıları tarafından öldürülmüşlerdir.Jokaiselta saarelta tapettiin kaikki hylkeet muutaman vuoden kuluessa.
Büyük, orman avcısı.Karhunpäinen metsänvartija.
Gündüzcül avcı örümceklerdir.Papuanharpyija metsästää päivällä.
Avustralya televizyonundaki Timsah Avcısı (Crocodile Hunter) programıyla tanınır.The Crocodile Hunter) -televisiosarjastaan.
Bu topluluklar iyi avcıydılar ve gelişmiş aletler kullanıyorlardı.Näillä joukoilla oli hyvät varusteet ja ne olivat hyvin koulutettuja.
1970'lerde küresel balina avcılığı karşıtı hareket başladı.Kampanja valaanpyyntiä vastaan alkoi myös 70-luvulla.
Köyde avcılık yapılır.Kylässä toimii metsästysseura.
Ayrıca tutkulu bir avcıydı.Hän oli innokas metsästäjä.
Bir diğer tehdit ise ticari avcılık.Toinen merkittävä uhka on metsästys.
Ayrıca bir avcı tarafından ısırıldığında kolaylıkla kaçabilmesini sağlar.Vapaana pitäminen saattaa metsästysvietin vuoksi olla vaikeaa.
Petrol rezervlerinin keşfedilmesinden önce Katar ekonomisi balıkçılık ve inci avcılığına bağlıydı.Ennen öljyvarojen löytymistä Qatarin talous perustui kalastukseen ja helmenkalastukseen.
Bu çağda, avcılık tamamen bırakılmıştır.Siihen päättyi sillä kertaa minun metsästysreissuni.
Gizem Avcıları, Enid Blyton'un yazdığı macera türü çocuk romanıdır.Seikkailujen joki on Enid Blytonin kirjoittama Seikkailu-sarjaan kuuluva nuortenkirja.
Rune Lange Mart 2011 itibarıyla eski takımı Club Brugge adına bir yetenek avcısı olarak çalışıyor.Stanić on toiminut Club Bruggen kykyjenetsijänä maaliskuusta 2011 lähtien.
Az ve güzel konuşması, cengaverliği ve avcılığa düşkünlüğünden söz edilmiştir.Muistelmat Pientä puhetta uskosta ja menestyksestä.
Ayrıca devlet izniyle yaban domuzu avcılığı da yapılmaktadır.Ohjelmassa on myös villieläinten metsästystä lain sallimissa puitteissa.
XUL ismi Hayalet avcıları (Ghostbusters) filminde ismi geçen Zuul ismindeki bir Sümer tanrısından alınmıştır.Suvun nimi Zuul juontuu Haamujengi-elokuvan kuvitteellisestä hirviöstä.
Avcılığa merakına, özellikle yaban eşeği avlamayı sevmesine atıftır.Rotu liikkuu mielellään etenkin metsästäessään.
Avcılık İspanyol sömürgeciler gelmeden önce bölgede yaşayan yerlilerin en önemli besin kaynağıydı.Nicaraot olivat suurin alkuperäisväestöheimo, kun espanjalaiset valloittajat saapuivat maahan.
Alman 420 sınıfı denizaltı avcı gemileri.438 Daphné-luokan sukellusveneet
Küçük haşere avcılığında kullanılmıştır.Sitä käytettiin vain pienriistan metsästykseen.
Havayı kontrol ederek avcılık başarısı sağlayabilir.Kuvaus: loitsulla voi hallita säätä.
Orkinos avcılarının çeşitli avlanma metotları vardır.Kanien metsästyksessä käytetään monia eri menetelmiä.
O zamanlarda genç avcının yakınında yaşayan insanlar yokmuş.Kukaan metsästäjistä ei ollut paikalla hyökkäyksen aikana.
Helmut Lent Almanların (hatta Dünya'nın) en çok uçak düşürmüş ikinci gece avcısı pilotuydu.Helmut Lent oli 2. eniten taisteluvoittoja saanut Luftwaffen yöhävittäjälentäjä.
Seyahat kanoları 6–9 m olurken, avcılık kanoları bundan daha küçüktür.Ristihämähäkin koko on 7–18 mm. Naaras on koirasta huomattavasti suurempi.
"Sen!" diye bağırır Willow, "potansiyel avcı sensin!"Tähän Tane huudahtaa; "Hannes, sä olet nero!
Adanon en sağlam ve güçlü endüstrisi,1980'den bu yana gelişen balina avcılığıdır.Boomin suurin ja tunnetuin tapahtuma on Hämeenkadun Appro, jonka se on järjestänyt jo vuodesta 1982.
Ekho bu genç avcıya ilk görüşte âşık olur.Theodosius rakastui tyttöön heti ensisilmäyksellä.
Avcı-bombardıman uçağı olarak tasarlanmıştır.Koneen suunnitteli Hunting Aircraft.
Hayalet avcısı ebeveynleri ve ablasıyla beraber yaşamaktadır.Jurkka asuu Lopella vaimonsa ja lastensa kanssa.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod