Ana içeriğe geç
Sözlük

avantaj ile cümle

avantaj kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Bir diğer avantajı ise ölçeklenebilir olmasıdır.Mais une autre hypothèse semble l'emporter.
Yumurtadan ilk çıkan yavru diğerlerine göre avantajlı durumda olur.Le premier petit sortant de l'œuf bénéficie généralement d'un avantage concurrentiel sur les autres.
Uyum sağlama açısından ne avantajlı ne de dezavantajlı olan değişiklikler bu süreçte etkilenmezler.Les améliorations et modifications requises ne doivent pas perturber le service fourni par le système.
Japonlar ayrıca sahilin yapısının sağladığı avantajları da kullandılar.Sur les plages, les Japonais utilisèrent, là aussi, le terrain à leur avantage.
Avantaj İngilizler'in elindeydi.La cité tomba aux mains des Anglais.
Bütün sezon boyunca saha avantajı için çok çalıştık ve bugün o avantajı kullandık."Ferrari a été rapide tout le week-end et ils méritaient la victoire aujourd'hui. ».
Bu, paha biçilemez bir avantajdı.Cela constitue indéniablement un avantage.
O yüzden yer avantajını elinde bulundurabileceği yerlere kurulmalıdırlar.Il pourrait plutôt s'agir des lieux jusqu'où va son influence.
Gençliğin avantajları var.La juventud tiene sus ventajas.
Planımızın bir sürü avantajı var.Nuestro plan tiene muchas ventajas.
Bu yöntemin hem avantajları hem de dezavantajları var.Ese método tiene ventajas y desventajas.
Fakir olmanın avantajları eğer varsa nedir sence?Según tú, ¿cuáles son las ventajas de ser pobre, si es que las hay?
Şimdilik, lens yaklaşımındaki sensörün hücre içi çözümlere göre bir avantaja sahip olduğu görülüyor.Por ahora, parece que el sensor de enfoque de la lente tiene una ventaja sobre las soluciones en celdas.
Bu durum Bagrat'a avantaj sağladı ve Doğu vilayetlerine dönmesini sağladı.Bagrat aprovechó esto, y regresó a sus posesiones orientales.
Çevik süreçler değişimi müşterinin rekabet avantajı için kullanır.Los procesos ágiles aprovechan el cambio para proporcionar ventaja competitiva al cliente.
Ünlü üçüncü şahıs nişancı türündeki oyunların avantajları ve dezavantajları vardır.Los videojuegos de disparos en tercera persona tienen sus ventajas y sus desventajas.
Etanol tesisleri vergi avantajları ile özendirilmektedir.Las plantas del etanol están siendo incentivadas por tratos fiscales.
Şmuel'le olan arkadaşlığı Yahudi cemaati için çok sayıda avantaj sağladı.Su amistad con el rabino Samuel conllevó muchas ventajas para la comunidad judía.
Bu da benim açımdan önemli bir avantajdı.Así que sí, ese ha sido un rol destacado para mí.
Avantajı, yüksek verimlidir.La ventaja es que son muy eficientes.
Bu sayede avantaj kazanacaktır.De este modo Sean gana el reto.
Fakat iki zamanlı motorun avantajı sadece bu adımda vardır.Los grandes motores diésel marinos de dos tiempos suelen ser de este patrón.
Bu yüzden Foveon X3 sensörleri renk konusunda büyük bir avantaja sahiptir.Por el contrario en el sensor Foveon X3, cada elemento sensor recibe la información completa del color.
İkisi de dizayn edildikleri Intel işlemcilerin avantajını kullanmışlardır.Ambas podían aprovecharse del procesador de Intel para el cual fueron diseñados.
Qin'in diğer bir avantajı da, verimli, büyük bir orduyla kabiliyetli komutanlara sahip olmasıydı.Otra ventaja de la dinastía Qin era su enorme y eficiente ejército liderado por generales capaces.
Saldırı 3 Eylül sabahı başlar, ilk saldırı yapmanın verdiği avantaj Parlamento yanlılarındadır.El ataque comenzó en la mañana del 3 de septiembre, y la iniciativa se expondría a los parlamentarios.
Yöntemin en büyük avantajı, uygulamasının basit ve maliyetinin düşük olmasıdır.Su punto fuerte es su bajo costo Y la sencillez de su operación.
Her ırkın kaynak çıkarımında ve askerlerin özelliklerinde belli avantajları bulunmaktadır.Cada raza tiene sus propias características; con sus ventajas, sus desventajas y sus tropas.
Vakum, faz kayması yapmayan en avantajlı yalıtkanlardandır.El mejor lixiviado es el que no se genera.
Bir diğer avantajı ise ölçeklenebilir olmasıdır.Sin embargo, demasiado de algo bueno puede ser molesto.
Japonlar ayrıca sahilin yapısının sağladığı avantajları da kullandılar.Los japoneses también usarían el difícil terreno de las playas en su favor.
Çünkü dağlar partizanlar için avantajlı konumundaydı.Los resultados obtenidos fueron claramente favorables al Montañés.
Avantajlı Yıllık abonelik tarifesinde ilk 30 dakika ücretsizdir.Los primeros 30 minutos de uso serán gratuitos para los clientes.
İki yöntemin de avantaj ve dezavantajları vardır.Ambos métodos tiene ventajas y desventajas.
Bu sekiz mekanizmanın her biri hafif avantaj ve dezavantajlara sahiptir.Hay ocho niveles de fuerza de ataque, cada uno con sus ventajas y desventajas.
Çıkarılabilir bir arka kabuk, cihaza kolay değiştirilebilirlik avantajını sağlar.Un adelanto muy importante que permite sustituir con ventaja las CFL.
D sınıfı bir amplifikatör kullanmanın genel avantajı verimli oluşudur.Esto hace el diseño de un amplificador clase D aún más complejo.
Dmitri, Moğol otoritesinin çökmesinin avantajından yararlanarak Tatarlara açıkça meydan okudu.Dmitri se aprovechó de esta debilidad en la autoridad mongol para desafiar abiertamente a los tártaros.
Asfalt leşlerinin birçok avantajı vardır.Los sistemas de acuaponía ofrecen varias ventajas.
Bu özelliğinin avantajları ve dezavantajları bulunmaktadır.Sus ventajas y desventajas.
Bazı durumlarda seramik membranlar da avantajlıdır.En estos casos los siguientes metacaracteres son útiles.
Bu durumun avantajlı ve dezavantajlı yanları vardı.Esta situación presentaba ventajas y desventajas.
STR analizinin en büyük avantajı onun ayırt etmede ki istatistiksel gücüdür.El verdadero poder del análisis STR se encuentra en el poder estadístico de la discriminación.
Saldırıların eşiğinde, sayı ve kalite avantajı Sovyetlerdeydi.Los azeríes tenían ventaja en términos de cantidad y calidad de los equipos militares.
'Selektif yapışkanlık' özelliği DNA'dan makina inşa etmenin en önemli avantajıdır.La 'viscosità selettiva' è un importante vantaggio per la costruzione di macchine di DNA.
Hava durumunun yağmurlu ve soğuk olmasının Belçikalı bisikletçilere avantaj sağladığı söyleniyordu.Le condizioni atmosferiche (fredde e piovose) erano a vantaggio dei corridori belgi.
Güneş koruyucu, titanyum oksit gibi mineral tabanlı nanopartiküller birçok avantaj sunmaktadır.Una crema solare basata su nanoparticelle minerali come diossido di titanio offre numerosi vantaggi.
Suyun bu özelliğin bazı avantajları vardır.Molti sono i vantaggi che offre questa specie.
Bu ona düşman karşısında avantaj sağlar.Questo gli permette di presentarsi davanti ai nemici in una posizione favorevole.
Bu takviyeler Vichy Hava Kuvvetleri'ni İngilizler karşısında sayısal avantaj sağladı.Ciò diede inizialmente alla Francia di Vichy un vantaggio numerico sopra le unità aeree alleate.
Bir çok mevkiide oynaması da büyük avantaj."La "strategia del gioco a cavalluccio" presentava numerosi vantaggi.
Bu çok önemli bir avantajdır.Questo è il vantaggio principale.
Oyun, Wii uzaktan kumandası (Wii Remote) ve Wii Nunchuk aygıtının tüm avantajlarından yararlanmaktadır.Lo stile di gioco è caratterizzato dall'uso combinato del Wii Remote e del Nunchuck.
Louis'nin başka bir avantajı daha vardı.Comunque, Main aveva ancora un altro argomento.
Hüküm sürdüğü 14 yıl boyunca, onun tek avantajı zekası olmuştu.Come riuscirono a dimostrare solo quattordici anni più tardi, si trattava solo di una truffa.
Bu durum onun avantajlı olduğunu kanıtladı.Possiamo dire solo che la fortuna lo ha aiutato.
Au-pair sisteminin en önemli avantajlarından birisi maliyetlerin oldukça düşük olmasıdır.Uno degli aspetti più interessanti del sistem COPACOBANA è il fattore costo.
Çevik süreçler değişimi müşterinin rekabet avantajı için kullanır.È importante che il concorrente effettui continui cambi di ritmo durante l'esecuzione della sua coreografia.
En büyükleri olan on dört yaşındaki Gordon, yaş avantajıyla başa gelir.Gordon ragazzo statunitense di 14 anni, il più grande del gruppo.
Bu, tarayıcı savaşlarında bir avantaj kazanmalarına izin verdi.Sono stati ringraziati per aver dato una possibilità ai piselli.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
avantaj ile cümle - Sayfa 8 - avantaj kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App