Diğer konuklarla Kraliçe yokluğunda avantaj almıştı ve dinlenme gölge:Muut vieraat olivat käyttäneet kuningattaren puuttuminen, ja olivat lepää sävy:
Diğer konuklarla Kraliçe yokluğunda avantaj almıştı ve dinlenme gölge:Para tamu yang lain telah mengambil keuntungan dari ketidakhadiran Ratu, dan sedang beristirahat dalam warna:
Diğer konuklarla Kraliçe yokluğunda avantaj almıştı ve dinlenme gölge:Οι άλλοι φιλοξενούμενοι είχαν εκμεταλλευτεί την απουσία της βασίλισσας, και είχαν εναποτεθεί στην σκιά:
Diğer konuklarla Kraliçe yokluğunda avantaj almıştı ve dinlenme gölge:שאר האורחים ניצלו את היעדרותו של המלכה, נחו
Diğer konuklarla Kraliçe yokluğunda avantaj almıştı ve dinlenme gölge:كان الضيوف الآخرين استغلوا غياب الملكة ، وكان يستريح في
Diğer konuklarla Kraliçe yokluğunda avantaj almıştı ve dinlenme gölge:シェードは:しかし、彼らは彼女を見た瞬間に、彼らは、ゲームに戻って女王を急いで
(Dinleyici: Haksız avantaj sağlamış olacaktı.)(청중 : 그건 부당한 혜택이 될겁니다.)
(Dinleyici: Haksız avantaj sağlamış olacaktı.)Pubblico: sarebbe un vantaggio ingiusto.
(Dinleyici: Haksız avantaj sağlamış olacaktı.)Seria uma vantagem desleal)
(Dinleyici: Haksız avantaj sağlamış olacaktı.)(קהל: זה יהיה יתרון לא הוגן.)
(Dinleyici: Haksız avantaj sağlamış olacaktı.)(أحد الحضور: إنها ميزة غير عادلة.)
Diyalog kurmanın avantajları gayet açık ve net.As vantagens do diálogo são óbvias.
Diyalog kurmanın avantajları gayet açık ve net.Avantajul dialogului este evident.
Diyalog kurmanın avantajları gayet açık ve net.De voordelen van de dialoog zijn duidelijk.
Diyalog kurmanın avantajları gayet açık ve net.Die Vorteile eines Dialogs liegen auf der Hand:
Diyalog kurmanın avantajları gayet açık ve net.I vantaggi del dialogo sono ovvi.
Diyalog kurmanın avantajları gayet açık ve net.대화의 장점은 분명합니다.
Diyalog kurmanın avantajları gayet açık ve net.Las ventajas están claras.
Diyalog kurmanın avantajları gayet açık ve net.Les avantages du dialogue sont évidents.
Diyalog kurmanın avantajları gayet açık ve net.Manfaat dari dialog sangatlah jelas.
Diyalog kurmanın avantajları gayet açık ve net.Zalety dialogu są oczywiste.
Diyalog kurmanın avantajları gayet açık ve net.Преимущества диалога очевидны.
Diyalog kurmanın avantajları gayet açık ve net.יתרונות הדיאלוג הן ברורות.
Diyalog kurmanın avantajları gayet açık ve net.مزايا الحوار واضحة.
Diyalog kurmanın avantajları gayet açık ve net.両者を啓蒙し よりよい理解を可能にし
Dolayısıyla, ortaya çıkıyor ki, daha az kazanmanın ve övülmenin avantajları vardır-- en azından toplum için.Donc il s'avère qu'être moins payée et moins reconnue a ses bons côtés -- pour la société au moins.
Dolayısıyla, ortaya çıkıyor ki, daha az kazanmanın ve övülmenin avantajları vardır-- en azından toplum için.Hóa ra được trả ít hơn và được khen ít hơn có những mặt tích cực của riêng nó --- ít nhất là cho xã hội.
Dolayısıyla, ortaya çıkıyor ki, daha az kazanmanın ve övülmenin avantajları vardır-- en azından toplum için.그래서 그 결과로 돈도 적게 받고 인정도 적게 받죠 장점도 있어요--
Dolayısıyla, ortaya çıkıyor ki, daha az kazanmanın ve övülmenin avantajları vardır-- en azından toplum için.Okazuje się, że niższe zarobki i niedocenianie ma swoje zalety -- przynajmniej dla społeczeństwa.
Dolayısıyla, ortaya çıkıyor ki, daha az kazanmanın ve övülmenin avantajları vardır-- en azından toplum için.Quindi salta fuori che essere pagate meno e lodate meno ha i suoi vantaggi -- almeno per la società.
Dolayısıyla, ortaya çıkıyor ki, daha az kazanmanın ve övülmenin avantajları vardır-- en azından toplum için.Rezultă că faptul de fi plătit și lăudat mai puțin are avantajul său -- cel puțin pentru societate.
Dolayısıyla, ortaya çıkıyor ki, daha az kazanmanın ve övülmenin avantajları vardır-- en azından toplum için.Takže sa ukazuje že mať nižší plat a menej chvály má svoje výhody -- aspoň pre spoločnosť.
Dolayısıyla, ortaya çıkıyor ki, daha az kazanmanın ve övülmenin avantajları vardır-- en azından toplum için.Takže se ukazuje, že být méně placen a chválen, má i své výhody -- přinejmenším pro společnost.
Dolayısıyla, ortaya çıkıyor ki, daha az kazanmanın ve övülmenin avantajları vardır-- en azından toplum için.Оказва се, че да си платен по-малко и хвален по-малко има своите плюсове - поне за обществото.
Dolayısıyla, ortaya çıkıyor ki, daha az kazanmanın ve övülmenin avantajları vardır-- en azından toplum için.Ось і виходить, , що бути менш оплачуваними і менше премійованими має свої переваги - суспільні, принаймні.
Dolayısıyla, ortaya çıkıyor ki, daha az kazanmanın ve övülmenin avantajları vardır-- en azından toplum için.אז מסתבר שלמשכורת ושבחים פחותים יש יתרונות--
Dolayısıyla, ortaya çıkıyor ki, daha az kazanmanın ve övülmenin avantajları vardır-- en azından toplum için.لذا تبين ان الاجور الاقل .. والتقدير الادنى لاعمالنا .. له جانباً إيجابياً
Dolayısıyla, ortaya çıkıyor ki, daha az kazanmanın ve övülmenin avantajları vardır-- en azından toplum için.褒められることが少ないことに 利点があることが判明しました 少なくとも社会にとっては有益です
Dövüşmek için kardeşini kullanmak bana avantaj sağlayacak.Hvis jeg bruger din bror, burde jeg få et overtag.
Dövüşmek için kardeşini kullanmak bana avantaj sağlayacak.Käytän veljeäsi taistelemiseen, niin saan yliotteen.
Dövüşmek için kardeşini kullanmak bana avantaj sağlayacak.Om jag använder din bror borde jag få ett övertag.
Dövüşmek için kardeşini kullanmak bana avantaj sağlayacak.Usar a tu hermano para pelear contra ti me resultará ventajoso.
Dövüşmek için kardeşini kullanmak bana avantaj sağlayacak.Usare tuo fratello per combattere dovrebbe darmi un vantaggio.
Dövüşmek için kardeşini kullanmak bana avantaj sağlayacak.Utilizar o teu irmão para lutar deve dar-me vantagem.
Dövüşmek için kardeşini kullanmak bana avantaj sağlayacak.Wykorzystanie twojego brata do walki da mi przewagę.
Dövüşmek için kardeşini kullanmak bana avantaj sağlayacak.Αν παλέψεις με τον αδελφό σου, θα έχω το πλεονέκτημα.
Dövüşmek için kardeşini kullanmak bana avantaj sağlayacak.Раз я использую твоего брата, это даст мне преимущества.
Eğitimli kişiler biliyor. Bu yüzden onların çocukları avantajlı.As pessoas cultas sabem.
Eğitimli kişiler biliyor. Bu yüzden onların çocukları avantajlı.A tanult emberek tudják.
Evet, bugün Çin, Hindistan'a göre büyük altyapı avantajına sahip.Ano, dnes má Čína v infrastruktuře obrovskou výhodu nad Indií.
Evet, bugün Çin, Hindistan'a göre büyük altyapı avantajına sahip.Azi, infrastructura Chinei este mult mai bună decât cea a Indiei.
Evet, bugün Çin, Hindistan'a göre büyük altyapı avantajına sahip.Danes ima Kitajska veliko boljše povezave kot Indija.
Evet, bugün Çin, Hindistan'a göre büyük altyapı avantajına sahip.Igen, ma Kína nagy infrastruktúrális előnnyel rendelkezik Indiával szemben.
Evet, bugün Çin, Hindistan'a göre büyük altyapı avantajına sahip.Ja, heute hat China in Sachen Infrastruktur einen Riesenvorteil gegenüber Indien.
Evet, bugün Çin, Hindistan'a göre büyük altyapı avantajına sahip.Ja, idag har Kina ett stort övertag i infrastruktur över Indien.
Evet, bugün Çin, Hindistan'a göre büyük altyapı avantajına sahip.Ja, vandaag China heeft een enorm infrastructuurvoordeel vergeleken met India.
Evet, bugün Çin, Hindistan'a göre büyük altyapı avantajına sahip.네, 오늘날 중국은 인도에 비해 더 큰 인프라적 이점을 갖고 있습니다
Evet, bugün Çin, Hindistan'a göre büyük altyapı avantajına sahip.Oui, aujourd'hui la Chine a une grande avance, en termes d'infrastructures, sur l'Inde.
Evet, bugün Çin, Hindistan'a göre büyük altyapı avantajına sahip.Sí, hoy China tiene una ventaja enorme de infraestructura sobre India.
Evet, bugün Çin, Hindistan'a göre büyük altyapı avantajına sahip.Sim, hoje a China tem uma enorme vantagem em infraestruturas sobre a Índia.