Radyo teleskopların en önemli avantajı, birbirlerine bağlanabilmeleridir.A rezonátorcső hosszát legegyszerűbben teleszkópszerűen egymásba tolható részekkel lehet megváltoztatni.
Her ulusun kendine has avantajları vardır.Mindegyik lehetőségnek meg vannak az előnyei.
Bu ona düşman karşısında avantaj sağlar.Ha pénzed az ellenséghez viszed!
Buna göre komşu yerli halklarla iyi ilişkiler sürdürmek hem ticaret hem de siyasi açıdan avantajlıydı.Az újság működtetése közben sikeres kapcsolatokat teremtett, mind a politika, mind a kereskedelem területén.
Öte yandan, Beyazın avantajı, hızlı oyunlar ile zayıf oyuncular arasındaki oyunlarda daha azdır.Tilastojen mukaan valkean voittoprosentti on hieman pienempi pikapeleissä ja heikkojen pelaajien välillä.
Modern yazarlar ayrıca, Siyahın aradaki farkı giderici belli avantajlara sahip olduğunu da savunmaktadır.Modernien teoreetikkojen mukaan myös mustalla on tietynlaisia etuja.
Buna ek olarak, aktif karbon üzerinde grafen bir avantajı daha yüksek elektrik iletkenliği.Grafeenin etu aktivoituihin hiiliin nähden on sen korkeampi sähkönjohtokyky.
Bu sayede avantaj kazanacaktır.Tällöin henkilöllä on etu.
Bu durum Bagrat'a avantaj sağladı ve Doğu vilayetlerine dönmesini sağladı.Bagrat käytti tämän hyödykseen ottaen jälleen haltuunsa itäiset alueensa.
Bazen de, avantajlar farklı yollar boyunca devam edebilir.Joskus tietyt tehtävät saattavat avata ovia eteenpäin.
Hangi maliyet merkezinde rekabet avantajınız var ?Mutta mitä ihmiset ovat valmiita maksamaan omasta paikasta kisassa?
Köyün güzelliğine ve doğallığına avantaj katan dere mevcuttur.Kuinka luonto ja nainen valloitetaan? – esseitä elämän erehdyksistä.
Işınlanır gibi hareket etmesi arenada büyük avantaj sağlar.Moottorin virittämisessä kansi näyttelee suurta osaa.
Söz konusu metot, kolay çözüm avantajına karşın ters Laplace dönüşümünün zorluğu ile dengelenir.Paineilmaan verrattuna monimutkaistava tekijä on paluulinjan tarve.
Özellikle orta kızılötesi aralıkta avantajlıdır.Väkipuukko oli varsinkin germaanikansojen suosiossa varhaisella keskiajalla.
DRAM’ın SRAM’a karşı avantajı ise yapısal basitliğidir.Kampikammiohuuhtelun etuna on rakenteellinen yksinkertaisuus.
Beyaz, 6.d4 (Lolli Akını) ile küçük bir avantaj yakalar.Ο λευκός μπορεί να πάρει τώρα ένα πλεονέκτημα με 6.δ4 (η Επίθεση Λόλλι).
KSB birincil avantajı matematiksel kolaylığı ve nispeten basit uygulamalarının olmasıdır.Τα κυριότερα πλεονεκτήματα της KSB είναι η μαθηματική ευκολία και η σχετικώς απλή εφαρμογή της.
Ipv4 ile karşılaştırılıdığında , ipv6 nın en önemli avantajı geniş adres uzayına sahip olmasıdır.Σε σύγκριση με το IPv4, το πιο προφανές πλεονέκτημα του IPv6,είναι ο μεγαλύτερος χώρος διευθύνσεων.
O yüzden yer avantajını elinde bulundurabileceği yerlere kurulmalıdırlar.Πρέπει να είμαστε έτοιμοι να εκμεταλλευτούμε ευκαιρίες που θα παρουσιαστούν.
Asfalt leşlerinin birçok avantajı vardır.Τα εκρηκτικά υγρού οξυγόνου έχουν πολλά πλεονεκτήματα.
Yöntemin en büyük avantajı, uygulamasının basit ve maliyetinin düşük olmasıdır.Βασικό πλεονέκτημα της μεθόδου είναι το χαμηλό κόστος.
Saldırıların eşiğinde, sayı ve kalite avantajı Sovyetlerdeydi.Der hvor angrebet blev sat ind var de sovjetiske fordele i antal og kvalitet overvældende.
Bir diğer avantajı ise ölçeklenebilir olmasıdır.Det første skridt kan være at indse, at man er stresset.
Bu avantajı alan Diedo hücuma geçti.Alan Funk har dog gudskelov wrestlet siden.
Avantaj şimdi İtalyanlar'daydı.Danskerne fik debutsejr i Italien.
Uzun mesafe sürüş avantajı %6'ya düşmektedir.Hældningen er på maksimalt ca. 6%.
Yonkomaların çoğunda mizah avantaj teşkil etse de, ciddi konuya sahip yonkomalar da bulunmaktadır.Nogle yonkoma beskæftiger sig også med alvorlige emner, men de fleste gør det dog med humor.
Avantaj ve dezavantajlarını ekonomiklik koşulunu da göz önüne alarak belirler.Samfundsøkonomiske fordele og ulemper ved prisstabilitet.
Avantajları; Çok basit.Fordele: Relativt enkelt af bearbejde.
Louis'nin başka bir avantajı daha vardı.Den forsvarende part havde også en anden fordel.
Her dallanma öngörü yönteminin her ayrı durumda farklı avantajları vardır.Begge modeller har hver deres fordele i forskellige situationer.
Bu yöntemin avantajı, neredeyse tüm demir içeriğinin çıkarılmasıdır.På et tidspunkt består den inderste kerne næsten udelukkende af Jern.
Beyaz, 6.d4 (Lolli Akını) ile küçük bir avantaj yakalar.Hvid svækker sin kongefløj med 46. g4?!
Oyun, Wii uzaktan kumandası (Wii Remote) ve Wii Nunchuk aygıtının tüm avantajlarından yararlanmaktadır.Spillet kontrolleres ved hjelp av Wii Remote og nunchuk-tilbehøret.
Almanlar yukarıda olduğu için biraz daha avantajlılar.De svarer at det er tyskere der oppe.
Apollo'nun avantajları şunlardı: Seçimde, anahtar eyaletlere ekonomik yararları vardı.Noen av fordelene med Apollo: Økonomiske ringvirkninger i flere nøkkelstater før neste valg.
Bu, belirli bir haplotip içindeki bir alellin çok avantajlı olduğu durumlarda önemli olabilir.Det kan være presumptivt svært kontraproduktivt under en spesialoperasjon.
Genellikle perakende mağazalarına kıyasla daha uygun fiyat avantajı.Prisene er vanligvis høye sammenlignet med butikkpriser.
Bu yöntemin bir avantajı, çok büyük hacimler için dahi oldukça ucuz olmasıdır.En måte å bøte på dette er å gi lederne meget tynne kordeler.
Bu durum Bagrat'a avantaj sağladı ve Doğu vilayetlerine dönmesini sağladı.Alt gikk bra helt til Birger leverte den tilbake til politiet.
Saha avantajı Efes’tedir.Det finnes ytterligere tilbud. f.ex.
Oyuncu çevreyi kendi avantajlarına kullanabilir.Monstrene vil bruke miljøet til sin fordel.
Belçika limanlarının çatışmada sağladığı stratejik avantajlar büyük bir önem taşımaktaydı.Den psykologiske effekten av den belgiske motstanden på resten av Europa var av like stor betydning.
Her birinin farklı avantajları ve dezavantajları mevcuttur.De ulike valgene hadde alle forskjellige fordeler og ulemper.
Dmitri, Moğol otoritesinin çökmesinin avantajından yararlanarak Tatarlara açıkça meydan okudu.Dmitrij benyttet seg av dette opphøret av mongolsk autoritet til åpeny å utfordre tatarene.
Oyuncunun rakibi her zaman oyuncunun seçtiği Pokémona karşı avantajlı olanı seçer.Oaks barnebarn vil alltid velge den pokémonen som er sterkest mot spillerens startpokémon.
Bazen de, avantajlar farklı yollar boyunca devam edebilir.Slike revideringer kan noen ganger gå den andre veien.
Bir deste oluşturulurken birden fazla renk kullanılarak farklı renklerin avantajları kullanılabilir.Ved å kombinere bestemte grunnfarger kan man få mange andre farger.
Barselona El Prat Uluslararası Havaalanı'na yakınlığı da büyük bir avantajdır.Bandar Udara Barcelona-El Prat.
Ayrıca silahın bir avantajıda hafifliğidir.Tembakan bebas bernilai satu poin.
Tabloid formatının avantajlarından etkilenen Patterson, 26 Haziran 1919'da Daily News gazetesini kurdu.Format tabloid dipilihnya ketika Daily News diluncurkan tanggal 26 Juni 1919.
Her birinin teorik avantajları ve dezavantajları vardı.Masing-masing teori memiliki kelebihan dan kekurangan.
Polimerden yapılan banknotların avantajı dayanıklı olmasıdır.Penghasilan dari menggocek si kulit bundar mencukupi.
Her birinin farklı avantajları ve dezavantajları mevcuttur.Masing-masing memiliki kelebihan dan kekurangan yang berbeda.
Floresan lamba ile karşılaştırıldığında, LED lambaların daha avantajlı olduğu görülür.Karena dibandingkan dengan bohlam biasa lampu LED memiliki harga yang lebih mahal.
Beyaz, 6.d4 (Lolli Akını) ile küçük bir avantaj yakalar.Biji berukuran kecil, 1-2(-6) butir.
Yonkomaların çoğunda mizah avantaj teşkil etse de, ciddi konuya sahip yonkomalar da bulunmaktadır.Beberapa Yonkoma juga membahas topik yang serius, tetapi sebagian besar disertai humor.
Asfalt leşlerinin birçok avantajı vardır.Namun, logam paduannya memiliki banyak manfaat.
Barselona El Prat Uluslararası Havaalanı'na yakınlığı da büyük bir avantajdır.Vị trí gần sân bay Barcelona-El Prat cũng là một lợi thế lớn. ^ a ă “Ajuntament de Sitges”.