av ile cümle
av kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
2
HARF
1
HECE
5
ORT. KELİME
Çay, iki avro ediyor.The tea costs two euros.
Çayın fiyatı iki avro.The tea costs two euros.
Avrupa'da, ziyaret etmek istediğim birçok ülke var.There are many countries in Europe that I'd like to visit.
Bir kez Avrupa'ya gittim.I went to Europe once.
Bir zamanlar Avrupa'ya gittim.I went to Europe once.
O bir avukat gibi davrandı.He pretended that he was a lawyer.
Avrupalılar şarap içmek isterler.Europeans like to drink wine.
Avrupalılar şarap içmeyi severler.Europeans like to drink wine.
Ailemle Avustralya'ya gitmek istiyorum.I want to go to Australia with my family.
Zaman zaman balık avlamaya gideriz.We go fishing from time to time.
Avukatlar ve oto tamircileri en az güvendiğim insanlardır.Lawyers and auto mechanics are the people I trust the least.
Na'vi dili Avatar'da kullanılır.Na'vi language is used in Avatar.
Tazmanya, Avustralya'ya aittir.Tasmania belongs to Australia.
Tel Aviv'e gitmek için bugün Kahire'den ayrılıyorlar.They are leaving Cairo today heading for Tel Aviv.
Onlar Avustralya'da İngilizce konuşurlar.They speak English in Australia.
Avrupalılar şarap içmeyi sever.Europeans love to drink wine.
Sahra Çölü, neredeyse Avrupa kadar büyük.The Sahara Desert is almost as large as Europe.
Avustralyalı kadınlar çok güzeldir.Australian women are very beautiful.
Avustralya bayrağını değiştirmemiz gerekiyor mu?Should we change the Australian flag?
Şehir yaşamının hem avantajları hem de dezavantajları vardır.There are both advantages and disadvantages to city living.
Avukat bunun kolayca sonuçlanacak bir dava olduğunu düşünüyor gibi görünüyor.The lawyer seems to think it'll be an open and shut case.
Avrupa'da köleliğin kaldırılması, sonunda Amerika'ya ulaştı.The abolition of slavery in Europe eventually reached America.
Şirketin 12 Avrupa ülkesinde şubesi bulunmaktadır.The company has branches in 12 European countries.
Ben avukatıma danıştıktan sonra sana kararımı bildireceğim.I'll let you know my decision after I have consulted my lawyer.
Kent yaşamının avantajları ve dezavantajları vardır.City life has advantages and disadvantages.
Okumamayı seçenlerin okuyamayanlara göre hiçbir avantajı yoktur.Those who choose not to read have no advantage over those who can't read.
Planımızın bir sürü ekstra avantajları var.Our plan has lots of additional advantages.
Boşanma avukatın ofisinde bu sabah sona ermiştir.The divorce was finalized this morning at the attorney's office.
Avukatın vasiyetimi hazırlamasını istedim.I asked the lawyer to make out my will.
Avcı silaha cephane koydu.The hunter put ammunition in the gun.
Avcılık milli parklarda yasaklanmıştır.Hunting is banned in national parks.
Avukat müşterisinin masum olduğunu göstermeye çalışacak.The lawyer will try to show that her client is innocent.
Avukat müvekkilinin masum olduğunu kanıtlamaya çalışacak.The lawyer will try to show that her client is innocent.
Doların Avroya karşı kuru inişe geçti.The exchange rate of the dollar versus the euro has declined.
Tom'un avans ricası geri çevrildi.Tom's loan request was turned down.
Avcılar her zaman masum kurbanları avlamaktadır.Predators always prey on unsuspecting victims.
Aval aval bakmayı bırak.Stop gawking.
Avrupa'da birçok farklı insanlar var.There are many different people in Europe.
Günlük 100 avro.100 euros for the whole day.
Bence, Avustralya dünyadaki en iyi ülkelerden biridir.In my opinion, Australia is one of the best countries in the world.
Bir adam karşı kıyıda balık avlıyordu.A man was fishing on the opposite bank.
Bu teknolojinin avantajı nedir?What is the advantage to this technology?
Kahveyi Avrupa'ya getirene her zaman şükret.Always praise he who brought coffee to Europe.
Onun sevdiği eğlenceler avcılık ve golf.His favourite pastimes were hunting and golf.
Sezonun çoğu günü ava gitti.They went hunting most days of the season.
Bazı insanlar kendi kişisel bağlantılarını kullanarak avantaj kazanmaya çalışırSome people try to gain advantage by exploiting their personal contacts.
Avustralya'da biri İngilizce konuşur.In Australia, one speaks English.
Birkaç fil Avrupa'ya taşınmak için gönüllü olurdu.Few elephants would volunteer to move to Europe.
Boş zamanımda Kanada geyiği avlarım.I hunt elk in my leisure-time.
O Avustralya'ya göç etti.He emigrated to Australia.
Hitler Doğu Avrupa'da lebensraum istedi.Hitler called for lebensraum in Eastern Europe.
Hitler Doğu Avrupa'da yaşam alanı istedi.Hitler called for lebensraum in Eastern Europe.
Kaç kez Avrupa'ya gittin?How many times have you been to Europe?
Kaç kere Avrupa'ya gittin?How many times have you been to Europe?
Kaç defa Avrupa'ya gittin?How many times have you been to Europe?
Avcı, tilkiyi vurarak öldürdü.The hunter shot the fox dead.
Avcı gökyüzünün görünümünü araştırdı.The hunter explored the appearance of the sky.
Başka her şey avanta.Everything else is gravy.
Ben boş zamanımda avlanmaya giderim.I go hunting in my leisure time.
Avcı, tilkiyi yakaladı.The hunter caught the fox.