av ile cümle

av kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
2
HARF
1
HECE
6
ORT. KELİME
O geçen ay Avrupa'ya gezi yaptı.She made a trip to Europe last month.
Onun bir avukat olarak başarılı olacağını düşünüyorum.I think she will succeed as a lawyer.
O, nişanını avukat arkadaşına duyurdu.She announced her engagement to her lawyer friend.
O beni gafil avladı.She took me by surprise.
Arkadaşlarıyla on günlük bir Avrupa gezisine çıktı.She took a ten-day trip to Europe with her friends.
Ben gafil avlandım.I was thrown off guard.
Babam Avustralya'da iki kez bulundu.My father has been to Australia twice.
Babam bazen iş için Avustralya'ya gider.My father sometimes goes to Australia on business.
Babam beni bir avukat yapmak istiyor.My father wants to make a lawyer of me.
Avukatın bana söylediğinin yanlış olduğu sonunda ortaya çıktı.What the lawyer had told me finally turned out to be false.
Avukat benim vasiyetimi düzenledi.The lawyer drew up my will.
Avukat beni cuma günü görebilir mi?Can the lawyer see me on Friday?
Avukatlar davayı saatlerce savundu.The lawyers argued the case for hours.
Neden bir avukata danışmıyorsunuz?Why don't you consult a lawyer?
Ben, benim avukatıma danıştıktan sonra, kararımı bildireceğim.I'll let you know my decision after I have consulted my solicitor.
Avukatına danışman gerekirdi.You should have consulted your lawyer.
Avukat yeni bir kanıt gündeme getirdi.The lawyer brought up new evidence.
Avukat birçok müşterisi vardır.The lawyer has many clients.
Avukat Ben'i bekliyordu.The lawyer was expecting Ben.
Avukat, müvekkilinin masum olduğuna inanıyordu.The lawyer believed in his client's innocence.
Avukat müvekkilinin yasal yollara başvurmasını tavsiye etti.The lawyer recommended his client to take legal action.
Avukat müvekkili adına ikna edici bir şekilde konuştu.The lawyer spoke convincingly on behalf of his client.
Avukat müvekkilinin masumiyeti konusunda ısrar ettiThe lawyer insisted on the client's innocence.
Avukat eylemin rotasını belirledi.The lawyer determined his course of action.
Avukatlar davaları kazandıklarında çok miktarda dolar kazanırlar.Lawyers make mega bucks when they win cases.
Avukat yargıca suçlananların yaşlarını göz önünde tutmasını rica etti.The lawyer asked the judge to make allowance for the age of the accused.
Avukat yeni yasayı bize açıkladı.The lawyer explained the new law to us.
Avukat onun masumiyetinden şüphe etti.The lawyer doubted his innocence.
Avukat onun suçsuzluğu konusunda ısrar etti.The lawyer insisted on his innocence.
Avukat onu bekliyordu.The lawyer was expecting him.
Onun masum olduğuna dair avukatın güçlü kanıtları var.The attorney has strong evidence that she is innocent.
Bana bir avukat bulur musunuz?Could you find me an attorney?
Anne kedi kuşları avlamak için dışarı çıktı.The mother cat went out hunting birds.
Hukuk öğrenimi yapan her öğrenci avukat olamaz.Not every student studying law can be a lawyer.
Yasal yardım için avukata gittim.I went to the lawyer for legal help.
Her yıl Tayland'ı ziyaret eden Avrupalıların sayısı çok büyüktür.The number of Europeans who visit Thailand every year is very large.
O, vahşi bir kaz avıydı.It was a wild goose chase.
Gelecek ay Avustralya'ya gidiyor olacağım.I will be leaving for Australia next month.
Gelecek hafta Avrupa'ya hareket etmeyi planlıyorum.I'm planning to leave for Europe next week.
Seyahatten bahsetmişken, Sen hiç Avustralya'ya gittin mi?Speaking of travel, have you ever been to Australia?
Av köpekleri tilkinin kokusunu izledi.The hunting dogs followed the scent of the fox.
Avcılar file nişan aldılar.The hunters aimed at the elephant.
Avcı ayının izlerini takip etti.The hunter followed the bear's tracks.
Avcı bir ayıya ateş etti.The hunter shot a bear.
Bizim ve komşunun avlusu arasındaki sınırı işaretlemek için bir çit vardır.There is a fence marking the boundary between our yard and the neighbor's.
Avrupa etrafında dolaştım.I travelled around Europe.
Karin Avusturyalıdır.Karin is Austrian.
O avlanmayı seviyor.He likes hunting.
Saldırganlığın en görünür formları genellikle av ve avcı arasında görülür.The most visible forms of aggression are often seen between prey and predator.
Bütün gündür balık avlıyor olduğum için sırtım ağrıyor.My back hurts because I've been fishing all day.
Avrupa'da dolaşarak birkaç ay geçirdi.He spent a few months wandering around Europe.
O, yetenekli bir avukattır.He is an able lawyer.
Öbür gün Avustralya'ya geri geleceğim.I'll come back to Australia the day after tomorrow.
O, bu bölgeyi avucunun içi gibi bilir.He knows the area like the back of his hand.
Kirli köpeğin avluya gittiğini gördüm.I saw the dirty dog go into the yard.
Birinci sınıfın tüm hizmetlerini ve avantajlarını keşfedin.Discover all the services and advantages of first class.
Avrupa Birliği vatandaşları için ücretsizdir.It's free for European Union citizens.
Madrid, Avrupa'nın en güzel başkentlerinden biridir.Madrid is one of the most beautiful capitals in Europe.
Avustralya'da, onlar İngilizce konuşurlar.In Australia, they speak English.
O, avanta para kazanıyor.He's raking it in.

İlgili Sayfalar