av ile cümle
av kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
2
HARF
1
HECE
5
ORT. KELİME
Bir kristal avize masanın üzerinde asılıydı.A crystal chandelier was hanging over the table.
Avusturya'da nerede büyüdün?Where in Austria did you grow up?
Avustralya'ya gitmeye karar verdiniz mi?Have you decided to go to Australia?
Avusturya ile Avustralya'yı karıştırma.Don't confuse Austria with Australia.
Avustralya’yı ziyaret edene kadar, Japonya’nın ne kadar küçük olduğunu anladım.It was not until I visited Australia that I realized how small Japan was.
Japonya'nın ne kadar küçük olduğunu Avustralya'yı ziyaret edinceye kadar fark etmedim.I didn't realize till I visited Australia how small Japan really is.
Avustralya Güney Amerika'dan daha küçüktür.Australia is smaller than South America.
Avustralya doğal kaynaklar bakımından zengindir.Australia is rich in natural resources.
Avustralya çok miktarda yün ihraç etmektedir.Australia exports a lot of wool.
Avustralya dünyadaki en küçük kıtadır.Australia is the smallest continent in the world.
Avustralya'da mineraller bol miktarda bulunur.Australia is abundant in minerals.
Avustralya'da nerede yetiştin?Where in Australia did you grow up?
Avustralya'da nadir hayvanlar var.There are rare animals in Australia.
Avustralya'da birçok ilginç hayvan vardır.There are many interesting animals in Australia.
Avustralya'da konuşulan dil İngilizcedir.The language spoken in Australia is English.
Avustralya'da İngilizce konuşulur.English is spoken in Australia.
Avis sayacı nerede?Where is the Avis counter?
İnkalar, Avrupalılardan daha sık banyo oldular.The Inca took baths more often than Europeans.
Avrupa'ya ne zaman gideceksin?When are you going to Europe?
İngiliz Parlamentosu, Avam Kamarası ve Lordlar Kamarasına bölünmüştür.The British Parliament is divided into the House of Commons and the House of Lords.
Alpler Avrupa'nın merkezindedir.The Alps are in the center of Europe.
O, Amerika yoluyla Avrupa'ya gitti.He went to Europe by way of America.
Afrika Avrupa'ya sığır eti ihraç ediyor.Africa is exporting beef to Europe.
O adam Perry Mason, avukat.That man is Perry Mason, the lawyer.
O çocuk ele avuca sığmıyor.That boy is a handful.
O, ele avuca sığmayan bir çocuk.He is an unmanageable child.
Avrupa'ya hiç gitmedin, değil mi?You've never been to Europe, have you?
Avusturya mı yoksa Avustralya'dan mı geliyorsun?Do you come from Austria or Australia?
Asya yaklaşık olarak Avrupa'nın dört katı büyüklüktedir.Asia is roughly four times the size of Europe.
Asya Avustralya'dan çok daha büyüktür.Asia is much larger than Australia.
Üç yüzyıl önce bile, Batı Avrupalıların çoğu hâlâ kendi muhbirlerini kullanıyorlardı.Even three centuries ago, most Western Europeans still used their fingers.
1600'larda , çay Hindistan'dan Avrupa'ya tanıtıldı.In the 1600s, tea was introduced into Europe from India.
Filipinli "Sen Avustralya'lı mısın?" diye sordu."Are you from Australia?" asked the Filipino.
Polis suçlu için ülke çapında bir ava başladı.The police have started a nationwide hunt for the criminal.
Karar vermeden önce avantajlar ve dezavantajlar üzerinde düşünün!Reflect on advantages and disadvantages before you make up your mind.
Hiç Avrupa'da bulundun mu?Have you ever been to Europe?
Yönetici ona iki haftalık ücreti avans verdi.The manager advanced him two weeks' wages.
Birkaç yıl önce Avrupa'da karşılaştık.We met in Europe a few years ago.
Avustralya'nın gençleri adına konuşuyoruz.We are speaking on behalf of the young people of Australia.
Biz Avustralyalılarız.We are Australians.
Avluda zavallı küçük bir kedi bulduk.We found a poor little cat in the yard.
Avukatımı arama hakkım var.I have the right to call my lawyer.
Avukat olan bir kuzenim var.I have a cousin who is a lawyer.
Avukat kuzenim şu anda Fransa'da.My cousin, who is a lawyer, is in France at present.
Avlumuzda bir bahçe vardı.There used to be a garden in our yard.
Evimin küçük bir avlusu var.My house has a small yard.
Kardeşim şimdi Avustralya'dadır.My brother is now in Australia.
Erkek kardeşlerimden biri öğretmen, ve diğerleri avukattır.One of my brothers is a teacher and the others are lawyers.
Planım Avustralya'da eğitim yapmaktır.My plan is to study in Australia.
Bana göre, Avustralya, dünyanın en iyi ülkelerden biridir.From my point of view, Australia is one of the best countries in the world.
Benim bakış açıma göre, Avustralya dünyadaki en iyi ülkelerden biridir.From my point of view, Australia is one of the best countries in the world.
Ofisim Fifth Avenue ile karşı karşıya.My office faces Fifth Avenue.
Esas branşım orta çağ Avrupa tarihidir.My major is medieval European history.
Avusturya müziğini severim.I like the music of Austria.
Amerika yoluyla Avrupa'ya gittim.I went to Europe by way of America.
Amerika birleşik Devletleri yoluyla Avrupa'ya gittim.I went to Europe by way of the United States.
Anchorage yoluyla Avrupa'ya gittim.I went to Europe by way of Anchorage.
Avustralya'ya gidebilmek için tasarruf yapıyorum.I'm saving up so that I can go to Australia.
Ben Avustralya'ya seyahat etmek istiyorum.I want to travel to Australia.
Ben Avustralyalıyım.I'm from Australia.