av ile cümle

av kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
2
HARF
1
HECE
6
ORT. KELİME
Hemingway, Afrika'daki büyük hayvan avından hoşlandı.Hemingway enjoyed big game hunting in Africa.
Fransa, Batı Avrupa'dadır.France is in western Europe.
Haksız avantaj, Bill'in zayıflığındandır.Unfair advantage was taken of Bill's weakness.
Avcı kuşa ateş etti.The hunter shot at the bird.
Avcı bir geyiğe ateş etti.The hunter shot at a deer.
Bir avcı, köpeği ile tavşanları avladı.A hunter hunted hares with his dog.
Basketbolda uzun oyuncuların avantajı vardır.In basketball, tall players have an advantage.
Hertz ve Avis, araç kiralama işinde başa baş rakiptirler.Hertz and Avis are head to head competitors in the car rental business.
Bir satış avantajından yararlandım ve üç kazak aldım.I took advantage of a sale and bought three sweaters.
New York'un Fifth Avenue'su Ginza ile karşılaştırılabilir.New York's Fifth Avenue is comparable to Ginza.
New York'ta Fifth Avenue'da alışveriş yapmak istiyorum.I'd like to do shopping on Fifth Avenue in New York.
Yeni Zelanda nasıl bir yerdir? Avustralya kadar seyrek nüfuslu mudur?What's New Zealand like? Is it as sparsely populated as Australia?
Tony ve annesi çiftliğe geldiler ve çiftlik avlusunda yürüdüler.Tony and his mother arrived at the farmhouse and walked through the farmyard.
Aklıma gelmişken , sen hiç Avrupaya gittin mi?By the way, have you ever been to Europe?
Nereden bir Avrupa haritası edinebilirim?Where can I obtain a map of Europe?
Nereden iyi bir vergi avukatı bulabilirim?Where can I get hold of a good tax lawyer?
Nerede iyi bir vergi avukatı tutabilirim?Where can I get hold of a good tax lawyer?
Avukat savunmada niçin kaybetti?Why did the lawyer lose in the argument?
Çoğu Avrupalı, bir Japon'u bir Çinli'den ayırt edemez.Most Europeans cannot tell a Japanese from a Chinese.
Bunu yapmanın avantajı yoktur.There is no advantage in doing that.
Onlar Avrupa sanatının seçkin şaheserleridirler.They are great masterpieces of European art.
Bu onun avantajı için.It is to his advantage.
Avcı kuşa nişan aldı fakat ıskaladı.The hunter aimed at the bird, but missed.
Avcı dönmemek üzere ormanın derinliklerine gitti.The hunter went deep into the forest, never to return.
Avukatın ücreti çok yüksekti.The lawyer's fee was very high.
Avukat, sekreteriyle birlikte dışarı çıktı.The lawyer went out with the secretary.
Avukatın müthiş profesyonel yeteneği sayesinde çok sayıda müvekkili var.Because of his great professional skill, the lawyer has a large number of clients.
Avukat durmaksızın konuştu.The lawyer spoke on and on.
Avukat, Bay Smith adına konuşacağını söyledi.The lawyer said he would speak on behalf of Mr. Smith.
Avukat adil bir gelire sahiptir.The lawyer has a fair income.
Avukatın birçok zengin müşterisi var.The lawyer has a lot of wealthy clients.
Şehrin bir Avrupa havası var.The town has a European air.
Av kuşları arazide boldur.Game birds abound in the area.
Avcı uçağı bombalarını bıraktı.The fighter plane released its bombs.
Şirket tüm çalışanları için sağlık bakımı ve hayat sigortası avantajları sağlar.The company provides health care and life insurance benefits for all of its employees.
Şarkıcı sadece Japonya'da değil, aynı zamanda Avrupa'da da ünlü.The singer is famous not only in Japan but also in Europe.
Avustralyalılar spor ve eğlencede üstündürler.Australians excel at sports and entertainment.
İsviçre Fransa, İtalya, Avusturya ve Almanya arasında yer almaktadır.Switzerland is situated between France, Italy, Austria and Germany.
John'un bana Avrupa'ya gitme planından bahsetmesi sadece dündü.It was only yesterday that John told me about his plan to go to Europe.
Jim bir avukat değil fakat bir doktordur.Jim is not a lawyer but a doctor.
Sidney Avustralya'daki en büyük şehirdir.Sydney is the largest city in Australia.
Jane, Avustralyalı.Jane comes from Australia.
Jane Avustralyalı.Jane comes from Australia.
Bir bilgisayarı kullanabilmek bir avantaj.It is an advantage to be able to use a computer.
Bu mağaza coğrafi bir avantaja sahiptir.This store enjoys a geographical advantage.
Avlanmak bu alanda yasaklanmıştır.Hunting is prohibited in this area.
Bu savaş Napolyon'u Avrupa'nin efendisi bıraktı.This battle left Napoleon master of Europe.
Nehir, Avrupa'daki en geniştir.The river is the widest in Europe.
Avcılık oyunu bu huzurlu vahşi doğada yasaklanmıştır.Hunting game is forbidden in this tranquil wilderness.
Bu park asil bir aile için bir avlanma yeriydi.This park used to be a hunting ground for a noble family.
Bu evlilik onun kariyeri için avantajlı olacak.This marriage will be advantageous to his career.
Bu yaz Avrupa'ya bisiklet ile seyahat edeceğim.I'll travel across Europe by bicycle this summer.
Burada kalmanın hiçbir avantajı yok.There is no advantage in staying here.
Kahve, Avrupa'ya Arabistan'dan tanıtıldı.Coffee was introduced into Europe from Arabia.
Bir yarasa yiyecekleri avlar ve geceleri yemek yer ama gün boyunca uyur.A bat hunts food and eats at night, but sleeps during the day.
Bu yıldızlar Avustralya'da görülebilir mi?Can these stars be seen in Australia?
Bu avantajlar için ne kadar ödemek zorundayız?What price do we have to pay for these advantages?
Koala Avustralya'ya özgü bir hayvandır.The koala is an animal peculiar to Australia.
Koalalar sadece Avustralya'da görülebilir.Koalas can only be seen in Australia.
Koalaları Avustralya'da bulursun.You find koalas in Australia.

İlgili Sayfalar