Toplumumuzun nasıl olması gerektiğine dair bir bakış atmak çok önemli bence.Ik denk dat het belangrijk is om te kijken hoe onze gemeenschap zou moeten zijn.
Toplumumuzun nasıl olması gerektiğine dair bir bakış atmak çok önemli bence.Jeg mener at det er meget vigtigt at se på hvordan vores samfund burde se ud.
Toplumumuzun nasıl olması gerektiğine dair bir bakış atmak çok önemli bence.Je pense que le plus important est de se demander comment notre société devrait être.
Toplumumuzun nasıl olması gerektiğine dair bir bakış atmak çok önemli bence.우리사회의 지향점을 향해 다가가는것이 가장 중요한 것이라고 생각합니다.
Toplumumuzun nasıl olması gerektiğine dair bir bakış atmak çok önemli bence.Myslím, že je velmi důležité se zamyslet nad tím, jak by naše společnost měla vypadat.
Toplumumuzun nasıl olması gerektiğine dair bir bakış atmak çok önemli bence.Pienso que es muy importante ver que tipo de sociedad queremos ser.
Toplumumuzun nasıl olması gerektiğine dair bir bakış atmak çok önemli bence.Szerintem fontos, hogy gondoljunk arra, milyennek kellene lennie a társadalmunknak.
Toplumumuzun nasıl olması gerektiğine dair bir bakış atmak çok önemli bence.Tôi tin là rất quan trọng để nhìn xem cái xã hội này nó như thế nào.
Toplumumuzun nasıl olması gerektiğine dair bir bakış atmak çok önemli bence.Uskoakseni on hyvin tärkeää katsoa millainen yhteiskuntamme tulisi olla.
Toplumumuzun nasıl olması gerektiğine dair bir bakış atmak çok önemli bence.Πιστεύω ότι είναι πολύ σημαντικό να εξετάσουμε... το πώς θα έπρεπε να είναι η κοινωνία μας.
Toplumumuzun nasıl olması gerektiğine dair bir bakış atmak çok önemli bence.- Вярвам, че е много важно да видим какво би трябвало да е нашето общество.
Toplumumuzun nasıl olması gerektiğine dair bir bakış atmak çok önemli bence.Я считаю, что это очень важно смотреть на то, как наше общество должно быть.
Toplumumuzun nasıl olması gerektiğine dair bir bakış atmak çok önemli bence.אני מאמין שחשוב לראות .את החברה כמו שהיא צריכה להיות
Toplumumuzun nasıl olması gerektiğine dair bir bakış atmak çok önemli bence.أعتقد أنه من المهم جدا النظر إلى الكيفية التي سيؤول إليها مجتمعنا
Toplumumuzun nasıl olması gerektiğine dair bir bakış atmak çok önemli bence.大企業の利益ばかりが ルールじゃない
Turtayı adamın yüzüne atmak için bakıyorum.В будь-якому разі я збираюся розмазати цей пиріг по обличчю цього чоловіка.
Turtayı adamın yüzüne atmak için bakıyorum.בכל מקרה, אני רוצה למחוץ את העוגה בפנים של האיש'
Üç numara --ok atmak.A harmadik: lándzsa dobás.
Üç numara --ok atmak.Číslo tri - hodiť oštep.
Üç numara --ok atmak."Házet oštěpem"
Üç numara --ok atmak.Ketiga -- melempar tombak.
Üç numara --ok atmak.세 번째 - 창을 던지게 하세요.
Üç numara --ok atmak.Numărul trei: aruncă o suliță.
Üç numara --ok atmak.Numero tre: scaglia una lancia.
Üç numara --ok atmak.Número tres - tirar una lanza.
Üç numara --ok atmak.Numéro trois : lancer un javelot.
Üç numara --ok atmak.Nummer drei - Wirf einen Speer.
Üç numara --ok atmak.Nummer drie -- gooi een speer.
Üç numara --ok atmak.Nummer tre -- kast et spyd.
Üç numara --ok atmak.Punkt trzeci - rzucaj oszczepem.
Üç numara --ok atmak.Thứ ba - ném lao.
Üç numara --ok atmak.Tretjič - metanje kopja.
Üç numara --ok atmak.Τρίτο πράγμα -- να πετάς ένα ακόντιο.
Üç numara --ok atmak.Номер три - метание копья.
Üç numara --ok atmak.Номер три - хвърляне на копие.
Üç numara --ok atmak.Пункт третій - метання списа.
Üç numara --ok atmak.דבר שלישי -- לזרוק חנית.
Üç numara --ok atmak.رقم ثلاثة -- رمي الرمح
Üç numara --ok atmak.私たちの脳は実のところ物を投げることとつながっています
Uyumak, erken kalkıp 100 kez depar atmaktan daha kolaydırES MAS FACIL DORMIR QUE DEDICARSE A HACER 100 ABDOMINALES...
Uzun zaman önce yok olan ağaca acıdığın için ateşe kömür atmaktan hiç çekinir misin?¿Dejarías de echar leña a una hoguera porque te da pena el árbol que murió hace años?
Uzun zaman önce yok olan ağaca acıdığın için ateşe kömür atmaktan hiç çekinir misin?Esiteresti a bruciare del carbone, solo perché ti dispiace per gli alberi morti tanto tempo prima?
Uzun zaman önce yok olan ağaca acıdığın için ateşe kömür atmaktan hiç çekinir misin?Etkö lisäisi tuleen hiiliä, koska säälit kuollutta puuta?
Uzun zaman önce yok olan ağaca acıdığın için ateşe kömür atmaktan hiç çekinir misin?Hesitarias em juntar carvão a uma fogueira só porque tiveste pena da árvore que morreu há muito tempo?
Uzun zaman önce yok olan ağaca acıdığın için ateşe kömür atmaktan hiç çekinir misin?Skulle du tveka att lägga mer kol i elden- -med tanke på trädet som dog för länge sen?
Uzun zaman önce yok olan ağaca acıdığın için ateşe kömür atmaktan hiç çekinir misin?Ville du tøve med at lægge mere kul i ilden - - med tanke på træet, som døde for længe siden?
Uzun zaman önce yok olan ağaca acıdığın için ateşe kömür atmaktan hiç çekinir misin?Wahałbyś się przed włożeniem węgla do ognia z żalu za drzewem, które już dawno przestało istnieć?
Uzun zaman önce yok olan ağaca acıdığın için ateşe kömür atmaktan hiç çekinir misin?Θα δίσταζες να ρίξεις κάρβουνο σε μία φωτιά, επειδή λυπάσαι για το δέντρο που χάθηκε τόσο καιρό πριν;
Ve ben elbiselerini parçalayıp seni yatağa atmak için sabırsızlanıyorum.E non vedo l'ora di strapparti i vestiti di dosso sul mio letto.
Ve ben elbiselerini parçalayıp seni yatağa atmak için sabırsızlanıyorum.J'ai hâte d'arracher tes vêtements et te ramener au lit.
Ve ben elbiselerini parçalayıp seni yatağa atmak için sabırsızlanıyorum.Και δεν μπορώ να περιμένω να σου σκίσω τα ρούχα και να σε πάω στο κρεβάτι.
Ve ben elbiselerini parçalayıp seni yatağa atmak için sabırsızlanıyorum.Я хочу снять с тебя одежду и повалить на кровать.
Ve ben elbiselerini parçalayıp seni yatağa atmak için sabırsızlanıyorum.その前に、あんたが殺したの?
Ve beni orada güçleri bir grup atmak izin.אצייר עליה כמה כוחות.
Ve birşeyler atmak yerine kendim atlıyorum.뭔가를 던진다기보다는 ... 그냥 제가 뛰어내린거죠.
Ve birşeyler atmak yerine kendim atlıyorum.Вместо того чтобы что-то бросать, я просто спрыгиваю со скалы.
Ve birşeyler atmak yerine kendim atlıyorum.במקום לזרוק משהו, אני קופץ.
Ve birşeyler atmak yerine kendim atlıyorum.بدلا من إلقاء أي شئ، فانني قفزت من اعلى المنحدر
Ve buraya adımızı atmak üzereyiz.A my do něj vkročíme.
Ve buraya adımızı atmak üzereyiz.A my ideme vojsť dnu.