ata ile cümle
ata kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
2
HECE
5
ORT. KELİME
Eski bir atasözü zamanın nakit olduğunu söylüyor.An old proverb says that time is money.
Başbakan kabinesinin üyelerini atadı.The prime minister appoints the members of his cabinet.
Yürütme komitesi onu şirketin başkanlığına atadı.The executive committee appointed him the president of the company.
Hükümet kazayı araştırmak için bir komite atadı.The government appointed a committee to investigate the accident.
Uslu dur, yoksa seni buradan atacağım.Keep silent, or I will throw you out of here.
Bebek annesinin sütüne can atar.A baby craves its mother's milk.
Bayan Asada başkan atandı.Ms. Asada was appointed chairperson.
Genel müdür her bir adamı görevine atadı.The president appointed each man to the post.
Başkan onu dışişleri bakanı olarak atadı.The President nominated him to be Secretary of State.
Arabaya bir piliç atalım.Let's pick up a chick.
İnceleme kurulunun yeni üyelerini atamalıyız.We have to appoint new members of the examining board.
Caddeyi dikkatsizce geçen biri kendini büyük tehlikeye atar.A jaywalker exposes himself to great danger.
Bir ata bin.Get on a horse.
Hiç ata bindin mi?Have you ever ridden a horse?
Bir ata binmek gerçekten heyecan verici.Riding a horse is really thrilling.
Bir ata binmeden önce, genellikle onun sırtına bir eyer koyarsın.Before getting on a horse, you usually put a saddle on its back.
Onun atanması hakkında hiç umut yok.There is no hope of his being appointed.
Onun ataları İrlanda'dan oraya gitti.His ancestors went there from Ireland.
O ata binebilir.He can ride a horse.
O, John'u vekili olarak hareket etmesi için atadı.He appointed John to act as his deputy.
O, bölüm şefliğine atandı.He was promoted to section chief.
O, Dışişleri bakanı olarak atandı.He was established as Foreign minister.
O, başkan olarak atandı.He was appointed chairman.
Onun başkan olarak atanmasını kabul etti.He accepted his appointment as chairman.
O, beni yeni bir işe atadı.He assigned me a new job.
Kendi yaşamını riske atarak çocuğu kurtardı.He saved the boy at the risk of his own life.
Kendi hayatı riske atarak arkadaşını kurtardı.He saved his friend at the risk of his own life.
O, bir ata binmede iyidir.He is good at riding a horse.
Bacak bacak üstüne atarak sessizce oturdu.He sat silently with his legs crossed.
İngiltere'ye büyük elçi olarak atandı.He was appointed ambassador to Britain.
O sadece Japonya'ya ABD Büyükelçisi olarak atandı.He has just been appointed the U.S. Ambassador to Japan.
O bir hava değişikliği için Atami'ye gitti.He went to Atami for a change of air.
O bir ata benziyor.He looks like a horse.
Bu görevi yapmak için beni atadı.He appointed me to do this task.
Onun nabzı yavaş atar.His pulse beats slow.
Kendi hayatını riske atarak köpeği kurtardı.He rescued the dog at the risk of his own life.
Kendi canını tehlikeye atarak çocuğu kurtardı.He saved the child at the risk of his own life.
O, İncil'den bazı ünlü atasözlerini alıntı yaptı.He quoted some famous proverbs from the Bible.
Onlar Jim'i müdür atadı.They appointed Jim manager.
Onlar Bayan Smith'i başkan atadılar.They appointed Miss Smith chairperson.
Atama ile boş kontenjanı doldurdular.They filled the vacancy by appointment.
Onu başkanlığa atadılar.They appointed him chairman.
Onu müdür atadılar.They appointed him manager.
Onlar onu bir yönetici olarak atadılar.They appointed him as a director.
Görevi yapmak için onu atadılar.They appointed her to do the task.
O birçok atasözü bilir.She knows many proverbs.
Başkan olarak atandı.She was named as chairman.
Yerinde olsam o ata bahis oynamam.I wouldn't bet on that horse if I were you.
Bir ata binmek istiyorum.I want to ride a horse.
Biz gerçekten onu atamayız!We can't really throw it away!
Bu hayatınızı riske atan hastalık türü değildir.It's not the sort of illness that puts your life at risk.
Yetenekli dedektif trajedinin nedenini araştırmak üzere atanmıştır.The capable detective was assigned to investigate the cause of the tragedy.
Yuka yeni atanmış İngilizce öğretmeniyle tanıştırıldığı an âşık oldu.Yuka fell in love the moment she was introduced to the newly-appointed English teacher.
O, başkanlığa atandı.She was appointed chairperson.
Rüzgar, çığlık atan hayaletler gibi korkutucu geliyor.The wind sounds scary, like screaming ghosts.
Bir göz atayım.Let me have a look.
Alma-Ata halkı, haydi çocuk dostu bir şehir yaratalım!People of Almaty, let us create a child-friendly city!
Alma Ata benim favori şehrim!Almaty is my favorite city!
Yolculuğum için iyi bir ata ihtiyacım var.I need a good steed for my voyage.
Atasözleri konuşmanın bir süsüdür.Proverbs are an ornamentation of speech.