atıl ile cümle
atıl kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Bu arada Rourke, 1986'nın başlarında eroin kullandığı gerekçesiyle gruptan atılır.Mientras tanto, Rourke fue expulsado de la banda a principios de 1986 por sus problemas con la heroína.
1940'ta tekrar tutuklanıp, bir kez daha hapse atıldı.En 1940 fue arrestado y encarcelado de nuevo.
Ayrıca, adı hayat kitabında yazılı bulunmayan kim varsa ateş gölüne atıldı.Y el que no se halló inscrito en el libro de la vida fue lanzado al lago de fuego.
Firavun Musa'nın zincire vurulup zindana atılmasına emir verir.El faraón, indignado, amenazó con ejecutar a Moisés si volvía a aparecer ante él.
Sonra kaynar suya atılır.Se descongela (si procede) en agua.
Böylece Sonic, Manic ve Sonia bir macereya atılırlar ve Kraliçe Aleena için Mobius'u baştan başa ararlar.Por lo tanto, Sonic, Manic y Sonia emprenden un largo viaje, buscando en todo Mobius a Aleena, la Reina.
Bu genç kahramanlar daha sonra kendi süper kahraman takımı olan Teen Titans'a atılacaklardı.Estos jóvenes héroes más tarde se separarían en su propio equipo de superhéroes, Los Jóvenes Titanes.
Ve cehenneme atılma vardır.Luego, caen a la Tierra, en llamas.
Bu arada, her şirket üretimini atılgan bir şekilde arttırmaktadır.Mientras tanto, cada empresa aumenta agresivamente la producción.
İdam edildikten sonra bedeni sığındığı kilisenin duvarlarına atılmıştır.Tras su muerte, su cuerpo fue arrojado sobre el muro de la iglesia que la había acogido.
Evet, yeryüzüne atıldı ve melekleri de onunla birlikte atıldılar.El tesoro fue provocado y desató los demonios ángel que contiene.
Jeffries aynı zamanda Atılgan'ın köprü dizaynı da gerçekleştirdi.Jefferies también diseñó el puente principal del Enterprise.
Bunlar yıldız gemisi Atılgan'ın seyahatleridir.Estos son los viajes de la nave espacial Enterprise.
Atılım gazetesinde yayın kurulu üyesi olarak çalıştı ve Sosyalist Kadın dergisinin editörlüğünü yaptı.Participó en el consejo de redacción y posteriormente fue editora de la revista Mujer Socialista.
Tutuklanan SR yöneticiler Sibirya’dan ülke dışına atılır ve sonunda Avrupa’ya giderler.Los políticos del SR arrestados fueron expulsados de Siberia y terminaron en Europa.
Bu nedenle sindirilmemeş besinler ağızdan dışarı atılır.Los materiales no digeridos se expulsan por la boca.
Hurûfilerin lideri bu ateşe atılmıştır ve diğer Hurûfiler de başka bir yöntemle idam edilmiştir.Los caldeos adoran el fuego y obligan a otros a hacer lo mismo, quemando sus ídolos.
Mart 1921'de politik faaliyetleri nedeni ile İşçi Kurumu'ndaki işinden atıldı.En marzo de 1921 lo despidieron de su trabajo debido a sus actividades políticas.
Andria şehrinin ortaya çıkışı hakkında değişik teoriler ortaya atılmıştır.Existen varias teorías sobre los orígenes de Andria.
Yine de akıntı ve rüzgar için iki yanlarda denize demir atılmıştır.Al mismo tiempo, se erigieron dos bóvedas en la nave y sobre el altar.
Ve maceralara atılıyor.Es una vergüenza para las aventuras.
Uçaktan atılan termobarik bombasının birinci haznesi belirli bir irtifada patlar.Es la primera bomba de hidrógeno dejada caer desde un avión.
NB: Atılan her gol için takımlara ekstra puan verildi.Nota: Se concede un punto adicional por cada gol marcado.
Düşününüz biz sonra ortaya atıldık, 'Ya herru ya merru' dedik.(Después de que fue revelado) me percaté de que Soisson y yo habíamos estado en la encrucijada.
Bina atıl durumda durmaktadır.La casa sigue en orden.
1915 yılına ait bir tapu haritasında, bölgenin atıl bulunduğu görülmektedir.Como se muestra en una foto de cerca de 1950 en relación con este espacio.
İshal, alkol detoksifiye edilip sindirim sisteminden atılana kadar, birkaç saat sürebilir.La diarrea suele durar varias horas hasta que el alcohol es desintoxicado y retirado del sistema digestivo.
Havaalanının temeli 1932'de atılmıştır.El aeropuerto fue inaugurado en 1932.
A.Ş. 'nin kurulmasıyla atılmıştır.Fue erigida por decreto de s.s.
Bu kavram ilk olarak 31 Ocak 1991'de Mehmet Altan tarafından ortaya atılmıştır.Fue lanzada el 31 de marzo de 1991, bajo el nombre Almaz 1.
5 Ocak 1757'de kral arabasına binerken Damiens öne atıldı ve kralı bıçakladı.1757: el 5 de enero se produjo el atentado de Damiens contra el rey.
Yazı önce Hollywoodland şeklindeyken 1949 yılındaki yenileme sırasında son dört harf atılmıştır.Originalmente se leía "Hollywoodland" pero las cuatro últimas letras se retiraron tras su renovación en 1949.
Mahallede çöpler çöp tenekelerine atılmakta belediye ise haftada iki sefer çöpleri toplamaktadır.La recogida de basura es una responsabilidad del Ayuntamiento local, recogido dos veces por semana.
Bu nedenle okuldan atılmakla cezalandırılması gündeme gelmişti.Por ello fue castigado con la expulsión de la escuela.
Eski Küba Başkanı Fidel Castro tarafından hapse atılmıştır.Muere el expresidente de Cuba, Fidel Castro.
Bugüne kadar olayı gözlemlemek için yapılan tüm atılımlar başarısızlıkla sonuçlanmıştır.A la fecha, todos los intentos de observar estos efectos han sido fallidos.
Sayıları ticaret ve endüstri de büyük atılım göstermişti.También alcanzaron gran auge la industria y el comercio.
Birisinin canlı olarak buraya atılması söz konusu değildi.Bajo ninguna circunstancia podría ser entregado vivo en manos de alguien.
İlk konuşma turu atıldıktan sonra konuşma sırası tekrar deklerana döner.Después del desayuno se inicia el camino de regreso.
Terim 1763 yılında yayınlanan Nouvelles Causes Célèbres adlı kitapta ortaya atılmıştır.La frase se originó en el volumen nº 37 de Nouvelles Causes Célèbres, publicado en 1763.
Daha sonra aracı süren kişinin alkollü olduğu ortaya çıktı ve hapse atıldı.La policía pensó que estaba borracho y se lo llevó a la estación.
Bu lakabı üniversiteden atılmadan önce oynadığı üniversite futbol takımındayken almıştır.Ya dejaba ver esa etiqueta de jugador completo que arrastraba desde la universidad.
Rabin’in ölümüyle alakalı birçok komplo teorisi ortaya atıldı.Hay muchos rumores sobre la muerte del forajido.
Bunun ardından otobüse dört adet gözyaşartıcı bomba atıldı.En el trayecto le dispararon cuatro balazos.
Atılgan kendisinden önceki bütün insan yapımı taşıtlardan daha hızlıdır ve daha uzağa gidebilmektedir.Siempre anticipar Puedo dibujar los libros más rápido que yo.
Boş olanlar tekrar denize atılır.Más tarde, las crías son liberadas nuevamente al mar.
Atılım diskler yıldızlar birleştiğinde oluşur.Nava Cuando Se Junten Las Estrellas ....
2008 yılı, ülkede büyük bir atılımın olduğu yıldır.2008 resultó ser un año muy ocupado para el actor.
İtirazlar, diğer ülkeler tarafından önerisine karşı ortaya atılmıştır.Abstención por parte de todo país a ejercitar presión sobre otros países.
Kaçırma olayı ile ilgili çeşitli fikirler ortaya atılmıştır.Sobre el rapto de los niños se han ofrecido varias interpretaciones.
Üstünlük kompleksi, Alfred Adler tarafından ortaya atılan Bireysel Psikolojinin temel ilkelerinden biridir.La psicología individual es una teoría psicológica ideada por Alfred Adler.
Daha sonra bu parçalar kaynayan sütün içine atılır.Luego es comido por las ratas desde dentro.
Annesinin teşvikiyle müzik hayatına atıldı ve The Cosby Show adlı televizyon programına çıktı.Se hizo famosa por su aparición en la serie televisiva The Cosby Show.
Tek sözcük oynatılamaz, tek sözcük atılamaz.Nos entendemos sin decir ni una palabra, nos vamos sin decir ni una palabra.
İşten de atılır.Derecho al trabajo.
Pargalı İbrahim tarafından saraydan atılmıştır.Fue echada del palacio por la Princesa Grace.
Diziden atılmıştır.Fue desahuciado de su piso.
1958'de ise Büyük İleri Atılım başlatıldı.En 1958 se pusieron en funcionamiento dos grandes trenes.
Aylak Adam, Yusuf Atılgan.El joven Apolo, Op.
Cesetleri Tunca Nehri'ne atıldı.Su cuerpo fue tirado al Río Sena.