Ana içeriğe geç
Sözlük

atölye ile cümle

atölye kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Prag'da film atölyesini tamamladı.他至今仍繼續在布拉格拍攝電影。
15 Kasım 1886 tarihinde Stuttgart'ta kendi 'Hassas Mekanik ve Elektroteknik Atölyesi' ni açtı.1886年11月15日,罗伯特·博世在德国斯图加特创办了“精密机械和电气工程车间”。
Mobilya atölyesinde çalışmaktadır.他们从事家具生意。
Bu tarihten sonra tablo ressamın atölyesinden ancak o öldükten sonra çıkabildi.在画家去世前,这幅画一直为他个人所有。
Çamaşırlık atölyesi olmuştu.洗衣店經營者。
Şirket, üretiminin tamamına yakınını Uzak Doğu Asya'daki atölyelerde yaptırmaktadır.會繼承家族在東京都地區擁有龐大的產業。
Bu atölye çok geçmeden çok yüksek teknik ve estetik nitelik gösteren eserler üretmesi ile ün yaptı.如此近距离的施工,对于施工工艺和技术来说,要求精确度极高。
TAKI, daha sonra kendi otomobil tamir atölyesine sahip oldu.도리는 이동 작업차를 이용하여 교각 상부에 세웠다.
Daha sonra Cugaşvili kendi atölyesini açtı.다른 편에선 토비가 차고를 열고 있었다.
Sabah güneş doğmakta iken Sachs atölyesinde bir büyük kitap okumaktadır.궁극 생물이 된 카즈에게 새벽의 태양이 떠오른다.
Evin arka kısmında bulunan çamaşırlığı atölye olarak kullandı.골판이 지붕의 기와처럼 등에 납작하게 놓여있는 갑옷 역할을 했다.
Ayrıca Amsterdam'da Uluslararası Tiyatro Atölyesi'nde oyunculuk dersi aldı.הוא גם למד משחק בסדנת התיאטרון הבינלאומית באמסטרדם.
Türkiye'deki tek santral atölyesi'ne sahiptir.זהו פסטיבל סרטי הנשים היחיד המתקיים בטורקיה.
Mobilya atölyesi vardır.בעל חנות רהיטים.
Mobilya atölyesinde çalışmaktadır.המשיך לעבוד במפעל רהיטים.
Çömlekçilik genelde küçük dükkân ve atölyelerde yapılırdı.מקום מפגשם היה בדרך כלל בתי-קפה ומועדונים.
2011 - Türkiye: Atölye Tiyatrosu."המעיל המופלא" (2011) - תיאטרון עמוקה.
Atölye: Mevcut.מוכנים (אנו מוכנים).
1925'te İhsan Özsoy'un heykel atölyesine geçti.ב-1995 חנכה את אצטדיון סנטנאריו.
Diğer kadın örgütleri ile ortak yapılan atölyelerin sayısı ise 100’e yakındır.מספר העובדים ברשת ובחברות הבנות הוא כ-100.
Konservatuar eğitimi sırasında "William Guskill" ile yaratıcı drama üzerine atölye çalışmalarına katıldı.По време на своето образование работи с William Guskill върху креативна драма.
15 Kasım 1886 tarihinde Stuttgart'ta kendi 'Hassas Mekanik ve Elektroteknik Atölyesi' ni açtı.На 15 ноември 1886 г. отваря собствена работилница за фина механика в Щутгарт.
Bazı küçük atölyeler dışında çeşitli fabrika ve işletmeler bulunmaktadır.В повечето случаи това са все още малки фабрики и работилници.
Yazarlık atölyeleri oluşturarak genç yazarların gelişimine katkıda bulundu.Работи активно с младите писатели за тяхното развитие.
1717'de Lazzarini'nin atölyesinden ayrıldı ve Fraglia ressamlar loncasına kabul edildi.Той напуска студиото на Лазарини през 1717 г., когато е приет в гилдията на венецианските художници „Фрагиа“.
1913 yılında Londra’da küçük bir atölyede Lionel Martin ve Robert Bamford tarafından kurulmuştur.Основан е през 1913 г. в Лондон от Лайнъл Мартин и Робърт Бамфорд.
Son yıllarda tekstil atölyeleri sayısında bir canlanma gözükmektedir.През последните няколко години интересът към грамофонната плоча се завръща.
Diğer kadın örgütleri ile ortak yapılan atölyelerin sayısı ise 100’e yakındır.Общият брой на дружествата и организациите в състава на асоциацията е над 100.
1893'te Mailliol doğum kasabası olan Banyuls'ta bir dokuma duvar halısı atölyesi açtı.През 1893 г. той отваря работилница за гоблени в Банюл.
Ayrıca, Kadıköy Belediyesi Aile Danışma Merkezi'ne bağlı film atölyesinin yönetmenidir.Тя е единственият член на семейството, който решава да се занимава с кино.
Konservatuar eğitimi sırasında "William Guskill" ile yaratıcı drama üzerine atölye çalışmalarına katıldı.По време на своето образование работи с William Guskill върху креативна драма.
Piaget, Cenevre’nin en önemli mücevher atölyesine evsahipliği yapar.Piaget posjeduje najvažniju draguljarsku radionicu u Ženevi.
Çamaşırlık atölyesi olmuştu.Počela izgradnja svlačionica.
Platoda kurulan dikim atölyesinde 1000'den fazla kostüm hazırlandı.U leksikon je uvršteno više od tisuću životopisa.
Bazı iskemle atölyeleri 60 yıldan uzun bir süredir iskemle örme işlerini sürdürmektedir.Bilo je mlikarica koje su mlijeko nosile čak 60 godina.
Atölyesine sık sık ve serbestçe gelen küçük çocukların erotik olan ve olmayan resimlerini yaptı.Gradska djeca u njegovim se djelima pojavljuju rijetko i njihovi su portreti beživotni i shematski.
İlk sergisini İtalya'da açtıktan sonra Paris'e giderek atölye kurdu.Nakon školovanja ostaje u Parizu i gradi svoj prvi atelier.
2006 yılında Diyarbakır Sinema Atölyesi koordinatörü olarak çalışmaya başladı.Početkom 2012. godine preuzeo je stalno mjesto kao klavijaturist.
1864'te atölyesini yeni tutmuştu.Kazalište u 1864. godini.
15 yaşına geldiğinde bir marangoz atölyesinde çırak olarak çalışmaya başladı.Istovremeno, sa 15 godina radi kao telefonistica u jednoj automobilskoj tvrtci.
Eva'yı evine gönderir ve Valter'i kendi atölyesi içine zorla sürükleyerek sokar.Evu strčí do brány jej domu a Walthera vtiahne k sebe do dielne.
1742'de Krasnoyarsk'ta üretim tesisleri ve demiryolu atölyeleri kuruldu.V roku 1742 budoval v Ravensburgu opevňovacie stavby.
Kuruculuğunda bulunduğu Adana Tiyatro Atölyesi'nde çalıştı.Jedným bol ateliér, v ktorom pôsobil Š.
Daha sonra ise Mme Trélat de Vigny Atölyesi'nde Léon Bonnat ile birlikte çalıştı.V tom čase pracoval aj v ateliéri Léona Jausselyho.
Burada da depo olarak kullanılan odalar ve atölyeler bulunmaktadır.Ďalej sa tu nachádzajú ďalšie miestnosti a skúšobne potrebné pre fungovanie divadla.
Bu zamanda Amerikan portre ressamı John Singer Sargent de sarayda bir atölyeye sahipti.V tem času je imel studio v palači tudi ameriški portretni slikar John Singer Sargent.
Bu atölyeler kentin gelişmesinde büyük rol üstlendi.Kolonisti so imeli pomembno vlogo pri razvoju mesta.
1990'lı yıllarda Bursa'da karoseri atölyelerinde Daf SBR 3000 modeli üretilmeye başlanmıştır.V švedski tovarni Bofors Carl Gustaf so jih skupno proizvedli okoli 2000.
1999 yılında Oyun Atölyesi'nin kuruluşunda yer aldı.Leta 2004 je ustanoviteljstvo nad gledališčem prevzema MOM.
Buluntlara göre bazı binaların atölye olarak kullanıldığı düşünülmektedir.Teatras suvokiamas kaip tam tikras pastatas.
Ayrıca küçük kilise yanında bir çömlek atölyesi (Çömlekhane) vardır.Prie bažnyčios yra mažas vienuolyno kluatras.
Bu atölyede eğitim gören öğrenciler arasında Van Gogh ve Toulouse-Lautrec de vardır.Seal olid kunagi kunsti tudeerinud ka van Gogh ja Toulouse-Lautrec.
Nino bir süre sonra bir dikiş atölyesinde iş buldu.Ent Irvine jõudis korra poodiumilegi.
Ayrıca küçük kilise yanında bir çömlek atölyesi (Çömlekhane) vardır.Katedraali juures asub ka väike aed.
2 yıl atölye çalışmalarım olacak.이 프로젝트는 2년 간의 스튜디오 작업이 될 거에요
2 yıl atölye çalışmalarım olacak.2年で完成させようと決めました
2 yıl atölye çalışmalarım olacak.A že to budou dva roky práce.
2 yıl atölye çalışmalarım olacak.Budú to dva roky prác v štúdiu.
2 yıl atölye çalışmalarım olacak.Đó sẽ là hai năm làm việc ở xưởng.
2 yıl atölye çalışmalarım olacak.Elle va prendre deux ans de travail en studio.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod