Ana içeriğe geç
Sözlük

atölye ile cümle

atölye kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Ayrıca Londra'da birçok oyunculuk atölyesine katıldı.Ezenkívül még Mexikóban is felléptek pár előadás erejéig.
1988'de Paris'te kendi atölyesini kurdu ve o günden beri Fransa'da çalışmaktadır.2008-ban lépett ki az együttesből, Párizsban él, azóta divattervezőként működik.
1717'de Lazzarini'nin atölyesinden ayrıldı ve Fraglia ressamlar loncasına kabul edildi.Vuonna 1717 hän jätti Lazzarinin työhuoneen ja hänet otettiin Fraglian maalarikiltaan.
Joan Littlewood ve onun Tiyatro Atölyesi tarafından sahnelendi.Myöhemmin hän näytteli ohjaaja Joan Littlewoodin pienessä teatteriryhmässä.
Feminist Atölye.Femmanin myymälä.
Bazı iskemle atölyeleri 60 yıldan uzun bir süredir iskemle örme işlerini sürdürmektedir.Viialantien kioski on toiminut paikallaan jo yli 60 vuottamilloin?.
Bunlara kimi zaman çalışma odası (atölye) ve banyo eşlik ederdi.Sisällä oli usein kylpyhuone ja käymälä.
Erişim tarihi: 18 Ocak 2018. ^ "PEN'den öykü ve çeviri atölyeleri".Viitattu 15.12.2018. (englanniksi) Pacific Plate boundaries and relative motion Images.
Kitabı çıktıktan sonra bir mutfak atölyesine ihtiyaç duymaya başlar.Artikkelien jälkeen näyttelystä aloitettiin poliisitutkinta.
Burada Gravür, Serigrafi ve Litografi atölyelerini kurdu.Hän teki puupiirroksia, litografioita ja metalligrafiikkaa.
Piaget, Cenevre’nin en önemli mücevher atölyesine evsahipliği yapar.Η Piaget στεγάζει το σημαντικότερο εργαστήριο κοσμηματοποιίας της Γενεύης.
Bu iki sanatçı atölye derslerinin hocalığını üstlendi.Το Μουσείο Καλών Τεχνών της πόλης φιλοξενεί πολλά έργα των δύο αυτών σχολών.
Bazı iskemle atölyeleri 60 yıldan uzun bir süredir iskemle örme işlerini sürdürmektedir.Πρόκειται για τον κινηματογράφο "Ηλέκτρα" που λειτουργεί για πάνω από 60 χρόνια.
1962 yılında kendi atölyesini açtı.Το 1926 κατόρθωσε να ανοίξει το δικό του στούντιο.
15 yaşına geldiğinde bir marangoz atölyesinde çırak olarak çalışmaya başladı.Από την ηλικία των 15 ετών ξεκίνησε να εργάζεται ως οργανοπαίκτης σε τοπικά πανηγύρια.
Edith ile birlikte daha lüks bir atölyeye taşındılar, ancak mutluluk kısa sürdü.Το θεατρικό δεν είχε ιδιαίτερη επιτυχία, λίγο αργότερα η Ντέιβις αρρώστησε και οι παραστάσεις αναβλήθηκαν.
Yakın dönemlerdeki çalışmalarını Beyoğlu'ndaki atölyesinde gerçekleştirdi.Είναι χαρακτηριστικό αυτό που έγινε στην επόμενη επαφή τους στην Παραιτακηνή.
Onlar Grubu, 1942'de Bedri Rahmi Eyüboğlu'nun atölyesinden on öğrenci tarafından kuruldu.Ο Ομάδα των Δέκα ιδρύθηκε το 1942 από δέκα μαθητές από το εργαστήριο του Bedri Rahmi Eyüboğlu.
1424 yılında Venedik'e dönerek bir atölye açtı ve ölene kadar burada çalışmalarını sürdürdü.I 1424 var han tilbage i Venedig hvor han åbnede sig eget atelier, som han fortsatte til sin død.
1969 yılında Kopenhag’da kendi seramik atölyesini kurdu.I 1969 etablerede hun eget værksted i København.
Oyun Atölyesi.Bogen om forestillingen.
Roma'da kendi atölyesini kurdu.Han fortsatte værket i Rom.
1988'de Paris'te kendi atölyesini kurdu ve o günden beri Fransa'da çalışmaktadır.Siden 1978 har hun haft værksted i Paris, hvor hun desuden har boet siden 1988.
Nakkaşhanede çalışan sanatçıların bir bölümü ayrıca ufak atölyelerde de faaliyet göstermişlerdir.Nogle anmeldere mener også, at der blev lakket lidt i skuespillet nogle steder.
Çizgiofisi adındaki atölyesinde çalışmaktadır.Hun bor på tegnerens bord.
Ancak öncelikle İstanbul’da bir deneme atölyesi kurulacaktı.I fremtiden skal der bygges et værksted i Leipzig.
Ayrıca Londra'da birçok oyunculuk atölyesine katıldı.Han har været ansat ved flere Københavnske teatre.
Sarı Ev'in taşınmadan önce eşya alınması gerekiyordu ancak atölye olarak kullanabiliyordu.Det fungerede tidligere som pakhus på Ring Station men blev flyttet til Kvitfjell.
Bu, cumhuriyet döneminde akademi dışında sanat eğitimi veren ilk özel atölye idi.Ved åbningen var det den første offentligt tilgængelige kunstsamling uden for hovedstaden.
1557'de Floransa'ya geçti ve kendi atölyesini açtı.Han vendte dog tilbage til Philadelphia i 1712 hvor han åbnede sit egen trykkeri.
1424 yılında Venedik'e dönerek bir atölye açtı ve ölene kadar burada çalışmalarını sürdürdü.I 1424 åpnet han i Venezia et atelier, som han drev helt til sin død.
1856 yılında kendi atölyesini açtı.I 1856 åpnet han sitt eget fotografiske atelier.
Caspar David Friedrich atölyesinde palet ileCaspar David Friedrich går inn i en depressive periode.
Bunların çoğunluğunun atölye olduğu anlaşılmaktadır.Dette utgjør mesteparten av klubben.
Sanatçı halen kendi sanat atölyesinde çalışmalarına devam etmektedir.Senteret har også videreformidling av kunst i egen kunstbutikk.
Atölyelerin hepsi evlerin içinde yer alıyordu.Skuespillerne mister alt, siden boligene deres også var der.
Aynı yıl kendi atölyesini kurarak sanatsal çalışmalarına başladı.Samme år opprettet han sitt eget verksted.
Piaget, Cenevre’nin en önemli mücevher atölyesine evsahipliği yapar.Piaget memiliki bengkel kerja perhiasan yang terpenting di Genewa.
Van Gogh Fernand Cormon'un atölyesini Theo'dan öğrenmiştir.Van Gogh mendengar kabar mengenai ruang kerja Fernand Cormon dari Theo.
Çömlekçilik genelde küçük dükkân ve atölyelerde yapılırdı.Biasanya pertunjukan-pertunjukan diadakan di teater-teater kecil.
Eğitimini babası Ali Asghar'ın imalathanesinde aldı ve genç yaşta I. Şah Abbas'ın atölyesine alındı.Riza mungkin mendapatkan pelatihan dari ayahnya dan bergabung dengan toko karya Shah Abbas I pada usia muda.
Van Gogh'a biri atölye olarak kullanılmak üzere, pencereleri parmaklıklı iki hücre verildi.Van Gogh memiliki dua sel dengan jendela berjeruji, dan salah satu selnya ia jadikan sebuah studio.
Piaget, Cenevre’nin en önemli mücevher atölyesine evsahipliği yapar.Piaget sở hữu một cơ sở sản xuất nữ trang lớn nhất tại Genève.
Bir metal atölyesi olarak başlayan şirketin adı Kraftfahrzeug Trunkenpolz Mattighofen olarak seçildi.Khởi đầu là một cửa hàng gia công kim loại và được đặt tên là Kraftfahrzeuge Trunkenpolz Mattighofen.
Köyde 15 kadar çömlekçi atölyesi bulunmakta idi.Đã có khoảng 15 phường hội họat động trong thành thị.
1635'ten itibaren Rembrandt, atölyesinde öğrenci yetiştirmeye başladı.1635年からレンブラントは自らの工房で弟子を教え始めた。
Bunların dışında küçük çapta atölyeler bulunmaktadır.この他に、これよりは小さな劇場がいくつかある。
Atölye: Mevcut.プレイヤー : 了解。
Daha sonra Cugaşvili kendi atölyesini açtı.その年の末にマンコヴィッツは自身のスタジオをオープンした。
Piaget, Cenevre’nin en önemli mücevher atölyesine evsahipliği yapar.ピアジェは、ジュネーブに最も大きなジュエリー工房を構えている。
Mozaik parçaları, müze alanına taşınmadan önce, öbekler halinde atölyede birleştirildi.スーツは退職を前に相撲博物館に寄贈した。
1785'in sonuna doğru Gros, kendi isteğiyle Jacques-Louis David'in atölyesine katıldı.1785年の終わりになってグロは、自身で選んでジャック=ルイ・ダヴィッドの画房へ入り熱心に通った。
Oyun Atölyesi.ゲーム番組
Daha sonra aile kendi dikiş atölyesini açtı.それから自分のスタジオを開いた。
Ayrıca, ihtiyaç içinde olanlar için bir tür kendine yardım ilkesine göre çalışan atölyeler açılmıştı.また以前から、実際の住所以外の場所に何らかの貢献をしたいという人は存在した。
Nino bir süre sonra bir dikiş atölyesinde iş buldu.ヴィンスはレストランにやっと職を見つけた。
Kaldıkları ev, eklenen birkaç atölye dışında çok fazla değişmedi.其他的部分除了更換一些家具設備之外,並沒有太大的變化。
1856 yılında kendi atölyesini açtı.」 1856年,他开办了自己的工作室。
Yazarlık atölyeleri oluşturarak genç yazarların gelişimine katkıda bulundu.)(青年動畫製作者育成計劃的作品。
1962 yılında kendi atölyesini açtı.他在1962年关闭了他的帽子店。
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod