Veragut atölyesinde çalışır ve orada yaşar.Pochodzi z Kasiny Wielkiej i tam też mieszka.
Atölyelerin hepsi evlerin içinde yer alıyordu.W czasie występów wszystkie miejsca były zajęte.
1871'de Münih'te bir atölye kurdu.W 1870 roku otworzył własne atelier w Monachium.
Pawilony, 1970'lerde, esas olarak dükkanlar ve zanaat atölyelerine ev sahipliği yapmıştır.Pawilony powstały w latach 70. XX wieku głównie jako sklepiki i zakłady rzemieślnicze.
Aynı yıl kendi atölyesini kurarak sanatsal çalışmalarına başladı.Samma år startade han egen arkitektverksamhet.
Feminist Atölye.Feministiskt initiativ.
Çalışmalarını daha sonra Devrim Erbil Sanat Atölyesinde sürdürdü (1974-1980).Därefter fortsatte hon sina kompositionsstudier för Hans Keller (1974–80).
Babası, okumayan oğlunu bir kundura atölyesinde iş hayatına vermiştir.Bob förlorade sin son som jobbade i ett av tornen.
Oyuncu, atölyesine dönmüş bir ressamı kontrol etmektedir.Revyartist, är en skådespelare som framträder i revy.
2005 Kasımında BKM Atölye'ye katıldı.I maj 2007 gick hon till BK Sport.
2004 yılında ise Oyun Atölyesi’ne girdi.År 2004 satt han med i juryn för festivalen.
Nevfel Cumart yazı atölyelerinin tasarım ve programında esnektir.Summering av en dialog kring pianoämnets gränser och möjligheter.
Önce Los Angeles'ta Stella Adler'ın oyunculuk atölyesine katıldı.Han är utbildad vid Stella Adler Academy of Acting i Los Angeles.
Bir tekne kiralayıp atölye olarak kulandı.De köpte en båt och seglade jorden runt.
Okul 1957 sonbaharında Merkezi Atölye Okulu olarak adı değiştirildi.Skolan fick namnet Centrala Verkstadsskolan togs i bruk hösten 1957.
Piaget, Cenevre’nin en önemli mücevher atölyesine evsahipliği yapar.Компанія Piaget має найкращу ювелірну майстерню в Женеві.
Oyuncu, atölyesine dönmüş bir ressamı kontrol etmektedir.Гравець керує художником, який повертається до своєї майстерні.
Savaştan sonra Caillebotte ressam Léon Bonnat'ın atölyesini ziyaret etmeye başladı.Після війни майбутній митець відвідував студію художника Леона Бонна, де вивчав живопис.
Bu okulda ilk kez serigrafi atölyesini kurdu ve bu dersin programlara alınmasını sağladı.Там він вперше спробував себе в ролі актора в шкільних постановках, і зрозумів, що знайшов своє покликання.
Halen kendi atölyesinde tasarım ve form çalışmalarını sürdürmektedir.Незадовго до цього він пробує себе і в дизайні.
Ayrıca köyde kol saaati imal eden bir atölye olup yaklaşık 80 kişiye istihdam sağlamaktadır.Також існувала дерев'яна мечеть, існувало близько 80 магазинів.
1992 sonunda gittiği Kahire’de üç ay boyunca Hannager Tiyatrosu'nda tiyatro atölye çalışmaları yaptı.Поїхав в Саламанку, де впродовж трьох років працював у театрі.
Daha sonra aile kendi dikiş atölyesini açtı.Потім відкрив свій салон.
Bu atölyeden yetişen ressamların 1940'ta bir araya gelerek kurdukları Yeniler Grubu'na katıldı.Із цим багажем письменник увійшов і свій другий етап творчості в 1940-х роках.
Hızar atölyelerinin olduğu yerlerde kütük yerine kalın biçilmiş tahtalar kullanılır.У багатоквартирних квартирах замість них встановлюються абонентські поштові шафи.
İlk sergisini İtalya'da açtıktan sonra Paris'e giderek atölye kurdu.Після відкриття своєї першої виставки в Італії Фаусто Зонаро поїхав до Парижа і заснував майстерню.
2011 - Türkiye: Atölye Tiyatrosu.2011 – Туреччина: Театр «Ательє» .
Atölyeler her yıl defile basına en az 35-40 parçadan oluşan 2 koleksiyon hazırlamakla yükümlüdür.Dvakrát v roce musí ateliér představit alespoň 50 nových návrhů na módních přehlídkách.
Türkiye'deki tek santral atölyesi'ne sahiptir.Jde o jediné autorské divadlo v Jeruzalému.
Kentte demiryolu tamir atölyeleri vardır.Ve městě byla zřízena opravna kolejových vozidel.
İlk sergisini İtalya'da açtıktan sonra Paris'e giderek atölye kurdu.Po své první autorské výstavě v Londýně, která byla velkým úspěchem, se odstěhoval do Paříže.
12 yıldır kendi atölyesinde resim çalışmalarına devam etti.Maloval dlouhá léta v jeho atelieru.
Prag'da film atölyesini tamamladı.V Praze bude nové letní kino.
Çok sayıda oyunculuk ve çağdaş oyunculuk teknikleri üzerine atölyeler gerçekleştirdi.Kromě toho zkonstruoval řadu divadelních mechanismů a strojů pro jevištní techniku té doby.
Sonraki üç sene boyunca çocuklarının ve arkadaşlarının portrelerini çekerek atölyesinde tek başına çalıştı.Spisovatel se v následujících třech letech při svém pobytu věnoval úpravám domu a zahrady.
Bu okulda ilk kez serigrafi atölyesini kurdu ve bu dersin programlara alınmasını sağladı.Na této škole měl možnost poprvé pracovat s počítačem a začal se učit programovat.
1717'de Lazzarini'nin atölyesinden ayrıldı ve Fraglia ressamlar loncasına kabul edildi.A părăsit studioul Lazzarini în 1717 și a fost acceptat în asociația pictorilor “Fraglia”.
Piaget, Cenevre’nin en önemli mücevher atölyesine evsahipliği yapar.Casa Piaget adăpostește cel mai important atelier de giuvaergerie din Geneva.
Sanatçı, halen kendi atölyesinde resim çalışmalarına devam etmektedir.Un pictor știe ce are de făcut atunci când își petrece timpul în propriul său atelier.
Bu atölyeler kentin gelişmesinde büyük rol üstlendi.Acestea îți prind foarte bine pentru dezvoltarea satului.
Daha sonra aile kendi dikiş atölyesini açtı.După aceea și-a deschis propriul atelier de sculptură.
Ayrıca kavak yetiştiriciliği ve kereste atölyelerinde imalat yapılmaktadır.El mai oferă și consultanță în cazinouri și dezvoltatorilor de jocuri.
Hayvanların derilerinin işlendiği atölyeler köpek dışkısı için yanar tutuşurlarmış.Oasele animalelor tăiate erau și ele aruncate în foc.
15 yaşına geldiğinde bir marangoz atölyesinde çırak olarak çalışmaya başladı.La vârsta de 15 ani a început să lucreze ca tâmplar la o firmă de mobilă.
2004 yılında ise Oyun Atölyesi’ne girdi.În 2004, s-a înscris la Academia de Teatru.
Bazı işletmelerde bu ufak atölyeler büyük fabrikaların içinde yer almaktadır.La parter, unele camere sunt închiriate pentru mici întreprinderi.
Eva'yı evine gönderir ve Valter'i kendi atölyesi içine zorla sürükleyerek sokar.Atunci când vor să scape, el o împinge pe Eva în brațele tatălui său și îl ia pe Walther în prăvălia sa.
Burada Champlain Midy atölyesinde çalıştı.Acolo a lucrat în atelierul lui Victor Vasarely.
1932'de Paris'te Andre Lhote atölyesinde çalıştı.La Paris a studiat în 1937 cu André Lhote.
Çalışmalarını İstanbul'daki atölyesinde sürdürmektedir.Lucrările de mari dimensiune le executa în atelierul din Istanbul.
Önce Los Angeles'ta Stella Adler'ın oyunculuk atölyesine katıldı.S-a mutat la Los Angeles pentru a studia actoria cu Stella Adler.
Nino bir süre sonra bir dikiş atölyesinde iş buldu.Într-o zi, Christine comite un furt într-un supermarket.
Çamaşırlık atölyesi olmuştu.Vederej mosónő volt.
Kentte demiryolu tamir atölyeleri vardır.A városban jelentős vasúti javítóműhely működik.
Kentte ayrıca bankalar, sigorta şirketleri, iletişim şirketleri ve atölyeler bulunmaktadır.Biztosítási vállalatok, bankok és telekommunikációs cégek is jelen vannak a városban.
1962 yılında kendi atölyesini açtı.1912-ben megnyitotta saját műhelyét.
Daha sonra Cugaşvili kendi atölyesini açtı.Silveria saját éttermet nyitott.
1785'in sonuna doğru Gros, kendi isteğiyle Jacques-Louis David'in atölyesine katıldı.Még 15. évének betöltése előtt, 1785-ben sikerült bejutnia Jacques-Louis David műhelyébe.
Bunların dışında küçük çapta atölyeler bulunmaktadır.Kis termete ellenére tud vad is lenni.
Şişli’de küçük bir atölye açtı.Az utcán megnyomtak a palackon egy gombot.