Müttefikler'in askeri bir müdahalesi için artık olanak görünmemektedir.Deve-se reconhecer, hoje, que a Marinha como força organizada não existe mais.
I. Dünya Savaşı'nda zehirli gazın kullanımı, büyük bir askeri yenilikti.Uma explosão na Primeira Guerra Mundial fere gravemente o soldado Joe.
Bu önlemler diplomatik anlaşmaları ve askeri müdahaleyi içerir.Estas medidas incluem a ação militar e acordos diplomáticos, como tratados e convenções.
Çarpışma diplomatik ve askeri sonuçlar da doğurdu.Mas as dificuldades de defesa diplomática e militar da União estavam por vir.
İmparatorluk askerini hırpalayıp kıyafetlerini çalarlar.Os soldados crucificam Jesus e removem a sua roupa.
1964 - Brezilya'da askeri darbe yaşandı.Em 1964 havia grande tensão política no Brasil.
1088 yılında Bizans imparatoru I. Aleksios Batnaz adasını papaz askeri John Christodoulos'a vermişti.Em 1088 o imperador bizantino Aleixo I Comneno deu a ilha de Patmos ao soldado-pastor João Cristódulo.
Tımar sahibi süvari askeri.Cavaleiros do Forró Oficial.
Örgüt,Sivil ve Askeri İsrail hedeflerine yönelik silahlı operasyonlar düzenlemişlerdir.Posteriormente suas ações passaram a ter como alvo tanto os militares como os civis israelenses.
Direnişin askeri ve siyasi bileşenleri kimi zaman birbirinden ayrılabilmekteydi.Componentes políticos e militares da Resistência podem ser separadas.
Embraer KC-390, Embraer tarafından üretilen Brezilya yapımı bir askeri jet nakliye uçağıdır.21 de outubro A Embraer apresenta o KC-390 maior avião cargueiro construído no Brasil.
Franasa Kralı Filip ve Richard yeniden askeri saldırıya geçtiler.Christian e Del Rio lutaram mais uma vez.
Dora hayattadır fakat babası bir Alman askeri tarafından vurularak öldürülmüştür.Lance foi morto com um tiro disparado por um policial do FBI.
Askeri bir havalimanıdır.É um avião militar?
3 Temmuz 2013 tarihinde Mısır Silahlı Kuvvetlerinin askeri darbe yapması sonucu devrildi.As Forças Armadas do Egito deram um ultimato até o dia 3 de julho de 2013 para que a crise seja resolvida.
Daha sonra askeri eğitim görerek subay oldu.Ele treinou para ser um policial oficial militar.
2002 yılının başında Helsinki yakınlarındaki Kauniainen askeri hastanesinde 94 yaşında öldü.Faleceu em 2002, com 94 anos, no hospital militar de Kauniainen, perto de Helsínquia.
Bu askeri müdahale ekonomik kaynakların israfına ve anlamlı olmayan politik sonuçlara neden oldu.A ocupação drenou recursos econômicos e arrastou-se sem alcançar resultados políticos significativos.
Üç bin kişilik bir askeri güç oluşturuldu.Uma força de 13 mil homens foi organizada.
Ama Şubat Devrimi Rus askeri operasyonlarını bütün cephelerde durdurmuştur.Em fevereiro de 1917, a Revolução Russa de pôr termo a todas as operações militares russas anteriores.
Modern şehir 1884 tarihinde Rusya'nın askeri ve idari merkezi olarak kuruldu.A cidade moderna foi fundada nesse mesmo ano, servindo como um entreposto militar e administrativo russo.
İkisi de askeri kıyafetler giyer.Ambas têm vestibulares todos os anos.
Askerin üniforması standart Alman Wehrmacht üniformasıydı.O Batalhão Nachtigall usava a uniforme padrão do Wehrmacht.
Alan tesirli vuruşu ile birçok askeri aynı anda yok edebilir.Ótima arma, pode destruir vários inimigos ao mesmo tempo.
Mehdi bu armuttan zehirlenerek askeri kampta ölmüştür.Rosé morreu no campo por envenenamento.
Yaşlı Herakleios zamanının önemli bir generaliydi, askeri başarıları oldukça ortalamaydı.Heráclio, o Velho foi um importante general em sua época, mas suas conquistas foram modestas.
Yaklaşık 1000 Fransız askeri öldürüldü.Em uma semana, 100 000 soldados franceses foram mortos.
İstanbul da iki tane çok köklü askeri lise bulunmaktadır.Em Lisboa existem dois detetives privados muito peculiares.
Askerlerin komutanlarına karşı gelmesi, askeri isyan türüne bir örnektir.Mas, lembrem-se, as missões do Esquadrão são um convite para o suicídio.
1928'in başlarında, yeni kurulmuş olan Zaragoza Askeri Akademisi'nin komutanlığına atandı.Entre 1928 e 1931 dirigiu a Academia Militar de Saragoça.
Afroamerikan babası Almanya'da askeri görevde bulunmuştur.Seu pai é um soldado Afroamericano do Exército dos EUA que estava em serviço na Alemanha Ocidental .
Olaylarda 19,000 Alman askerinin yer aldığı düşünülmektedir.No auge da campanha, cerca de 19.000 soldados alemães estavam envolvidos.
Pothos ve Leo'nun her ikisi askeri kariyeri takip edip, yüksek rütbelere ulaştılar.Tanto Potos como Leão seguiram carreira militar.
Bir noktada kral ona askeri konulardan dış işlerine kadar birçok konuda ciddi karar verme yetkisi vermiştir.Esse acordo dava ao rei um poder muito grande nos assuntos religiosos.
Yerini Mareşal Pietro Badoglio aldı ve, Denizaşırı Askeri Birlikler Müfettişi olarak atandı.Pietro Badoglio ocupou seu lugar, e De Bono foi nomeado Inspetor das Tropas de Ultramar.
Askeri Ceza Yargısında İnfaz.A Execução da Sentença na Justiça Militar.
Buna rağmen ilk askeri kampları 1944'te Ukrayna'da kuruldu.Apesar disso, a primeira campanha ocorreu na Ucrânia em abril de 1944.
Mikhail Gurevich ile birçok tanınmış MiG askeri uçağının tasarımını yapmıştır.Em parceria com Mikhail Gurevich, projetou os famosos caças MiG.
Bu sadece askeri güçlerin büyütülmesi temelinde değil, halk olarak meşru savunmasını geliştirmeli.A ideia era não expandir em número as forças de defesa, mas sim melhorar sua qualidade.
1903'te West Point'teki ABD Askeri Akademisi'ni sınıf birincisi olarak bitirdi.Graduou-se em 1903 na United States Military Academy (Academia Militar dos Estados Unidos) em West Point.
İsrail Güvenlik Güçleri, 23 İsrailli askerin öldürüldüğünü ve 75 inin yaralandığını rapor etti.O representante libanês no Conselho de Segurança da ONU informou que 300 civis foram mortos e 800 feridos.
Grubun pek çok üyesi Japon askeri hapishanelerinde tutuklu kalmıştır.Ultimamente, vários membros do Exército Vermelho têm sido presos no Peru.
Almanya Demokratik Cumhuriyeti Askeri yayınevi, Berlin 1986.Rio de Janeiro, Biblioteca do Exército-Editora, 1978.
Buna karşılık Estonyalılar da İsveç ve Danimarka topraklarına zaman zaman askeri talan akınları yapmışlardı.Os Estonianos, por sua vez, fizeram incursões na Dinamarca e na Suécia.
Bu 3 yıl sonra PKK’ya yapılan ilk askeri operasyon oldu.Estas foram as primeiras ações militares dos Estados Unidos no Iraque em quase três anos.
Askeri hizmetini Minsk şehrinde yapmıştır.Comitê Executivo da Cidade de Minsk.
Bu durumda her askerin ihtiyacını kendisinin karşılaması gerekti.Até então, cada soldado cuidava de suas próprias despesas.
İntifada ne askeri bir savaş ne de gerilla savaşıydı.Não foram vítimas de batalha nem as inevitáveis vítimas civis da guerra.
II. Dünya Savaşı'nda bir askeri hastanede sekreter olarak çalıştı.Paula trabalhou como secretária num hospital militar até ao fim da Segunda Guerra Mundial.
İngiliz Savaş Bakanı Lord Kitchener bu isteklerin askeri harekat yanına olumlu yanıt vermişti.O ministro da guerra inglês Lord Kitchner inicia recrutamento de soldados.
1974 - Türkiye'nin Kıbrıs'a askeri müdahalede bulundu.1974 - Invasão turca de Chipre.
Ana Maria, Zapatista Ayaklanmasında askeri liderlerden biriydi.Maria logo foi o foco de uma rebelião.
Askeri Tarih Belgeleri Dergisi, sayı 81, s.Do Mandado de Segurança "in" Revista do Advogado, nº 7, pp. 81.
Bu dönemde askeri çatışmalarda gözlemlendi.Contudo fez o possível para evitar conflitos militares durante este período.
22 Mart 2012'de askeri bir darbeyle iktidardan uzaklaştırıldı.Já no dia 22 de março de 2012 foi promovido ao cargo de General-de-Divisão Combatente.
Tang Hanedanı kurulduğunda askeri yardım etmiş ve Tang Hanedanı'nın ordusunda yer almışlardır.Antes de ascender ao trono, prestou serviços no exército.
16 Ağustos 2006), 1954 ve 1989 yılları arasında Paraguay'ı yöneten askeri diktatör.26 de setembro de 2006 Dicionário mulheres de Alagoas ontem e hoje.
1713 den 1835'e kadar askeri ilçe merkezi oldu.Foi sede de concelho até 1853.
1979 yılında Kızıl Ordu Afganistan'a askeri müdahalede bulundu.O Exército Vermelho retirou-se do Afeganistão em 1989.
Bir askerin kızı olarak kendisi ve ailesi sürekli olarak taşınmışlardır.É a mais nova de quatro filhos, como filha de um oficial militar, ela e sua família estavam sempre se mudando.