Film bitene kadar kararımı askıya alacağım.I'm going to suspend my judgment until the movie is over.
Tom Mary'ye eski aşkını unutturdu.Tom made Mary forget her old lover.
Tom Mary için aşkını fiziksel olarak ifade etmek istedi.Tom wanted to express his love to Mary physically.
Tom hayatımın aşkıdır.Tom is the love of my life.
Tom askıya alındı?Tom has been suspended.
O onun aşkını geri çevirmedi.He did not return her love.
Aşkı tanımlamak zordur.Love is hard to define.
Biz onu ebedi aşkımız olarak gördük.We saw that as our forever love.
Evimize hoş geldin, aşkım!Welcome home, my love!
O, aşkını heyecanlandırdı.She turned on her lover.
Esperanto aşkın dilidir.Esperanto is the language of love.
Tom ve Mary 30 yılı aşkın süredir evliler.Tom and Mary have been married for over 30 years.
O, onun hayatının aşkıydı.She was the love of his life.
O onun hayatının aşkıydı.He was the love of her life.
O sık sık onun hayatının aşkı olduğunu söyledi.She often said that he was the love of her life.
O benim hayatımın aşkı.He is the love of my life.
Ben aşkımıza tamamen güveniyorum.I fully trust our love.
Limonlar karşılıksız bir aşkı simgelerken portakallar mutlu bir aşkı simgeler.Oranges symbolize a happy love, while lemons an unreciprocated love.
Allah aşkına Tom nerede?Where on earth is Tom?
Allah aşkına ne söylemeye çalışıyorsun?What on earth are you trying to say?
O, ona olan aşkını itiraf etti.He confessed his love for her.
On yılı aşkın bir süredir onu ilk kez gördüm.I saw him for the first time in more than 10 years.
O onun hayatının aşkıdır.He is the love of her life.
Benim zaten işim başımdan aşkın.I already have my hands full.
Tom'un tüm istediği onun verebileceği tüm aşkı kabul edecek bir kadın bulmaktı.All Tom wanted was to find a woman who would accept all the love he could give.
Artık aşkın ne olduğunu biliyorum.Now I know what love is.
Allah aşkına ne yaptın?What on earth have you done?
Allah aşkına o nereye gitti?Where on earth did he go?
Allah aşkına Tom nereye gitti?Where on earth did Tom go?
Aşk mutluluğu öldürür, mutluluk aşkı öldürür.Love kills happiness, happiness kills love.
Onun ilk aşkıydı.She was his first love.
O onun ilk aşkıydı.He was her first love.
Tom ve Mary otuz yılı aşkın bir süredir evliler.Tom and Mary have been married for over thirty years.
Bu gece, aşkı hissedebiliyor musun?Can you feel the love tonight?
Allah aşkına burada ne oldu?What in the world happened here?
İlk aşkın kimdi?Who was your first crush?
Hakem oyunu askıya aldı.The referee suspended the game.
Günaydın, aşkım.Good morning, my love.
Ortodontist ona en az iki yıl süreyle pantolon askısına ihtiyacı olacağını söyledi.The orthodontist told him he'd need braces for at least two years.
Aşkın trajedisi ilgisizliktir.The tragedy of love is indifference.
Aşkım kıpkırmızı bir gül gibidir.My love is like a red, red rose.
Yüzü aşkın insan buraya geldi.Over one hundred people came here.
Bir ay için askıya alındım.I got suspended for a month.
Tom hayatımın aşkıydı.Tom was the love of my life.
Tom benim gerçek aşkım.Tom is my one and only.
Tom'un davası askıda kalıyor.Tom's case is pending.
Bir aşkın ölümü başka bir şey doğurur.The death of one love gives birth to another.
Aşkım, beni öldüreceksinLove, you're going to kill me.
Sarah benim ilk aşkımdı.Sarah was my first love.
Tanrı aşkına Tom'a ne verdin?What on earth did you give Tom?
Aşkın olmadığına inanıyorum.I think that love doesn't exist.
Askıya alındım.I got suspended.
Sanırım gerçek aşkın ne olduğunu tam olarak anlamaya başlıyorum.I think I'm starting to understand exactly what real love is.
Aşkın kör olduğunu anlayabiliyorum.I can understand that love is blind.
Mary, aşkım!Mary, my love!
Tanrı aşkına, sakın üzülme!For God's sake, don't get upset!
Tom takım elbise ceketini dolabındaki bir askıdan aldı.Tom grabbed his suit jacket from a hanger in his closet.
Gerçek aşkı bulmak zordur.True love is hard to find.
Lütfen bana aşkımı geri ver.Please return to me my love.
Sami mi? Sadece ergenlik dönemi aşkıydı.Sami? It was just a teenage crush.