Tom benim ilk aşkımdı.Tom was my first crush.
Mary benim ilk aşkımdı.Mary was my first crush.
O benim ilk aşkımdı.He was my first crush.
O ilk aşkımdı.She was my first crush.
Tom otuz yaşını aşkın.Tom is over thirty.
O zamandan beri Kanada ve İran arasındaki diplomatik ilişkiler askıya alındı.Since then, diplomatic relations between Canada and Iran have been suspended.
Allah aşkına sen neredeydin?Where the hell were you?
Ben işten bir hafta boyunca askıya alındım.I was suspended from work for a week.
Allah aşkına onlar ekstra denizcileri nereden bulacak?Where the hell are they going to find extra sailors from?
Mary Tom'un ilk ve tek aşkıdır.Mary is Tom's first and only love.
Allah aşkına Tom'la nerede tanıştın?Where on earth did you meet Tom?
Allah aşkına Tom'u nerede buldun?Where on earth did you find Tom?
Polis olay yerinde Tom'un lisansını askıya aldı.The police suspended Tom's licence on the spot.
En sevdiğim barımın küçüklere alkol sunmak nedeniyle askıya alınan alkol lisansı vardı.My favorite bar had its liquor license suspended for serving alcohol to minors.
Aşkım hiç bir şeye mal olmaz.My love doesn't cost anything.
Aşkı aramazsın; onu bulursun.You do not look for love; you find it.
Tom, Mary'ye olan aşkını cümle âleme duyurmak istiyordu.Tom wanted to shout his love for Mary from the rooftops.
Neyin var, aşkım?What's the matter, love?
Aşkım için çiçekler almak zorundayım.I have to buy flowers for my love.
Sen benim hayatımın aşkıydın.You were the love of my life.
Tom'un sol kolu bir kol askısında.Tom's left arm is in a sling.
Allah aşkına bunu nereden aldın?Where on earth did you get it?
Allah aşkına Tom Mary'de ne görüyor.What in the world does Tom see in Mary?
Tom'un hapis cezası askıya alındı.Tom's prison sentence was suspended.
Mary hayatımın aşkı.Mary is the love of my life.
Allah aşkına o neydi?What on earth was that?
Allah aşkına o kimdir?Who on earth is that?
Tanrı aşkına, şunu kes!For Christ's sake, stop it!
Tanrı aşkına, burada ne oluyor?In God's name, what's going on here?
Tanrı aşkına.For goodness sake.
Benim lisansım hâlâ askıda.My license is still suspended.
Benim lisansım askıya alındı.My license has been suspended.
Onlar bir müzik için bir aşkı paylaşıyor.They share a love for music.
Dan Linda'nın eski aşkı.Dan is Linda's ex.
Bu benim ilk aşkım.This is my first love.
Allah aşkına benden uzak dur.Stay the hell away from me!
Dan Linda'nın çocukluk aşkı.Dan is Linda's childhood love.
Dan, Linda'nın tek gerçek aşkıdır.Dan is Linda's one true love.
Ben hayatımın aşkını buldum.I found the love of my life.
Tom gerçek aşkı ile evlenmek istiyordu.Tom wanted to marry his true love.
Tom gerçek aşkı Mary ile evlenmek istiyordu.Tom wanted to marry his true love, Mary.
Allah aşkına burada ne oluyor?What in the world is going on here?
Allah aşkına nereye gittiğini düşünüyorsun?Where on earth do you think you're going?
Allah aşkına ne arıyorsun?What on earth are you looking for?
Allah aşkına biz ne yapacağız?What on earth are we going to do?
Jana benim ilk aşkımdır.Jana is my first love.
Allah aşkına bu kadar süre neredeydin?Where on earth were you, all this time?
Allah aşkına.For goodness sake.
Sana olan aşkımı hiçbir şey değiştirmeyecek.Nothing's going to change my love for you.
Hayatımın aşkı olduğumdan kuşkulanmaya başlıyorum.I am beginning to suspect that I am the love of my life.
Kral, bana çocuğun olarak seslenmeyi kes. Tanrı aşkına ben otuz iki yaşındayım!King, stop calling me your boy. I'm thirty-two, for God's sake!
Film sırasında, güvensizliğimi askıya almaya çalıştım, ama başaramadım.During the movie, I tried to suspend my disbelief, but failed.
Kedi, fare deliğinin önünde on dakikayı aşkın bekledi.The cat waited in front of the mousehole for over ten minutes.
Tom 30 yılı aşkın süredir Boston'da şartlı tahliye memurluğu yapıyor.Tom has been a probation officer in Boston for more than 30 years.
Tom'un eski aşkına geri döndüğünü duydum.I heard Tom is back with his ex.
Kazaya neden olan sürücü, askıya alınmış bir ehliyetle araba kullanıyordu.The driver who caused the accident was driving with a suspended license.
Tom askıya alındı.Tom was suspended.
Biz otuz yılı aşkın bir süredir birlikte çalışıyoruz.We've worked together for over thirty years.
300'ü aşkın insan tutuklandı.Over 300 people were arrested.
Facebook benim altı hesabımdan birini askıya aldı.Facebook suspended one of my six accounts.